İkale Sözleşmesi Nedir?

İkale sözleşmesi (bozma sözleşmesi), işçi ile işveren arasındaki iş sözleşmesinin karşılıklı anlaşma yoluyla ortadan kaldırılmasıdır. Uygulamada son dönemde sıklıkla karşılaşılan ve birçok kişiyi ilgilendiren bir konudur. Her ne kadar bu anlaşma ile taraflar arasındaki iş sözleşmesi son bulsa da 4857 sayılı İş Kanunu'nda yazılı fesih hallerinden biri değildir.

Burada tek taraflı irade beyanından ziyade iki taraflı bir irade beyanı söz konusudur. İş Kanunu'nda yer alan diğer fesih bildirimlerinde kural olarak karşı tarafın onayı gerekmezken, ikale sözleşmesi karşı tarafın kabulünü gerekli kılan bir sulh sözleşmesidir.

İkale Sözleşmesinin Avantajları ve Dezavantajları

İkale sözleşmesinin her iki taraf açısından avantajları olduğu gibi aleyhe olan yanları da vardır. Özellikle işçi açısından işsizlik maaşı alınamaması buna bir örnektir. Aynı şekilde işçi bu sözleşme sebebiyle işe iade davası açarsa kural olarak davası reddedilecektir. Öte yandan anlaşma çerçevesinde tarafların birbirlerine karşı sorumlulukları devam edecektir.

İkale Sözleşmesinde İrade Beyanı ve Geçerlilik

İkale sözleşmesinin yazılı olarak yapılması zorunlu değildir ancak ispat açısından yazılı olması önem arz etmektedir. Bazı Yargıtay kararlarında ikale sözleşmesine işçi tarafça "Yasal haklarım saklıdır" ibaresinin konulması ikale sözleşmesinin geçersiz hale geldiği belirtilmektedir.

İkale Sözleşmesinde Makul Yarar ve Tazminatlar

İkale yoluyla iş sözleşmesinin sonlandırılmasına ilişkin talebin işverenden gelmesiyle işçiden gelmesi hallerinde sözleşmeye bağlanan farklı hukuki sonuçlar ortaya çıkacaktır. Kural olarak ikale sözleşmesi talebinin işçiden gelmesi halinde kıdem ve ihbar tazminatının ödenmesini Yargıtay yeterli görmekte, bunun dışında ek bir ödeme yapılmasını aramamaktadır.

Öte yandan işveren tarafça sözleşmenin ikale yoluyla sonlandırılması söz konusu olduğu takdirde Yargıtay kıdem ve ihbar tazminatına ilaveten işçiye makul bir yararın sağlanması şartını aramaktadır. Bahsedilen makul yarar da yine Yargıtay uygulamalarında genelde 4 aylık ücrete karşılık gelen tutardır.

Ancak buradaki miktar her somut olaya göre değişebilecektir. İşçinin çalışma süresi, görevi, eğitim durumu, irade fesadına uğrayıp uğramadığı vb. hususlar makul yarar miktarını belirleyen ölçütlerdir.

(Yargıtay 9. HD. 2008/1888 E., 2008/25058 K., 25.09.2008 T.)
(Yargıtay 9. HD. 2015/17239 E., 2015/25415 K., 14.09.2015 T.)

Sonuç

İkale sözleşmesi, işçi ve işverenin karşılıklı anlaşmasıyla iş sözleşmesini sona erdiren bir sulh sözleşmesidir. İşçi yönünden işsizlik maaşı alamama ve işe iade davası açamama gibi dezavantajları bulunurken, işveren yönünden makul yarar sağlama yükümlülüğü getirebilir. Sözleşmenin yazılı yapılması ve irade fesadından uzak olması geçerliliği açısından önem taşır.