Hukuk yargılamasında ıslah, taraflara tanınan önemli bir usuli imkândır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 176. ve devamı maddelerinde düzenlenen ıslah ile taraflar, yapmış oldukları usul işlemlerini kısmen veya tamamen düzeltme, yenileme veya değiştirme imkânına sahiptir. Uygulamada en sık karşılaşılan ıslah türlerinden biri, dava konusunun (talep sonucunun) artırılmasıdır. Ancak bu işlem sırasında ıslah harcının hiç yatırılmaması veya eksik yatırılması halinde ne olacağı, özellikle kanun yolu incelemesi aşamasında önemli bir tartışma konusu olmuştur.

Islah Hakkının Kullanılması ve Hukuki Sonuçları

Islah hakkı, HMK'nın 176. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre taraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir. Islahın nasıl yapılacağı ise aynı Kanun'un 177. maddesinde belirtilmiştir. Maddeye göre ıslah, dilekçeyle veya duruşmada sözlü olarak yapılabilir. Duruşmada sözlü olarak yapılan ıslahın tutanağa geçirilmesi ve karşı tarafa tebliği gerekir. Dilekçeyle yapılan ıslahın ise karşı tarafa tebliğ edilmesi ve iki hafta içinde cevap verilmesi beklenir.

Doktrinde hâkim görüşe göre, ıslah iradesinin açıklanmasıyla birlikte ıslah hakkı kullanılmış olur. Islahın amacına ulaşıp ulaşmaması, gerekli işlemlerin yapılıp yapılmaması veya ıslahın sonuç doğurmaması bu hakkın kullanıldığı gerçeğini değiştirmez. Doktrinde, "Farklı sebeplerle ıslahın sonuç doğurmaması veya geçerli olmaması halinde dahi bu imkân tekrar kullanılamayacaktır. Islah yapan tarafın ıslahın gereklerini yerine getirmemesi ya da bu konudaki gerekli giderleri vs. vermemesi halinde dahi bu hak kullanılmış olacaktır." denilmektedir. Aynı görüşe göre, "Islah hakkı, belli duruşmada karşı taraf hazır iken yapılıyorsa ıslah iradesinin açıklanmasıyla; eğer karşı taraf hazır değilse, o tarafa tebliğ koşuluyla, dilekçeyle ıslah iradesinin açıklanmasıyla kullanılmış olur. Islahtan sonra yapılması gerekli bazı işlemlerin yapılıp yapılmaması veya ıslahın amacına ulaşıp ulaşmaması önemli değildir." ifadeleriyle bu görüş desteklenmektedir.

Bu görüşlerin pratik sonucu şudur: Islah dilekçesi verildiği anda ıslah hakkı tüketilmiş olur. Dolayısıyla ıslah harcının yatırılmaması, ıslahın geçersiz olduğu anlamına gelmez; ancak ıslahın usulüne uygun tamamlanmaması nedeniyle mahkemece dikkate alınmaması sonucunu doğurabilir. Bu durumda taraf, ıslah hakkını bir daha kullanamaz.

Islah Harcının Yatırılmaması ve Kanun Yolu İncelemesi

Islah ile dava konusu artırıldığında, artırılan kısım için nispi harç yatırılması gerekir. Harçlar Kanunu'nun ilgili hükümleri uyarınca, dava açılırken peşin harç alınır; ıslah yoluyla artırılan kısım için de ayrıca harç yatırılması zorunludur. Uygulamada, ıslah dilekçesi verilirken bu harcın hiç yatırılmaması veya eksik yatırılması sıkça görülmektedir.

Peki, ıslah harcı hiç yatırılmamışsa ne olur? İlk derece mahkemesi, ıslah talebini işleme koyarken harcın yatırılmadığını fark ederse, genellikle tarafa harcı yatırması için süre verir. Ancak bu süre verilmez ve ıslah harcı yatırılmadan yargılamaya devam edilirse, ıslahın usulüne uygun gerçekleşmediği kabul edilir. Bu durumda mahkeme, ıslahla artırılan kısmı dikkate almaz.

Kanun yolu incelemesi aşamasında ise, ıslah harcının yatırılmadığı fark edildiğinde, inceleme yapan merci (istinaf veya temyiz) ne yapmalıdır? Burada temel soru şudur: Kanun yolu mercii, ıslah harcının yatırılması için tarafa süre verebilir mi? Yoksa ıslah harcının hiç yatırılmamış olması, ıslahın baştan itibaren geçersiz sayılmasına ve artırılan kısmın dava konusu edilmemiş sayılmasına mı yol açar?

Yargıtay içtihatlarında bu konuda farklı kararlar bulunmaktadır. Bir görüşe göre, ıslah harcının yatırılmamış olması, ıslah işlemini sakatlar ve mahkeme, ıslahla artırılan talebi inceleyemez. Bu durumda kanun yolu mercii de ıslah harcının tamamlanması için süre veremez; çünkü ıslah hakkı bir kez kullanılmıştır ve geri dönüşü yoktur. Diğer bir görüşe göre ise, ıslah harcının yatırılmaması, ıslahın geçersizliği sonucunu doğurmaz; sadece eksik bir usul işlemi söz konusudur. Bu eksiklik, kanun yolu merciince giderilebilir ve tarafa harç yatırması için süre verilebilir.

17 Haziran 2021 tarihinde cevap verilen Yargıtay İçtihadı Birleştirme Başvurusu'nda bu konu ele alınmıştır. Başvuruda, hukuk davalarında ıslah ile dava konusu artırılırken ıslah harcının hiç yatırılmaması sebebiyle kanun yolu incelemesi yapan mercinin, ıslah harcının yatırılması konusunda ıslah ile dava konusunu artırana ıslah hakkını tamamlaması için süre verip veremeyeceği sorulmuştur. Başvurunun konusu, bu belirsizliğin giderilmesine yöneliktir.

Yasal Dayanak ve İlgili Hükümler

Konuya ilişkin yasal çerçeve şu şekildedir:

  • HMK m. 176: Islah hakkının tanımı ve kapsamı.
  • HMK m. 177: Islahın usulü (dilekçe veya sözlü beyan, tebliğ, cevap süresi).
  • HMK m. 178: Islahın sonuçları (ıslah edilen işlemin ortadan kalkması, yeni işlemin geçmişe etkili olması).
  • Harçlar Kanunu m. 15 vd.: Dava açılırken alınacak peşin harç ve ıslah suretiyle artırılan kısım için alınacak nispi harç.
  • HMK m. 344 vd.: Kanun yolu incelemesinde usul işlemlerinin tamamlanması.

Özellikle Harçlar Kanunu'nun 15. maddesi uyarınca, dava konusu edilen değer üzerinden nispi harç alınır. Islah ile bu değer artırıldığında, artırılan kısım için de harç yatırılması gerekir. Harç yatırılmazsa, ıslah işlemi usulüne uygun tamamlanmamış olur.

Süreç ve Süreler

Islah süreci ve harç yatırma yükümlülüğü şu aşamalardan oluşur:

  1. Islah dilekçesinin verilmesi veya sözlü beyan: Taraf, ıslah iradesini açıklar.
  2. Harcın yatırılması: Islah dilekçesiyle birlikte veya mahkemenin vereceği süre içinde ıslah harcı yatırılır. Uygulamada mahkemeler genellikle iki haftalık kesin süre verir.
  3. Karşı tarafa tebliğ ve cevap: Dilekçeyle yapılan ıslahta karşı tarafa tebliğ edilir ve iki hafta içinde cevap verilmesi beklenir (HMK m. 177/2).
  4. Mahkemenin değerlendirmesi: Harç yatırılmışsa ıslah işleme konulur; yatırılmamışsa ıslah dikkate alınmaz.
  5. Kanun yolu incelemesi: İstinaf veya temyiz aşamasında ıslah harcının yatırılmadığı görülürse, inceleme mercii bu eksikliği nasıl değerlendireceğine karar verir.

Kanun yolu incelemesinde süre verilip verilemeyeceği tartışmalıdır. Bir görüşe göre, kanun yolu mercii, ilk derece mahkemesinin yerine geçerek ıslah harcı için süre veremez; çünkü bu, ıslah hakkının yeniden kullanılması anlamına gelir. Diğer görüşe göre ise, eksik harç, HMK m. 344 vd. kapsamında tamamlanabilir ve tarafa süre verilebilir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Islah harcına ilişkin uyuşmazlıklar, davanın görüldüğü mahkemece çözülür. Kanun yolu incelemesi aşamasında ise görevli merci, ilgili istinaf mahkemesi (Bölge Adliye Mahkemesi) veya Yargıtay'dır. İçtihadı birleştirme başvuruları ise Yargıtay Birinci Başkanlığı'na yapılır ve Yargıtay Büyük Genel Kurulu tarafından karara bağlanır.

Sık Sorulan Sorular

1. Islah harcını yatırmazsam ıslah geçersiz mi olur?
Evet, ıslah harcı yatırılmazsa ıslah usulüne uygun tamamlanmamış olur ve mahkeme ıslahı dikkate almaz. Ancak ıslah hakkı kullanılmış sayılır; tekrar kullanamazsınız.

2. Kanun yolu mercii ıslah harcı için süre verebilir mi?
Bu konuda Yargıtay içtihatlarında farklılık vardır. Bazı kararlar süre verilemeyeceğini, bazıları ise verilebileceğini kabul etmektedir. 17 Haziran 2021 tarihli içtihadı birleştirme başvurusu bu belirsizliği gidermeyi amaçlamaktadır.

3. Islah harcı ne kadardır?
Islah harcı, artırılan dava değeri üzerinden nispi harç olarak hesaplanır. Harçlar Kanunu'na göre binde 68,31 oranında nispi harç alınır (2023 itibarıyla).

4. Islah harcını yatırmazsam dava reddedilir mi?
Hayır, dava reddedilmez; sadece ıslahla artırılan kısım dikkate alınmaz. Dava, ıslah öncesi talep sonucuna göre sonuçlandırılır.

5. Islah harcı için süre verilmezse ne yapabilirim?
Mahkeme süre vermeden ıslahı dikkate almazsa, bu durumu istinaf veya temyiz sebebi yapabilirsiniz. Ancak ıslah hakkınızı yeniden kullanamayacağınızı unutmayın.

6. İçtihadı birleştirme kararı ne zaman çıkar?
İçtihadı birleştirme başvuruları Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nda görüşülür ve karara bağlanır. Karar, Resmî Gazete'de yayımlandıktan sonra bağlayıcı olur.

Sonuç

Islah harcının yatırılmaması, ıslah işleminin akıbeti açısından kritik bir öneme sahiptir. Doktrinde ve uygulamada, ıslah hakkının bir kez kullanıldığı ve geri dönüşü olmadığı kabul edilmektedir. Ancak kanun yolu incelemesinde bu eksikliğin giderilip giderilemeyeceği tartışmalıdır. 17 Haziran 2021 tarihli içtihadı birleştirme başvurusu, bu tartışmayı sona erdirmeyi hedeflemektedir. Konuya ilişkin nihai karar, Yargıtay Büyük Genel Kurulu tarafından verilecek ve tüm yargı mercileri için bağlayıcı olacaktır.

Bu makale, hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, somut olayınıza ilişkin profesyonel hukuki destek almanız önerilir.