İstihkak Davasına Genel Bakış

İstihkak, bir mal üzerinde hak iddia etme, hak talep etme anlamında kullanılmaktadır. İcra İflas Hukukunda istihkak iddiası, hacizli mallar bakımından düzenlenmiştir. Bu konuda iki temel ayrıma gidilmiştir: haczedilen malın borçlunun zilyetliğinde bulunması ve haczedilen malın üçüncü kişilerin zilyetliğinde bulunması. Her iki durum da ayrı ayrı düzenlenmiş ve farklı hükümlere bağlanmıştır.

Bu makalede, her iki durumda istihkak iddiasının ileri sürülmesi, haciz işlemine etkisi, ilk inceleme, dava açma süreleri ve görevli-yetkili mahkemeler ele alınacaktır.

Borçlunun Zilyetliği Durumunda İstihkak Davası

İstihkak İddiasının İleri Sürülmesi (İİK m.96)

Borçlunun zilyetliğindeyken haczedilen mallar üzerindeki istihkak iddiası İİK’nın 96. ve 97. maddelerinde düzenlenmiştir. İİK m.96/1’e göre, haciz esnasında borçlu tarafından veya bizzat üçüncü kişi tarafından istihkak iddia edildiği takdirde, icra dairesi bunu haciz ve icra tutanaklarına geçirir ve keyfiyeti iki tarafa bildirir.

İcra dairesi aynı zamanda istihkak iddiasına karşı itirazları olup olmadığını bildirmek üzere alacaklı ve borçluya üç günlük mühlet verir. Bu süre içerisinde istihkak iddiasına karşı itirazda bulunulmazsa, istihkak iddiası kabul edilmiş sayılır.

İstihkak İddiasının İlk İncelemesi

İstihkak iddiasına karşı alacaklı veya borçlu tarafından itiraz edilirse, icra memuru dosyayı hemen icra mahkemesine verir. İcra mahkemesi yargılamayı dosya üzerinden yapabileceği gibi duruşmalı olarak da yapabilir. Yargılama neticesinde takibin devamına veya talikine karar verilir.

İİK m.97/A hükmünde geçen mülkiyet karinesine göre, bir taşınır malı elinde bulunduran kimse onun maliki sayılır. Dolayısıyla borçlunun elindeki mallar haczedildiğinde istihkak iddia eden kişi, malı ne suretle iktisap ettiğini ve malın borçlunun elinde bulunmasını haklı gösterecek durumu ispat etmelidir. Aksi takdirde mülkiyet karinesi göz önünde bulundurularak istihkak davasının sırf satışı geri bırakmak gayesiyle kötüye kullanıldığı takdir edilirse, icra mahkemesi takibin devamına karar verir.

Takibin Devamı Kararı ve İstihkak Davası Açılması

Takibin devamına dair verilen icra mahkemesi kararı kesindir. Üçüncü şahsın, icra mahkemesinin bu yöndeki kararına karşı itiraz hakkı bulunmamakla birlikte istihkak davası açma hakkı bulunmaktadır.

Davanın Açılacağı Mahkeme ve Hak Düşürücü Süre

Takibin devamına yönelik verilen kararın tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde üçüncü kişi tarafından istihkak davası açılmalıdır. Bu süre içerisinde dava açılmadığı takdirde üçüncü şahıs alacaklıya karşı iddiasından vazgeçmiş sayılır. Davaya bakmakla görevli mahkeme İcra Mahkemeleri olup yetkili mahkeme esas takibin yapıldığı yer mahkemesidir.

Üçüncü Kişinin Zilyetliği Durumunda İstihkak Davası

İstihkak İddiasının İleri Sürülmesi ve Haciz İşlemine Etkisi (İİK m.99)

2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 99. maddesine göre, haczedilen şey borçlunun elinde olmayıp da üzerinde istihkak iddia eden üçüncü kişinin zilyetliğinde bulunursa; öncelikle söz konusu istihkak iddiası ve malın üçüncü kişi zilyetliğinde bulunduğu hususları haciz tutanağına geçirilir. Ancak bu madde hükmünün uygulanabilmesi için hacze konu malın yalnızca üçüncü kişi zilyetliğinde bulunması gerekir. Borçlu ile müştereken zilyet olunan durumlarda hacze konu mal borçlunun zilyetliğinde sayılacak ve İİK m.99 hükmü yerine İİK m.96 ve 97 hükümleri uygulanacaktır.

Üçüncü kişi zilyetliğindeyken ileri sürülen istihkak iddiasının haciz işlemine etkilerinden biri de muhafaza işlemine ilişkindir. Zira istihkak iddia eden üçüncü kişi yedieminliği kabul ettiği takdirde istihkak konusu mallar muhafaza altına alınmaz ve üçüncü kişiye yediemin sıfatıyla bırakılır. Haczin, üçüncü kişinin yokluğunda yapılması ve üçüncü kişi lehine istihkak iddiasında bulunulması halinde de bu hükümler geçerli olmaktadır.

İstihkak İddiasının İlk İncelemesi

İcra İflas Kanunu’nun 99. maddesi uyarınca istihkak iddiası karşısında ilk incelemeyi yapacak olan icra müdürü, malın üçüncü kişinin zilyetliğindeyken haczedildiğini tespit ettiği takdirde istihkak davası açması için alacaklıya yedi gün süre verecektir. Belirtmek gerekir ki; icra müdürü tarafından yapılan bu inceleme ve verilecek kararlar istihkak iddiasının haklı olduğuna ilişkin bir yargı kararı niteliğinde değildir.

Söz konusu işlem kanunda belirtilmiş olan istihkak davasının açılması öncesindeki bir hazırlık aşaması olarak değerlendirilebilir. İstihkak iddiasını inceleyecek ve karara bağlayacak olan makamlar görevli ve yetkili mahkemelerdir. Zira dava sonuçlanıncaya kadar haciz kalkmayacaktır.

Dava Açılmasının ve Açılmamasının Sonuçları

İcra müdürü tarafından verilen süre içinde icra mahkemesine istihkak davası açılmaz ise üçüncü kişinin iddiası kabul edilmiş sayılır ve istihkak konusu mallar üzerindeki haciz son bulacaktır. Alacaklı tarafından süresinde dava açıldığı takdirde ise dava sonuçlanıncaya kadar mal üzerindeki haciz devam etmekle birlikte haczedilen malın satışı da yapılamayacaktır.

İstihkak Davasının Açılacağı Mahkeme ve Hak Düşürücü Süre

İcra müdürü tarafından verilecek kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde alacaklı tarafından istihkak davası açılmalıdır. Davaya bakmakla görevli mahkeme İcra Mahkemeleri olup yetkili mahkeme esas takibin yapıldığı yer mahkemesidir.

Sonuç

İstihkak davası, haczedilen malın kimin zilyetliğinde olduğuna göre farklı usul ve sürelere tabidir. Borçlunun zilyetliğinde, alacaklı veya borçlu itiraz etmezse iddia kabul edilir; itiraz halinde icra mahkemesi takibin devamına veya talikine karar verir.

Üçüncü kişinin zilyetliğinde ise icra müdürü alacaklıya dava açması için süre verir. Her iki durumda da görevli mahkeme İcra Mahkemesi, yetkili mahkeme esas takibin yapıldığı yer mahkemesidir. Hak düşürücü süreler yedi gündür ve bu sürelere uyulmaması hak kaybına yol açar.