HMK 127. maddesi cevap verme süresinin uzatılmasını düzenlemektedir. Buna göre davalı tarafça, yine cevap verme süresi içerisinde talep edilmiş olması şartı ile cevap süresi bir aya kadar uzatılır. Mahkemece cevap verme süresinin bir ara karar ile verilmesi ve derhal taraflara bildirilmesi gerekmektedir. Mahkemece bir karar verilmemiş olması halinde cevap süresi uzatılmış sayılmaz, talep reddedilmiş sayılır.

HMK 127. Madde: Cevap Dilekçesini Verme Süresi

(1) Cevap dilekçesini verme süresi, dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki haftadır. Ancak, durum ve koşullara göre cevap dilekçesinin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor yahut imkânsız olduğu durumlarda, yine bu süre zarfında mahkemeye başvuran davalıya, cevap süresinin bitiminden itibaren işlemeye başlamak (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-12. madde), bir defaya mahsus olmak ve bir ayı geçmemek üzere ek bir süre verilebilir. Ek cevap süresi talebi hakkında verilen karar taraflara derhâl bildirilir.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2010/8933 E., 2010/16079 K.

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, taşınmaz satın almak için davalılara 52.000 Euro ödediğini ancak davalıların taşınmazın tapusunu vermediklerini belirterek 32.000 Euro 3 davalıdan müştereken ve müteselsilen 20.000 Euronun davalıdan 3095 sayılı yasa gereği faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı yetkisizlik itirazında bulunup esasa ilişkin davanın reddini savunmuştur.

Diğer davalılara usulüne uygun tebligat yapılmamış, bu davalılar davaya karşı cevap vermemiştir. Mahkemece, her üç davalı yönünden yetkisizlik kararı verilmiş; hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.

1- HUMK 187 ve 195 maddeleri gereği ilk itirazlardan olan yetkisizlik itirazının esasa cevap süresi içinde esasa girilmeden, şayet cevap süresi mahkemece uzatılmış ise uzatılan bu süre içinde yetkisizlik itirazının ileri sürülmesi gerekir. Bu süre sükûtî hak süresi olup mahkemece resen gözetilmelidir. Kural olarak yazılı yargılama usulünde cevap süresi 10 gündür.

(HUMK 145) Bu 10 günlük süre içinde cevap dilekçesi hazırlanması mümkün olmazsa davalı 10 günlük süre içinde olmak koşulu ile cevap süresinin uzatılmasını hâkimden isteyebilir. Bu durumda hâkim koşulları oluştuğu takdirde cevap süresinin uzatılmasına karar verebilir. Davalı uzatılan bu süre içinde de ilk itirazlarını cevapla birlikte bildirebilir. Şayet davalının süre uzatım talebi ile ilgili mahkemece olumlu bir karar verilmemişse istem reddedilmiş sayılır.

Somut olayda davalıya dava dilekçesi 26.5.2009 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı 01.06.2009 tarihinde 10 günlük cevap süresinin duruşma gününe kadar uzatılması talebinde bulunmuştur. Mahkemece bu konuda yani cevap süresinin uzatılması için olumlu bir karar vermemiştir. Davalı 30.6.2009 tarihli celsede yetkisizlik itirazında bulunmuş ve bu talep mahkemece kabul edilerek yetkisizlik kararı verilmiştir.

Oysa, mahkemece cevap süresinin uzatılması hakkında olumlu bir karar verilmediği için talep reddedilmiş sayılır. Bu açıklama doğrultusunda davalıya dava dilekçesi ve duruşma günü 26.5.2009 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına karşılık 10 günlük süre geçtikten sonra, 30.6.2009 tarihinde celsede verilen cevap dilekçesi ile yetkisizlik itirazında süresinde yapılmamış nedeniyle talebin reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

2- Davalılara dava dilekçesinin ve duruşma gününün tebliğine ilişkin tebligatlar, gösterilen adreste kaydı bulunmadığı gerekçesiyle red edilmiştir. 30.6.2009 tarihli celsede bu davalıların adresleri araştırılmasına masrafın davacı tarafça karşılanmasına karar verilmiştir.

13.10.2009 tarihli celsede davacı bu davalıların adreslerinin araştırılması talebinde bulunmuş ancak mahkemece eksikliğin verilen süre içinde tamamlattırılmaması nedeniyle bu talebin reddine karar verilmiştir. Davacı tarafa bu konuda yönetimine uygun kesin mehil verilmeksizin ve HUMK 73 maddesi gereğince taraf teşkili yapılmadan karar verilmesi doğru olmadığı gibi mahkemece resen gözetilerek kamu düzenini ilgilendiren yetkisizlik kararı verilmesini gerektiren bir durum olmadığı hâlde ilk itiraz olarak ileri sürülmeksizin bu davalılar yönünden de yetkisizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı lehine BOZULMASINA, peşin alınan 15,60 TL temyiz harcının istek hâlinde iadesine, 03.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.