Şikayet Hakkı Nedir?

Şikayet hakkı, bir suçun savcılık tarafından soruşturulması veya mahkeme tarafından kovuşturulması için suçtan zarar gören veya mağdura tanınan, kişiye sıkı surette bağlı bir kamu hukuku hakkıdır. Bu hak bizzat kullanılmalıdır ve mirasçılara geçmez. Ancak, müşteki şikayet hakkını bizzat kullandıktan sonra vefat ederse, mirasçıları açılan ceza davasına müdahil (katılan) sıfatıyla katılabilirler.

Şikayetçi (müşteki), gerçek kişi olabileceği gibi şirket, vakıf, dernek gibi bir tüzel kişi de olabilir. Tüzel kişiler şikayet hakkını yetkili organları vasıtasıyla kullanır.

Müşteki, Müdahil ve Sanık Sıfatları

Müşteki (şikayetçi), bir suçtan zarar gören veya suçun mağduru olup da aleyhine işlenen suçu adli makamlara şikayet eden kişidir. Müşteki, yargılama aşamasında davaya katılmak istediğini beyan ederse müdahil (katılan) sıfatını alır. Soruşturma aşamasında hem suç isnadı altında olup hem de suçun mağduru sıfatıyla şikayetçi olan kişi "müşteki şüpheli" olarak dinlenir. Aynı kişi, yargılama aşamasında mahkemede davaya müdahil olmazsa "müşteki sanık", davaya müdahil olursa "müdahil (katılan) sanık" sıfatıyla anılır. Aynı olayda suçun hem mağduru hem de şüphelisi veya sanığı olan kişi, şikayetçi olmazsa soruşturmada "mağdur şüpheli", duruşmada "mağdur sanık" sıfatıyla dinlenir.

Şikayet Süresi Ne Kadardır? (TCK md. 73/1)

Şikayet süresi, mağdurun 'fiil' ve 'faili' öğrenmesinden itibaren 6 aydır. Müştekinin şikayet hakkını kullanabilmesi için hem faili hem de fiili öğrenmesi gerekir. Örneğin, 01.09.2016 tarihinde aleyhine mala zarar verme suçu işlenen bir mağdur, malına verilen zararı aynı tarihte öğrenmiş, fakat suçu işleyen failin kimliğini 3 ay sonra 01.12.2016 tarihinde öğrenmişse, şikayet süresi 01.12.2016 tarihinden itibaren 6 aylık hak düşürücü süreye tabi olacaktır. Suçtan zarar gören veya mağdur, suç teşkil eden fiil veya failden hangisini daha geç öğrenmişse, 6 aylık şikayet süresi de o tarihten itibaren başlar.

Şikayet süresi, fiil ve failin öğrenilmesinden itibaren 6 aylık bir hak düşürücü süreye tabi olmasına rağmen, şikayet hakkı her halükarda TCK md. 66'da düzenlenen dava zamanaşımı süresi içinde yapılmalıdır. En hafif suçlar için TCK md. 66'ya göre belirlenen dava zamanaşımı süresi 8 yıldır. Örneğin, aleyhine kasten basit yaralama suçu işlenen mağdur, faili daha sonra öğrense bile en geç 8 yıl içinde şikayetçi olmalıdır. Ancak, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan hakaret suçu bakımından şikayet süresi, her ne suretle olursa olsun fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez (TCK 73/2). Müşteki birden fazla ise müştekilerden biri şikayet süresini kaçırsa bile, şikayet süresini kaçırmayan diğer müştekilerin şikayet hakkı düşmez, her zaman şikayetçi olabilirler (TCK md. 73/3).

Şikayet Hakkı Nasıl Kullanılır?

Şikayet hakkı, polis, jandarma veya savcılığa beyanda bulunup müşteki ifade tutanağı düzenlenmesiyle kullanılabileceği gibi, savcılığa veya mahkemeye yazılı bir şikayet dilekçesi verilerek de kullanılabilir. Mahkemeye verilen şikayet dilekçesi savcılığa gönderilir. Kural olarak şikayet hakkı adli makamlara başvurularak kullanılmalıdır.

Ancak, adli makamlar dışında aşağıdaki idari makamlara da şikayet başvurusu yapılabilir (CMK m.158): Valilik veya kaymakamlığa yapılan ihbar veya şikayet, ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir. Yurt dışında işlenip ülkede takibi gereken suçlar hakkında Türkiye'nin elçilik ve konsolosluklarına da ihbar veya şikayette bulunulabilir. Bir kamu görevinin yürütülmesiyle bağlantılı olarak işlendiği iddia edilen bir suç nedeniyle, ilgili kurum ve kuruluş idaresine yapılan ihbar veya şikayet, gecikmeksizin ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir.

Şikayet dilekçesi, şikayet edenin kimliğini, adresini, iletişim bilgilerini ve olayın açık anlatımını içermelidir. Şikayet dilekçesinin elle veya bilgisayarda yazılmış olmasının hiçbir önemi yoktur, önemli olan şikayet konusu olayın müşteki tarafından açıkça anlatılmış olmasıdır. İhbar veya şikayet yazılı veya tutanağa geçirilmek üzere sözlü olarak yapılabilir. İhbar ve şikayet konusu fiilin suç oluşturmadığının herhangi bir araştırma yapılmasını gerektirmeksizin açıkça anlaşılması veya ihbar ve şikayetin soyut ve genel nitelikte olması durumunda soruşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilir. Bu durumda şikayet edilen kişiye şüpheli sıfatı verilemez. Soruşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar, varsa ihbarda bulunana veya şikayetçiye bildirilir ve bu karara itiraz edilebilir. İtirazın kabulü halinde Cumhuriyet başsavcılığı soruşturma işlemlerini başlatır (CMK m.158/6).

Müştekinin şikayet dilekçesi veya beyanı üzerine savcılık, iddianın suç teşkil ettiği kanaatine varırsa derhal soruşturma başlatır. Soruşturma işlemleri ile deliller toplanır; tanık dinlenir, keşif veya bilirkişi incelemesi yapılır, ilgili yerlere müzekkereler yazılarak iddianın doğruluğu araştırılır. Savcılık, suç işlendiği hususunda yeterli şüphe olduğunu görürse, bir iddianame düzenleyerek suçun faili hakkında ceza davası açar.

15 yaşından küçük çocuklarda şikayet hakkı ancak çocuğun kanuni temsilcisi (örn, anne-baba) tarafından kullanılabilir. Yargıtay tarafından 15 yaşından küçük çocukların yaş küçüklüğü nedeniyle ceza muhakemesinde ayırt etme gücüne sahip olmadıkları kabul edilmektedir. 15 yaşından büyük çocuklar şikayet hakkını bizzat kullanabilirler.

Olayın Tüm Şüphelileri veya Sanıkları Hakkında Şikayetçi Olmak Zorunlu mudur?

Suçtan zarar gören veya mağdur şikayet hakkını kullanırken esasen mağduru olduğu 'fiili' şikayet eder. Mağduru olduğu fiili şikayet eden müşteki, o fiile katılan tüm şüpheli veya sanıkları şikayet etmiş olur. Müşteki, aynı fiili işleyen faillerden sadece birini seçip şikayetçi olamaz. Aynı fiil nedeniyle şikayet hakkı, ancak tüm failler aleyhine ortak bir biçimde kullanılabilir. Bir olayda suçtan zarar gören aleyhine işlenen birden fazla fiil ve suç varsa, her fiil için ayrı ayrı şikayet hakkı kullanılabilir. Birden fazla fiil tüm failler tarafından iştirak halinde (birlikte) işlenmemişse, sadece o fiili işleyen fail hakkında şikayetçi olmak veya şikayetten vazgeçmek mümkündür. Ancak, aynı fiili işleyen farklı faillerden sadece biri hakkında yapılan şikayetten vazgeçme başvurusu, tüm failler hakkında şikayetin geri alınması sonucunu doğurur.

Müşteki Mahkemeye Gitmezse Ne Olur? Zorla Getirme Nedir?

Kural olarak, müştekinin mahkemeye gitmesi ve beyanda bulunması gerekir. Ceza mahkemesi, mağdur veya şikayetçinin şikayet dilekçesinde belirttiği adresine davaya katılması için tebligat gönderir (CMK md. 235). Tebligata rağmen gelmeyen mağdur veya müştekiye yeniden tebligat çıkartılmaz. Özellikle şikayet dilekçesinde mağdur veya müştekinin adresi yanlış bildirilmişse mahkeme adres araştırması da yapmak zorunda değildir. Ancak, müştekinin mahkemede dinlenmesi olayın aydınlatılması veya ortaya çıkması açısından zorunluluk ise veya müşteki olayın tek görgü tanığı ise bu durumda müşteki mutlaka mahkemede dinlenmelidir. Davetiyeye rağmen duruşmalara katılmayan müşteki, polis marifetiyle zorla mahkemeye getirilir. Davetiye posta yoluyla müştekiye tebliğ edilir, ancak zorla getirme kararı polis veya jandarma vasıtasıyla yerine getirilir. Uygulamada çoğu zaman zorla getirme kararı, polis tarafından sadece müştekiye bir mahkeme yazısı bırakılarak duruşmaya gitmesi gerektiği bildirilmektedir. Zorla getirmenin aciliyet kesbetmesi nedeniyle fiilen uygulanması gerekiyorsa, mahkemeden zorla getirme müzekkeresinin fiilen uygulanmasına dair bir şerh düşülmesi talep edilmelidir.

Şikayetten Vazgeçme ve Ceza Davasına Etkisi

Şikayete tabi suçlarda, mağdur tarafından şikayet hakkı kullanıldığı takdirde soruşturma başlatılabilir. Savcılık veya polisin şikayete tabi suçlarda kendiliğinden soruşturma başlatma yetkisi yoktur. Örneğin, bir kimse diğer bir kimseye hakaret ettiğinde, polis hakaret suçu işlendiğini görse dahi taraflardan biri şikayetçi olmadıkça işlem yapamaz. Ancak, soruşturması şikayete bağlı ve şikayet hakkı kullanılmamış olsa bile şu hallerde kendiliğinden soruşturma başlatılır: Çocuklara karşı işlenen suçlarda suçüstü halinde, Beden veya akıl hastalığı, malullük veya güçsüzlükleri nedeniyle kendilerini idareden aciz bulunanlara karşı işlenen suçlarda suçüstü halinde.

Şikayetten vazgeçme ise şikayete tabi suçlarda, soruşturmayı sona erdiren, kovuşturma aşamasına geçilip ceza davası açılmışsa davanın düşmesine yol açan bir işlemdir (TCK md. 73/4).

Takibi Şikayete Bağlı Suçlar

Takibi şikayete bağlı suçlar, bir suç hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılabilmesi için suçun mağdurunun veya suçtan zarar gören kişilerin şikayetçi olmasının arandığı suçlardır. Takibi şikayete tabi suçlar, 5237 sayılı TCK'da ve özel kanunlarda açıkça gösterilmiştir. Bir suçun şikayete tabi olduğu kanun maddesinde şu ibarelerle ifade edilir: "...mağdurun şikayeti üzerine...hükmolunur." (TCK m.86/2), "...şikayet üzerine...cezalandırılır." (TCK m.104/1), "...soruşturulması ve kovuşturulması, mağdurun şikayetine bağlıdır." (TCK m.131/1). Takibi şikayete bağlı olmayan suçlar, kanunlarda ayrıca belirtilmez. İlgili kanun maddesinde bir suçun takibinin şikayete bağlı olduğu açıkça yazılmamış ise, o suç savcılık ve mahkeme tarafından resen (kendiliğinden) soruşturma ve kovuşturma konusu yapılır.

Takibi Şikayete Bağlı Suçlar Listesi

Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete tabi suçların büyük bir kısmı aynı zamanda uzlaştırma/uzlaşma yasası kapsamındadır. Takibi şikayete bağlı belli başlı suçlar şunlardır:

  • Basit kasten adam yaralama (m. 86/2).
  • TCK md. 86/2 kapsamında kalan kasten yaralama suçunun ihmali davranışla işlenmesi (m. 88).
  • Taksirle yaralama suçu (m. 89/1-2-3-4). Bilinçli taksirle TCK 89/1 çerçevesinde işlenen yaralama suçu şikayete tabidir, ancak diğer fıkralar için şikayete bağlı değildir.
  • Cinsel saldırı suçu (m. 102/1 ve 102/2-ikinci cümle).
  • Reşit olmayanla cinsel ilişki suçu (m. 104/1).
  • Cinsel taciz suçu (m. 105/1).
  • Tehdit suçu (m. 106/1 ikinci cümle).
  • Konut dokunulmazlığını ihlal suçu (m. 116/1-2).
  • İş ve çalışma hürriyetini ihlal suçu (m. 117/1).
  • Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu (m. 123/1).
  • Israrlı takip suçu (m. 123/A).
  • Hakaret suçu (m. 125/1, 2, 3). Kamu görevlisine karşı görevinden işlenen hakaret suçu veya cumhurbaşkanına hakaret suçu şikayete tabi değildir.
  • Kişinin hatırasına hakaret suçu (m. 130/1,2). Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hatırasına hakaret suçunun takibi şikayete bağlı değildir.
  • Haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu (m. 132/1, 2, 3).
  • Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçu (m. 133/1, 2, 3).
  • Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu (m. 134/1, 2).
  • Hırsızlık suçu (m. 141) ve nitelikli hırsızlık suçu (m. 142/1, 2, 3) TCK md. 167/2'de belirtilen kişiler aleyhine işlenirse takibi şikayete bağlı suçlardandır. Diğer tüm hallerin takibi şikayete tabi değildir, resen kovuşturulur.
  • Hırsızlık suçlarında daha az cezayı gerektiren haller de şikayete tabidir (m. 144/1).
  • Kullanma hırsızlığı suçu (m. 146/1).
  • Mala zarar verme suçu (m. 151/1, 2).
  • Mala zarar verme suçunun nitelikli halleri de (m. 152/1,2) TCK md. 167/2'de belirtilen kişilerin zararına işlendiği takdirde takibi şikayete tabi suçlardandır.
  • İbadethanelere ve mezarlıklara zarar verme suçu TCK md. 167/2'de belirtilen kişiler aleyhine işlenirse takibi şikayete bağlıdır (m. 153/1).
  • Hakkı olmayan yere tecavüz suçu (m. 154/1,2,3) TCK md. 167/2'de belirtilen kişiler aleyhine işlenirse takibi şikayete bağlıdır.
  • Güveni kötüye kullanma suçu (m. 155/1).
  • Bedelsiz senedi kullanma suçu (m. 156/1).
  • Dolandırıcılık suçu (m. 157/1) ve Nitelikli dolandırıcılık suçunun (m. 158/1,2) TCK md. 167/2'de belirtilen kişiler aleyhine işlenmesi halinde takibi şikayete bağlıdır.
  • Dolandırıcılıkta daha az cezayı gerektiren hal (m. 159/1).
  • Kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçu (m. 160/1).
  • Hileli iflas suçu (m. 161/1) TCK md. 167/2'de belirtilen kişiler aleyhine işlenirse takibi şikayete bağlı olan suçlardandır.
  • Taksirli iflas suçu (m. 162/1) TCK md. 167/2'de belirtilen kişiler aleyhine işlenirse, takibi şikayete tabi olan suçlardandır.
  • Karşılıksız yararlanma suçu (TCK m. 163/1-2) TCK md. 167/2'de belirtilen kişiler aleyhine işlenirse takibi şikayete bağlıdır.
  • Şirket veya kooperatifler hakkında yanlış bilgi (m. 164/1) TCK md. 167/2'de belirtilen kişiler aleyhine işlenirse takibi şikayete bağlıdır.
  • Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçu (m. 165/1) TCK md. 167/2'de belirtilen kişiler aleyhine işlenirse takibi şikayete bağlıdır.
  • Bilgi vermeme suçu (m. 166/1) TCK md. 167/2'de belirtilen kişiler aleyhine işlenirse takibi şikayete bağlıdır.
  • Açığa imzanın kötüye kullanılması suçu (m. 209/1).
  • Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali suçu (m. 233/1).
  • Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması (dördüncü fıkra hariç, madde 239/1-2-3).
  • Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçu (madde 234/3).

Yargıtay Kararları Işığında Önemli Hususlar

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.10.2006 tarih ve 2005/5-193 – 2006/203 sayılı kararında da açıklandığı üzere ve bu doğrultuda istikrar kazanmış uygulamaya göre, bir suçun basit halinin soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete tabi olması, nitelikli hallerinin de şikayete tabi olduğu şeklinde yorumlanmamalıdır. Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete tabi olan suç türleri, kanun maddelerinde açık olarak belirtildiğinden, bu kapsamın dışında kalan suç türlerinin soruşturulması ve kovuşturulmasının kamu adına yapılacağının kabulü zorunludur. Kanun koyucunun iradesinin bu doğrultuda değerlendirilmesi gerekir.

Somut olay irdelendiğinde; sanıkların iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçunu birlikte işlediklerinin anlaşılması karşısında, TCK'nın 116/2. maddesinde yer alan bu suçun basit halinin takibi şikayete bağlı olsa da, anılan Kanunun 119/1-c maddesinde yer alan "suçun birden fazla kişi tarafından birlikte" işlenmesini düzenleyen nitelikli halin bulunması nedeniyle, bu suçun kovuşturulmasının şikayet koşuluna bağlı olmadığı gözetilmeden, şikayetten vazgeçme nedeniyle kamu davalarının düşürülmesine karar verilmesi, bozma nedenidir (Yargıtay 17. Ceza Dairesi 2020/7120 E., 2020/3928 K.).

5237 sayılı TCK'nin 73. maddesinin 4. fıkrasında, kovuşturma yapılabilmesi şikayete bağlı suçlarda, suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesinin dava düşmesine neden olacağı hüküm altına alınmıştır. Ancak, sanığın şikayetten vazgeçmeyi kabul etmemesi halinde mahkumiyet kararı verilir.