Güncel yasal düzenlemeler ve yargı kararları ışığında yasal süreçlerin işleyişini bilmek, haklarınızı korumak adına oldukça önemlidir. İşte konu hakkında bilinmesi gerekenler:

6. Hukuk Dairesi 2022/850 E., 2023/434 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Tüketici Yargı Makamı SAYISI: 2016/2622 E., 2021/475 K. YASAL AŞAMA TARİHİ: 25.04.2016 HÜKÜM: Red Taraflar arasındaki tüketiciyi koruma kanunundan kaynaklanan davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine hüküm verilmiştir.

İlk Derece Yargı Makamı hükmü davacı vasıtasıyla temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz koşulu ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne hüküm verildikten ve Tetkik Hâkimi vasıtasıyla hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. YASAL

AŞAMA Davacı avukati yasal aşama dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2013 yılı sonlarında davalı... Kardioloji Merkezi ve Sağlık Hizmetleri San. Tic.

A. Ş ‘nin diş kliniğine başvurarak diğer davalı diş hekimi...... Tüzün vasıtası ile 7 adet diş kaplaması ve kanal tedavisi hizmeti aldığını, ancak yeni dişler takıldıktan sonra özellikle sol kısımda meydana geldiğini, devam eden ağrılar nedeni ile başvurduğu davalı diş hekiminin durumun geçici olduğunu bildirdiğini, ancak ağrıların geçmediğini yazılı başvurularına rağmen davalılardan bir cevap alamadığını, tedavi hizmeti karşılığı ödenen 3.750,00 TL ile sağlık sorunları, hastane yönetiminin duyarsızlığı nedeni ile müvekkilinde meydana gelen manevi yıkıma karşılık 5.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.

Davalı... Kardiyoloji Merkezi ve Sağlık Hizmetleri San. Tic. A.

Ş avukati cevap dilekçesinde özetle; husumet ve zamanaşımı itirazlarında bulunmuş, davacının talep ettiği ödenek miktarlarından müvekkilinin bir sorumluluğunun bulunmadığını, istenen manevi ödenek miktarının yüksek olduğunu, davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı... Tüzün cevap dilekçesinde özetle; davacıya yapılan diş müdahalesinin tıbbi ilkelere uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK

DERECE MAHKEMESİ KARARI -... 7.

Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/126 Esas, 2016/112 Hüküm sayılı ve 26/04/2016 günlü hükmü ile somut olayda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilerek görevsizlik hükmü verilmiştir. Bu hüküm davalı... Kardiyoloji Merkezi ve Sağlık Hizmetleri San. Tic.

A. Ş avukatince temyiz edilmiştir. - Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 2016/19885 Esas, 2016/12572 Hüküm sayılı ve 08/11/2016 günlü hükmü ile görevsizlik hükmü onanmıştır. Süresinde talepte bulunulması neticesinde yargılamaya görevli Tüketici Mahkemesinde devam edilmiştir.

IV.

ONAMA

KARARINDAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Tüketici Mahkemesince Verilen Hüküm İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen hükmü ile davacıda tedavi sonrası ortaya çıktığı iddia edilen şikayetiyle kişiye davalı hekim vasıtasıyla uygulanan tedavi arasında mevcut verilerle illiyet bağının mevcut olmadığı, ayrıca sağ alt veya üst azılar bölgesindeki yemek birikimine neden olduğu beyan edilen restorasyonların tespitinin mümkün olmadığı, dolayısıyla; mevcut verilerle ilgili hekimin uygulamalarına tıbbi hata atfedilemeyeceği, hizmeti sağlık çalışanları aracılığı ile yürüten diğer davalının dosya içerisindeki mevcut belgelere göre görünür bir hatasının saptanmadığı gerekçesi ile davanın reddine hüküm verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen hükmüne karşı süresi içinde davacı avukati temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı avukati; müvekkilinin 2013 yılı sonlarında davalı... Kardioloji Merkezi ve Sağlık Hizmetleri San. Tic. 29.03.2024 01:13 about: blank about: blank 2/3 A.

Ş ‘nin diş kliniğine başvurarak diğer davalı diş hekimi...... Tüzün vasıtası ile 7 adet diş kaplaması ve kanal tedavisi hizmeti aldığını, ancak yeni dişler takıldıktan sonra özellikle sol kısımda meydana geldiğini, devam eden ağrılar nedeni ile başvurduğu davalı diş hekiminin durumun geçici olduğunu bildirdiğini, daha sonraki başvurularına da bir karşılık alamadığını, davalıların sözleşme edimini usulüne uygun yerine getirmediğini, dosya kapsamında hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporunda işlem öncesi grafiler bulunmadığından yanlış ıldığını, hastanın tedavi öncesinde grafisinin bulunmamasının sorumluluğunun da davalılarda olduğunu, rapora göre davacının ağrıları şikayeti ile davalı hekim vasıtasıyla uygulanan tedavi arasında mevcut verilerle illiyet bağı bulunmadığı belirtilmiş ise de ağrıların tedavi ile başladığının sabit olduğunu, yerel mahkemenin eksik inceleme ile hüküm verdiğini, kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1.

Itilaf ve Yasal Nitelendirme Yasal Aşama, hatalı diş tedavisi nedeniyle açılmış olup, maddi ve manevi zararların tahsil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, TBK'nın 470-486. Madddeleri 3. Değerlendirme 1.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Yasanın 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Taraflar arasındaki akdi ilişki, TBK'nın 470 (BK. M. 355) ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, maddi ve manevi ödenek talep edilmektedir. Eser sözleşmesinde, işin uzmanı sayılan yüklenici, yapımını yüklendiği işi, özen borcu gereği olarak fen ve sanat kurallarına, sözleşme hükümlerine, kendisine duyulan güvene ve beklenen amaca uygun şekilde yapmakla ödevlidir.

Eser sözleşmelerini diğer iş görme sözleşmelerinden ayıran önemli hususlardan birisi sonuç sorumluluğu, yani tarafların iradeleri doğrultusunda yüklenici vasıtasıyla bir sonucun meydana getirilmesi taahhüdüdür. Zira; eser sözleşmesinde bir eserin, sonucun yaratılıp teslim edilmesi borcu altına girilmektedir. Bu borcun altına giren taraf yani yüklenici, işin mahiyeti gereği işi sadakat ve özenle yerine getirmek zorundadır. Sadakat borcu, yüklenicinin iş sahibinin yararına olacak şeyleri yapması ve ona zarar verecek her türlü eylemden kaçınmasıdır.

Eserin, sözleşmede kararlaştırılan niteliklerine, ya da iş sahibinin beklediği amaca uygun olmaması veya lüzumlu bazı vasıflardan bir ya da bir kaçının bulunmaması halinde ayıplı yapıldığının kabulü gerekir. Eser sözleşmesinde, yüklenici belli bir sonucu (eser) taahhüt ettiğinden sonuç gerçekleşirse, yüklenici borcunu ifa etmiş sayılır ve ücrete hak kazanır. Buna göre yüklenici, hastası olan davacının zarar görmemesi için mesleki tüm koşulları yerine getirmişse; somut durumun gerektirdiği tedbirleri noksansız biçimde almışsa, uygun tedaviyi belirleyip uygulamışsa, uygulanan tedavide nadir de olsa görülebilecek olumsuz sonuçlara dair davalıyı aydınlatıp uyarmış ve davalının bu hususta rızasını almışsa, eserini iş sahibi davalının ondan beklediği amaca uygun olarak tamamlayarak teslim etmişse ücrete hak kazanır. İş sahibinin ayıptan doğan hakları TBK.

M. 475'te düzenlenmiştir. Bu haklar; sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedelden indirim ya da ücretsiz onarım isteme hakları ile genel hükümlere göre ödenek isteme hakkıdır. Bunlarda ilk üçü, yani dönme, bedelden indirim ve ücretsiz onarım isteme hakları seçimlik haktır. Ödenek isteme hakkı ise, iş sahibinin zarar görmesi şartıyla her üç seçimlik hakla birlikte istenebilir.

Bu haklar sınırlı olarak sayılmış olduğu için bunlar genişletilemez. Onarım hakkının seçilmesi halinde iş sahibi gideri yükleniciye ait olmak üzere bunun yapılmasını üçüncü bir kişiye verebilir. Bu takdirde bundan doğan giderleri iş sahibi yükleniciden ödenek olarak isteyebilir. Somut olayda, hükme esas alınan Adli Tıp 7.

İhtisas Kurulunun 28/04/2021 günlü raporunda; yasal aşama dosyasında kişiye davalı diş hekimi vasıtasıyla yapılan diş tedavileri öncesinde çekilmiş grafi bulunmadığı, bu nedenle dosyada mevcut verilerle değerlendirme yapıldığı, tedavi öncesine ait grafi olmadığı için ağrının ilgili hekimin yaptığı diş tedavisi kaynaklı olup olmadığına hüküm verilemediği, tüm bu nedenlerle; kişide tedavi sonrası ortaya çıktığı iddia edilen şikayetiyle kişiye davalı hekim vasıtasıyla uygulanan tedavi arasında mevcut verilerle illiyet bağının mevcut olmadığı, ayrıca sağ alt veya üst azılar bölgesindeki yemek birikimine neden olduğu beyan edilen restorasyonların tespitinin mümkün olmadığı, dolayısıyla; mevcut 29.03.2024 01:13 about: blank about: blank 3/3 verilerle ilgili hekimin uygulamalarına tıbbi hata atfedilemeyeceği belirtilmiştir. Ancak; tedavi öncesinde çekilmiş olan bir takım film, röntgen, grafi ve başka tıbbi dokümanların tutulması ve saklanmasının davalıların sorumluluğunda olduğu bu hali ile tedavi öncesi grafinin dosya kapsamında bulunmayışının davacının değil, tedavi hizmeti sunan davalıların sorumluluğunda olduğu, bu hali ile davalıların kusurlu olduğu anlaşılmıştır. O halde mahkemece yapılması gereken iş; dosyanın Diş Hekimliği fakültelerinden seçilecek bilirkişi veya bilirkişi kuruluna sevk edilerek, davalıların kusurlu eylemi nedeni ile başka diş hekimlerince yapılan tıbbi girişimlerin ve bu nedenle davacının yaptığı harcamaların, davacı tarafça sunulan faturalar da nazara alınarak tetkiki ile, maddi tazminatın kapsam ve tutarının belirlenmesi konusunda denetime elverişli bir rapor alınması, davacının istemekte haklı olduğu alacak miktarının bu şekilde belirlenmesi, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek manevi ödenek bakımından da sonucuna göre hüküm verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek hüküm verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

VII. HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; davacı avukatinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı lehine BOZULMASINA, Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde hüküm düzeltme isteminde bulunulabileceğine, 06/02/2023 gününde oy birliğiyle hüküm verildi.

Her yasal vaziyet kendi içinde özel değerlendirmeler gerektirir.

Olası itilaflarda herhangi bir hak kaybına uğramamak adına yasal sürecin uzman bir hukukçu ile yürütülmesi faydalı olacaktır.