Anayasa Mahkemesi (“AYM”), 21 Mayıs 2026 Perşembe günü 33260 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2026/49 E. 2026/48 K. sayılı ve 26/02/2026 tarihli kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (“HMK”) 362. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinde yer alan “Miktar veya değeri kırk bin Türk Lirasını (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararlar.” şeklindeki düzenlemenin, “istinaf başvurusunun kısmen veya tümden kabulü hali” yönünden iptaline karar vermiştir. Bu karar, hukuk yargılamasında istinaf sonrası temyiz yolunun kapatılmasına ilişkin önemli bir anayasal denetim sonucudur.

Kararın Konusu ve Hukuki Arka Plan

HMK’nın 362. maddesi, temyiz edilemeyecek kararları düzenlemektedir. Maddenin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi uyarınca, miktar veya değeri kırk bin Türk Lirasını (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararlar temyiz edilememekteydi. Ancak bu kural, ilk derece mahkemesinin temyiz yolu kapalı bir karar vermesi ve ardından Bölge Adliye Mahkemesi’nin (“BAM”) istinaf başvurusunu kabul ederek ilk derece kararını kaldırıp işin esası hakkında yeni bir hüküm kurması durumunda uygulanıyordu. Bu durumda, BAM’ın verdiği yeni karara karşı temyiz yolu kapalı olduğundan, taraflar hükmün denetlenmesini talep edemiyordu.

AYM, bu düzenlemeyi “istinaf başvurusunun kısmen veya tümden kabulü hali” yönünden incelemiş ve Anayasa’nın 13. ve 36. maddelerine aykırı bularak iptal etmiştir. Kararın gerekçesinde, ilk derece mahkemesince verilen ve temyiz yolu kapalı olan kararların, BAM tarafından istinaf başvurusunun kabulü ile kaldırılarak işin esası hakkında ilk elden yeni bir hüküm kurulması halinde, bu karara karşı temyiz kanun yoluna başvurulamamasının hükmün denetlenmesini talep etme hakkını zedeleyeceği belirtilmiştir.

Anayasal Dayanak: Hak Arama Özgürlüğü ve Hükmün Denetlenmesi

Anayasa’nın 36. maddesi, herkesin meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğunu düzenler. Adil yargılanma hakkının bir unsuru olan “hükmün denetlenmesini talep etme hakkı”, kanun yolu başvurularını da kapsar. AYM, somut olayda bu hakkın zedelendiğini tespit etmiştir.

Anayasa’nın 13. maddesi ise temel hak ve hürriyetlerin ancak kanunla ve demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olarak sınırlanabileceğini öngörür. AYM, düzenlemenin bu ölçütleri taşımadığını değerlendirmiştir. Karar, kanun yollarının kapatılmasının ancak Anayasa’ya uygun bir sınırlama rejimi içinde mümkün olabileceğini vurgulamaktadır.

İptal Kararının Kapsamı ve Etkileri

AYM’nin iptal kararı, yalnızca “istinaf başvurusunun kısmen veya tümden kabulü hali” yönünden geçerlidir. Buna göre, ilk derece mahkemesinin temyiz yolu kapalı bir karar vermesi ve BAM’ın istinaf başvurusunu kabul ederek yeni bir hüküm kurması durumunda, artık bu yeni hükme karşı temyiz yolu açılmıştır. Kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasıyla birlikte, bu yöndeki uygulamanın değişmesi beklenmektedir.

Kararın pratik sonuçları şu şekilde özetlenebilir:

  • İlk derece mahkemesinin kırk bin Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin verdiği ve temyiz yolu kapalı olan kararlar, BAM tarafından istinaf başvurusunun kabulü ile kaldırılıp yeniden hüküm kurulursa, bu yeni hükme karşı temyiz yoluna başvurulabilecektir.
  • BAM’ın istinaf başvurusunu esastan reddetmesi veya usulden reddetmesi hallerinde ise mevcut düzenleme yürürlükte olup, temyiz yolu kapalılığı devam etmektedir.
  • Karar, yalnızca belirli bir miktar sınırına ilişkin olmayıp, hükmün denetlenmesini talep etme hakkının korunmasına yönelik anayasal bir güvenceyi pekiştirmektedir.

Süreç ve Usul: İstinaf ve Temyiz Yolları

Hukuk yargılamasında kanun yolları, ilk derece mahkemesi kararının ardından istinaf ve temyiz olarak iki aşamalıdır. İstinaf, BAM’a yapılan bir başvuru olup, hem maddi hem de hukuki denetim içerir. Temyiz ise Yargıtay’a yapılan ve yalnızca hukuka uygunluk denetimi ile sınırlı olan bir kanun yoludur.

HMK’nın 341. maddesine göre, ilk derece mahkemelerinin nihai kararlarına karşı istinaf yolu açıktır. Ancak bazı kararlar için kanun yoluna başvuru sınırlamaları getirilmiştir. İşte HMK 362/1-a’daki düzenleme, belirli bir miktarın altındaki davalarda temyiz yolunu kapatmaktaydı. AYM’nin iptal kararı, bu sınırlamanın istinaf sonrası yeni hüküm kurulması halinde uygulanamayacağını ortaya koymaktadır.

İstinaf süreci, ilk derece mahkemesi kararının tebliğinden itibaren iki hafta içinde başlatılır (HMK m. 345). BAM, istinaf başvurusunu inceler ve gerekli görürse duruşma yapar. İstinaf başvurusunun kabulü halinde, BAM ilk derece kararını kaldırarak işin esası hakkında yeni bir karar verebilir. İşte bu noktada, AYM’nin iptal kararı devreye girmekte ve bu yeni karara karşı temyiz yolu açılmaktadır.

Temyiz süresi, BAM kararının tebliğinden itibaren iki haftadır (HMK m. 361). Temyiz dilekçesi, kararı veren BAM’a verilir ve karşı tarafa tebliğ edilir. Yargıtay, temyiz incelemesi sonucunda kararı bozabilir veya onayabilir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

İstinaf incelemesi, ilk derece mahkemesinin bulunduğu yargı çevresindeki Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılır. Temyiz incelemesi ise Yargıtay’ın ilgili hukuk dairesi tarafından gerçekleştirilir. AYM’nin iptal kararı, bu mahkemelerin görev ve yetkisini değiştirmemekte, yalnızca temyiz yolunun açılmasına ilişkin bir düzenleme getirmektedir.

Sık Sorulan Sorular

  • AYM’nin iptal kararı hangi tarihte yürürlüğe girer?
    Karar, 21 Mayıs 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Ancak AYM, iptal kararının doğuracağı hukuki boşluğu dikkate alarak yürürlük tarihini ayrıca belirleyebilir. Kararda bu yönde bir düzenleme yapılmamışsa, karar yayımıyla birlikte hüküm doğurur.
  • İptal kararı geriye dönük olarak uygulanır mı?
    AYM kararları kural olarak geriye yürümez; ancak derdest davalarda ve kesinleşmemiş kararlarda dikkate alınır. Kesinleşmiş kararlar için yeniden yargılama yolu ancak olağanüstü kanun yolları ile mümkündür.
  • Kırk bin Türk Lirası sınırı halen geçerli mi?
    İptal kararı, yalnızca istinaf başvurusunun kabulü halinde temyiz yolunun açılmasına ilişkindir. Diğer hallerde kırk bin Türk Lirası sınırı ve temyiz yasağı devam etmektedir.
  • Bu karar hangi davaları etkiler?
    Miktar veya değeri kırk bin Türk Lirasını geçmeyen ve ilk derece mahkemesince temyiz yolu kapalı olarak karara bağlanan, ardından BAM tarafından istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden hüküm kurulan tüm hukuk davalarını etkiler.
  • Kararın uygulanması için yeni bir kanuni düzenleme gerekli mi?
    AYM iptal kararı, mevcut düzenlemenin ilgili kısmını yürürlükten kaldırmıştır. Uygulama, doğrudan Anayasa ve AYM kararı çerçevesinde şekillenecektir. Ancak kanun koyucunun ileride yeni bir düzenleme yapması mümkündür.

Sonuç

AYM’nin bu kararı, hukuk yargılamasında hükmün denetlenmesini talep etme hakkının korunması yönünde önemli bir adımdır. İstinaf sonrası temyiz yolunun kapatılması, özellikle BAM’ın ilk elden yeni bir hüküm kurduğu hallerde adil yargılanma hakkını zedelemekteydi. İptal kararı ile bu engel ortadan kalkmış ve taraflara temyiz yolu açılmıştır. Karar, kanun yollarının sınırlandırılmasında Anayasa’ya uygunluk denetiminin önemini bir kez daha göstermektedir.