Yasal itilaflarda hak kayıplarının önüne geçebilmek adına yasal süreçlerin titizlikle takip edilmesi gerekmektedir. Bu yazımızda konuyla ilgili bilmeniz gereken temel yasal esasları derledik.

Kambiyo senetleri (bono, poliçe, çek) ile ilgili genel hükümler Türk Ticaret Kanunu’nda (TTK) düzenlenmiştir. Bununla birlikte çeklere özel 5941 Sayılı Çek Kanunu mevzuatımızda yer almaktadır. Kambiyo senetlerinin zayii (istemeyerek elden çıkması, çalınması, kaybolması vs.

Gibi ikamesinin imkansız bulunması) hâlinde Türk Ticaret Kanununun kıymetli evraka ilişkin genel hükümleri ve yine aynı yasanın kambiyo senetlerine ilişkin hükümleri uygulanacaktır. Çekler için de vaziyet böyledir. Ayrıca Türk Ticaret Kanunu’nun 818/1-s hükmü uyarınca, poliçeye ilişkin iptal hükümleri çeklere de uygulanır. Bu sebeple poliçe denilen yerleri çek olarak anlamak gerekecektir.

Zayii nedeniyle çek iptali yasal süreci açabilmenin koşulları TTK 651.

Md.’de anılmıştır. Düzenlemeye göre;

Türk Ticaret Kanunu 651. Madde:

“(1) Kıymetli evrak zayi olduğu takdirde yargı mercii vasıtasıyla iptaline hüküm verilebilir.

(2) Kıymetli evrakın zayi olduğu veya zıyaın ortaya çıktığı anda senet üzerinde hak sahibi olan kişi, senedin iptaline hüküm verilmesini isteyebilir.”

Türk Ticaret Kanunu 757. Madde:

“ (1) İradesi dışında poliçe elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatabın poliçeyi ödemekten menedilmesini isteyebilir.

(2) Yargı Mercii, ödemeyi meneden hükmünde muhataba, vadenin gelmesi üzerine poliçe bedelini tevdi etmeye izin verir ve tevdi yerini gösterir.”

Düzenleme poliçe demektedir, ancak çeklerin iptali için poliçeye ait hükümler uygulanacaktır.

Bu düzenlemeye göre kıymetli evrak hükmünü taşıyan, yani sadece TTK ve 5941 sayılı Çek Kanunundaki koşul ve özellikleri taşıyarak, usulüne uygun olarak doldurulmuş çeklerin zayii nedeniyle iptali hükmü verilebilecektir. Ayrıca çekin iptali yasal süreci açabilmek için çekin geri gelmesinin imkânsız olması gerekecektir.

Türk Ticaret Kanunu 759. Madde:

“(2) İptal isteminde bulunan kişi, poliçe elinde iken zıyaa uğradığını inandırıcı bir şekilde gösteren delilleri yargı merciine sağlamak ve senedin bir suretini ibraz etmek veya senedin esas içeriği hakkında bilgi vermekle yükümlüdür.”

651. Maddenin 2.

Fıkrasında yer alan“zayi olduğu […] anda senet üzerinde hak sahibi olan kişi”Demektedir. 759. Maddenin 2. Fıkrası da“poliçe elinde iken zıyaa uğradığını”Demektedir. Buradan çekin hamilini anlamak gerekecektir.

Dolayısıyla bu davayı ancak çekin hamili açabilecek, çeki keşide eden (düzenleyen) ya da bir 3. Kişi vasıtasıyla bu yasal aşama açılamayacaktır. (YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ 18.01.2007 T. VE 2005/13399 E. – 2007/437 K.

SAYILI KARARI)

Çekin zayi olduğu anda hak sahibi olmak, hamili olmak gerekecektir. Ancak hak sahibi yani çekin hamili olduğunun nasıl ispatlanacağı kanunda açıkça düzenlenmemiştir. Zayi olan yani kaybedilen bir çek üzerinde hak sahibi olunduğunu kesin olarak ispatlamak mümkün değildir. Bu sebeple Yargıtay ve Mahkemeler yaklaşık ispatı kabul etmektedir.

Bir diğer değişle çekin fotokopisini ya da çeke ilişkin hak sahipliğini gösterebilecek bir işlemi (banka işlemi gibi) yargı merciine sunulması halinde yaklaşık ispat gerçekleştiği yasa vasıtasıyla kabul edilmiştir. Bu sebeple hak sahipliği bulunan çeklerin önlü arkalı fotokopilerinin alınıp ayrı bir yerde saklanması büyük önem taşımaktadır.

757. Maddenin 2. Fıkrası çeklerde davanın nerede açılacağını düzenlemiştir.

Buna göre çekler hakkında yetkili yargı mercii ödeme yeri yani bankanın yerleşim yeri yargı makamı ya da hamilin yerleşim yeri asliye ticaret mahkemeleridir.

Çeklerde, hamilin mahkemeden istemi üzerine ödeme yasağı hükmü çıkartılabilir. Hak kaybını önlemek ve çeşitli tanzim yükümlülüklerinden kaçınmak için ödeme yasağı kararının talep edilmesi gereklidir. Talep üzerine yargı mercii, çekin keşidecisine yani borçlusuna ödeme yasağı getirir ve ödenmesi hâlinde 2 defa ödeme yapılabileceği ihtar olunur. Bu vaziyet uygulamada ödeme yasağının bankalara sunulması yoluyla yerine getirilir.

Mahkemeler ödeme yasağı kararını vermek için çek değerinin üzerinden bir teminat istemektedirler. Bu teminat uygulamada genellikle bedelin %15’i olarak yerleşmiştir. Mahkemeler bu teminat yatırılmadan ödeme yasağı hükmü vermemektedir.

Çekin zayii nedeniyle iptali için TTK 35. Maddeye göre Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi’nde ilan edilmesi gerekecektir.

Türk Ticaret Kanunu 760.

Ve 761. Maddeleri:

“İhtar

MADDE 760- (1)Yargı Mercii, dilekçe sahibinin, poliçe elinde iken zıyaa uğradığına dair verdiği açıklamaları inandırıcı bulursa, verilecek ilanla, poliçeyi eline geçireni, poliçeyi belirli bir süre içinde getirmeye davet ve aksi takdirde poliçenin iptaline hüküm vereceğini ihtar eder.

MADDE 762- (1)Senedin ibrazına ilişkin ilanın 35 inci maddede yazılı gazetede üç defa yapılması gerekir.

(2)Yargı Mercii gerek gördüğü takdirde, ayrıca uygun göreceği diğer şekillerde de ilanlar yapılmasına hüküm verebilir.”

Yukarıdaki düzenlemeye göre ilan ile yargı mercii vasıtasıyla, zayi olan senedi elinde bulundurana; senedi ibraz için, süre verilecektir. Bu ilan Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde 3 defa yapılacaktır.

Türk Ticaret Kanunu 761. Madde:

“(1) Poliçeyi getirme süresi en az üç ay ve en çok bir yıldır.

(2) Vadesi gelmiş poliçelerde zamanaşımı, üç ayın geçmesinden önce gerçekleşirse, yargı mercii üç aylık süre ile bağlı değildir.

(3) Süre, vadesi gelen poliçeler hakkında birinci ilan gününden, vadesi gelmeyen poliçeler hakkında vadenin gelmesinden itibaren işler.”

Yargı Mercii yukarıda aktarılan ilanla, çeki elinde bulundurana en az 3 aylık bir süre verilmesini öngörmektedir.

Bu süre en fazla 1 yıl olabilecektir. Uygulamada mahkemeler 3 aylık süre vermekte ve daha sonrasında ilk duruşmada iptal kararını açıklamaktadır. Ancak çekin zamanaşımı süresi 3 aydan az ise bu vaziyette Yargı Mercii 3 aylık süre ile bağlı olmayacak ve zayii olan çeki elinde bulundurana, çeki getirmesi için daha kısa bir süre verebilecektir.

Zayi nedeniyle çeklerin iptal davasında mutlaka atlanmaması gereken hususları özetlemek gerekirse: Keşide edilmemiş çekler hakkında iptal hükmü alınamayacaktır; elde bulundurulan çekin mutlaka bir suretinin ayrı bir yerde muhafaza edilmesi gerekecektir; ödeme yasağı hükmü alınması, çeki iyi niyetli olarak ödeyen çek keşidecisine(borçluya) ve bankaya karşı muhtemel tanzim yükümlülüğünüzü ortadan kaldıracağından mutlaka bu hüküm alınmalıdır; ödeme yasağı için çek bedellerinin %15’i teminat olarak mahkemece nakit veya teminat mektubu olarak depo edileceğinden, bu bedel hazırlanmalıdır.

Yasal süreçlerin karmaşıklığı ve süre sınırları göz önüne alındığında, hak kaybı yaşamamak için alanında uzman bir avukattan profesyonel yasal yardım almanız önemle tavsiye edilir.