Vardiya Sonrası Kendi İsteğiyle Balık Tutmak İçin Şantiyedeki Köprüden Geçen Sigortalının Çayda Yaşadığı Olay, İşverenin Organizasyonu İçerisinde Gerçekleşmediğinden İş Kazası Sayılamaz
T.C. Yargıtay
Hukuk Genel Kurulu
Esas No: 2024/10-774
Karar No: 2025/663
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
İncelenen Kararın
Mahkemesi: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Tarihi: 21.06.2023
Sayısı: 2023/300 E., 2023/893 K.
Özel Daire Kararı: Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 06.10.2022 tarihli ve 2022/8766 Esas, 2022/11925 Karar sayılı BOZMA kararı
Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılıp düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Sosyal Güvenlik Kurumu ve davalı şirket vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 10. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. Direnme kararı davalı Sosyal Güvenlik Kurumu ve davalı şirket vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. Dava
Davacılar vekili; müvekkili davacı’ın eşi olan müteveffa sigortalı sigortalı'ın davalılardan davalı şirket'nin asıl işverenliğinde diğer davalı alt işveren davalı alt işveren nezdinde 03.07.2011 tarihinde Göktaş II Hes projesi inşaat şantiyesinde kepçe operatörü olarak çalışmaya başladığını, 12.09.2011 tarihinde çalışma sahasında üzerinden geçiş yapılmakta olan ve iş sahası alanında bulunan Zamantı Çayına düşmesi sonucu meydana gelen iş kazasında hayatını kaybettiğini, davalıların gerekli önlemleri almaması sebebiyle kusurlu olduklarını, davalı Sosyal Güvenlik Kurumu (Kurum) tarafından hazırlanan inceleme raporunun işyerinde denetim yapılmaksızın sadece işveren tarafından sunulanbilgi ve belgelere dayanılarak düzenlendiğini, bu nedenle kazanın oluş şeklinin ve kusur durumunun gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek, müteveffanın iş kazası sonucu vefat etmesi nedeniyle davacı eş ve çocukları için maddi ve manevi tazminata, ayrıca davacı eş için ölüm aylığı bağlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. Cevaplar
Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu vekili; dava konusu olayın 12.09.2011 tarihinde meydana geldiğini, Kurum tarafından yapılan inceleme sonucunda düzenlenen rapora göre sigortalının vefatının iş kazası olarak kabul edildiğini, ancak davacıların taleplerinin yasal koşulları taşımadığını, ölüm aylığı bağlanması için gerekli şartların oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı şirket vekili; müvekkili şirketin asıl işveren olarak sorumlu tutulamayacağını, kazanın meydana geldiği işyerinde gerekli tüm iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alındığını, kazanın sigortalının kendi kusurundan kaynaklandığını, alt işverenin bağımsız bir işveren olarak kendi çalışanlarının eğitim ve denetiminden sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı alt işveren vekili; müvekkilinin işverenlik sıfatının bulunmadığını, sigortalının asıl işverenin çalışanı olduğunu, kazanın oluşumunda müvekkilinin kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
İlk Derece Mahkemesince; davacıların maddi tazminat talebinin kabulüne, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, davacı eş yönünden ölüm aylığı bağlanması talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İstinaf
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacılar vekili ve davalılar vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılıp düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Sosyal Güvenlik Kurumu ve davalı şirket vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 10. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. Direnme kararı davalı Sosyal Güvenlik Kurumu ve davalı şirket vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. Dava
Davacılar vekili; müvekkili davacı’ın eşi olan müteveffa sigortalı sigortalı'ın davalılardan davalı şirket'nin asıl işverenliğinde diğer davalı alt işveren davalı alt işveren nezdinde 03.07.2011 tarihinde Göktaş II Hes projesi inşaat şantiyesinde kepçe operatörü olarak çalışmaya başladığını, 12.09.2011 tarihinde çalışma sahasında üzerinden geçiş yapılmakta olan ve iş sahası alanında bulunan Zamantı Çayına düşmesi sonucu meydana gelen iş kazasında hayatını kaybettiğini, davalıların gerekli önlemleri almaması sebebiyle kusurlu olduklarını, davalı Sosyal Güvenlik Kurumu (Kurum) tarafından hazırlanan inceleme raporunun işyerinde denetim yapılmaksızın sadece işveren tarafından sunulan