Ayıptan Sorumluluk Nedir?
Satıcının satılan malda varlığını vaat ettiği vasıfların veya maldan beklenen lüzumlu vasıf ve özelliklerin bulunmaması halinde satılan mal ayıplıdır ve ayıptan sorumluluk gündeme gelir. Türk Borçlar Kanunu (TBK) madde 219/1'e göre satıcı, satılanın nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından sorumludur.
Ayıp türleri şunlardır:
- Lüzumlu Vasıfların Bulunmaması: Alıcının dürüstlük kuralı gereğince beklediği vasıfların satılanda bulunmaması ve satılanın kullanım amacı bakımından taşıması gereken vasıfları taşımaması durumudur.
- Vaat Edilen Vasıfların Bulunmaması: Vasıf vaadi, satıcının satılan şeyin olumlu vasıflara sahip olduğunu veya olumsuz niteliklerinin bulunmadığını bildirmesidir. Satıcının vaat ettiği vasıflar maddi, ekonomik veya hukuki nitelikte olabilir.
Satıcının Sorumluluğunun Şartları
Satıcının ayıptan sorumlu tutulabilmesi için bazı şartların oluşması gerekir:
- Alıcının Ayıbı Bilmemesi: TBK madde 222 gereğince, alıcı satılan malda var olan ayıpları daha önceden biliyorsa satıcı bundan sorumlu tutulamaz. Ayıbın bilinmesi, alıcının ayıbın kapsamı ve önemi hakkında bilgi sahibi olması anlamına gelir. Temsilci aracılığıyla yapılan satım sözleşmelerinde, sözleşmenin kuruluşu sırasında temsilcinin veya temsil olunan alıcının ayıbı bilmesi satıcının sorumluluğunu ortadan kaldırır.
- Satıcının Ayıbı Bilmemesi: Satıcının ayıptan sorumlu olması için ayıbı bilmesi gerekmez; satıcı ayıplı olduğunu bilmese dahi sorumludur.
- Ayıbın Teslimden Önce Mevcut Olması: Ayıp malın alıcıya tesliminden önce mevcut olmalıdır. Taşınır satışlarında zilyetliğin devri, taşınmaz satışlarında ise tescil anından önceki bir nedenden kaynaklanan ayıplar sorumluluğa yol açar.
Alıcının Muayene ve İhbar Yükümlülüğü
TBK madde 223'e göre alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde satıcıya bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması halinde bu hüküm uygulanmaz; böyle bir ayıp sonradan anlaşılırsa hemen satıcıya bildirilmelidir, aksi halde satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.
Olağan bir gözden geçirme ile ortaya çıkarılabilecek ayıplarda satıcının sorumlu tutulabilmesi için alıcının malı imkân bulur bulunmaz muayene etmesi ve ayıbı uygun bir süre içinde satıcıya bildirmesi gerekir. Olağan bir gözden geçirme ile ortaya çıkmayacak bir ayıp varsa, ayıp ortaya çıkar çıkmaz derhal satıcıya bildirilmelidir.
Ticari Satışlarda Ayıp Bildirimi ve Süreleri
Ticari satışlarda, Türk Ticaret Kanunu (TTK) madde 23/1-c özel düzenlemeler getirmiştir. Buna göre:
- Açıkça Belli Ayıplar: Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir.
- Açıkça Belli Olmayan Ayıplar: Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli değilse alıcı, malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür.
- Gizli Ayıplar: Maddi ve olağan bir muayene ile meydana çıkmayan ayıplar gizli ayıplardır. Örneğin, satılan aracın motorunda bulunan bir ayıp nedeniyle aracın birkaç ay kullanılması sonucu motorunun arızalanması. Bu tür ayıbın varlığı halinde alıcı, TTK madde 23'ün TBK madde 223'e yaptığı atıf gereğince, ayıp ortaya çıkar çıkmaz hemen satıcıya ihbar etmelidir.
TTK'da gizli ayıplar için açık bir süre öngörülmemiş olup TBK hükümleri uygulanır. Teslim tarihi zamanaşımı süresinin başlangıcıdır; gizli ayıplarda ayıp teslimden çok sonra ortaya çıksa bile zamanaşımı süresi yine teslimle başlar.
Muayene ve ihbar yükümlülüğüne ilişkin TBK ve TTK hükümleri yedek hukuk kuralı niteliğindedir. Taraflar sözleşme ile aksini kararlaştırabilir, süreleri uzatabilir veya kısaltabilirler.
Ayıp Halinde Alıcının Seçimlik Hakları
Alıcı, ayıp halinde aşağıdaki seçimlik haklara sahiptir:
- Sözlemeden Dönme: Alıcı, satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme hakkını kullanabilir. Sözleşmenin dönme ile sona ermesi hâlinde taraflar birbirlerinden aldıklarını iade ile yükümlü hâle gelirler. Satılan, alıcıya yüklenebilen bir sebep yüzünden yok olmuşsa veya alıcı onu başkasına devretmişse ya da biçimini değiştirmişse alıcının sözleşmeden dönme imkânı sona erer; bu durumda alıcı sadece satılanın değerindeki eksiklik karşılığının satış bedelinden indirilmesini talep edebilir. TBK madde 227/4 gereğince, alıcının sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir.
- Satış Bedelinde İndirim İsteme: Alıcı satış konusu şeyi kendisinde tutmak niyetindeyse, ayıp nedeniyle maldaki değer azalmasının satıcı tarafından ödenmesini isteyebilir. TBK madde 227/5 gereğince, satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir; indirim isteme hakkı kullanılamaz.
- Ayıpsız Misliyle Değiştirme: Satılanın misli eşya olması hâlinde alıcı bu hakkı kullanabilir. Ancak satılan, alıcıya yüklenebilen bir sebep yüzünden yok olmuşsa veya alıcı onu başkasına devretmişse ya da biçimini değiştirmişse değiştirme imkânı sona erer; alıcı sadece değer eksikliğinin indirilmesini talep edebilir. TBK madde 227/3 gereğince, satıcı da alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek alıcının seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir.
- Satılanın Onarılmasını İsteme: TBK madde 227/1-3 gereğince, alıcı, onarımın aşırı bir masrafa yol açmaması koşuluyla bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz olarak onarılmasını isteyebilir.
Zamanaşımı Süreleri
TBK madde 231/1'e göre, satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def'i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz. Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz.
Ayıp İhbarının Şekli
Türk Borçlar Kanunu'nda ayıp ihbarının şekline ilişkin bir düzenleme yoktur. Ancak TTK madde 18/3'e göre, tacirler arasında diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır. Yargıtay'ın bir kısım kararlarında tacirler arasında ayıp ihbarının TTK madde 18/3'te belirtilen şekillerde ispatlanması gerektiği belirtilirken, bir kısım kararlarında her türlü delille ispatlanabileceği ifade edilmiştir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi kararlarının çoğunluğunda ayıp ihbarının TTK madde 18/3 kapsamında olduğu ve belirtilen şekillerde yapılması gerektiği vurgulanmıştır.