Boşanma davası sonucunda yoksulluğa düşecek olan taraf lehine hükmedilen yoksulluk nafakası, belirli koşulların varlığı hâlinde kaldırılabilir veya azaltılabilir. Bu koşullardan biri de nafaka alacaklısı tarafın, evlenme olmaksızın bir başkasıyla fiilen evliymiş gibi yaşamasıdır. Yargıtay içtihatları, bu durumda yoksulluk nafakasının kaldırılması gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır.
Yasal Dayanak
Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 175. maddesi, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan tarafın, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için uygun bir nafakaya hükmedilebileceğini düzenler. Ancak TMK m. 176/3 uyarınca, "Nafaka alacaklısının evlenmesi veya evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması hâlinde, yoksulluk nafakası kendiliğinden kalkar." Bu hüküm, nafaka alacaklısının fiili evlilik benzeri bir birliktelik yaşaması durumunda nafakanın sona ereceğini hükme bağlamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 27.06.2018 tarihli, 2016/21052 E. ve 2018/8219 K. sayılı kararı da bu ilkeyi vurgulamaktadır: "Toplanan delillerden, davacı kadının, davanın devamı sırasında bir başkası ile gayri resmi şekilde birlikte olduğu ve hâlen o kişiyle yaşadığı anlaşılmaktadır. Davacının evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması yoksulluk nafakasının kaldırılması sebebidir (TMK m. 176/3). Bu nedenle, Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesinde düzenlenen yoksulluk nafakası koşullarının davacı kadın lehine oluştuğundan söz edilemez."
Fiilen Evli Gibi Yaşama Kavramı
Fiilen evli gibi yaşama, resmî bir evlilik bağı olmaksızın, iki kişinin sürekli ve düzenli bir şekilde aynı çatı altında veya hayatı paylaşacak biçimde birlikte yaşamasıdır. Bu durum, toplum nezdinde evlilik benzeri bir ilişkinin varlığını gösterir. Yargıtay, bu tür bir birlikteliğin varlığını tespit ettiğinde, nafaka alacaklısının artık yoksulluk nafakasına ihtiyacı olmadığı sonucuna varır. Çünkü kişi, başka bir partnerle hayatını birleştirmiş ve ekonomik olarak da o kişiyle dayanışma içine girmiştir.
Süreç ve İspat
Yoksulluk nafakasının kaldırılması için, nafaka borçlusu tarafından açılacak bir dava ile bu durumun ispatlanması gerekir. Dava, genellikle nafaka alacaklısının fiilen evli gibi yaşadığının öğrenilmesinden itibaren bir yıl içinde açılmalıdır. Ancak TMK m. 176/3'teki "kendiliğinden kalkar" ifadesi, nafakanın bu koşulun gerçekleşmesiyle birlikte sona ereceğini, ancak bunun için mahkeme kararı gerektiğini gösterir. İspat için tanık beyanları, sosyal medya kayıtları, adres araştırması, komşu beyanları gibi deliller kullanılabilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 06.04.2016 tarihli, 2015/15309 E. ve 2016/6985 K. sayılı kararı da benzer şekilde, "Davacının evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması irat şeklinde verilen yoksulluk nafakasının kaldırılması sebebidir (TMK m. 176/3). Bu nedenle, Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesinde düzenlenen yoksulluk nafakası koşullarının davacı kadın lehine oluştuğundan söz edilemez. Bir başka erkekle birlikte yaşayan kadına tedbir nafakası da verilemez." diyerek, tedbir nafakasının da reddedilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Yoksulluk nafakasının kaldırılması davası, aile mahkemesinde açılır. Yetkili mahkeme ise, genel kurallara göre davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Ancak boşanma davasının devamı sırasında açılacak davalar için boşanma davasına bakan mahkeme yetkili olabilir. Aile mahkemesi olmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bu davaya bakar.
Sık Sorulan Sorular
- Fiilen evli gibi yaşamak ne anlama gelir? Resmî evlilik olmaksızın, sürekli ve düzenli bir birliktelik içinde olmak, aynı evi paylaşmak veya hayatı ortak yaşamaktır.
- Nafaka alacaklısı başkasıyla yaşarsa nafaka hemen kesilir mi? TMK m. 176/3'e göre nafaka kendiliğinden kalkar, ancak icra takibi için mahkeme kararı gerekir. Nafaka borçlusu, bu durumu öğrendiğinde dava açarak nafakanın kaldırılmasını talep edebilir.
- Bu durumun ispatı nasıl olur? Tanık beyanları, sosyal medya paylaşımları, adres kayıtları, banka hareketleri gibi delillerle ispatlanabilir.
- Tedbir nafakası da etkilenir mi? Evet, Yargıtay kararlarına göre fiilen evli gibi yaşayan tarafa tedbir nafakası da verilemez.
- Nafakanın kaldırılması için dava şartı var mı? Evet, nafaka borçlusunun dava açması ve fiili birlikteliği ispatlaması gerekir.
Sonuç olarak, yoksulluk nafakası alan kişi, bir başkasıyla fiilen evli gibi yaşamaya başlarsa, nafaka alma hakkını kaybeder. Bu durum, TMK m. 176/3'ün açık hükmü ve Yargıtay içtihatlarıyla sabittir. Nafaka borçlusu, bu durumu öğrendiğinde derhâl hukuki yollara başvurarak nafakanın kaldırılmasını talep etmelidir.