T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

Esas No: 2024/10-411
Karar No: 2025/634

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
TARİHİ: 21.06.2023
SAYISI: 2023/301 E., 2023/895 K.

ÖZEL DAİRE KARARI: Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 25.10.2022 tarihli ve 2022/10574 Esas, 2022/12980 Karar sayılı BOZMA kararı

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı ve fer'î müdahil Sosyal Güvenlik Kurumu vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılıp düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve fer'î müdahil Sosyal Güvenlik Kurumu vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 10. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. Direnme kararı davacı ve fer'î müdahil Sosyal Güvenlik Kurumu vekillerince temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda davacı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin davalı apartmanda 13.06.2004-31.03.2014 tarihleri arasında tam zamanlı şekilde kapıcı olarak çalıştığını, dava konusu tarihler arasında apartman sakinlerine ekmek ve gazete dağıttığını, sabah çöpleri topladığını, apartmanın içi ile bahçe ve otopark temizliği yaptığını, akşam servise çıktığını ve çöpleri aldığını, aidatları topladığını, ayrıca apartman sakinlerinin akşam ve sabah servisi dışında kalan özel isteklerini zaman mefhumu olmaksızın yerine getirdiğini, çalışmasının haftanın 6 günü 06:30-19:00 saatleri arasında tam gün esasına dayalı olduğunu ancak Kuruma bildirilmediğini ileri sürerek 13.06.2004-31.03.2014 tarihleri arasında davalı apartmanda tam zamanlı şekilde kapıcı olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı S. Apartmanı Yönetimi ile fer'î müdahil Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK/Kurum) usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 30.11.2021 tarihli ve 2019/79 Esas, 2021/251 Karar sayılı kararı ile; 23.08.2004 tarihi itibariyle davalı apartmanın kapıcı dairesinde davacının kaldığına dair konutta kalanlara ait kimlik bildirim belgesi bulunması, davacının davalı apartman aleyhine açtığı işçilik alacakları davasında 13.06.2004-17.03.2014 tarihleri arasında kısmî süreli çalıştığı kabul edilerek verilen kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşmesi ve bu davanın hizmet tespiti davası yönünden kuvvetli delil niteliğinde olması, kamu tanığının komşu apartmanda 2005-2013 yılları arasında apartman görevlisi olarak çalıştığını, şahit olduğu dönemde davacının da söz konusu apartmanda kapıcılık yaptığını ifade etmesi, diğer kamu tanığının davacı ile apartman arasında davacının temizlik yapması karşılığında kapıcı dairesinde oturulmasına müsaade edildiğini belirtmesi, davacı tanıklarının davacının 2004-2014 yılları arasında kapıcılık yaptığını beyan etmelerinin yanı sıra Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/1.5 Esas sayılı dosyasında dinlenen bir tanığın davacının kızından ötürü "kapıcımızın kızı" şeklinde beyanda bulunması, söz konusu apartmanın 7 kat, 14 daireden oluşması, davacının ekmek servisi, çöp toplama, apartman girişini günlük ve haftada bir gün de genel temizlediğinin davacı tanığının beyanıyla sabit olması hususları dikkate alındığında, davacının günlük iki defa ekmek dağıtımının yarım saatten bir saat, günlük çöp toplama işinin bir saat, apartman girişinin temizliği yarım saat ve haftada bir merdiven, genel temizlik üç saat olmak üzere kısmî zamanlı olarak haftada 18 saat, yerleşik içtihatlara göre 7,5 saate bir gün olmak üzere ayda on gün çalışmasının Kuruma bildirilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının davalı apartmana ait işyerinde haftalık 18 saat çalışması üzerinden asgari ücret ile kısmi zamanlı çalıştığının tespiti ile, 13.06.2004-11.07.2012 tarihleri arasında 998 gün; 08.10.2012-31.03.2014 tarihleri arasında 183 gün eksik bildirim olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve fer'î müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 28.04.2022 tarihli ve 2022/124 Esas, 2022/667 Karar sayılı kararı ile; İlk Derece Mahkemesince davacının çalışmasının kısmî süreli olduğu yönündeki kabul yerinde ise de Kurum denetmen raporunda davacının 2014 yılı Ocak-Nisan ayları arasında davalı apartmanda fiili çalışmasının olmadığını beyan ettiği, dosyada dinlenen tanık beyanlarının da bu hususu doğrular nitelikte olduğu, Mahkemece bu sürede fiili çalışma olmaması nedeni ile reddine karar verilmesinin gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılıp düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne, davacının davalı apartmana ait işyerinde haftalık 18 saat çalışması üzerinden asgari ücret ile kısmî zamanlı çalıştığının tespiti ile, davacının davalı işveren işyerinde çalışıp da Kuruma bildirilen sürelere ilaveten 13.06.2004-11.07.2012 tarihleri arasında 998 gün; 08.10.2012-31.12.2013 tarihleri arasında 85 gün eksik bildirim olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

V. Bozma ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve fer'î müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;

"... 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, feri müdahil SGK vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2- Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79. maddesi ile 5510 sayılı Kanunun 86. maddesidir. Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.

Diğer taraftan 4857 sayılı İş Kanununun 13. maddesinde, işçinin normal haftalık çalışma süresinin, tam süreli iş sözleşmesiyle çalışan emsal işçiye göre önemli ölçüde daha az belirlenmesi durumunda sözleşmenin kısmî süreli iş sözleşmesi olduğu belirtilmiş, 63. maddesinde, genel bakımdan çalışma süresinin haftada en çok 45 saat olduğu, aksi kararlaştırılmamışsa bu sürenin, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanacağı açıklanmıştır. Bu tür hizmet tespiti davalarında tam gün üzerinden veya kısmi zamanlı olarak çalışma olgusunun ortaya konulması önem arz etmekte olup çalışmanın kısmi zamanlı olduğu anlaşıldığı takdirde günde kaç saat hizmet verildiği ve giderek haftalık ve aylık çalışma süreleri belirlenmeli, sonrasında değinilen 63. madde kapsamında 7,5 saatlik çalışmanın 1 iş gününe karşılık geldiğinden yola çıkılarak hüküm altına alınması gereken aylık çalışma süresi belirlenmelidir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden, 10.10.1974 doğumlu olan davacı adına verilen işe bildirgesi bulunmadığı, Kurum denetmen raporuna istinaden 11.07.2012-08.10.2012 tarihleri arasındaki hizmetlerinin Kurumda tescilsiz davalı apartman işyerinden ek prim hizmet belgesi verilmek suretiyle ayda 30 gün üzerinden bildiriminin yapıldığı, Yurt Mahallesi Muhtarlığınca gönderilen konutta kalanlara ait kimlik bildirim formunda davacının eşi ve iki kızı ile birlikte 23.08.2004 tarihi itibariyle davalı apartmanın kapıcı dairesinde oturduğunun görüldüğü, Adana 3. İş Mahkemesinin 2014/233-2015/423 E.K. sayılı işçilik alacakları istemli açılan davanın Yargıtay onamasından geçerek kesinleştiği, davacı ve kamu tanıklarının dinlendiği anlaşılmaktadır. Somut olayda, davacı 13/06/2004-31/03/2014 tarihleri arasında davalı apartman nezdinde tam zamanlı kapıcı olarak çalıştığının tespitini istemiş; mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiş ise de, hüküm eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalıdır.

Yapılacak iş, kesinleşen işçilik alacağı dosyası getirtilmeli, bu dosyada bulunduğu belirtilen apartman karar defteri ve işletme defteri irdelenmeli, mahkemece beyanı alınan davacı ve kamu tanıklarının ortak ifadelerinde davacının çalışmasının sürekli ve tam zamanlı olduğunun ifade edildiği nazara alındığında, çalışmanın niteliğine ilişkin olarak yeteri kadar apartman sakini mülkiyet ve ikamet durumlarına ait