Ceza Muhakemesinde Elkoyma Kararı ve Uygulaması
Elkoyma, suçun veya tehlikelerin önlenmesi amacıyla ya da suçun delili olabileceği veya müsadereye tabi olduğu için, bir eşya üzerinde, rızası olmamasına rağmen, zilyedin tasarruf yetkisinin kaldırılması işlemidir (CMK m. 123-134; Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği m. 4). Ceza muhakemesinde elkoyma, bir eşyanın geçici olarak devletin hâkimiyeti altına alınmasına yol açan bir koruma tedbiridir; ceza değildir. Eşyanın sürekli olarak devletin mülkiyetine geçirilmesine ise müsadere denir. Müsadere bir yaptırım olup ancak hâkim tarafından yargılama neticesinde karar verilebilir.
Elkoyma Kararını Kim Verir?
Elkoyma kararını soruşturmada kural olarak sulh ceza hâkimi, kovuşturma aşamasında ise davanın açıldığı mahkeme verir. Soruşturma aşamasında gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının, Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı hâllerde ise kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlileri elkoyma işlemini gerçekleştirebilir (CMK m. 127).
Elkoyma Kararının Onaylanması ve İtiraz
Hâkim kararı olmaksızın yapılan elkoyma işlemi, 24 saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını elkoymadan itibaren 48 saat içinde açıklar; aksi hâlde elkoyma kendiliğinden kalkar (CMK m. 127/3).
Zilyetliğinde bulunan eşya veya diğer malvarlığı değerlerine elkonulan kimse, hâkimden her zaman bu konuda bir karar verilmesini isteyebilir (CMK m. 127/4). Soruşturma veya kovuşturma aşamalarında uygulanan elkoyma tedbirine itiraz edilebilir; elkoyma kararına karşı itiraz kanun yolu açıktır.
Askeri Mahallerde Elkoyma
Askerî mahallerde yapılacak elkoyma işlemi, Cumhuriyet savcısının nezaretinde askerî makamların katılımıyla adlî kolluk görevlileri tarafından yerine getirilir. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle de askerî makamların katılımıyla adlî kolluk görevlileri tarafından elkoyma işlemi yapılabilir.
Elkoyma Tutanağı ve Arama Sonunda Düzenlenen Belge
Arama sırasında koruma altına alınan veya elkonulan eşyanın tam bir defteri yapılır ve bu eşya resmî mühürle mühürlenir veya bir işaret konulur (CMK m. 121/3). Arama sonunda talep edilirse bir belge düzenlenip ilgili kişiye verilir. Bu belgede şunlar yer almalıdır:
- Soruşturma veya kovuşturma konusu suçun niteliği,
- Aramanın kanuna ve usule göre yapılıp yapılmadığı,
- Elkonulan veya koruma altına alınan eşyanın listesi, bir şey elde edilmemişse elde edilemediği,
- Elkonulan eşyanın mülkiyetinin kime ait olduğuna dair hakkında arama yapılan kişinin görüş ve iddiası,
- Koruma altına alınan veya el konulan eşyanın tam bir listesi yapılarak resmî mühürle mühürlenir.
Bu eşyanın resmî mühürle mühürlendiğine dair tutanak tanzim edilerek, bir sureti ilgilisine verilir (CMK m. 121/1; Adlî ve Önleme Aramaları Yönetmeliği m. 12). Elkoyma tutanağında kolluk görevlisinin açık kimliği de yer alır (CMK m. 127/2). Elkoyma işlemi, suçtan zarar gören mağdura gecikmeksizin bildirilir (CMK m. 127/5).
Belge ve Kâğıtların İncelenmesi
Hakkında arama işlemi uygulanan kimsenin belge veya kâğıtlarını inceleme yetkisi, Cumhuriyet savcısı ve hâkime aittir (CMK m. 122/1). Bu hükme göre hakkında arama işlemi uygulanmayan diğer kişilere ait belge ve kâğıtlara elkonulamaz ve bunlar hâkim ve Cumhuriyet savcısı tarafından dahi incelenemez. Kolluk, arama sırasında ele geçen belge veya kâğıtlara, suçla ilgisi olup olmadığını tespit amacıyla, incelemeksizin bakabilir. Suçla ilgisi olabileceğinden şüphelendiği anda Kanunun öngördüğü şekilde incelenecek belge ve kâğıtları ambalajlayarak mühürler (Adlî ve Önleme Aramaları Yönetmeliği m. 16).
Belge ve kâğıtların zilyedi veya temsilcisi kendi mührünü de koyabilir veya imzasını atabilir. İleride mührün kaldırılmasına ve kâğıtların incelenmesine karar verildiğinde bu işlemin yapılmasında hazır bulunmak üzere, zilyedi veya temsilcisi ya da müdafii veya vekili çağrılır; çağrıya uyulmadığında gerekli işlem yapılır (CMK m. 122/2). İnceleme sonucu soruşturma veya kovuşturma konusu suça ilişkin olmadığı anlaşılan belge veya kâğıtlar ilgilisine geri verilir (CMK m. 122/3).
Şüpheli veya sanık ile hısımlık ve mesleki nedenlerle tanıklıktan çekinebilecek kimseler arasındaki mektuplara ve belgelere; bu kimselerin nezdinde bulundukça elkonulamaz (Adlî ve Önleme Aramaları Yönetmeliği m. 16).
Devlet Sırrı Niteliğindeki Belgelerin İncelenmesi
Bir suç olgusuna ilişkin bilgileri içeren belgeler, Devlet sırrı olarak mahkemeye karşı gizli tutulamaz. Devlet sırrı niteliğindeki bilgileri içeren belgeler, ancak mahkeme hâkimi veya heyeti tarafından incelenebilir. Bu belgelerde yer alan ve sadece yüklenen suçu açıklığa kavuşturabilecek nitelikte olan bilgiler, hâkim veya mahkeme başkanı tarafından tutanağa kaydettirilir. Bu hükümler, hapis cezasının alt sınırı beş yıl veya daha fazla olan suçlarla ilgili olarak uygulanır (CMK m. 125).
Eşya veya Kazancın Muhafaza Altına Alınması ve Elkoyma
İspat aracı olarak yararlı görülen ya da eşya veya kazanç müsaderesinin konusunu oluşturan malvarlığı değerleri, muhafaza altına alınır (CMK m. 123/1). Yanında bulunduran kişinin rızasıyla teslim etmediği bu tür eşyaya elkonulabilir (CMK m. 123/2). Eşya veya diğer malvarlığı değerlerini yanında bulunduran kişi, istem üzerine bu şeyi göstermek ve teslim etmekle yükümlüdür (CMK m. 124/1). Kaçınma hâlinde bu şeyi elinde bulunduran hakkında disiplin hapsine ilişkin hükümler uygulanır. Ancak, şüpheli veya sanık ya da tanıklıktan çekinebilecekler hakkında bu hüküm uygulanmaz (CMK m. 124/2).
Taşınmazlara, Hak ve Alacaklara Elkoyma
Soruşturma veya kovuşturma konusu suçun işlendiğine ve bu suçlardan elde edildiğine dair somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebebi bulunan hallerde, şüpheli veya sanığa ait aşağıda belirtilen taşınmazlara, hak ve alacaklara ve diğer malvarlığı değerlerine elkonulabilir:
- Taşınmazlara,
- Kara, deniz veya hava ulaşım araçlarına,
- Banka veya diğer malî kurumlardaki her türlü hesaba,
- Gerçek veya tüzel kişiler nezdindeki her türlü hak ve alacaklara,
- Kıymetli evraka,
- Ortağı bulunduğu şirketteki ortaklık paylarına,
- Kiralık kasa mevcutlarına,
- Diğer malvarlığı değerlerine.
Somut olarak belirlenen bu taşınmaz, hak, alacak ve diğer malvarlığı değerlerinin şüpheli veya sanıktan başka bir kişinin zilyetliğinde bulunması halinde dahi, elkoyma işlemi yapılabilir. Bu madde kapsamında elkoyma kararı alınabilmesi için ilgisine göre Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Sermaye Piyasası Kurulu, Mali Suçları Araştırma Kurulu, Hazine Müsteşarlığı ve Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumundan, suçtan elde edilen değere ilişkin rapor alınır. Bu rapor en geç üç ay içinde hazırlanır. Özel sebepler zorunlu kıldığında bu süre talep üzerine iki ay daha uzatılabilir (CMK m. 128).
Hangi Suçlarda Taşınmazlara, Hak ve Alacaklara Elkoyma Yapılabilir?
Soruşturma veya kovuşturma konusu suçun işlendiğine ve bu suçlardan elde edildiğine dair somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebebi bulunan hallerde, şüpheli veya sanığa ait; Türk Ceza Kanununda tanımlanan soykırım ve insanlığa karşı suçlar (madde 76, 77, 78), göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti (madde 79, 80), organ ve doku ticareti suçu (TCK 91), hırsızlık (madde 141, 142), yağma (madde 148, 149), güveni kötüye kullanma (madde 155), dolandırıcılık (madde 157, 158), suç işlemek amacıyla örgüt kurma (madde 220), ihaleye fesat karıştırma (madde 235), rüşvet (madde 252), suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama (madde 282) gibi suçlarda taşınmazlara, hak ve alacaklara elkoyma kararı verilebilir. Ayrıca, Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu, Bankalar Kanunu ve diğer özel kanunlarda belirtilen suçlar da bu kapsamdadır.
Tesadüfen Elde Edilen Deliller
Tesadüfen elde edilen deliller, yürütülmekte olan soruşturma veya kovuşturmayla ilgisi olmayan, ancak başka bir suçun işlendiği şüphesini uyandıran ve arama, elkoyma, iletişimin denetlenmesi (dinlenmesi ve kayda alınması) koruma tedbirlerinin uygulanması sırasında elde edilen delillerdir. Bu deliller, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 138. maddesinde düzenlenmiştir:
MADDE 138 - (1) Arama veya elkoyma koruma tedbirlerinin uygulanması sırasında, yapılmakta olan soruşturma veya kovuşturmayla ilgisi olmayan ancak, diğer bir suçun işlendiği şüphesini uyandırabilecek bir delil elde edilirse; bu delil muhafaza altına alınır ve durum Cumhuriyet Savcılığına derhâl bildirilir.
(2) Telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi sırasında, yapılmakta olan soruşturma veya kovuşturmayla ilgisi olmayan ve ancak, 135 inci maddenin altıncı fıkrasında sayılan suçlardan birinin işlendiği şüphesini uyandırabilecek bir delil elde edilirse; bu delil muhafaza altına alınır ve durum Cumhuriyet Savcılığına derhâl bildirilir.
Adli arama işlemi sırasında tesadüfen elde edilen deliller, Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği'nin 10. maddesinde düzenlenmiştir:
MADDE 10 - Usulüne uygun yapılan aramada;
a) Yapılmakta olan soruşturma veya kovuşturmayla ilgisi olmakla birlikte, karar veya yazılı emirde konu edilmeyen,
b) Yapılmakta olan soruşturma veya kovuşturmayla ilgisi olmayan ancak, diğer bir suçun işlendiği şüphesini uyandırabilecek bir delil elde edilirse;
bu delil koruma altına alınır ve durum Cumhuriyet başsavcılığına derhâl bildirilerek el koyma işlemini gerçekleştirmek için Cumhuriyet savcısından yeni bir yazılı emir istenir. Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı hâllerde ise kolluk âmirinin yazılı emriyle kolluk görevlileri elkoyma işlemini gerçekleştirebilir. Hâkim kararı olmaksızın elkoyma işlemi, yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını elkoymadan itibaren kırksekiz saat içinde açıklar; aksi hâlde elkoyma kendiliğinden kalkar.
Bu tür aramada, aramanın amacı ve konusu dışında ele geçirilen ve haklarında tutuklama veya yakalama kararı bulunan kişiler, evrakıyla birlikte Cumhuriyet başsavcılığına sevk edilir.
Tesadüfi Deliller Hangi Koruma Tedbirleri Sırasında Elde Edilebilir?
Kanun ve yönetmelik düzenlemesine göre, "tesadüfen elde edilen deliller" ancak şu koruma tedbirlerinin uygulanması sırasında elde edilebilir:
- Adli arama ve elkoyma koruma tedbirleri,
- İletişimin denetlenmesi (iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kaydedilmesi) koruma tedbiri.
Soruşturma ve kovuşturma konusu suçlardan başka suçların işlendiği şüphesi olsa bile, bazı koruma tedbirlerinin uygulanması sırasında elde edilen delil hukuka aykırı olacaktır. Başka bir söyleyişle, elde edilen delil "tesadüfen elde edilen delil" mahiyetinde kabul edilemeyecektir. "Tesadüfen elde edilen delil" düzenlemesi bulunmayan koruma tedbirleri şunlardır:
- Teknik araçlarla izleme,
- Gizli soruşturmacı görevlendirilmesi.
Arama ve Elkoyma Koruma Tedbirleriyle Tesadüfen Elde Edilen Deliller
Arama veya el koyma tedbirlerinin uygulanması sırasında yapılmakta olan soruşturma veya kovuşturmayla ilgisi olmayan ancak, diğer bir suçun işlendiği şüphesini uyandırabilecek bir delil elde edilirse; bu delil muhafaza altına alınır ve durum Cumhuriyet Savcılığına derhâl bildirilir.
Arama veya elkoyma sırasında tesadüfen elde edilen delilin hangi suça ilişkin olduğunun bir önemi yoktur. Arama veya el koyma tedbiri uygulanırken elde edilen delil 5237 sayılı TCK'daki herhangi bir suça ilişkin olabilir. Yani, kanunda arama veya el koyma sırasında elde edilen delilin kullanılabilmesi için bir katalog suç düzenlemesi yoktur; bu tedbirler uygulanırken her suça ilişkin tesadüfi elde edilen deliller hukuki değere sahiptir.
CMK m. 116 vd. maddelerinde arama kararı şartları, usulü, aramanın nasıl uygulanacağı düzenlenmiştir. Arama kararı uygulanarak şüpheli veya sanığın yakalanması veya suç delillerinin elde edilmesi hedeflenmektedir. Bazı spesifik eşyalarda yapılan aramanın özel bir arama kararına dayalı olarak yapılması gerekir. Örneğin, CMK m. 116 vd. hükümleri çerçevesinde alınan arama kararı, bilgisayarlarda, bilgisayar programlarında ve kütüklerinde arama, kopyalama ve elkoyma için uygulanamaz. Bilgisayar programlarında ve kütüklerinde arama için ayrıca CMK m. 134 gereği alınmış bir arama kararı gereklidir. Aramanın usule uygun yapılması, aranan asıl delil ve tesadüfi delilin hukuka uygun kabul edilebilmesi için şarttır.
Usulüne uygun alınmış bir arama kararı ile elde edilen deliller yapılmakta olan soruşturma ve kovuşturmayla ilgisi olmayan başka bir suçun işlendiği şüphesini uyandırıyorsa, bu delil muhafaza altına alınır ve durum derhal Cumhuriyet savcılığına bildirilir. Tesadüfen elde edilen bu delil hakkında Cumhuriyet savcısının talimatlarına göre hareket edilir. Cumhuriyet savcısına bilgi verilmeden muhafaza altına alınarak delil olarak kullanılan, bu delile dayanılarak şüpheli veya sanığa soru sorularak ikrar alınan hallerde, söz konusu ikrar hukuka aykırı delil olarak kabul edilecektir. Örneğin, arama işlemi sırasında özel hayatın gizliliğini ihlal ve müstehcenlik suçu işlendiğine dair elde edilen materyallerden Cumhuriyet savcısı haberdar edilmemiş, elde edilen materyaller kullanılarak şüpheliye bazı sorular sorulmuş, şüpheli de müstehcenlik suçuna ilişkin ikrarda bulunmuştur. Bu durumda hukuka aykırı elde edilen materyallere dayanılarak soru sorulduğundan şüphelinin ikrarının delil değeri yoktur.
İletişimin Tespiti, Dinlenmesi ve Kaydedilmesi Tedbiriyle Tesadüfen Elde Edilen Deliller
Telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi, diğer bir deyişle iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kaydedilmesi, CMK m. 135'te düzenlenmiş bir koruma tedbiridir. Maddeye göre, bir suç dolayısıyla yapılan soruşturma ve kovuşturmada, suç işlendiğine ilişkin somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka suretle delil elde edilmesi imkânının bulunmaması durumunda, hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının kararıyla şüpheli veya sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişimi dinlenebilir, kayda alınabilir ve sinyal bilgileri değerlendirilebilir. Maddede bu koruma tedbirinin kendine özgü şartları, uygulanma süresi ve biçimi düzenlenmiştir. İletişimin denetlenmesi bu maddedeki hükümlere uygun yapıldığında elde edilen asıl delil ve tesadüfi delil hukuka uygun hale gelecektir.
Telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi koruma tedbirisinin uygulanması sırasında, yapılan soruşturma veya kovuşturmayla ilgisi olmayan, ancak başka bir suçun işlendiği şüphesini uyandıran deliller "tesadüfen elde edilen deliller" olarak kabul edilmektedir. Tesadüfen elde edilen deliller CMK'nın 135/8. maddesinde düzenlenen katalog kapsamındaki suçlara ilişkin ise, soruşturma ve kovuşturmada delil olarak kullanılabilir. Katalog kapsamında yer almayan suçlara ilişkin görüşme kayıtlarının ise delil olarak kullanılması mümkün değildir.
İletişimin dinlenmesi, kayda alınması veya sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi yalnızca belli suçlar açısından başvurulabilen bir koruma tedbiridir. Dinleme, kayda alma veya değerlendirme tedbirinin uygulanabileceği "tesadüfen elde edilen delillerin" kullanılabileceği katalog suçlar şunlardır:
- Göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti (TCK m. 79, 80) ile organ veya doku ticareti (TCK m. 91),
- Kasten öldürme (TCK m. 81, 82, 83),
- İşkence (madde 94, 95),
- Cinsel saldırı (birinci fıkra hariç, madde 102),
- Çocukların cinsel istismarı (madde 103),
- Nitelikli hırsızlık (TCK m. 142) ve yağma (TCK m. 148, 149) ile nitelikli dolandırıcılık (TCK m. 158),
- Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188),
- Parada sahtecilik (madde 197),
- Suç işlemek amacıyla örgüt kurma (TCK m. 220, fıkra üç),
- Fuhuş suçu (madde 227),
- İhaleye fesat karıştırma (madde 235),
- Tefecilik suçu (madde 241),
- Rüşvet suçu (madde 252),
- Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama (madde 282),
- Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak (madde 302),
- Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar (madde 309, 311, 312, 313, 314, 315, 316),
- Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk (madde 328, 329, 330, 331, 333, 334, 335, 336, 337),
- Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunda tanımlanan silah kaçakçılığı (madde 12) suçları,
- Bankalar Kanununun 22 nci maddesinin (3) ve (4) numaralı fıkralarında tanımlanan zimmet suçu,
- Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda tanımlanan ve hapis cezasını gerektiren kaçakçılık suçları.
Yargıtay Kararları Işığında Tesadüfi Deliller
Yargıtay içtihatlarında, tesadüfen elde edilen delillerin hukuka uygunluğu ve delil değeri, yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler çerçevesinde değerlendirilmektedir. Özellikle, iletişimin denetlenmesi sırasında elde edilen tesadüfi delillerin katalog suçlarla sınırlı olarak kullanılabileceği, arama ve elkoymada ise her suç için kullanılabileceği yönünde kararlar bulunmaktadır. Ayrıca, Cumhuriyet savcısına derhal bildirilmesi gereken tesadüfi delillerin, bu usule uyulmadan kullanılması halinde hukuka aykırı delil sayılacağı vurgulanmaktadır.