İçerik
- I. Tanıma ve Tenfiz Nedir?
- II. Yabancı Boşanma Kararının Dava Açmadan Türkiye'de Tanınması
- III. Boşanma Kararının Tanıma ve Tenfizi Davası
I.
Tanıma ve Tenfiz Nedir?
Devletler kural olarak kendi ülkelerinin yargı organlarının vermiş olduğu kararların geçerliliğini kabul etmektedir. Yargı Mercii kararları, yargı organının bulunduğu ülkede sonuç doğurmaktadır. Bu nedenle yabancı bir ülkede verilen yargı mercii hükmü, Türkiye’de direkt olarak sonuç doğurmamaktadır.
Milletlerarası sözleşmeler ve Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Yasa kapsamında tanıma ve tenfiz ile başka ülkelerdeki yargı mercii kararları ülkemizde tanınabilecek ve uygulanabilecektir. Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 50’nci maddesinde;“Yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilâmların Türkiye’de icra olunabilmesi yetkili Türk yargı makamı tarafından tenfiz hükmü verilmesine bağlıdır.”Hükmüne yer verilmektedir.
Tanıma, yabancı yargı mercii kararının kararın verildiği ülke dışında kabul edilmesidir.
Tenfiz, yabancı yargı mercii kararlarının icrai kabiliyetinin kabulüdür. Yabancı yargı mercii kararının hüküm kısmının uygulanması, tenfiz ile mümkün olmaktadır. Tanıma ve tenfiz, bir yasal aşama olarak kabul edilmektedir.1
Tenfiz hükmü, yabancı kararın tanınması anlamına da gelmektedir. Tenfiz, tanımayı kapsamaktadır.
Tanıma ve tenfiz kararının kesinleşmesi ile yabancı yargı mercii hükmü ülkemizde ilam niteliğine haiz olur ve kesin hüküm teşkil eder.
Tenfiz hüküm verilmesi için;
- Yabancı yargı mercii kararının alınırken adil yargılanma hakkını ihlal etmemesi,
- Hileyle hüküm verilmemesi,
- Tenfizi talep edilen kararın Türkiye’de daha önce verilen bir kararla çelişmemesi,
- Kararın kamu düzenine aykırı olmaması gerekmektedir.
Türk hukukunda, tanıma ya da tenfizine hüküm verilen yabancı ülkelerin mahkemelerinin kararları Türk yargı mercileri tarafından verilmiş gibi sonuç doğurmaktadır. Tanıma ya da tenfiz hükmü verilmemiş yabancı yargı mercii kararları ise takdiri delil olarak kabul edilmektedir.
II. Yabancı Boşanma Kararının Yasal Aşama Açmadan Türkiye’de Tanınması
Nüfus Hizmetleri Kanunu, Mavi Kartlılar Kütüğü ve Beyan Edilen Nüfus Olaylarının Tutulması Hakkında Yönerge ile yabancı mahkemelerin vermiş olduğu boşanma kararları, yasal aşama açmadan nüfus kütüğüne tescil edilebilmektedir.
Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 27/A maddesinde;“Yabancı ülke adlî veya idarî makamlarınca boşanmaya, evliliğin butlanına, iptaline veya mevcut olup olmadığının tespitine ilişkin olarak verilen hükümler; bizzat veya vekilleri aracılığıyla tarafların birlikte veya taraflardan birinin ölmüş ya da yabancı olması halinde Türk vatandaşı olan diğer taraf veya vekilinin tek başına başvurması, verildiği devlet kanunlarına göre konusunda yetkili adlî veya idarî makam tarafından verilmiş ve usulen kesinleşmiş olması ve Türk kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması şartlarıyla nüfus kütüğüne tescil edilir.”Hükmüne yer verilmektedir.
Tanınması için başvuru, konsolosluk ve nüfus müdürlüklerine yapılmaktadır. Nüfus kütüğüne tescille
Tenfiz değil sadece tanıma yapılabilmektedir.
İcrai kabiliyeti yoktur. Sadece Türkiye’de de artık boşanmış olarak kabul edilmenizi sağlamaktadır. Nafaka, velayet, mal rejimi veya ödenek tahsili için tenfiz hükmü verilmesi gerekmektedir.
- Konsolosluğa veya nüfus müdürlüğüne sunulması gereken belgeler;
- Başvuru Formu
- Aile kütüğüne tescili talep edilen usulüne göre onaylanan kararın aslı,
- Noter veya dış temsilcilik tarafından onaylanan veya ilgili ülkenin yetkili makamı tarafından Apostil şerhi tatbik edilerek onaylanan Türkçe tercümesi,
- Adlî veya idarî makam hükmünde kesinleşme şerhinin aslı ile noter veya dış temsilcilik tarafından onaylanan veya ilgili ülkenin yetkili makamı tarafından Apostil şerhi tatbik edilerek onaylanan Türkçe tercümesi,
- Kimlik veya pasaport fotokopileri,
- Taraflardan biri yabancı ise kimlik veya pasaportların noter tasdikli Türkçe tercümeleri
- Vekil aracılığı ile yapılan müracaatlarda noter tarafından düzenlenen lı özel vekaletnamenin aslı veya aslına uygun örneğidir.
Yabancı mahkemece verilen boşanma kararının nüfus kütüğüne tescil edilebilmesi için Türkiye’de devam eden veya sonuçlanan bir boşanma yasal süreci olmaması gerekmektedir.
Tarafların nüfusa tescil için ikisinin de başvurmaları gerekmektedir. Başvurularını aynı anda birlikte ya da müracaatlar arasındaki süre 90 günü geçmemek şartıyla ayrı zamanlarda yapabileceklerdir.
Ayrıca başvuru, vekil aracılığıyla da yapılabilmektedir.
III. Boşanma Kararının Tanıma ve Tenfizi Davası
Boşanma davasında boşanmanın yanında;
- Çocukların velayeti,
- Çocuk ile kişisel ilişki kurulması,
- Ödenek,
- Nafaka,
- Mal rejimi ile ilgili de hüküm verilmektedir.
İcrai olarak uygulanması gereken bu hükümlerin Türkiye’de uygulanabilmesi için tenfiz talebinde bulunulmalıdır. Boşanılan eşin Türkiye’deki yerleşim yeri, Türkiye’de yerleşim yeri yoksa, veya asliye hukuk mahkemesine verilecek dilekçe ile tanıma tenfiz talebinde bulunulmaktadır. Mahkemece tenfiz şartlarının bulunup bulunmadığı incelenecek ve hüküm verilecektir.
Mahkemelerce Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Yasa ve Türkiye’nin diğer ülkelerle yaptığı adli yardım sözleşmeleri göz önüne alınarak hüküm verilmektedir.
Öncelikle tanıma veya tenfiz hükmü verilebilmesi için yabancı yargı mercii kararının mevcut olması gerekmektedir. Boşanmaya bir idari makam hüküm verdiyse tanıma ve tenfiz yapılamamaktadır.2
Ayrıca bu boşanma kararının kesinleşmesi gerekmektedir. Yabancı ülkede kesinleşmemiş bir yargı mercii hükmü ülkemizde tenfiz edilememektedir. Yargıtay’a göre yargı mercii hükmü davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmezse hüküm kesinleşmeyecek ve tenfiz istemi kabul edilmeyecektir.3
Bunların yanı sıra yabancı kararın tenfizine hüküm verilebilmesi için, kamu düzenine açık aykırılık teşkilEtmemesi gerekmektedir.
Kamu düzenine aykırılığa örnek olarak;
- Hükmü veren mahkemenin bağımsız olmaması,
- Yabancı yargı mercii hükmünde esas alınan maddi olaylar ile yargı mercii hükmü arasında nedensellik bağı bulunmaması,
- Mahkemede adil yargılanma hakkının ihlal edilmesi,
- Taraflardan birinin yokluğunda ve savunma hakkını kullanamadan hüküm verilmesi,4
- İleri sürülen olayların yemin sonucu doğru olduğunun davalının yokluğunda kabulü ile boşanmaya hüküm verilmesi verilebilecektir.
Boşanma hükmünde ödenek, velayet veya nafaka ile ilgili hüküm bulunmaması kamu düzenine aykırılık değildir.5Bu hususlar hakkında hüküm verilmediğinden Türkiye’de velayet6ve nafaka7ile ilgili yargılama yapılarak hüküm verilebilecektir.8Fakat boşanma hükmünde herhangi bir kusur tespiti yapılmadıysa Türk yargı mercileri tarafından yeniden kusur tespiti yapılarak maddi veya manevi tazminata hükmedilemeyecektir.9
Eğer ki yabancı ülkede verilen ve Türkiye’de tanıma tenfiz yapılmış bir boşanma hükmü varsa kesin hüküm teşkil edecektir. Bu vaziyette Türkiye’de yeniden boşanma yasal süreci açılamayacaktır.
Aynı anda hem Türkiye’de hem de başka bir ülkede boşanma yasal süreci bulunabilir. Yabancı ülkede verilen ve kesinleşen bir boşanma hükmü mevcutsa Türkiye’deki boşanma davasında tanıma tenfiz davasının bekletici mesele yapılması gerekmektedir. Dosyalar birleştirilmemelidir.
Tanıma tenfiz yasal süreci kabul edilirse bu vaziyette Türkiye’de açılan boşanma yasal süreci konusuz kalacaktır.10Fakat tanıma ve tenfize hüküm verilmeden tarafların Türkiye’de boşanmalarına hüküm verilirse Türk mahkemelerinin verdiği hüküm ülkemizde kabul edilecektir.11
Dipnot- Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2014/461 Esas, 2014/1664 Hüküm Sayılı ve 30.01.2014 Günlü Hükmü↩︎
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2018/3127 Esas, 2018/15305 Hüküm Sayılı ve 25.12.2018 Günlü Hükmü↩︎
- Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2009/1020 Esas, 2011/1679 Hüküm Sayılı ve 15.02.2011 Günlü Hükmü↩︎
- Yargıtay 2.
Hukuk Dairesinin 2023/7278 Esas, 2024/3409 Hüküm Sayılı ve 14.5.2024 Günlü Hükmü↩︎
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2007/20370 Esas, 2008/4162 Hüküm Sayılı ve 26.03.2008 Günlü Hükmü↩︎
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024/2786 Esas, 2024/4519 Hüküm Sayılı ve 11.6.2024 Günlü Hükmü↩︎
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/8415 Esas, 2024/4592 Hüküm Sayılı ve 12.6.2024 Günlü Hükmü↩︎
- Bölge Adliye Yargı Makamı 1.
Hukuk Dairesinin 2018/3369 Esas, 2019/401 Hüküm Sayılı ve 18.03.2019 Günlü Hükmü↩︎
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/8714 Esas, 2024/5867 Hüküm Sayılı ve 12.9.2024 Günlü Hükmü; Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/6526 Esas, 2024/3480 Hüküm Sayılı ve 15.5.2024 Günlü Hükmü↩︎
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/8714 Esas, 2024/5867 Hüküm Sayılı ve 12.9.2024 Günlü Hükmü; Yargıtay 2.
Hukuk Dairesinin 2023/6825 Esas, 2024/4010 Hüküm Sayılı ve 29.5.2024 Günlü Hükmü;↩︎
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/6902 Esas, 2024/4840 Hüküm Sayılı ve 26.6.2024 Günlü Hükmü↩︎
Ece Deniz Vardar, Barosu’na 85375 sicil numarası ile kayıtlı bir avukattır. Lisans eğitimini 2020 yılında Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde, yüksek lisans eğitimini ise 2024 yılında Bilgi Üniversitesi İnsan Hakları Hukuku alanında tamamlamıştır. Mesleki gelişimine büyük önem veren Ece Deniz Vardar, 2012 yılında Kanada King George International College’da İngilizce eğitimi almış; 2019 yılında ise Cambridge Law Studio ve King Education London bünyesinde iki ay süreyle Hukuk İngilizcesi eğitimi almıştır.
Tüm YayınlarıSorunuz mu var?
Hemen iletişime geçin.
Info@ballawfirm. com