Türk Medeni Kanunu’nun 500. maddesinde; evlatlık ve altsoyunun evlat edinene kan hısımı gibi mirasçı olduğu ifade edilmiştir. Aynı zamanda evlatlığın da kendi ailesindeki mirasçılığı devam eder. Ancak evlatlığın evlat edinenin mirasçısı olabilmesi için evlat edinenin ölümü anında geçerli olarak kurulmuş bir evlatlık ilişkisi mevcut bulunup devam ediyor olmalıdır.

Bununla ilgili olarak şöyle bir Yargıtay kararı da bulunmaktadır:

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 314/2. maddesine göre evlatlık evlat edinene mirasçı olur. Aynı kanunun 500. maddesi hükmüne göre ise evlatlık ve altsoyu sadece evlat edinen yönünden kan hısımı gibi mirasçı olur. Evlat edinenin kendi miras bırakanlarından daha önce ölmesi hâlinde evlatlığın evlat edinenin miras bırakanlarına mirasçı olacağına ilişkin yasada bir hüküm bulunmamaktadır.

Somut olayda; miras bırakanın 18.01.2016 tarihinde, miras bırakanın kardeşinin ise miras bırakandan önce 08.02.2007 tarihinde vefat ettikleri anlaşılmıştır. Miras bırakanın kardeşinden sonra ölmesi nedeni ile miras bırakanın kardeşinin evlatlığının miras bırakanın mirasçısı olması yasadaki düzenleme gereği mümkün değildir. O hâlde mahkemece, miras bırakanın mirasçılarının yalnızca bir mirasçı ve diğer mirasçı olarak belirlenmesi gerekirken miras bırakanın kendisinden önce ölen kardeşinin evlatlığının da mirasçı olarak kabul edilerek mirastan pay verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 2017/2282 E. 2021/892 K. 23/02/2016 T.

Evlat edinen ve hısımları evlatlığa mirasçı olamazlar. Evlatlık, evlat edinenin altsoyuna dahil olmuş olup birinci zümreden mirasçıdır ve saklı paylı mirasçıdır.

Evlatlık, birinci zümrede bulunan mirasçılarla eşit pay sahibidir; yani evlat edinenin ona kan hısımlığıyla bağlı olan çocuklarıyla eşit pay hakkına sahiptir. TMK Madde 506’ya göre altsoy için saklı pay oranı yasal miras payının yarısıdır. Evlatlık ve altsoyu da yasal miras payının yarısı oranında evlat edinene saklı paylı mirasçı olmaktadırlar. Evlatlığın mirasçılığı sınırlıdır.

Evlatlık ve altsoyu sadece evlat edinene mirasçı olabilmektedir. Evlatlık, evlat edinenin kan hısımlarına mirasçı olamaz. Türk Medeni Kanunu’nun 500/II. maddesinde: “Evlat edinen ve hısımları, evlatlığa mirasçı olmazlar.” hükmü bulunmaktadır. Evlatlık ve altsoyu evlat edinene mirasçı olabiliyorken evlat edinen ve hısımları evlatlığa mirasçı olamamaktadırlar. Evlatlığın ölümü durumundaysa yasal mirasçıları evlat edinen değil evlatlığın kan hısımlığıyla bağlı ailesidir. Kan hısımı olan yasal mirasçıların mirastan bir pay almalarını engelleyecek olan yoksunluk ve çıkarma nedenleri evlatlık için de geçerlidir.

Dolayısıyla evlatlık, miras bırakana veya onun yakınlarına karşı ağır bir suç işlerse ya da aile hukukunun gerektirdiği yükümlülükleri önemli ölçüde yerine getirmezse veyahut da TMK Madde 578’de sayılan mirastan yoksunluk sebeplerinden birini yapmış olursa o da diğer yasal mirasçılar gibi miras payından mahrum bırakılabilir. Evlat edinen, evlatlığı mirasçılıktan çıkarırsa evlatlık mirastan pay alamayacaktır. TMK Madde 605’te “Yasal ve atanmış mirasçılar mirası reddedebilirler.” hükmü bulunmaktadır.

Dolayısıyla hükmün lafzından da anlaşılacağı üzere evlatlık ve altsoyu da mirası reddedebilmektedirler.