Uygulama açısından önem arz eden ve yerel mahkemelerce dikkate alınan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararları, Genel Kurul Kararları, Daire Kararları bu sayfada sunulmaktadır. Hukuk sistemimizde pek çok uyuşmazlık, maalesef yerel mahkemelerde çözümlenememekte, verilen kararlar uyuşmazlığın taraflarını tatmin etmemekte olup uyuşmazlığın tarafları üst mahkemelere başvurmaktadır. Bu kapsamda farklı mahkemelerde verilen kararların yeknesaklığını sağlamak için üst mahkemelerce verilen kararlar bağlayıcı olmaktadır.

İş Hukuku

Fazla Çalışma Ücreti Alacağı Tanık Deliline Dayanmakta İse Tespit Edilen Alacak Miktarından Mahkemece Takdir Edilecek Oranda İndirim Yapılması Gerekir

Güvenlik Görevlisi Olan İşçinin Uyuması, İşverene İş Güvenliğinin Tehlikeye Düşürülmesi Nedeniyle Derhal Fesih Hakkı Verir

Haklı Nedenle İş Akdini Fesheden İşçi Kıdem Tazminatına Hak Kazanır Fakat İhbar Tazminatına Hak Kazanamaz

İşçiye İmzalattırılmış Boş Yıllık İzin Formlarının, İşveren Tarafından Gerçek Duruma Aykırı Şekilde Doldurulduğu İspatlanabilir

İşyerinde En Üst Düzey Konumda Çalışan İşçinin Görev ve Sorumluluklarının Gerektirdiği Ücretinin Ödenmesi Durumunda Ayrıca Fazla Çalışma Ücretine Hak Kazanılması Olanaklı Değildir

Yıllık İzin Hakkı Anayasal Temeli Olan Bir Dinlenme Hakkı Olup, İşçinin İş Sözleşmesinin Devamı Sırasında Ücrete Dönüşmez ve Bu Haktan Vazgeçilemez. İşçinin İş Sözleşmesinin Devamı Süresinde Kullanmadığı Yıllık İzinlere Ait Ücreti İstemesi Mümkün Değildir

Borçlar Hukuku

Satıcının Sahte Belge ile Gerçekleştirdiği Araç Satış İşleminden Doğan Alıcının Zararından, Noterlik Kanunu 162. Madde Gereği Noterler Kusursuz Sorumludur

Ceza Hukuku

Değişik Nitelikte ve Farklı Etkileri Olan Uyuşturucu Maddeleri Birlikte Bulunduran Sanığın, Bunları Satmak Amacıyla Bulundurduğu Kabul Edilebilir

Kullanmak Amacıyla Bulundurduğu Uyuşturucu Maddeyi Başkalarına da İkram Ederek Birlikte Kullanmak, Uyuşturucu Madde Ticareti Suçunu Değil, Kullanmak İçin Uyuşturucu Madde Bulundurma Suçunu Meydana Getirir

Sanığın, Diğer Sanık Tarafından Kendisine Verilen Kargo Paketi İçerisinde Uyuşturucu Madde Bulunduğunu Bildiğine Dair Mahkumiyetine Yeterli ve Kesin Delil Bulunmamakta İse Beraatine Karar Verilmesi Gerekmektedir

Suç Konusu Uyuşturucu Maddenin Gümrük Memurlarına Beyan Aşamasına Gelmeden Kolluk Kuvvetlerince Ele Geçirilmesi Halinde “Teşebbüs Aşamasında Kalan Uyuşturucu Madde İhraç Etme Suçu” Değil “Uyuşturucu Madde Nakletme Suçu” Meydana Gelir

Suç Konusu Uyuşturucu Maddenin, Henüz Gümrük Sahasına Girmeden Dış Hatlar Terminal Girişinde Bulunan X-Ray Cihazından Geçerken Güvenlik Kontrolü Sırasında Yakalanması Halinde “Teşebbüs Aşamasında Kalan Uyuşturucu Madde İhraç Etme Suçu” Değil “Uyuşturucu Madde Nakletme Suçu” Meydana Gelir

İcra İflas Hukuku

Senet Bedeli Hem Yazı Hem de Rakam ile Gösterilip İki Bedel Arasında Fark Bulunursa, Yazıyla Gösterilen Bedele İtibar Edilir

Senette “Nakden” İbaresinin Yer Alması, Senedi Doğrudan Teminat Senedi Yapmaz, Kambiyo Senedi Vasfını Yitirmesine Neden Olmaz

Aile Hukuku

Eşlerden Birinin Maddi Durumunun Diğerinden İyi Olması, Ortak Çocuğun Velayeti O Eşe Verilmesi İçin Gerekçe Oluşturmaz

Başka Bir Kadınla Otelde Aynı Odada Gecelemek Türk Medeni Kanunu 161. Madde Gereği Mutlak Boşanma Nedenidir. Eşini Evi Terk Etmeye Zorlayan Tarafın, Türk Medeni Kanunu 164. Maddesine Dayanarak Açtığı Terk Nedeniyle Boşanma Davası Reddedilir

Türk Medeni Kanunu 165. Madde Gereği Akıl Hastalığı Nedenine Dayalı Olarak Boşanma Kararı Verilebilmesi İçin, Akıl Hastalığının Ortak Hayatı Diğer Eş İçin Çekilmez Hale Getirmesi ve Hastalığın Geçmesine Olanak Bulunmadığının Resmi Sağlık Kurulu Raporu ile Tespit Edilmesi Şarttır

İnternette Kendisini Bekar Olarak Tanıtarak Güven Sarsıcı Davranışlar İçine Girmek, Türk Medeni Kanunu 166. Maddesi Gereği Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılmış Olması Nedeniyle Boşanma Sebebidir

Haklı Bir Sebep İleri Sürmeksizin Uzun Süreli Yatağını Ayırmak, Türk Medeni Kanunu 166. Maddesi Gereği Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılmış Olması Nedeniyle Boşanma Sebebidir

Eşinin Maaş Kartını Alarak Gelirine El Koymak, Bu Suretle Ekonomik Olarak Eşini Zor Durumda Bırakmak, Türk Medeni Kanunu 166. Maddesi Gereği Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılmış Olması Nedeniyle Boşanma Sebebidir

Birlikte yaşamaktan kaçınma ve zamanının çoğunu sosyal paylaşım sitesi ve internette geçirmek, evlilik birliğinin mutluluğunu sağlama konusundaki özen yükümlülüğüne aykırı olup, Türk Medeni Kanunu 166. maddesi gereği evlilik birliğinin temelinden sarsılmış olması nedeniyle boşanma sebebidir.

Çocuğunu eşinin onayı ve haberi olmadan, tıbbi bir zorunluluk bulunmadığı hâlde aldırmak, Türk Medeni Kanunu 166. maddesi gereği evlilik birliğinin temelinden sarsılmış olması nedeniyle boşanma sebebidir.

Velayet kamu düzenine ilişkindir, velayet düzenlemesinde aslolan çocuğun sağlık, eğitim ve ahlaki bakımdan yararıdır. Velayet hakkı, evlat edinme hâli hariç olmak üzere, anne ve baba dışında bir üçüncü şahısa verilemez.

Velayete karar verilirken, kardeşlerin birbirlerinden ayrılmasının, gelişimlerine olumsuz etki yapacağı hususu dikkate alınır. Velayet altındaki çocuğun, ebeveynin olumsuz yaşam tarzını idrak edemeyecek yaşta olması durumunda, velayetin değiştirilmesinin çocuğun ahlaki yararının gereği olduğu iddiası dikkate alınmaz.

Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi ve Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi, idrak çağındaki çocuğun velayetin verilmesi gibi kendisiyle ilgili konularda görüşünün alınmasını ve görüşüne gereken önemin verilmesi gerektiğini öngörmektedir. Velayet düzenlemesinde ana ve babanın istek ve tercihlerinden önce, çocuğun bedeni, fikri ve ahlaki gelişimi önem ve öncelik taşır.

Bu bakımdan, velayet hakkına sahip olanın “davayı kabul” açıklaması bu davalarda tek başına sonuç doğurmaz. Velayetin anne veya babadan birine verilmesi zorunluluk olmayıp, çocuğun üstün yararı gerektirdiğinde bir kuruma yerleştirilmesine karar verilebilecektir.

Ana bakım ve şefkatine muhtaç yaştaki çocuğun velayeti, çocuğun üstün yararı gözetilerek anneye bırakılmalıdır. Velayet kararına gerekçe olacak uzman raporunun, yüz yüze görüşme neticesinde düzenlenmiş olması gerekir.

Velayet hakkına sahip olan ebeveynin bir başkasıyla evlilik dışı ilişkisi, idrak çağındaki çocuğun ahlaki yararına aykırı olduğundan velayetin diğer ebeveyne verilmesi gerekir. Akrabalık ve diğer bir yakınlık başlı başına tanık beyanını değerden düşürücü bir sebep sayılamaz. Eşin, diğer eşe hakaret ettiğine dair akrabaların tanıklığı geçerlidir.

Eşinden habersiz taşınmazını satarak mali konularda güven sarsıcı davranışlarda bulunmak, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma nedenidir.

Davalı eşin, mani bir durum yok iken çalışmıyor olması ve çalışmak için bir girişiminin de bulunmaması, evlilik birliğinin giderlerine katılmaya ilişkin yasal görevlerini yerine getirmediği anlamına gelir ve boşanma nedenidir.

Eşlerin, dava tarihinden sonra gerçekleştirdikleri sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışlar, mevcut boşanma davasında dikkate alınmaz, olsa olsa başka bir davanın konusunu oluşturabilir.

Diğerini ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılır.

Davanın başından bu yana davacı taraf yanında kalan ortak çocuk için, dava tarihinden geçerli olmak üzere davalı taraf lehine tedbir nafakasına hükmedilemez.

Davalı eşi ile eşit gelir düzeyine sahip olan tarafın, yoksulluk nafakası talebinin reddi gerekir.

Boşanmaya sebebiyet veren olaylarda ağır kusurlu olan eş lehine yoksulluk nafakasına hükmedilemez.

Bir başkası ile gayri resmî şekilde birlikte yaşayan eşin yoksulluk nafakası talebi reddedilir.

Yurtdışından yeterli ve düzenli bir geliri olan tarafın yoksulluk nafakası talebi reddedilir.

Sosyal medya hesaplarında kızlık soyadının kullanılması, güven sarsıcı davranış sayılmaz ve boşanma gerekçesi değildir.

Velayet hakkı kamu düzenine ilişkindir, tarafların anlaşmış olmaları ihtimalinde bile anne ve baba dışında bir üçüncü şahsa verilemez.

Anlaşmalı boşanma davasının duruşmasında taraflardan biri veya her ikisinin anlaşmalı boşanmayı kabul etmemesi üzerine, taraflardan birinin talebi üzerine dava çekişmeli boşanma davasına dönüşür. Taraflara beyan ve delillerini sunmak üzere süre verilir.

Gayrimenkul Hukuku

Aynen bölünerek paylaştırmanın (taksimin) mümkün olması durumunda bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi hâlinde eksik değerdeki parçaya para (ivaz) eklenerek denkleştirme sağlanır.

Paydaşlar Arasında Anlaşma Olmadıkça Hakim Kendiliğinden Bazı Taşınmazların Bir Kısım Paydaşlara, Kalanın Diğer Paydaşlara Verilmesi Şeklinde Aynen Bölünerek Paylaştırmaya Karar Veremez

Elbirliği halinde malik olunan bir taşınmazda paydaşlardan her biri tek başına, ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortak veya ortaklar aleyhine ecrimisil (haksız işgal tazminatı) davası açabilir.

Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler.

Erken Tahliye Halinde Kural Olarak Türk Borçlar Kanunu'nun 325. Maddesine Göre Kiracı Anahtar Teslim Tarihine Kadar Kira Bedelinden, Anahtar Teslim Tarihinden İtibaren İse Kiralananın Aynı Şartlarda Kiraya Verileceği Makul Süre Kira Bedeli İle Sorumludur

Boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren eski eşin evinde oturmak, evi terk etmemek, haksız işgal niteliğindedir.

Kat Mülkiyeti Yasası'nın 10. Maddesi Hükmüne Göre Kat Mülkiyetine Konu Olmaya Elverişli Bir Taşınmaz Üzerindeki Ortaklığın Giderilmesi Davasında, Ortak Maliklerden Birinin Yargılamanın Herhangi Bir Aşamasında Paylaşmanın Kat Mülkiyeti Kurulması Yoluyla Yapılmasını İstemesi Durumunda, Hakim, Kat Mülkiyeti Yasası'ndaki Yasal Koşulların Oluşması Halinde ve 12. Maddesindeki Belgeleri de Tamamlattırıp Taşınmaz Mülkiyetinin Kat Mülkiyetine Çevrilmesine ve Paylar Denkleştirilmek Suretiyle Bağımsız Bölümlerin Ortaklara Ayrı Ayrı Özgülenmesine Karar Vermelidir

Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan payına vaki el atmanın önlenilmesinden ötürü ecrimisil isteyebilir. Ancak, o paydaşın payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa, açacağı el atmanın önlenilmesi ve ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur.

Tarımsal arazilerin satılması halinde sınırdaş tarımsal arazi malikleri de önalım hakkına sahiptir.

Tarımsal arazi, sınırdaş maliklerden birine satıldığı takdirde, diğer sınırdaş malikler önalım haklarını kullanamazlar. Önalım hakkına sahip birden fazla sınırdaş tarımsal arazi malikinin bulunması halinde, tarımsal bütünlük arz eden sınırdaş arazi malikine önalıma konu tarımsal arazinin mülkiyetinin devrine karar verir.

Ne Kadar Uzayacağı Belirsiz Bir Kira Süresine İlişkin Olan ve Kefili Sınırsız Bir Sorumluluk Altına Sokan Sözleşme Hükümleri Geçerli Değildir

Taahhüt nedenine dayalı tahliye davasının mutlaka kiraya veren tarafından açılması gerekir. Kiraya veren durumunda olmayan malikin dava hakkı yoktur.

Medeni Hukuk

Nüfus kaydının düzeltilmesi davaları zamanaşımına ve hak düşürücü süreye tabi değildir.

Miras Hukuku

Miras bırakanın en yakın mirasçılarının tamamı tarafından reddedilen borca batık miras, sulh hukuk mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye olunur. Miras bırakanın çocukları ve eşi sağ ise, kardeşleri en yakın mirasçı sayılmazlar.

Miras üç ay içinde reddolunabilir.

Mirasın Reddi

Miras üç ay içinde reddolunabilir. Bu süre, yasal mirasçılar için mirasçı olduklarını daha sonra öğrendikleri ispat edilmedikçe mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri, vasiyetname ile atanmış mirasçılar için mirasbırakanın tasarrufunun kendilerine resmen bildirildiği tarihten işlemeye başlar.

Mirasbırakanın ölümünden sonra, tereke mallarını sahiplenen, kullanan, tasarrufta bulunan mirasçının, mirası red davası kabul edilmez.

Mirasbırakanın mirasının borca batık olduğundan dolayı mirasın reddi davası her zaman açılabilir.

En yakın mirasçıların tamamı tarafından reddedilen borca batık mirasın iflas hükümlerince tasfiyesi sonucu arta kalan değerler, mirası reddetmiş olan hak sahibi mirasçılara verilir.

Sigorta Hukuku

Aracın yaşının çok olduğundan dolayı değer kaybına uğramayacağı yönündeki mahkeme kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır.

Trafik kazasında zarar gören aracın hasarı onarılsa dahi onarımdan sonra aracın piyasa rayiç satış fiyatında düşüklük oluşacağı gerçeği karşısında, kaza nedeniyle araçta meydana gelen değer kaybı, gerçek zarar içinde değerlendirilir ve bu zarardan hem zarar veren hem de ZMSS şirketi sorumludur.

Onarım masrafları, sigortalı taşıtın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşar ya da taşıt onarım kabul etmez ise taşıt tam hasara uğramış sayılır.

Trafik kazasından kaynaklanan tazminat davalarında, zarar veren taraf, kusuru oranında, gerçek zarardan sorumlu olur. Zarar verenin aracını zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalayan sigorta şirketi de zarar veren ile birlikte zarar görenin gerçek zararından sorumludur.

Yurtdışında ikamet eden, tatilini geçirmek için Türkiye’de bulunan ve geçici olarak getirdiği aracı trafik kazası sonucunda hasara uğrayan sigortalının, aracının onarımını yurtdışında gerçekleştirmesi halinde, yurt dışı tamirine ilişkin gerçek hasar bedelinin tespit edilerek bu bedelin Türk lirası karşılığının rücuen tazminine karar verilmelidir.

Tazminat Hukuku

Meslek hastalığı ya da iş kazası nedeniyle belirlenen maluliyet oranında bir artma olduğu taktirde, bu durum yeni bir olgu olup artan miktar için ayrı bir dava açılabilmesi mümkündür.

Ticari aracın hususi olarak kullanılmasından meydana gelen maddi ve manevi zararlar için avans faizi değil, yasal faiz istenebilir.

Trafik kazasından kaynaklanan tazmin edilebilecek cismani zararların kapsamına zarara uğrayanların iyileşme sürecinde çocuklarına bakamayacak olmaları nedeni ile çocuk bakıcı masrafları da girmektedir.

Trafik kazasından kaynaklanan vücut bütünlüğüne yönelik zararların tazmini noktasında Türk Borçlar Kanunu Madde 54 belirleyici olmakta olup, tazmini talep edilebilecek zararların kapsamına tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar girmektedir.