Yargıtay HGK, 29/04/2026, 2025/11-567 E., 2026/281 K. İİK m. 89 Menfi Tespit Davası ● Dava Şartı Arabuluculuk ● Hak Düşürücü Süre (Yargıtay HGK, 29/04/2026, 2025/11-567 E., 2026/281 K.)
Özet Bilgi
Ticarî dava niteliğindeki menfî tespit davaları, 6102 sayılı TTK m. 5/A hükmünde 7445 sayılı Kanun'la yapılan değişiklik sonucu, 01/09/2023 tarihinden itibaren dava şartı arabuluculuk kapsamında alınmış olup; bu tarihten önce açılan davaların bu kapsamda olmadığı Yargıtay tarafından istikrarlı bir şekilde kabul edilmiştir.
Ancak, Yargıtay HGK'nun 29/04/2026 tarih ve 2025/11-567 E., 2026/281 K. sayılı kararında; “davanın süresinde açılıp açılmadığının tespiti bakımından davanın zorunlu arabuluculuğa tâbi olup olmadığının tespitinin önem arz ettiği, menfi tespit davaları bakımından zorunlu arabuluculuğun 6102 sayılı TTK'da 01/09/2023 tarihinde yapılan değişiklikle getirildiği, hâl böyle olmakla birlikte bahse konu Kanun değişikliği doktrin ve uygulamadaki çelişkileri aydınlatma amacıyla yapıldığından bu husus da göz önünde bulundurulmak suretiyle davacı vekilinin zorunlu arabuluculuk olduğu düşüncesiyle yaptığı başvurunun aleyhine yorumlanmaması gerektiği, bu durumda arabuluculuk görüşmelerinde geçen süre düşüldüğünde davanın İİK'nın 89. maddesinde belirtilen on beş günlük hak düşürücü süre içinde açıldığının kabul edilmesi gerektiğine” karar verilmiştir.
Buna göre:
- Yargıtay tarafından; 01/09/2023 tarihinden önce açılan menfî tespit davaları bakımından 6102 sayılı TTK m. 5/A hükmü uyarınca arabuluculuğun dava şartı (zorunlu) olmadığı kabul edildiği hâlde; zorunlu olmamasına rağmen yapılan arabuluculuk başvurusunda geçen süreler, sadece dava şartı arabuluculuk için uygulama alanı bulan HUAK m. 18/A(15)’deki istisnai hüküm uygulanarak, dava açma süresinin hesabında dikkate alınmıştır.
- Daha da önemlisi, “2004 sayılı İİK'nun 89. maddesine istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasında görevli mahkemenin; davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığı” yönündeki Yargıtay 11. HD'nin, 06/11/2023 tarih ve 2023/5228 E., 2023/6468 K. sayılı uyuşmazlığın giderilmesi kararı nazara alındığında, İİK m. 89 hükmündeki menfî tespit davası, ticarî dava dahi değildir.