Bilişim suçları, günümüzde internetin ve dijital teknolojilerin yaygınlaşmasıyla birlikte daha da önem kazanmıştır. Bu suçlar, bilgisayar, internet veya diğer dijital araçlar kullanılarak işlenen suçları ifade eder. Türkiye'de bilişim suçlarına hangi mahkemelerin baktığı, suçun niteliğine ve büyüklüğüne göre değişiklik gösterebilir.

Bilişim suçlarına hangi mahkemenin bakacağı, suçun niteliğine ve cezanın ağırlığına göre belirlenir. Genel olarak şu şekilde özetleyebiliriz:

  • Asliye Ceza Mahkemesi: Bilişim suçlarının çoğu asliye ceza mahkemelerinde görülür. Bilişim sistemlerine yetkisiz erişim, verilerin izinsiz değiştirilmesi veya silinmesi gibi suçlar, bu mahkemelerde yargılanır. Eğer suçun cezası 10 yıla kadar hapis cezası öngörüyorsa, asliye ceza mahkemesi yetkilidir.
  • Ağır Ceza Mahkemesi: Bilişim suçları daha ağır sonuçlara neden olmuşsa ve ceza 10 yıldan fazla hapis cezası gerektiriyorsa, ağır ceza mahkemeleri devreye girer. Özellikle organize suç örgütlerinin bilişim sistemlerini kullanarak işledikleri suçlar ya da banka, kredi kartı dolandırıcılığı gibi suçlar ağır ceza mahkemelerinde yargılanır.
  • Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi: Eğer bilişim suçları, telif haklarının ihlali, lisanssız yazılım kullanımı gibi konularla ilgiliyse, bu davalara fikri ve sınai haklar ceza mahkemeleri bakar.

Bilişim Suçlarının Kategorileri

  • Bilişim Sistemine Zarar Verme: Bilişim sistemlerine kasıtlı olarak zarar verme gibi suçlar genellikle Asliye Ceza Mahkemelerinde görülür.
  • Veri Hırsızlığı ve Dolandırıcılık: Özellikle büyük miktarda maddi kayıpla ilişkili veri hırsızlığı ve dolandırıcılık suçları Ağır Ceza Mahkemeleri tarafından ele alınır.

Bilişim suçlarına, genellikle Ağır Ceza Mahkemeleri ve Asliye Ceza Mahkemeleri bakar. Suçun niteliğine ve ceza miktarına göre, hangi mahkemenin görevli olacağı değişir:

  • Asliye Ceza Mahkemesi: Bilişim suçları kapsamındaki daha hafif suçlar ve suçun cezası 10 yılın altında hapis cezasını gerektiriyorsa, Asliye Ceza Mahkemesi görevli olur. Örneğin, kişisel verilerin izinsiz ele geçirilmesi veya internet üzerinden hakaret gibi suçlar Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülür.
  • Ağır Ceza Mahkemesi: Eğer bilişim suçu daha ağır bir nitelik taşıyor ve cezası 10 yıldan fazla hapis cezası gerektiriyorsa, Ağır Ceza Mahkemesi davaya bakar. Özellikle örgütlü suçlar, finansal dolandırıcılık veya geniş çaplı veri ihlalleri gibi daha ciddi bilişim suçları için bu mahkemeler görevlidir.

Özetle, bilişim suçlarına hangi mahkemenin bakacağı, suçun işleniş şekline ve kanundaki ceza miktarına bağlı olarak belirlenir.

Yargılamanın Özellikleri

Teknik Bilgi Gereksinimi: Bilişim suçları yargılamaları genellikle teknik bilgi ve uzmanlık gerektirir. Bu nedenle, davaların görüldüğü mahkemelerde bu tür konulara hakim yargıçlar bulunur. Türkiye'de bilişim suçlarına bakacak mahkemenin türü, suçun ciddiyetine ve türüne göre değişir. Genellikle Asliye Ceza Mahkemeleri veya daha ciddi vakalar için Ağır Ceza Mahkemeleri bu suçlara bakar. Her iki mahkeme türü de bilişim suçlarının karmaşık ve teknik yönlerini dikkate alarak karar verir.

Bilişim Suçlarında Yapılan Soruşturma İşlemleri Nelerdir?

  • İfade Alma
  • Whois Sorgusu
  • Web Tespit Raporu
  • Kullanıcı Log İn IP Adres Bilgi Talebi (Microsoft Corporation)
  • Servis Sağlayıcıdan IP Adresi Tespiti
  • Banka Üzerinden Yapılan İşlemlerde İlgili Bankadan Yazı ve Kamera Kayıtları
  • İkamet Veya İşyerine Arama-El Koyma
  • Dijital Materyaller İçin El Koyma Kararı
  • Telefon Üzerinden İşlenmişse; Telefon Sahibi, Adresi, Abonelik Sözleşmesinin İmza İncelemesi
  • Saklama İçin Harddisk Talebi
  • Sanık veya Şüphelilerin İletişiminin Denetlenmesi, İletişimin Tespiti Kararları
  • Sanık veya Şüphelilerin Mesleklerinin İncelenmesi
  • Sanık veya Şüphelilerin Bir Araya Gelip Gelmedikleri, Para Transferleri vb. Tespitler.

Bilişim suçları hangi mahkemede görülür? Bilişim suçları, suçun ağırlığına göre Asliye Ceza Mahkemesi veya Ağır Ceza Mahkemesi tarafından görülür. Daha hafif suçlar Asliye Ceza Mahkemesi'nde, 10 yılın üzerindeki hapis cezasını gerektiren ağır suçlar ise Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanır.

Bilişim suçlarına hangi birim bakar? Bilişim suçlarıyla ilgili soruşturmalara Türkiye'de Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü bakar. Bu birimler, siber suçları araştırır ve delilleri toplar.

Bilişim suçlarını nereye şikâyet edebilirim? Bilişim suçlarını, Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, en yakın Emniyet Müdürlüğü, Jandarma Komutanlığı ya da Savcılıklara şikayet edebilirsiniz. Ayrıca, e-Devlet üzerinden Emniyet Genel Müdürlüğü'nün siber suç şikayet platformuna başvuruda bulunabilirsiniz. Siber suçlar hangi davalara bakar?

Siber suçlar, genellikle bilgisayar, internet ve dijital sistemler üzerinden işlenen suçları kapsar. Dolandırıcılık, kişisel verilerin izinsiz kullanımı, veri ihlalleri, sahtecilik ve çevrimiçi tehditler gibi davalar siber suçlar kapsamında değerlendirilir.

Bilişim suçlarına hangi avukat bakar?

Bilişim suçlarına Ceza Hukuku ve Bilişim Hukuku alanında uzmanlaşmış avukatlar bakar. Bu avukatlar, bilişim suçlarıyla ilgili ceza davalarında müvekkillerini temsil eder ve dijital delillerin toplanması gibi süreçlerde uzmanlık sağlar.

Bilişim suçları nelerdir? 3 örnek

  • Kimlik Avı (Phishing): Kişilerin banka bilgilerini veya kişisel verilerini çalmak amacıyla sahte e-posta veya web siteleri kullanılarak yapılan dolandırıcılık.
  • Hackleme: Yetkisiz bir şekilde bir bilgisayar sistemine veya ağlarına erişerek veri çalma veya zarar verme işlemi.
  • Online Dolandırıcılık: İnternet üzerinden sahte ürün veya hizmet satışı yaparak para kazanmak veya dolandırıcılık yapmak.

Bilişim Suçları Hangi Fiiller ile İşlenir?

  • Bilgisayar sistemlerine ve servislere yetkisiz erişim,
  • Bilgisayarlar üzerinden verilerin ele geçirilmesi, değiştirilmesi veya yok edilmesi,
  • Bilgisayar kullanarak dolandırıcılık-sahtecilik,
  • Yazılımlar üzerinden işlenen suçlar veya yazılımların sahibinden izin alınmadan kullanılması veya çoğaltılması,
  • Yasadışı yayınlar yapılması,
  • Özel hayatın gizliliğini ihlal eden bilişim sistemi üzerinden gerçekleştirilen fiiller,
  • Nitelikli hırsızlık 142/2-e bilişim sistemlerinin kullanılmasıyla işlenmesi,
  • Nitelikli dolandırıcılık 158/1-f bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi,
  • Kumar oynanması için yer ve imkan sağlama 228/3 suçun bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle işlenmesi bilişim suçlarına sebep verecek fiillerdendir.

5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nda Bilişim Suçlarına İlişkin Düzenlemeler

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda (TCK), bilişim sistemleriyle işlenen suçlar ve bu suçlara uygulanacak cezalar detaylı şekilde ele alınmıştır. Bilişim suçları, internet ve dijital araçların yaygınlaşmasıyla birlikte giderek önem kazanmıştır. TCK’da bilişim sistemlerine yönelik işlenen suçlar, çeşitli maddelerle tanımlanmış ve bu suçları işleyenler için cezai yaptırımlar belirlenmiştir.

1. Bilişim Sistemine Girme (Madde 243)

Tanım: Bir bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girilmesi veya sistemde kalınması suçtur. Eğer bir kişi, hukuka uygun bir şekilde sisteme giriş yapmışsa bile, izinsiz olarak sistemde kalmaya devam ederse yine bu madde kapsamında cezalandırılır. Ayrıca, bu eylem sonucunda bilişim sistemindeki verilere zarar verilirse (örneğin verilerin değiştirilmesi veya silinmesi), cezalar artırılır.

Cezai Yaptırım: 243. maddeye göre, bilişim sistemine hukuka aykırı olarak giren veya sistemde hukuka aykırı olarak kalmaya devam eden kişilere bir yıla kadar hapis veya adli para cezası verilebilir. Verilere zarar verilmesi durumunda ceza artırılabilir.

2. Sistemi Engelleme, Bozma, Verileri Yok Etme veya Değiştirme (Madde 244)

Tanım: Bilişim sistemlerinin işleyişini engellemek, bozmak, verileri yok etmek, değiştirmek veya sisteme izinsiz veri yerleştirmek bu madde kapsamında suç olarak tanımlanır. Aynı zamanda bilişim sisteminde bulunan verilerin başka bir yere izinsiz gönderilmesi de bu kapsamdadır. Eğer bu suç bir banka veya kamu kurumuna ait bilişim sistemlerinde işlenirse, cezada artırıma gidilir.

Cezai Yaptırım: Bu suçlar için altı aydan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Eğer bu fiillerle haksız bir çıkar elde edilirse ve başka bir suç oluşmuyorsa ceza artırılabilir.

3. Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması (Madde 245)

Tanım: Başkasına ait banka veya kredi kartlarını hukuka aykırı olarak ele geçirmek, kullanmak ya da sahte banka veya kredi kartı üretmek, bu kartları satmak, devretmek ya da kabul etmek suçtur. Bu tür fiiller sonucunda haksız bir çıkar sağlanması da madde kapsamında değerlendirilir. Eğer bu suç, belirli aile üyeleri arasında işlenmişse (örneğin eşler veya kardeşler arasında), ilgili akraba hakkında ceza hükmolunmaz.

Cezai Yaptırım: Sahtecilik yapılmış veya hukuka aykırı kullanılan kartlar nedeniyle çıkar sağlanması durumunda, üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Ayrıca bu suçlar başka bir suçun işlenmesine yol açarsa, ceza artırılabilir.

4. Yasak Cihaz veya Programlar (Madde 245/A)

Tanım: Bilişim suçlarının işlenmesi için kullanılan cihazların veya programların yapılması, ithal edilmesi, satılması, başkalarına verilmesi ya da bulundurulması suçtur. Bu programlar veya cihazlar, bilişim sistemlerine izinsiz giriş yapmayı veya verileri izlemeyi sağlayabilir.

Cezai Yaptırım

Bu fiillerden sorumlu olan kişiler bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.

5. Haberleşmenin Engellenmesi (Madde 124)

Tanım: Haberleşme özgürlüğünün engellenmesi, bilişim sistemleri aracılığıyla gerçekleştiğinde de suç sayılmaktadır. Telefon, internet veya diğer iletişim araçlarının kasıtlı olarak kesilmesi veya engellenmesi bu madde kapsamında değerlendirilir.

Cezai Yaptırım: Bu suç için altı aydan iki yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür.

6. Çocuk Pornografisi (Madde 226/3)

Tanım: Çocukların cinsel istismarını içeren görüntülerin bulundurulması, üretilmesi veya paylaşılması bilişim sistemleri aracılığıyla yapıldığında bu madde kapsamında değerlendirilir.

Cezai Yaptırım: Bu fiil, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

7. Online Kumar (Madde 228)

Tanım: Türkiye’de yasadışı kumar oynatılması veya kumara teşvik edilmesi suçtur. Bu fiillerin internet üzerinden yapılması durumunda da bilişim sistemleri kullanıldığı için cezai yaptırım uygulanır.

Cezai Yaptırım: Bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ve adli para cezası öngörülmektedir.

8. Özel Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karşı İşlenen Suçlar / Kişisel Verilere Karşı Suçlar (TCK 132-138)

Tanım: Özel hayatın gizliliğinin ihlali, kişisel verilerin izinsiz olarak kaydedilmesi, paylaşılması veya ifşa edilmesi bu maddeler kapsamında suç sayılmaktadır. İnternet üzerinden kişisel verilerin izinsiz olarak elde edilmesi veya paylaşılması da bu maddeyle ilişkilidir.

Cezai Yaptırım: Kişisel verilere karşı suçlarda ceza, suçun niteliğine göre değişmekle birlikte, genellikle bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür.

9. Devlet Sırlarına Karşı Suçlar (TCK 326-337)

Tanım: Devlet güvenliğine ilişkin bilgilerin, bilişim sistemleri aracılığıyla izinsiz olarak elde edilmesi veya paylaşılması suçtur. Devlet sırlarına karşı işlenen bu tür suçlar, bilişim teknolojileri kullanılarak yapıldığında daha ağır yaptırımlara tabi tutulabilir.

Cezai Yaptırım: Bu tür suçlar için ağır hapis cezaları (genellikle 10 yıldan fazla) uygulanmaktadır.

10. Nitelikli Hırsızlık – Sanal Oyun Karakterlerinin ve Araçlarının Çalınması (TCK 142/2-e)

Tanım: Sanal ortamda, oyun karakterlerinin veya sanal araçların çalınması nitelikli hırsızlık olarak kabul edilir. Bu fiil, bir bilişim sistemi kullanılarak gerçekleştirildiğinde bilişim suçları kapsamında değerlendirilir.

Cezai Yaptırım: Bu suçlar için hapis cezası öngörülmektedir, cezanın süresi fiilin ağırlığına göre değişir.

B. 5464 Sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nda Düzenlenen Suçlar

  • Madde İzinsiz Kart Çıkarma
  • Madde Bilgi Güvenliği Yükümlülüğüne Aykırı Davranılması
  • Madde Denetimde İstenilen Bilgi ve Belgeleri Vermemek

C. 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu’nda Yer Alan Suçlar (madde 16-17)

5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (Madde 71) – Fikir ve Sanat Eserlerine Yönelik Suçlar

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, Türkiye’de fikir ve sanat eserlerinin korunmasına yönelik düzenlemeler içeren temel yasadır. Bu kanun, eser sahiplerinin, hak sahiplerinin ve ilgili kişilerin haklarını korumayı amaçlar. Madde 71, bu kanun kapsamında fikri mülkiyet haklarına yönelik yapılan ihlaller ve bunlara uygulanacak cezaları düzenler.

Madde 71: Manevi, Mali veya Bağlantılı Haklara Tecavüz

Madde 71 kapsamında, fikir ve sanat eserlerinin sahibine ait hakların ihlali durumunda uygulanacak cezalar belirlenmiştir.

Bu madde, özellikle manevi ve mali hakların ihlaliyle ilgili suçlar ve bu suçlar karşısında verilecek cezaları içermektedir. Kanunda yer alan bu maddede, çeşitli ihlal durumlarına karşı yaptırımlar şöyle belirtilmiştir:

1. Eser Sahibinin İzni Olmaksızın Eserin Kullanılması

Bir eserin, eser sahibinin izni olmaksızın umuma arz edilmesi, yayımlanması, çoğaltılması, satılması, dağıtılması, temsil edilmesi veya diğer herhangi bir şekilde kullanılması suç olarak kabul edilir. Bu durumda suç işleyen kişiler için 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası veya adli para cezası öngörülmüştür.

Ayrıca, ihlal edilen hakların maddi sonuçlarına göre de ek yaptırımlar uygulanabilir.

2. Haklara Tecavüz ve Maddi Hakların Kötüye Kullanılması

Bir eserin, fikir ve sanat eserlerinin sahibine veya hak sahiplerine ait mali haklar ihlal edilerek kullanılırsa, suçun niteliğine göre 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası veya adli para cezası verilebilir. Bu suçlar, eserin izinsiz olarak dijital platformlarda paylaşılması, kopyalanması veya dağıtılması gibi durumları da kapsar.

3. Eserin Kaynağının Belirtilmemesi

Bir eserin asıl sahibine atıf yapmadan veya izinsiz olarak kullanılması da kanun tarafından suç kabul edilmektedir. Bu durumda da yukarıda belirtilen cezalar geçerli olacaktır. Eserin izinsiz kullanımı, çoğaltılması veya bir başkasının eseri gibi gösterilmesi durumunda eser sahibinin hakları ciddi şekilde ihlal edilmiş sayılır.

4. Bağlantılı Haklara Tecavüz

Bağlantılı haklar, eser sahipleri dışındaki diğer hak sahiplerinin (örneğin icracı sanatçılar, yapımcılar, radyo ve televizyon kuruluşları) haklarını kapsar. Bu haklara yapılan ihlaller de ceza gerektirir. Özellikle eserin izinsiz olarak kullanılması, yayınlanması ya da çoğaltılması hâlinde, eser sahibinin yanı sıra bu hak sahiplerinin de haklarına tecavüz edilmiş olur.

Bu durumda, ihlali gerçekleştiren kişi hakkında aynı şekilde hapis cezası veya adli para cezası uygulanabilir.

5. Yasal ve Telif Haklarına Uygunluk

Madde 71 ayrıca eserlerin, hak sahiplerinin izni olmaksızın internet ortamında paylaşılması, dijital kopyalarının dağıtılması gibi bilişim yoluyla yapılan ihlalleri de kapsamaktadır. Özellikle dijital çağda telif haklarının korunması büyük bir önem taşımaktadır ve bu tür ihlallerde cezai yaptırımlar oldukça ciddidir.

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 71. maddesi, Türkiye’de fikri mülkiyet haklarının korunmasını sağlamak için önemli bir düzenlemedir. Bu madde, eser sahiplerinin hem manevi hem de mali haklarını ihlal edenlere karşı ciddi yaptırımlar öngörmektedir. Özellikle dijital mecralarda eserin izinsiz paylaşılması, kopyalanması veya çoğaltılması gibi eylemler bu madde kapsamında değerlendirilir ve ceza gerektirir.

Bilişim Suçlarında Yetkili Mahkeme Nasıl Belirlenir?

Bilişim suçlarının işlenmesi sırasında suçun işlendiği yer, suçun işlendiği bilişim sisteminin konumu ve mağdurun bulunduğu yer, yetkili mahkemenin belirlenmesinde önemli rol oynar. Genel olarak şu kriterler uygulanır:

  • Suçun işlendiği yerin mahkemesi yetkilidir.
  • Suçun mağdur üzerinde etkili olduğu yerin mahkemesi de yetkili olabilir (örneğin, mağdurun yaşadığı yer).
  • İnternet üzerinden işlenen suçlarda, sanığın bulunduğu yer de yetki alanına dahil edilebilir.

Bilişim Suçlarında Ceza ve Yargılama Süreci

Bilişim suçları, suçun ciddiyetine bağlı olarak para cezasından hapis cezasına kadar çeşitli yaptırımlarla sonuçlanabilir. Türk Ceza Kanunu’na göre bu suçlar genellikle şu cezalara tabidir:

  • Bilişim sistemine hukuka aykırı giriş: 1 yıla kadar hapis veya adli para cezası.
  • Verileri değiştirme, bozma veya yok etme: 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası.
  • Banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması: 3 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası.

Yargılama süreci, suçun niteliğine bağlı olarak uzun sürebilir. Sanıklar, delillerin toplanması ve mahkeme sürecinin ardından suçlu bulunurlarsa yukarıdaki cezalarla karşı karşıya kalabilirler.

Yargıtay Kararı

Yargıtay Kararı – 8. CD., E. 2013/9417 K. 2014/11384 T. 5.5.2014

Sanık hakkında düzenlenen iddianamedeki isnat olunan “Bilişim sistemindeki verileri bozma, yok etme, erişilmez kılma, sisteme veri yerleştirme” suçunun TCK.nun 244/2. madde ve fıkrasına uygun bulunduğu ve anılan madde hükmünde öngörülen cezanın üst sınırına göre 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri hakkındaki Kanunun 11. maddesi uyarınca Asliye Ceza Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, görevsiz Sulh Ceza Mahkemesince yargılamaya devamla hüküm kurulması,

Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. ve 326/son maddeleri gereğince ceza yönünden kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla (BOZULMASINA), 05.05.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay Kararı – 8. CD., E. 2014/28378 K. 2015/13453 T. 11.3.2015

Oluşa, dosya kapsamına, katılanla suç tarihinden önce ev arkadaşı olmaları nedeniyle facebook şifresini bilen ve daha sonra evden ayrılması nedeniyle şifresini kullanmasına rıza gösterilmediği hâlde kullanarak değiştirip erişilmez kıldığı ve facebook sayfasında onun adına yazışma yaptığının anlaşılması karşısında; suça konu eylemin TCK.nun 244/2. maddesinde düzenlenen suçu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın 5235 sayılı Yasanın 11. maddesi uyarınca Asliye Ceza Mahkemesinin görevi kapsamında bulunduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması

Yasaya aykırı, katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 11.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay Kararı – 8. CD., E. 2015/15944 K. 2016/4644 T. 7.4.2016

Sanığın, şikayetçiye ait şifreleri ele geçirerek oyun karakterlerini kullandığının iddia olunması karşısında, suça konu eylemin TCK.nun 244/2. maddesinde düzenlenen suçu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdir ve tartışmasının 5235 sayılı Yasanın 11.

Maddesi uyarınca Asliye Ceza Mahkemesinin görevi kapsamında bulunduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı biçimde hüküm kurulmuş ise de; 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 84. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. madde ile Sulh Ceza Mahkemelerinin kaldırıldığı gözetilerek Asliye Ceza Mahkemesince değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,

Yasaya aykırı, Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. ve 326/son maddeleri gereğince (BOZULMASINA), 07.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay Kararı – 8. CD., E. 2016/1875 K. 2016/6408 T. 11.5.2016

Oluşa ve dosya kapsamına göre, katılanın Facebook sayfasının şifresini kırarak ilgili adresteki kişilerle katılan gibi yazışarak kendine yarar sağlamak amacı ile para talep edip haksız menfaat sağlama şeklinde gerçekleşen eyleminin, bilişim sistemine hukuka aykırı girmek suçu yanında TCK'nun 158/1-f maddesinde yazılı bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu da oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 12. maddesi uyarınca ağır ceza mahkemesinin görevinde bulunduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı biçimde hüküm kurulması,

Yasaya aykırı, Cumhuriyet Savcısı ile sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün sair yönleri incelenmeden bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 11.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay Kararı – 12. CD., E. 2015/3422 K. 2015/17578 T. 11.11.2015

Mahkemesi: Sulh Ceza Mahkemesi

Suçlar: Bilişim sistemine girme, haberleşmenin gizliliğini ihlal

Bilişim sistemine girme ve haberleşmenin gizliliğini ihlal suçlarından sanığın beraatine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Sanık hakkında 23.06.2011 tarihinde düzenlenen iddianamede; sanığın, resmî nikâhlı eşi olan katılana ait Facebook ve elektronik posta hesaplarına, onun bilgisi ve rızası dışında giriş yapıp, ona ait haberleşme içeriklerini gizlice okumak suretiyle TCK'nın 243/1. maddesindeki bilişim sistemine girme ve aynı Kanun'un 132/1-1. maddesindeki haberleşmenin gizliliğini ihlal suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda,

Sanığın üzerine atılı TCK'nın 132/1-1. maddesinde düzenlenen haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu için, karar tarihinden önce, 05.07.2012 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun'un 79. maddesi ile yapılan değişiklikle "bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası" öngörülmüş olup, hapis cezasının üst sınırı itibariyle haberleşmenin gizliliğini ihlal suçundan açılan davaya bakma görevinin 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 11. maddesi uyarınca Asliye Ceza Mahkemesine ait bulunduğu ve bilişim sistemine girme ile haberleşmenin gizliliğini ihlal suçları arasındaki bağlantı da gözetilerek her iki suçtan dolayı açılan davalarla ilgili görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,

Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeksizin hükümlerin bu nedenle 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca hâlen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 11.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.