Yoldan İhdas İşlemi Nedir?
Yol, yol fazlaları ve meydanların kapanmaları halinde bulundukları köy veya belediye tüzel kişilikleri adına tescil edilmelerine yoldan ihdas denir. Kapanan yol ve yol fazlaları 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 21. maddesine göre; kapanan meydanlar ise 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 16. maddesi ve bu maddeyi açıklayan Taşınmaz Malların Sınırlandırma, Tespit ve Kontrol İşleri Hakkında Yönetmelik’in 12. maddesine göre bulundukları yere göre belediye veya köy tüzel kişilikleri adına tescil edilirler.
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nün (TKGM) 2025/4 sayılı “Tescile Konu Harita ve Planların Yapımı ve Kontrol Genelgesi”nde yoldan ihdas işlemi; “Yoldan İhdas Haritaları” başlığı ile Genelge’nin 28 ve 29. maddelerinde ayrı bir bölüm olarak düzenlenmiş ve söz konusu Genelge’nin 28. maddesinde “Kapanan yollar ve yol fazlaları 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 21. maddesine göre; meydanlar ise 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 11 ve 17. maddeleri gereği ihdas edilebilir.” denmiştir.
Söz konusu Genelge’nin bu hükmünde meydanlar bakımından 3194 sayılı İmar Kanunu’na atıf yapılmış olmakla birlikte İmar Kanunu’nda kapanan meydanların tescilinden ziyade belediyelerce nasıl tasarruf edileceği ve ne şekilde özel mülkiyete geçirileceği düzenlenmiş olup; yukarıda belirttiğimiz gibi kapanan meydanların tescili bakımından dayanak hukuki sebep 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 16. maddesi ve Taşınmaz Malların Sınırlandırma, Tespit ve Kontrol İşleri Hakkında Yönetmelik’in 12. maddesidir. Nitekim TKGM’nin “Hazine Adına İdari Yoldan Yapılacak Tescil” konulu mülga 1996/6 sayılı Genelgesi’nde “Kadim yol ve meydanların kapanmasıyla oluşan alanlar ve yol fazlalarının (özel kanunlar uyarınca Maliye Hazinesi adına tescili zorunlu bulunanlar hariç) 2644 Sayılı Kanunun 21 inci ve 3402 Sayılı Kanunun 16/A maddeleri uyarınca sınırı içinde bulunduğu belediye veya köy tüzel kişiliği adına tescil edilmesi gerektiğinden, bu gibi yerlerin Hazine adına tesciline yönelik talepler karşılanmayacaktır.” denilerek meydanlar bakımından konu ayrıca belirtilmiştir.
Yukarıda belirtilen hüküm, halen yürürlükte olan TKGM’nin 2013/11 sayılı Genelgesi’nde “2644 Sayılı Kanun’un 21 inci ve 3402 Sayılı Kanun’un 16/A maddeleri uyarınca sınırı içinde bulunduğu belediye veya köy tüzel kişiliği adına tescil edilmesi gereken yerlerin Hazine adına tesciline yönelik talepler karşılanmayacaktır.” şeklinde yeniden düzenlenerek kapanan yollar, yol fazlaları ve meydan niteliğindeki alanların, kanuni şartların oluşması hâlinde sınırları içerisinde bulundukları belediye veya köy tüzel kişiliği adına tescil edilmelerinin hukuki dayanakları açıkça ortaya konulmuştur.
Yürürlükte bulunan 3194 sayılı İmar Kanunu, 2644 sayılı Tapu Kanunu ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu dışında kalan önceki mevzuat hükümleri de incelendiğinde (2555 sayılı Kanun ile değişik 10.06.1933 tarihli ve 2290 sayılı Belediye Yapı ve Yollar Kanunu’nun Ek 1. maddesi, 05.12.1935 tarihli Kadastro ve Tapu Tahriri Tüzüğü’nün 27. maddesi, 09.07.1956 tarihli ve 6785 sayılı İmar Kanunu’nun 41. maddesi), meydanların “yol gibi” değerlendirilerek yol ve yol fazlalarıyla aynı hukukî rejime tabi tutulduğu görülmektedir.
Öğretide, 2644 sayılı Tapu Kanunu ile 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nda yer alan söz konusu düzenlemelerin yalnızca ilk tesis kadastrosu çalışmalarında uygulanabileceği, bu nedenle genel nitelikte kurallar olarak değerlendirilemeyeceği yönünde azınlıkta kalan görüşler ileri sürülmüştür. Buna karşılık, anılan kanun hükümleri; uzun yıllara yayılan yargı içtihatları (Danıştay, Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları) ile idari düzenlemeler (Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmelik, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın düzenlemeleri ile Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nün 1477, 1498, 1996/6 ve 2013/11 sayılı Genelgeleri ile çeşitli özelgeleri) birlikte değerlendirildiğinde; kapanan yolların, yol fazlalarının ve meydanların belediye veya köy tüzel kişilikleri adına tescilini öngören 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 21. maddesi ile 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 16. maddesindeki düzenlemelerin yalnızca kadastro işlemlerine özgü olmayıp, taşınmazlara ilişkin tüm uygulama alanlarında işlerlik kazanan genel nitelikte hükümler olduğu sonucuna varılmaktadır.
Öte yandan, 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 21. maddesinde yol fazlalarının da yollarla aynı hukukî statü içinde değerlendirildiği açıkça düzenlenmiştir. Madde metninde yer alan “yol fazlaları” ibaresinden yol artıkları anlaşılmalıdır. Bir taşınmazın yol fazlası olarak nitelendirilebilmesi için, önceden yol niteliğinde bulunması veya tahsis ya da kamulaştırma gibi işlemler sonucunda yol olarak belirlenmiş olmasına rağmen, daha sonra yol sınırları dışında kalmış olması gerekir. Bunun yanında, yolun daraltılması veya güzergâhının değiştirilmesi sonucunda fiilen yol niteliğini kaybeden alanlar da yol fazlası kapsamında değerlendirilmelidir.
Yoldan İhdas İşleminde “Kapanma” Kavramı
“Kapanma” kavramından, yolun, yol fazlasının veya meydanın fiilen kapatıldığı, kullanılmadığı ya da terk edildiği sonucu çıkarılmamalıdır. Burada kastedilen kapanma, fiilî değil hukuki nitelikte bir kapanmadır ve bu durum ancak plan uygulamalarıyla gerçekleşebilir.
Bu kapsamda “plan” kavramından; uygulama imar planı, mevzi imar planı ile bunların revizyon, ilave ve tadilat planları anlaşılmalıdır. Zira yoldan ihdas işlemi, en az bir imar parseli oluşturulmasına yönelik parsel bazlı bir plan uygulamasına dayandığından, işlemin hukuki dayanağının en az 1/1000 ölçekli uygulama imar planı veya bu nitelikteki planlar olması gerekir. Ancak bu planlar esas alınarak yolun hukuken kapanıp kapanmadığı belirlenebilir.
Buna karşılık nazım imar planı veya daha küçük ölçekli planlara dayanılarak yoldan ihdas işlemi yapılamaz. Ayrıca burada “plan” kavramı kapsamında yol istikamet planları, köy yerleşim planları, arazi toplulaştırma planları ve kamulaştırma planları da değerlendirilmelidir. Bu planlar bakımından da yolun hukuken kapanıp kapanmadığı, ilgili plan kararları esas alınarak tespit edilir.
Bu değerlendirmeler ışığında kural olarak, planı olmayan alanlarda yapılacak ihdas talepleri karşılanmaz. Bu tür talepler, kadastro müdürlüklerince Tapu Planları Tüzüğü’nün 11. maddesi gereğince reddedilmelidir. Bu çerçevede, fiilen kapandığı gerekçesiyle yol, yol fazlaları ve meydanların köy veya belediyeler adına tescili mümkün olmayıp bu durumda tescili isteyen idarelerin; ilgili alanların kapandığına dair kesin bir tespit hükmünü ve/veya kesinleşmiş bir tescil hükmünü içeren mahkeme kararını kadastro ve tapu müdürlüklerine ibraz etmeleri şarttır.
Plansız Alanlarda İhdas Taleplerinin İstisnaları
Plansız alanlarda ihdas taleplerinin kabul edilmeyeceğine ilişkin kuralın esas itibarıyla iki istisnası bulunmaktadır:
- Kamulaştırma yoluyla elde edilmiş yolun güzergâh değişikliği: Bu durumda, taşınmazın yol vasfını kaybetmesi kamulaştırma işleminin doğal bir sonucu olduğundan, imar planı şartı aranmaksızın ihdas işlemi kamulaştırmayı gerçekleştiren idare adına yapılır.
- İlk tesis kadastrosu sırasında kapanan yol, yol fazlası ve meydanlar: İlk tesis kadastrosunun temel amacı, zemindeki fiilî durumu en kısa sürede hukuki statüye kavuşturarak modern tapu sicilinin oluşturulmasını sağlamaktır. Bu itibarla, kadastral tasfiyenin doğal bir sonucu olarak, kuruluş kadastrosu çalışmaları sırasında plan gereği kapanma koşulu aranmaksızın fiilen kapanmış yol, yol fazlaları ve meydanlar, kadastro ekiplerince resen belirlenerek bulundukları yere göre ilgili köy veya belediye tüzel kişiliği adına tescil edilir. Başka bir ifadeyle, ilk tesis kadastrosu sırasında bir yolun fiilen terk edildiğinin veya güzergâh değişikliği nedeniyle eylemli olarak kullanılmadığının tespit edilmesi hâlinde, bu yerlerin tahdit, tespit ve tescili resen köy veya belediye tüzel kişiliği adına yapılmalıdır. Nitekim Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nün 20.05.1968 tarihli ve 1404 sayılı Genelgesi’nde de aynı ilke benimsenmiş; ilk tesis kadastrosundan önce kapanmış ve belediyeler tarafından üçüncü kişilere satılmış ihdasa konu yerlerin bulunması hâlinde, bu taşınmazların kadastro veya tapulama tespitlerinin, taşınmazı satın alan kişiler adına yapılması gerektiği belirtilmiştir.
Plan Kapsamına Alınan Her Yol, Yol Fazlası ve Meydan İhdas Edilir Mi?
Bu soruya hayır cevabı vermek gerekir. Zira, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 999. maddesi uyarınca, özel mülkiyete tabi olmayan tescil harici alanlar ancak tescili gerektiren bir hakkın doğması hâlinde tapu siciline tescil edilebilir. Bu nedenle kapanan yol, yol fazlaları ve meydanların ihdası, yalnızca plan kapsamına alınmış olmalarına bağlı olmayıp, tescili gerektiren bir hakkın varlığına da bağlıdır.