Anayasa Mahkemesi İptal Kararlarının Görülmekte Olan Davalara Etkisi

Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) bir kanun hükmünü Anayasa'ya aykırı bularak iptal etmesi, hukuk düzeninde önemli sonuçlar doğurur. Peki, AYM iptal kararı henüz yürürlüğe girmemişken, bu hükme dayanılarak görülmekte olan davalarda nasıl bir yol izlenmelidir? Danıştay 7. Dairesi'nin E. 2009/9279, K. 2012/2466 sayılı ve 24.05.2012 tarihli kararı, bu soruya net bir cevap vermektedir.

Karara göre, AYM tarafından Anayasa'ya aykırılığı saptanan bir kuralın, iptal kararının yürürlüğe girmesini beklemeksizin, görülmekte olan davalarda uygulanmaması gerekir. Bu yaklaşım, Anayasa'nın üstünlüğü ilkesi ve hukuk devleti gereğinin bir yansımasıdır.

Yasal Dayanak

Anayasa'nın 153. maddesi uyarınca, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararları kesindir ve geriye yürümez. Ancak, iptal kararının yürürlüğe gireceği tarih, Anayasa'nın 153. maddesinin son fıkrası gereği, AYM tarafından ayrıca kararlaştırılabilir. Bu durumda, iptal edilen hüküm, belirlenen yürürlük tarihine kadar uygulanmaya devam eder.

Ne var ki, Danıştay 7. Dairesi'nin incelediğimiz kararı, bu genel kurala önemli bir istisna getirmektedir: İptal kararının yürürlüğe girmesini beklemeksizin, Anayasa'ya aykırılığı saptanmış olan kural, görülmekte olan davalarda uygulanamaz. Bu sonuç, Anayasa'nın 2. maddesinde ifadesini bulan hukuk devleti ilkesinin ve Anayasa'nın 11. maddesinde düzenlenen Anayasa'nın üstünlüğü prensibinin doğal bir gereğidir.

Kararın İncelenmesi

Danıştay 7. Dairesi'nin kararına konu olayda, bir kanun hükmünün Anayasa'ya aykırılığı AYM tarafından tespit edilmiş, ancak iptal kararının yürürlüğe gireceği tarih ileri bir tarih olarak belirlenmiştir. Davacı, görülmekte olan davada bu hükmün uygulanmaması gerektiğini ileri sürmüştür.

Danıştay 7. Dairesi, davacının bu talebini haklı bularak, Anayasa'ya aykırılığı saptanmış olan kuralın, iptal kararının yürürlüğe girmesini beklemeksizin, görülmekte olan davada uygulanamayacağına hükmetmiştir. Kararda, "Anayasanın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği" açıkça vurgulanmıştır. Bu karar, idari yargı yerlerinin, Anayasa'ya aykırılığı AYM tarafından tespit edilmiş bir kuralı, iptal kararının yürürlüğünü beklemeksizin somut olayda uygulamama yetkisine sahip olduğunu göstermesi bakımından önemlidir.

Süreç ve Usul

Bir davada, uygulanacak kanun hükmünün Anayasa'ya aykırı olduğu iddiasıyla karşılaşılması halinde, öncelikle bu iddianın ciddi olduğu kanaatine varılması gerekir. Ardından, mahkeme, Anayasa'nın 152. maddesi uyarınca, Anayasa'ya aykırılık iddiasını ciddi görürse, dosyayı AYM'ye gönderir. AYM, yapacağı inceleme sonucunda, söz konusu hükmü Anayasa'ya aykırı bulursa iptal kararı verir. İptal kararının yürürlüğe gireceği tarih, kararda ayrıca belirtilir.

İşte bu noktada, Danıştay 7. Dairesi'nin kararı devreye girer: İptal kararının yürürlüğe girmesini beklemeksizin, Anayasa'ya aykırılığı saptanmış olan kural, görülmekte olan davada uygulanmaz. Bu süreçte, davacının veya davalının, AYM iptal kararını dosyaya sunması ve mahkemeden bu yönde bir karar vermesini talep etmesi gerekir. Mahkeme, aksi yönde bir karar verirse, bu karar temyiz edilebilir.

Süreler

Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararlarının yürürlüğe girmesi için belirli bir süre öngörülmemiştir. AYM, iptal kararında yürürlük tarihini kendisi belirler. Bu süre, kanun koyucuya gerekli düzenlemeleri yapması için makul bir süre olabilir. Ancak, Danıştay 7. Dairesi'nin kararına göre, bu süre içinde dahi, Anayasa'ya aykırılığı saptanmış kural, görülmekte olan davalarda uygulanamaz.

Dolayısıyla, iptal kararının yürürlüğe girmesini beklemek, davaların uzamasına ve hak kayıplarına yol açabilir. Bu nedenle, AYM iptal kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasıyla birlikte, ilgili tarafların derhal mahkemeye başvurarak, Anayasa'ya aykırılığı saptanan hükmün uygulanmamasını talep etmeleri yerinde olacaktır.

Görevli Mahkeme

Anayasa'ya aykırılık iddiasını inceleyecek mahkeme, davaya bakan mahkemedir. Bu mahkeme, Anayasa'ya aykırılık iddiasını ciddi görürse, dosyayı AYM'ye gönderir. AYM'nin iptal kararı üzerine, davaya bakan mahkeme, Anayasa'ya aykırılığı saptanan hükmü uygulamayarak, davayı sonuçlandırır.

Eğer davaya bakan mahkeme, AYM iptal kararına rağmen, iptal edilen hükmü uygulamaya devam ederse, bu durum temyiz sebebi oluşturur. Temyiz incelemesini yapacak olan Danıştay ilgili dairesi, Anayasa'ya aykırılığı saptanan hükmün uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu tespit ederek, kararı bozabilir. Nitekim Danıştay 7. Dairesi'nin kararı da bu yöndedir.

Sık Sorulan Sorular

Sıkça Sorulan Sorular

AYM iptal kararı yürürlüğe girmeden önce, bu karara dayanarak davamda ne yapabilirim?

AYM iptal kararını dosyanıza sunarak, Anayasa'ya aykırılığı saptanan hükmün uygulanmamasını talep edebilirsiniz. Mahkeme, Danıştay 7. Dairesi kararı doğrultusunda bu talebi kabul etmelidir.

AYM iptal kararının yürürlük tarihini beklemeden uygulanması, hukuk güvenliğini ihlal etmez mi?

Anayasa'nın üstünlüğü ilkesi ve hukuk devleti ilkesi gereği, Anayasa'ya aykırılığı tespit edilmiş bir kuralın uygulanması hukuk güvenliğini ihlal eder. Bu nedenle, iptal kararının yürürlüğünü beklemeksizin uygulanması, hukuk güvenliğini sağlar.

AYM iptal kararı geriye yürür mü?

Anayasa'nın 153. maddesi uyarınca, iptal kararları geriye yürümez. Ancak, görülmekte olan davalarda, Anayasa'ya aykırılığı saptanan kural uygulanmaz. Bu, iptal kararının geriye yürümesi anlamına gelmez; sadece derdest davalarda uygulanmamasıdır.

AYM iptal kararı verdi, ancak mahkemem bu kararı dikkate almıyor. Ne yapabilirim?

Mahkemenin bu tutumu, temyiz sebebidir. Kararı temyiz ederek, Danıştay'ın Anayasa'ya aykırılığı saptanan hükmün uygulanmaması gerektiğini tespit etmesini sağlayabilirsiniz.

Danıştay 7. Dairesi'nin bu kararı, tüm idari yargı yerleri için bağlayıcı mı?

Danıştay kararları, benzer nitelikteki davalarda yol gösterici olmakla birlikte, kesin bağlayıcılığı yoktur. Ancak, Danıştay'ın yerleşik içtihadı haline gelmişse, idari yargı yerleri bu içtihada uymak durumundadır.

Sonuç

Danıştay 7. Dairesi'nin E. 2009/9279, K. 2012/2466 sayılı kararı, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararlarının görülmekte olan davalara etkisi konusunda önemli bir içtihat oluşturmaktadır. Karar, Anayasa'nın üstünlüğü ilkesi ve hukuk devleti ilkesi gereği, Anayasa'ya aykırılığı saptanmış bir kuralın, iptal kararının yürürlüğe girmesini beklemeksizin, görülmekte olan davalarda uygulanamayacağını açıkça ortaya koymaktadır. Bu içtihat, idari yargı pratiğinde önemli bir dönüm noktası olmuş ve benzer davalarda emsal teşkil etmiştir. Hukuk devleti ilkesinin bir gereği olarak, Anayasa'ya aykırılığı tespit edilen kuralların derhal uygulanmaması, bireylerin hak ve özgürlüklerinin korunması bakımından da büyük önem taşımaktadır.