Hukuk sistemimizde her yasal sürecin kendine has usul kuralları ve süreleri bulunmaktadır. Bu yazımızda konuya dair en çok merak edilen noktaları ele alacağız.
Sigortacılık Kanun’un 30. Maddesinde düzenlenmiş olan “TAHKİM” başlığı altında, sigortadan tahsil edilecek alacak kalemleri ile ilgili olarak adli yargıya ek bir tespit ve hüküm mercii öngörülmektedir. Söz konusu tahkim komisyonu Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda sözü geçen tahkim komisyonundan farklı olarak sadece ‘sigorta sözleşmesinden veya sigorta hesabından’ doğan anlaşmazlıklar ile ilgilenmektedir.
Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurunun ön koşulu ise, anlaşmazlık yaşadığınız sigorta şirketinin Sigorta Tahkim Sistemine üye olmasıdır.
Bunun kontrolü Sigorta Tahkim Komisyonunun internet sitesinden sağlanabilmektedir.
Bu kuralın istisnası ise “Zorunlu Tutulan Sigortalar”dır. Itilaf yaşadığınız sigorta kuruluşu tahkim sistemine kayıtlı olmasa dahi; 18.04.2013 tarihinden sonra mecburi sigortalar sebebi ile oluşan itilaflarda “Sigorta Tahkim Komisyonu” görevli olacaktır.
Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru yapılabilmesi için; adli yargıda da yasal aşama görülebilmesi için koşul olan “Sigorta şirketine başvuru” ön koşulunun yerine getirilmiş olması gerekmektedir. Kanunda öngörülen belgelerin eklenerek sigortaya başvurulması sonucunda sigorta kuruluşunun vermiş olduğu olumsuz ya da yetersiz bulunan miktarlardaki cevaplar sonucu ve ya sigorta şirketinin başvuruya 15 gün (karayolları Motorlu Araçlar ZMMS Genel Şartlarına ilişkin konular 8 gün) içerisinde geri dönüş yapmaması nedeni ile Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru yapılabilmektedir. Sigorta Tahkim Komisyonu’na yapılacak başvurunun zamanaşımı süresi ile ilgili özel bir hüküm bulunmaması sebebi ile genel yasal aşama zamanaşımı sürelerinin geçerli olacağı kabul edilmektedir.
Tahkim için, Komisyonun merkezine ya da başvuru yapan kişinin ikametgâhının bulunduğu ya da rizikonun gerçekleştiği yerdeki büroya başvurulabilir.
Başvuru yapılabilmesi için; daha öncesinde uyuşmazlığa ilişkin konu ile ilgili olarak Mahkemeye, Tüketici Hakem Heyetine ve HMK çerçevesinde hakeme başvurulmamış olması zorunluluğu bulunmaktadır.
Başvuru yaparken ise,
- Başvuru Formu
- Sigorta Kuruluşunun cevabı ya da süresinde cevaplandırılmamış başvuru evrakları
- Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru için ödenen ücrete ilişkin banka makbuzu
- Uyuşmazlığa ilişkin belgeler
- Sigorta Kuruluşu vasıtasıyla bir teklif sunulmuş ise neden ihtiyaçları karşılamadığına ilişkin beyanların sunulması gerekmektedir.
Gerekli evrakların Sigorta Tahkim Komisyonu’na sunulmasını takiben başvuruyu öncelikle raportörler inceleyip, başvuru hakemine iletilir.
Raportörler en geç 15 gün içerisinde dosyayı incelemelidirler. Görevlendirilecek hakemler komisyon vasıtasıyla seçilmekte olup, işin niteliği gerektirdiği durumlarda en az üç sigorta hakeminden oluşan bir heyet oluşturulmasına hüküm verebilir. İşin niteliğinin gerektirmesinin yanı sıra 15.000,00 TL ve üzeri itilaf miktarı söz konusu olduğunda heyet oluşturulması mecburidir.
Görevlendirilen hakemler görevlendirilme tarihinden itibaren en geç 4(dört) ay içerisinde hüküm vermek zorundadır. Hakem kararını Komisyon müdürüne tevdi eder ve müdür en geç 3(üç) gün içerisinde hükmü taraflara bildirir.
Hüküm taraflara bildirildikten sonra;
5.000,00 TL altındaki itilaflar için hakem kararları kesindir.
5.000,00 TL ve üzerindeki itilaflar için hakem kararlarına karşı ise bildirim tarihinden itibaren 10(on) gün içerisinde ve bir defaya mahsus olmak koşulu ile Sigorta Tahkim Komisyonu’na itiraz edilebilir. 10 gün içerisinde itiraz edilmez ise hüküm kesinleşir.
İtiraz talebinde bulunabilmek için ise başvuru sırasında ödemiş olduğunuz miktarın Komisyona yatırılması gerekmektedir. İtiraz üzerine, uyuşmazlığın heyete intikalinden itibaren 2 ay içerisinde hüküm verilir. İtiraz sonucu verilmiş olan hükümler kesindir.
40.000,00 TL üzeri itilaflarda ise söz konusu karara karşı temyiz yoluna gidilebilmektedir. Temyize ilişkin olarak HMK’nun hükümleri kıyasen uygulanmaktadır.
Sigorta Tahkim Komisyonu’nun vermiş olduğu kararlara ilişkin olarak itilaf miktarı fark etmeden;
- Süresinden sonra hüküm,
- Talep dışı hüküm,
- Yetkileri dışı hüküm,
- İddialar hakkında hüküm verilmemesi, durumlarında temyiz yolu açıktır.
Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru yapılarak uzun yıllar sürecek olan yargı mercii sürecinden korunmak mümkün olmakla beraber, kanunda yer alan bazı hükümlerin bağlayıcılığı nedeni ile çekinceler sürmektedir.
Sigorta Tahkim Komisyonu vasıtasıyla verilen kararlara karşı miktara bağlı olarak yasa yollarının kapalı olması durumu nedeni ile dikkatli davranılması gerektiği görülmektedir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. Maddesinin 15. Fıkrasında “sadece verilen belgeler üzerinden hüküm kurar” şeklindeki ibare, yapılacak başvurular konusunda hassas olunması gerektiğinin kanıtıdır.
Yasal süreçlerin karmaşıklığı ve süre sınırları göz önüne alındığında, hak kaybı yaşamamak için alanında uzman bir avukattan profesyonel yasal yardım almanız önemle tavsiye edilir.