Güncel yasal düzenlemeler ve yargı kararları ışığında yasal süreçlerin işleyişini bilmek, haklarınızı korumak adına oldukça önemlidir. İşte konu hakkında bilinmesi gerekenler:
9. Hukuk Dairesi 2020/9125 E., 2021/6983 K.
"İçtihat Metni"
BÖLGE ADLİYE
MAHKEMESİ:... 27. Hukuk Dairesi
YASAL AŞAMA TÜRÜ: ALACAK
İLK DERECE
MAHKEMESİ:... 32.
İş Yargı Makamı
Taraflar arasında görülen yasal aşama sonucunda verilen kararın, süresi içinde taraf avukatlerince temyiz edilmesi ve davacı avukatince duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 25/03/2021 Perşembe günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına avukati Avukat... Ile karşı taraf adına avukati Avukat... Geldiler.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi vasıtasıyla düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı avukati; davalının Cidde/Suudi Arabistan'da bulunan şantiyede 01/08/2012 - 12/06/2016 tarihleri arasında 11,000 USD net maaş ile inşaat mühendisi/inşaat müdür yardımcısı olarak çalıştığını, ödenmeyen fazla çalışma ücreti alacağı bulunduğunu ileri sürerek 20,000,00 TL fazla çalışma ücretinin davalıdan tahsiline hüküm verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı avukati, davacıya çalışma süresi içerisinde doğan tüm haklarının eksiksiz olarak ödendiğini savunarak davanın reddine hüküm verilmesini istemiştir.
İlk Derece Yargı Makamı Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesince, tanık beyanlarına göre davacının haftanın 6 günü 07:00-18:00 saatleri arasında çalıştığı kabul edilerek 1 saat ara dinlenme süresi düşüldükten sonra günde 10 saat ve haftada 60 saat çalıştığı, buna göre davacının haftada 15 saat fazla çalışma yaptığı, yasal süreç dilekçesinde, 20.000,00 TL üzerinden fazla çalışma alacağı talep edildiği ve bilirkişi vasıtasıyla yapılan hesaplamadan sonra ortaya çıkan miktar USD’ye çevrilerek ıslahta bulunulduğu, yasal aşama dilekçesi ile talep edilen miktarın yasal aşama tarihindeki USD efektif satış kuru üzerinden USD'ye çevrilmesi sonucunda ortaya çıkan 5.705,00 USD'nin, hesaplama neticesinde ortaya çıkan ve ıslah tarihi itibarıyla USD efektif satış kuru üzerinden USD'ye çevrilen miktardan düşülmesi ile bakiye miktarın hüküm altına alınması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne hüküm verilmiştir.
İstinaf Başvurusu:
İlk Derece Mahkemesinin hükmüne karşı, davacı ve davalı avukati istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Yargı Makamı Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Yargı Makamı kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle, tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine hüküm verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Hükmü taraf avukatleri süresinde temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesiyle yapılan inceleme sonucunda, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, tarafların sair temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Yargı Makamı kararının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan yönleri usul ve kanuna uygun görülmüştür.
2-Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK’nın 99. Maddesi (818 sayılı BK'nın 83. Maddesi) uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir. Bu şekilde talepte bulunan alacaklının artık bu tercihinden dönerek borcun yabancı para olarak aynen ifasını istemesi mümkün değildir.
Somut uyuşmazlıkta; davacı taraf yasal aşama dilekçesiyle davada tercih hakkını kullanmış ve borcun Türk Lirası üzerinden ödenmesini istemiş, 27/03/2018 günlü dilekçesiyle ise talebini HMK'nın 107.
Maddesi gereğince 79.341,00 USD olarak arttırmış böylece alacağın yabancı para üzerinden tahsiline hüküm verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince davacı tarafın, yasal aşama dilekçesiyle tercih hakkını kullandığı ve borcun Türk Lirası üzerinden ödenmesini istediği, bundan sonra tercihinden dönüp yabancı para üzerinden tahsil isteyemeyeceği gözetilerek TL üzerinden hüküm kurulması gerekirken alacağın yabancı para cinsinden davalıdan tahsiline hüküm verilmesi doğru görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince de bu hususun gözardı edilmesi hatalı bulunmuştur. Davalının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüştür.
3- Hükme esas alınan raporda bilirkişi, davacının çalışma süresi boyunca aynı ücret ile çalıştığı gerekçesiyle, USD para cinsinden alınan ücreti önce yasal aşama tarihindeki satış kuruna göre TL para cinsine çevirerek tüm hesaplama dönemini bulduğu tutar üzerinden hesaplamıştır. Ne var ki; fazla çalışma alacağının dönemsel olarak hesabı gerektiğinden bu hesaplama yöntemi hatalı olmuştur. Yapılması gereken; ya tüm dönemin USD para cinsi üzerinden hesaplanmasının ardından bulunan miktarın yasal aşama tarihindeki satış kuruna göre TL para cinsine çevrilmesi ya da USD para cinsinden alınan ücretin her hesaplama dönemi için ilgili dönemin satış kuruna göre TL para cinsine çevrilerek her dönem için alacak miktarının ayrı ayrı hesaplanmasıdır.
Bu husus gözetilmeden hüküm verilmesi hatalıdır. Davalının temyiz itirazları bu yönüyle de yerindedir.
4- Kabul şekline göre, İlk Derece Yargı Makamı fazla çalışma alacağını 93.946,30 USD kabul ederek bu miktardan %30 indirim yapmış ve 65.762,41 USD olarak hüküm altına almıştır. İlk Derece Yargı Makamı gerekçesi ve hüküm altına alınan alacak miktarı dikkate alındığında; mahkemenin sehven yasal aşama dilekçesinde talep edilen tutarı hiç dikkate almadan sadece talep arttırım dilekçesinde arttırılan miktara göre hüküm kurduğu anlaşılmıştır. Bu husus hatalı olduğundan davacının temyizi de yerinde bulunmuştur.
Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda yeniden hesaplama yapılarak sonucuna göre hüküm verilmelidir.
Sonuç:
Temyiz olunan İlk Derece Yargı Makamı kararının ve bu karara karşı istinaf başvurusunu esastan reddeden Bölge Adliye Yargı Makamı kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, dosyanın hükmü veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, bozma kararının bir örneğinin hükmü veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, davacı yararına takdir edilen 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, davalı yararına takdir edilen 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 25/03/2021 tarihinde oybirliği ile hüküm verildi.
Her yasal vaziyet kendi içinde özel değerlendirmeler gerektirir.
Olası itilaflarda herhangi bir hak kaybına uğramamak adına yasal sürecin uzman bir hukukçu ile yürütülmesi faydalı olacaktır.