Soybağı Hukukuna Giriş
Soybağı, çocuk ile ana ve baba arasındaki hukuki bağı ifade eder. Dar anlamda soybağı, çocukla ana-baba arasındaki ilişkiyi kapsarken; geniş anlamda soybağı, kan bağıyla birbirine bağlı olan tüm kişiler arasındaki ilişkiyi ifade eder. Soybağı; kanundan, hâkim kararından veya hukuki bir işlemden doğabilir.
Türk Medeni Kanunu'na (TMK) göre soybağı, çocuk ile ana arasında doğumla; çocuk ile baba arasında ise ana ile evlilik, tanıma, hâkim hükmü veya evlat edinme yoluyla kurulur (TMK m.282).
Ana ile Soybağının Kurulması
Çocuk ile ana arasındaki soybağı, doğumla kendiliğinden kurulur (TMK m.282/1). Bu bağ, kan bağına dayandığı için ananın çocuğu tanıması veya reddetmesi mümkün değildir. Ayrıca evlat edinme yoluyla da soybağı kurulabilir (TMK m.282/3).
Baba ile Soybağının Kurulması
Çocuk ile baba arasındaki soybağı dört şekilde kurulur (TMK m.282/2-3):
- Ana ile evlilik (babalık karinesi)
- Tanıma
- Hâkim hükmü (babalık davası)
- Evlat edinme
Babalık Karinesi
Evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden itibaren 300 gün içinde doğan çocuğun babası kocadır (TMK m.285). Bu karine, aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. Karinenin geçerli olabilmesi için çocuğun evlilik içinde doğmuş olması gerekir. Evlilik sona erdikten sonra 300 gün içinde doğan çocuk da kocanın babalığına karine teşkil eder. Kocanın gaipliğine karar verilmesi hâlinde 300 günlük süre, ölüm tehlikesi veya son haber tarihinden itibaren işlemeye başlar.
Kadın, evliliğin sona ermesinden itibaren 300 gün geçmedikçe yeniden evlenemez (TMK m.132). Ancak bu süre içinde doğum yaparsa, ikinci evlilikteki koca baba sayılır (TMK m.290). Bu karinenin çürütülmesi hâlinde ilk evlilikteki koca baba kabul edilir.
Tanıma
Tanıma, baba ile çocuk arasında soybağı kuran tek taraflı bir hukuki işlemdir. Tanıma, ana veya çocuğa karşı yapılır. Tanımanın geçerliliği için ana veya çocuğun rızası gerekmez; ancak tanıma, ana veya çocuk tarafından dava yoluyla iptal ettirilebilir.
Babalık Davası
Babalık davası, evlilik dışı doğan çocuk ile biyolojik baba arasında soybağı kurulmasını sağlar. Dava, ana veya çocuk tarafından açılır. Davalı, baba olduğu iddia edilen kişidir. Babalık davası sonucunda verilen karar, soybağını kurar.
Soybağının Reddi Davası
Soybağının reddi davası, babalık karinesi nedeniyle biyolojik baba olmayan koca ile çocuk arasında kurulan soybağının ortadan kaldırılmasına yönelik bir davadır. Dava, TMK m.286 ve devamında düzenlenmiştir.
Davacılar
Soybağının reddi davasını açabilecek kişiler şunlardır:
- Koca: Babalık karinesini çürütmek için dava açabilir (TMK m.286/1).
- Çocuk: Ergin olduğunda dava açabilir (TMK m.286/2).
- Diğer ilgililer: Kocanın ölümü, gaipliği veya sürekli ayırt etme gücünü kaybetmesi hâlinde; kocanın altsoyu, anası, babası veya baba olduğunu iddia eden kişi dava açabilir (TMK m.291/1).
- Kayyım: Ergin olmayan çocuğa atanan kayyım, atama kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde dava açabilir (TMK m.291/2).
Davalılar
Kocanın açtığı davada davalılar ana ve çocuktur (TMK m.286/1). Çocuğun açtığı davada ise davalılar ana ve kocadır (TMK m.286/2).
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Görevli mahkeme Aile Mahkemesi'dir. Aile Mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir. Yetkili mahkeme, taraflardan birinin dava veya doğum sırasındaki yerleşim yeri mahkemesidir (TMK m.283).
Hak Düşürücü Süreler
Soybağının reddi davasında hak düşürücü süreler TMK m.289'da düzenlenmiştir:
- Koca: Doğumu ve baba olmadığını veya ananın gebe kaldığı sırada başka bir erkekle cinsel ilişkide bulunduğunu öğrendiği tarihten itibaren bir yıl içinde dava açmalıdır.
- Çocuk: Ergin olduğu tarihten itibaren en geç bir yıl içinde dava açmalıdır.
- Diğer ilgililer: Doğumu ve kocanın ölümünü, sürekli ayırt etme gücünü kaybettiğini veya gaiplik kararını öğrenmelerinden itibaren bir yıl içinde dava açabilir.
- Kayyım: Atama kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde dava açar.
Gecikme haklı bir sebebe dayanıyorsa, bir yıllık süre bu sebebin ortadan kalktığı tarihte işlemeye başlar. Haklı sebep; hastalık, cezaevinde olma, ayırt etme gücünün geçici kaybı gibi durumlar olabilir. Bu süreler hak düşürücü niteliktedir; süre geçtikten sonra dava açılamaz.
İspat Yükü
İspat yükü, çocuğun ana rahmine düştüğü zamana göre farklılık gösterir:
- Evlilik içinde ana rahmine düşme (TMK m.287): Davacı, kocanın baba olmadığını ispat etmelidir. Evlenmeden itibaren en az 180 gün geçtikten sonra ve evliliğin sona ermesinden itibaren en fazla 300 gün içinde doğan çocuk, evlilik içinde ana rahmine düşmüş sayılır. Davacı; cinsel ilişkinin imkânsızlığını (askerlik, cezaevi vb.) veya çocuk yapma kabiliyetinin bulunmadığını ispatlayabilir.
- Evlenmeden önce veya ayrı yaşama sırasında ana rahmine düşme (TMK m.288): Davacının başka bir kanıt getirmesi gerekmez. Ancak gebe kalma döneminde kocanın karısıyla cinsel ilişkide bulunduğuna dair inandırıcı kanıt varsa, babalık karinesi geçerliliğini korur.
Sonuç
Soybağının reddi, tanıma ve babalık davası, aile hukukunun temel konularındandır. Bu davalarda hak düşürücü süreler ve ispat kuralları büyük önem taşır. Somut olayın özelliklerine göre uzman bir avukattan hukuki destek alınması faydalı olacaktır.