Soylu Haziran 29, 2022 Medeni Hukuk
Vesayet Davası (Kısıtlılık) Nedir? –
Son Güncellenme Tarihi: Haziran 13, 2026
Vesayet Davası ve Kısıtlılık HalleriVesayet yasal süreci, velayet altında bulunmayan küçükler ile çeşitli sebeplerden dolayı kendilerini ve mallarını yönetme konusunda aciz vaziyette bulunan ergin kişileri korumak, onların hak ve hukuk alanındaki güvenliklerini sağlamak amacına faaliyet etmektedir.
Velayet altında bulunmayan küçüklerin, kısıtlanmaları söz konusu olmaksızın doğrudan velayet altına alınırlar. Kendilerini ve mallarını yönetmekten aciz ergin kimselerin ise vesayet altına girebilmeleri için kısıtlanmaları şarttır. Bu vaziyette vesayeti, vesayet altına konulmayı gerektiren halleri “küçüklük” ve “kısıtlılık” diye iki alan bulunmaktadır.
Küçüklük Nedeniyle Vesayet
Küçükler, her ne şekilde olursa olsun 18 yaşına kadar anne ve babalarının velayeti altındadırlar. Anne ve babaları çocukların gözetimini yapacaktır.
Bu sebeple küçüklerin vesayet altına alınmalarına gerek yoktur. Küçükler için vesayet ancak çocukların velayet altında bulunmamaları hâlinde söz konusu olacaktır.
Bir küçüğün, anne ve babasından her ikisi de ölmüş ya da her ikisinin de gaip vaziyette olması ya da velayet bir şekilde anne ve babadan yargı mercii kararıyla kaldırılmışsa, çocuk “velayet altında bulunmayan çocuk” hâlinde olacaktır. Evlilik dışı doğmuş bir çocuğun da velayeti direkt olarak anneye verileceğinden ve bu annenin de ölmesi hâlinde yargı mercii, çocuğun yararına göre velayetini ya babasına verecektir ya da yargı mercii kararıyla vesayet altına alacaktır.
Kısıtlama Nedeniyle Vesayet Davası (Kısıtlılık)
Kısıtlama, kanunda belirtilmiş sebeplerden biri dolayısıyla korunması ve gözetilmeleri gereken kişilerin yargı mercii kararıyla kısıtlandırılmasıdır. Medeni Kanun’da sınırlı olarak sayılmış sebeplerle, kişisel menfaatlerini düşünme anlamında kendi koruyamayan ergin kimseler koruma amacıyla kısıtlanırlar.
Bu vaziyette kendiler için yargı mercii vasi atayacaktır. Bununla birlikte, anne ya da babaları hayattaysa velayet altına alınacaktır.
Kısıtlama Sebepleri
Kısıtlama sebepleri kanunda ayrı ayrı olarak belirtilmiştir. Bu sebeple bir kimsenin kanunda sayılı haller dışında kısıtlanması mümkün değildir. Bu sebepler;
1-Akıl Hastalığı veya Akıl Zayıflığı Nedeniyle Vesayet
Medeni Yasa Madde 405’e göre“Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her ergin kısıtlanır.”
Buna göre, bir kişinin akıl hastası olması, o kişinin kesinlikle kısıtlanacağı anlamına gelmemektedir.
Kişinin akıl hastalığı veya akıl zayıflığı nedeniyle kendi işlerini görememesi, korunması ve bakımı için kendisini sürekli yardım gerekmesi ya da başkaları adına tehlike oluşturması gerekmektedir
2-Savurganlık, Alkol veya Uyuşturucu Madde Bağımlılığı, Kötü Yaşama Tarzı veya Malvarlığını Kötü Yönetmesi Nedeniyle Kısıtlama
Medeni Yasa Madde 406’da düzenlenmiştir. Kişinin savurganlığı, alkol veya madde bağımlılığı, kötü yaşam veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kişi kısıtlanabilir. Ancak bu sebeplerin varlığının dışında bunun yanında kişinin bu sebeplerden dolayı“kendisini veya ailesini darlık ve yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açması ve bu yüzden sürekli korunmaya ve bakıma muhtaç olması”Veya“başkalarının güvenliğini tehdit etmekte olması”Gerekmektedir.
Savurganlık, gelir gider dengesini hesaplamadan, ölçüsüzce ve hiçbir faydası olmayan harcamalar yapmaktadır. Tutku derecesine varmış olmalıdır.
Kişiyi ya da ailesini bu sebeple sürekli olarak tehlikeye düşürüyor olması gerekmektedir.
Alkol bağımlılığı, alkollü içeceklere aşırı bağımlı olma ve bunu bırakamama anlamına gelmektedir. Kişi alkollü içecekleri, arada sırada içmesinden değil de sürekli olarak ayyaşlık halinde içiyor olması gerekmektedir.
Kötü yaşama tarzı, genel ahlaka aykırı ve toplum düzeni ile bağdaşmayan, düzenin gerektirdiği davranışlarda bulunmamaktadır. Özetlemek gerekirse; kötü, ahlaka ve topluma aykırı bir hayat sürmektir.
Kötü yönetim, bir kimsenin malvarlığı ve malvarlığı ile ilgili mali işlerle yeterince ilgilenmemesidir.
3-Özgürlüğü Bağlayıcı Ceza Nedeniyle Kısıtlama
Bir yıl ya da daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı ceza alan kimse kısıtlanmaktadır. Cezayı yerine getirmekle görevli yargı mercii kendiliğinden durumu ilgili vesayet makamına bildirmekle yükümlüdür.
Özgürlüğü bağlayıcı ceza nedeniyle kısıtlanacak kimsenin, işlerini kendi yürütüp yürütemediğine bakılmaz.
Hüküm giymiş olması kısıtlama için yeterlidir.
4-Kişinin Kendi İsteği Üzerine Kısıtlama
Medeni Yasa Madde 408’e göre kişi“Yaşlılığı, sakatlığı, deneyimsizliği veya ağır hastalığı sebebiyle işlerinin yerine getiremediğini ispat ettiği takdirde kısıtlanmasını ispatlayabilir“Demektedir.
Bu sebeple kısıtlanmanın meydana gelebilmesi için kişi bunu kendisi istemelidir. Yargı Mercii kendiliğinden bu işlemi gerçekleştiremez.
Kısıtlamadan Dolayı Vesayet Davası-Usul
Kişinin mahkemece dinlenilmesi; Savurganlık, alkol ve uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetimden kaynaklanan kısıtlanma da ve kişinin kendi isteğiyle kısıtlanmasında, yargı mercii kararını, kısıtlanacak kişinin dinlenilmesinden sonra verecektir. Yargı Mercii ve yasa böyle bir koşul öngörür. Bunun sebebi, kısıtlanması ihtimal dahilinde olan kişiyi kötü niyetli çevresi ve akrabalarından korumaktır.
Ayrıca sadece onların iddia ve ispatlarıyla yetinmek istememesindendir. Diğer kısıtlama sebeplerinde kişinin bizzat dinlenilmesi koşul değildir.
Bilirkişiye başvurulması; “Bir kimsenin akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlanmasına ancak resmi sağlık kurulu raporuna dayanılarak hüküm verilir.” (Medeni Yasa m. 409/2)
Yine yargı mercii istediği takdirde, sağlık kurulu raporuna göz önünde tutarak, kısıtlanılması istenen kişiyi dinler.
Kısıtlama Kararının İlan Edilmesi; Mahkemenin vermiş olduğu kısıtlama hükmü, kesinleştikten sonra hem kısıtlının yerleşim yerinde hem de nüfusa kayıtlı olduğu yerde ilan olunur.
Kısıtlama, üçüncü kişiler için ancak ilan tarihinden itibaren etkili olur. Bu süreye kadar kısıtlı kişiyle yapılan yasal işlemler geçerli olacaktır.
Vesayet Davasında Görev ve Yetki
Kişinin vesayet altına alınması, vasi atanması, vasi değişikliği ve vesayetin kaldırılması konularındagörevli ve yetkili yargı mercii, küçüğün veya kısıtlının yerleşim yerindeki Sulh Hukuk Yargı Makamı olarak belirlenmiştir.
İlginizi Çekebilir:
- Alzheimer Hastasına Vasi Tayini Nasıl Yapılır?
- Yaşlı Anne ve Babaya Nasıl Vasi Tayini Yapılır?
- Uyuşturucu Bağımlısına Nasıl Vasi Tayini Yapılır?
Bu konuda daha fazla yardım veya danışmanlık için bizimleiletişimegeçebilirsiniz.
Vesayet Davası (Kısıtlılık)