Günlük hayatta veya adli süreçlerde, yakın bir arkadaşı, aile bireyini korumak ya da farklı menfaatler doğrultusunda başkasının işlediği bir suçu üstlenme eğilimiyle karşılaşabilmekteyiz. Ancak Türk Ceza Kanunu kapsamında bu durum, adaletin tecellisini engellediği ve yargı makamlarını yanılttığı için müstakil bir suç olarak düzenlenmiştir. Yasalarımızda suç üstlenme suçu olarak adlandırılan bu fiil, hem suçu asıl işleyen kişinin cezasız kalmasına yol açmakta hem de suçu üstlenen kişiyi ciddi yaptırımlarla karşı karşıya bırakmaktadır.
Bu makalede başkasının suçunu üzerine almanın hukuki sonuçlarını, şartlarını ve cezai boyutunu vatandaşlarımızın anlayacağı en sade dille ele alacağım. Mala Zarar Verme Suçu Nedir? Araç Çizme, Cam Kırma ve Eşyaya Zarar Vermenin Cezası yazımızı okumak için TIKLAYINIZ.
Suç Üstlenme Suçunun Şartları Nelerdir?
Bir fiilin Türk Ceza Kanunu’nun 270. maddesi kapsamında suç üstlenme olarak kabul edilebilmesi için belirli yasal şartların bir arada bulunması gerekir. Bu şartlar adil bir yargılama sürecinin doğru işletilebilmesi adına ceza mahkemelerince titizlikle incelenir.
Gerçekte İşlenmiş Bir Suçun Varlığı
Üstlenilen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmış olması ve bu suçun gerçekten işlenmiş veya işlenmeye teşebbüs edilmiş olması gerekir. Ortada hiç işlenmemiş hayali bir suç varsa, bu madde kapsamında ceza verilemez.
Failin Kendisinin İşlemediğini Bilmesi
Suçu üstlenen kişi, bu fiili kendisinin işlemediğini kesin olarak bilmelidir. Eğer kişi hata sonucu (örneğin kazaya kendisinin sebebiyet verdiğini sanarak) suçu üstlenmişse suç kastı oluşmaz.
Yetkili Makamlara Beyanda Bulunma
Kişinin suçu işlediğine dair beyanını adli makamlara (savcılık, emniyet, jandarma veya mahkeme) sözlü ya da yazılı olarak ulaştırmış olması şarttır. Arkadaş ortamında “o suçu ben işledim” demek bu suçu oluşturmaz.
Başkasının Suçunu Üzerine Almanın Cezası Nedir?
Türk Ceza Kanunu’nun 270. maddesine göre, yetkili makamlara, gerçeğe aykırı olarak suçu kendisinin işlediğini veya işlenişine iştirak ettiğini bildiren kişiye iki yıla kadar hapis cezası verilir. Kanun koyucu bu suç için hapis cezası öngörmüş olup, yargılama sürecindeki somut durumlara göre bu ceza adli para cezasına çevrilebilir veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı verilebilir.
Ancak bu suçun şahsi cezasızlık veya cezada indirim yapılmasını gerektiren çok önemli bir istisnası mevcuttur. Eğer suç üstlenme fiili;
- Üstsoy (anne, baba, büyükanne, büyükbaba),
- Altsoy (çocuklar, torunlar),
- Eş veya kardeş,
tarafından, bu kişileri cezadan kurtarmak amacıyla işlenirse, kanun koyucu aile bağlarının getirdiği fıtri koruma içgüdüsünü gözeterek verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir hükmünü uygulamaktadır. Bu husus, ceza davalarında savunmanın stratejisi açısından hayati önem taşır.
Örnek bir olayda, ehliyeti olmayan ve alkollü şekilde araç kullanarak maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasına karışan öz oğlunu kurtarmak amacıyla olay yerine gelen trafik polisine aracı kendisinin kullandığını beyan eden bir baba ele alınabilir. Olay anındaki şokla yapılan bu beyan sonrasında, çevredeki kamera kayıtları ve tanık ifadeleri incelendiğinde direksiyondaki kişinin aslında oğlu olduğu ortaya çıkmıştır. Baba hakkında adli makamları yanıltmaktan suç üstlenme suçu (TCK 270) kapsamında kamu davası açılmıştır.
Mahkeme aşamasında yürütülen hukuki savunmada, babanın suçu üstlendiği kişinin onun öz oğlu (altsoyu) olduğu nüfus kayıt örnekleriyle ispat edilmiştir. TCK’nın 270. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan şahsi cezasızlık sebebi mahkemeye sunularak, kişinin babalık içgüdüsüyle bu eylemi gerçekleştirdiği savunulmuştur. Yapılan yargılama sonucunda mahkeme, yasal indirim ve şahsi cezasızlık maddelerini uygulayarak sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar vermiştir. Bu vaka, ceza yargılamalarında uzman bir avukatın sürece müdahalesinin ne kadar kritik olduğunu açıkça göstermektedir.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Arkadaşımın ceza almaması için suçu üstlenirsem ne kadar ceza alırım?
Eş, çocuk, anne, baba veya kardeş dışındaki bir arkadaşın ya da yabancı bir kişinin suçunu üstlenmeniz durumunda şahsi cezasızlık hükümlerinden yararlanamazsınız. Bu durumda mahkemece iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılırsınız.
2. Karakolda suçu üstlendikten sonra mahkemede gerçeği söylersem ceza alır mıyım?
Soruşturma aşamasında (karakol veya savcılıkta) suçu üstlenip, daha sonra mahkeme aşamasında pişman olup gerçeği itiraf etmeniz durumunda “etkin pişmanlık” hükümlerinden faydalanabilirsiniz. Gerçeğin erken aşamada ortaya çıkmasını sağlamak alacağınız cezada ciddi indirimler yapılmasını sağlayacaktır.
Suç üstlenme davasında ceza ertelenir mi veya paraya çevrilir mi? Evet, suç üstlenme suçu için öngörülen ceza süresi (iki yıla kadar hapis) yasal sınırların altında olduğu için, kişinin sabıka kaydı, duruşmadaki iyi hali ve mahkemenin kanaatine göre ceza adli para cezasına çevrilebilir, ertelenebilir veya HAGB kararı verilebilir.
4. Kazayı ben yapmadığım halde sigorta şirketinden para almak için üstlenirsem ne olur?
Bu durum adli makamları yanıltmanın yanı sıra sigorta şirketini dolandırmaya teşebbüs etme suçunu da oluşturur. Bu durumda hem TCK 270 suç üstlenme hem de nitelikli dolandırıcılık suçlarından çift yönlü ceza yargılaması ile karşı karşıya kalabilirsiniz.
Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Hak kaybına uğramamak için uzman bir avukattan profesyonel destek almanız tavsiye edilir.