Tanıma Tenfiz Davası Nedir? Nasıl Açılır? Ekibi1 Temmuz 2026Aile ve Boşanma Hukuku
Tanıma ve tenfiz davası iki farklı yasal aşama olup, yurt dışında kesinleşmiş yargı mercii kararlarının Türkiye’de tanınmasını ve icra edilebilmesini sağlayan davalardır. Uluslararası özel hukukun konusu olan bu davalar5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’da hüküm altına alınmıştır.
Yasa adından da anlaşıldığı üzere tanıma ve tenfiz yalnız özel hukuktan doğan hukuk davalarına ilişkindir. Ceza hukukundan doğan cezalandırma amacı taşıyan para cezalarının Türkiye’de infazı ve kabulü için tanıma veya tenfiz davası açılmaz.
İçindekiler- Tanıma Tenfiz Davası Nedir? Hukuki Tanımı ve Kapsamı
- Tanıma ve Tenfiz Davalarının Amacı ve İşlevi Nedir?
- Tanıma ve Tenfiz Davalarının Arasındaki Farklar Nelerdir?
- Hangi Durumlarda Tanıma Davası Açılır?
- Hangi Durumlarda Tenfiz Davası Açılır?
- Tanıma ve Tenfiz Davasında Yetkili Mahkeme Hangisidir?
- Tanıma ve Tenfiz Davası Açmak için Gerekli Belgeler
- Apostil Nedir? Nasıl Alınır?
- Yabancı Mahkeme Kararlarının Tanınması ve Tenfiz Edilmesinde Gereken Şartlar
- Tanıma ve Tenfiz Davasının Sonuçları ve Hukuki Etkileri
- Tanıma Tenfiz Davası Ne Kadar Sürer?
- Tanıma Tenfiz Davası Mahkeme Harç ve Masrafları
- Sıkça Sorulan Sorular
- Tanıma ve Tenfiz Nasıl Yapılır?
- Boşanmanın Türkiye’de Geçerli Olması İçin Ne Yapmak Gerekir?
- Tanıma ve Tenfiz İçin Gerekli Belgeler Nelerdir?
- Tanıma ve Tenfiz Davası Hangi Mahkemede Ve Nerede Açılır?
- Tanıma ve Tenfiz Davası İçin Türkiye’ye Gelmem Şart Mı?
- Tanıma Ve Tenfiz Davasında Onay Ve Apostil Ne Demektir?
- Türkiye’de Hangi Makamlar Apostil Vermektedir?
- Davanın Açılması İçin Belli Bir Süre Var Mı?
- Hangi Kararlar Tanıma Konusu Yapılır?
- Hangi Kararlar Tenfiz Konusu Yapılmaktadır?
- Tanıma Tenfiz Davasında Duruşmaya Katılmak Zorunlu Mu?
En çok da yurt dışında gerçekleşen boşanma davalarının Türkiye’de de tanınmasını ve hüküm ifade etmesini sağlamak adına açıldığı görülmektedir.
Tenfizi veya tanınması talep edilen yargı mercii hükmünde yasal yararı bulunan kişiler, bu davaları, söz konusu yargı mercii hükmünde karşı taraf kimse ona karşı açar. Davalarda görevli ve yetkili yargı mercii karşı tarafın belirttiği yerleşim yeri asliye hukuk mahkemesidir. Tanıma veya tenfiz davalarının, bu davalara konu olan yabancı devlet yargı mercii kararlarının kesinleşmesi üzerine çok vakit kaybetmeden açılması, davalının yerleşim yerinin bilinmemesinin, birbirleriyle iletişimin kopmuş olup haberdar olunamamasının önüne geçilmesi adına önem arz etmektedir. Bununla birlikte tanıma ve tenfiz davalarının açılması konusunda herhangi bir süre sınırı kanunda konulmamıştır.
Tanıma Tenfiz Davası Nedir?
Yasal Tanımı ve Kapsamı
Tanıma ve tenfiz davaları, yabancı devlet mahkemelerinde verilmiş ve kesinleşmiş kararların Türkiye’de hüküm ifade etmesi için Türk yargı mercileri tarafından kabul edilmesini ve icra edilebilmesini sağlayan davalardır. Tanıma davası, yabancı devlet yargı makamı kararının tanınmasını, tenfiz davası ise yabancı devlet yargı makamı kararının tanınmasıyla birlikte icra edilebilmesini yani kararın Türkiye’de uygulanabilmesini sağlamaktadır.Tanıma ve tenfiz davaları yalnızca yurt dışında kesinleşmiş olan hukuk davaları için açılabilir.Ceza davaları tanıma ve tenfiz davalarının konusunu oluşturmaz.
5718 sayılı yasanın 50. Maddesi gereği yabancı yargı mercii kararlarının kesinleşmiş olması gerekmektedir.Henüz kesinleşmemiş yargı mercii kararları veya yargı mercii dışındaki bir organın vermiş olduğu kararlar tanıma ve tenfiz davalarına konu olmaz.Bunun için davacılar yabancı yargı mercii kararının kesinleştiğinden emin olmalıdırlar. Bununla birlikteTanıma ve tenfiz davalarına bakan hâkim, söz konusu yabancı yargı mercii kararını esastan inceleme yetkisine sahip değildir.
Tanıma ve Tenfiz Davalarının Amacı ve İşlevi Nedir?
Tanıma ve tenfiz davaları ile yabancı devlette kesinleşmiş bir yargı mercii kararının Türk Devleti makamlarınca ve yargı organlarınca geçerliliği sağlanmaktadır.
Uluslararası hukukta, devletler aralarında ortak anlaşmalar yaparak, bu anlaşmaların iç hukuklarında etki edebilmesini sağlayabilirler. Fakat devletlerin bağımsızlığı ve egemenliği ilkesi gereği, kendi iç hukuk kurallarını kendileri belirlerler. Bundan dolayı da bir devletin iç hukuku, bir başka devletin iç hukukunda kendiliğinden hüküm ifade etmemektedir. Dolayısıyla yabancı bir devletin mahkemesinde verilmiş ve kesinleşmiş olan hüküm, Türkiye’de kendiliğinden geçerli bir yargı mercii hükmü sayılmamaktadır.
İşte tanıma ve tenfiz davaları ile kişiler, yabancı devlette özel hukuktan doğan hakları ile ilgili haklarında verilmiş ve kesinleşmiş bir yargı mercii kararını Türkiye’de de korumak ve geçerliliğinin tanınmasını ve uygulanmasını yasal aşama yoluyla sağlayabilirler.
Tanıma ile birlikte hüküm Türkiye’de de kesin hüküm teşkil eder ve kesin delil niteliğini kazanır (MÖHUK m.58). Tenfiz ise yabancı yargı mercii kararının ülkemizde kesin hüküm teşkil etmesini sağlamakla birlikte bu kesin hükümdeki yerine getirilmesi gereken icra nitelikteki edimin yerine getirilmesi işlevini sağlamaktadır.
Tanıma ve Tenfiz Davalarının Arasındaki Farklar Nelerdir?
Tanıma davası ve tenfiz davası esasen yabancı ülkenin yargı mercii kararının iç hukukumuzda kabulünün tanınmasının sağlanması olmakla birlikte iki yasal aşama niteliği ve sonucu bakımından birbirinden farklı davalardır. Tanıma davası açıldığında, yabancı devlet yargı makamı kararının ülkemizde tanınması sağlanır. Bu tanıma hükmü yargı mercii kararının iç hukukumuzda onaylanması anlamındadır.
Fakat kararın uygulanması yönünden bir hüküm ifade etmemektedir.
Tenfiz davası ise yabancı devlet mahkemesinin kararının iç hukukumuzda yerine getirilebilmesi, icra edilebilmesini sağlamaktadır. Tanıma davası açılabilmesi, tenfiz davası şartlarının sağlanmasına bağlıdır. Fakat tanımanın tenfizden bir farkı da tenfiz davasının açılabilmesi için, tenfizi istenen kararın, karşılıklık esasına dayalı anlaşma yapılmış bir yabancı devletin mahkemesinde verilmesi veya o yabancı devlette Türk yargı makamı kararlarının uygulanabilirliği ile ilgili bir kuralın bulunması aranmaktadır. Fakat tanıma davası açılabilmesi için yabancı devletle karşılıklılık esası içeren bir anlaşma ve bir kural olmasına gerek yoktur.
Karşılıklılık esası, iki veya daha fazla devlet arasında belli konularda birbirlerine karşı ortak davranışların ve kuralların uygulanması demektir.
Karşılıklılık esası ile ilgili Yargıtay Hukuk Dairelerinde görülmüş tanıma ve tenfize ilişkin davalardan ikisi aşağıda örneklenmiştir:
- Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2018/4728 E., 2019/5694 K. Sayılı hükmünde yerel mahkemesince verilen ve kesinleştiği anlaşılan hüküm Türkiye’de tanıma ve tenfiz kararına konu olmuştur. Kararda; “…ilamın Türk mahkemesinin kesin yetkisini ilgilendiren bir konuda verilmemiş olduğu, davalıya usulüne uygun savunma hakkının tanındığı, hükmü veren ile Türkiye Cumhuriyeti devleti arasında karşılıklılıkesasının bulunduğu, …kanaatine varılarak, davanın kabulü ile ….
Bölge Mahkemesinin …. Sayılı ilamının tenfizine hüküm verilmiştir.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2015/21683 E., 2015/25016 K. Sayılı hükmünde “…özellikleTanımada5718 sayılı Yasanın 54.
Maddesinin (a) bendinde yer alan “karşılıklılık” koşulununAranmamasınaGöre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki yabancı mahkemece verilen boşanma kararının tanınmasına ilişkin karara yönelik temyiz itirazları yersizdir. … Tenfiz hükmü verilebilmesi için, Türkiye Cumhuriyeti ile ilamın verildiği devlet arasında, karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilamların tenfizini mümkün kılan bir yasa hükmünün veya fiili uygulamanın bulunması şarttır… Öyleyse..ilamın verildiği Arkansas Eyaletinde, yabancı ilamların tenfizini mümkün kılan bir yasa hükmü veya fiili uygulamanın bulunup bulunmadığının, ilamların türü ve yasal niteliği bakımından bir engel olup olmadığının ayrıntılı olarak sorulup tespiti …gerekirken, açıklanan yönler gözetilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru bulunmamıştır…”
Hangi Durumlarda Tanıma Davası Açılır?
Tanıma davası yabancı yargı mercii kararının Türk mahkemelerinde tanınmasını, kabul edilmesini sağlayan fakat bu kararın icra edilebilirliğini sağlamayan bir yasal aşama olduğu için, icrası gerekmeyen yabancı yargı mercii kararlarına yönelik tanıma davası açılmaktadır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 2020/854 E., 2021/15 K. Sayılı hükmünde da vurgulandığı gibi “tanıma davaları; yalnızca “kesin delil” ve “kesin hüküm” niteliği kazandıran davalar olup icra kabiliyeti kazandırma gücüne sahip değildir.
Özellikle, yurt dışında yargı mercii kararıyla yapılan boşanmaların Türkiye’de de tanınması için tanıma davası açılmaktadır.
Türkiye’deki tanıma davası ile yurtdışındaki boşanma hükmü Türkiye’de de kabul edilmiş olur.Fakat boşanma hükmünde herhangi bir velayet, ödenek vb. Icrası gereken hükümlerin bulunması halinde bunlar tanıma davası ile talep edilmemektedir.Bunlar için tenfiz davası açılması gerekir. Genellikle yargı mercii kararları icra nitelikte hükümler içerdikleri için sadece tanıma davası açılması gereken haller çeşitli değildir. Uygulamada boşanma davalarında görülmektedir.
Hangi Durumlarda Tenfiz Davası Açılır?
Yabancı ülke mahkemesinin verdiği bir kararın Türkiye’de icra edilebilmesini ve karara ilişkin edimlerin yerine getirilmesini talep edebilmek için bu kararların tenfizi gerekmektedir.
Örneğin yabancı ülkede verilen boşanma kararının yanında çocuğun velayetine ilişkin hüküm varsa veya nafaka alacağına hükmedilmişse bunların Türkiye’de de talep edilebilmesi için tenfiz davası açılması gerekir. Veya yurt dışında verilmiş bir alacağın tahsil edilmesi hükmü varsa bu kararın tenfiz edilmesiyle birlikte Türkiye’de de yargı mercii hükmü ile alacağın tahsiline imkan sağlanmış olur.
Tanıma ve Tenfiz Davasında Yetkili Yargı Mercii Hangisidir?
Tanıma ve tenfiz davalarında görevli yargı mercii Asliye Hukuk Mahkemeleridir (MÖHUK m.51). Açılacak davada Türkiye’deki hangi asliye hukuk mahkemesinin yetkili olduğu konusuna gelince, bu davalı tarafın Türkiye’de bulunan yerleşim yerinin bağlı olduğu asliye mahkemesidir. Eğer davalının Türkiye’de kayıtlı yerleşim yeri bulunmuyorsa oturduğu yer asliye hukuk yargı makamı yetkilidir.
Eğer davalının Türkiye’de herhangi bir adresi yoksa, davacı, veya ’da bulunan asliye hukuk mahkemelerinin birinde tanıma tenfiz davası açabilir. Tanıma veya tenfizi talep edilen kararın niteliğine göre yetkili yargı mercii Aile Yargı Makamı, Ticaret Yargı Makamı vb. Olabilir.
Tanıma ve Tenfiz Davası Açmak için Gerekli Belgeler
Tanıma ve tenfiz dilekçe yazılarak yetkili mahkemeye yasal aşama açılması suretiyle olur. Dilekçenin yanına eklenmesi gereken belgeler MÖHUK m.53’te verilmiştir.
Buna göre dilekçeyle birlikte;
- Yabancı yargı mercii kararının o ülke makamınca usulen onaylanmış aslıVeyaHükmü veren yargı organı tarafından kararın onanmış örneğiVeOnanmış tercümesi,
- Kararın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmıştercümesinin sunulması gerekir.
Buna göre kesinleşmiş yabancı yargı mercii kararının aslının onaylanması işlemi apostil şerhi ile yapılır. Apostil şerhi yapılan kararın aslı veya hükmü veren mahkemenin onayladığı örneğinin daha sonra Konsolosluğun onayladığı yemi tercümanlarca yeminli tercümesinin yapılması gerekmektedir. Apostil şerhi içermeyen veya onaylı yeminli tercümesi olmayan kararlar, tanıma ve tenfiz davalarında kabul görmeyeceği için yasal aşama açıklamayacaktır.
Apostil Nedir? Nasıl Alınır?
Apostil, resmi bir belgenin, bir başka ülkede geçerli sayılabilmesi için yapılan özel bir şerh ve onaylama işlemidir.
Söz konusu resmî belgenin düzenlediği ülkede, o ülkenin yetkili makamları tarafından apostil şerhi düşüldüğünde, geçerli olması istenen yabancı ülkede geçerliliği sağlanmış olmaktadır. Örneğin Türkiye’de düzenlenmiş bir vekaletnameyi yurt dışında geçerli kılmak için apostil şerhi gerekir. Bu şerh ülkemizde ilçe kaymakamlıklarında, olmayan yerlerde valiliklerde, yurtdışındaki vatandaşlarımız için ise Türk Konsolosluklarında yapılmaktadır.
Tanıma ve tenfiz davalarında ise yabancı devletin yargı organının hükmü olduğu için, apostil onayı o ülkeden alınmalıdır. Söz konusu yabancı devlette apostil vermeye yetkili makam hangisiyse o makam tarafından apostil onayı alınmalıdır.
Bunun yanında apostil onayı yalnızca La Haye Konferansı’nataraf ve üye devletler arasında geçerliliği olan bir belgedir. Eğer La Haye’e taraf olmayan bir devlette alınmış bir yargı mercii hükmü varsa bunun tanıma ve tenfiz davasına konu olması için Adalet Komisyonlarınca onayı yapılabilir.
Yabancı Yargı Mercii Kararlarının Tanınması ve Tenfiz Edilmesinde Gereken Şartlar
Yabancı devlet yargı mercii kararlarının Türkiye’de kabulü ve icrası için tanıma ve tenfiz davaları açılmalıdır. Bu davaların konusu kesinleşmiş olan yabancı ülke yargı mercii kararlarıdır. Dolayısıyla yabancı ülkede, yargı organı dışında bir yerden alınmış bir belge veya hüküm bu davaların konusunu oluşturmaz.
Aynı şekilde bu yargı kararının o ülkede kesinleşmiş olması gerekir. Henüz istinaf veya temyiz süreleri dolmamış veya bu aşamalardan birinde bulunan ve her hâlükârda kesin hüküm teşkil etmeyen yargı kararları için tanıma ve tenfiz davası açılamaz. Türkiye’de tanıma ve tenfiz davası açacak kişilerin bu davaları açmada yasal yararının bulunması gerekmektedir.
Bir diğer koşul ise, tanıma ve tenfizi istenen yabancı devlet yargı makamı kararının ülkemizde kamu düzenine aykırılık teşkil etmemesi gerekmektedir. Kamu düzenine aykırı kararlar davanın esastan reddi sebebidir.
Bununla birlikte münhasıran Türk mahkemelerinin konusunda giren konulara dair yabancı yargı mercii kararları tanıma ve tenfize konu olmamaktadır. Çünkü burada özellikle Türk mahkemelerince alınmasını gerektiren bir hüküm vardır, bu yüzden yabancı devlet yargı makamı hükmü tanıma ve icra edilebilir olmaya konu olmaz.
Tanıma ve Tenfiz Davasının Sonuçları ve Yasal Etkileri
Tanıma davası sonucunda yargı mercii, yabancı devlet yargı organı kararının tanınmasına veya gerekli koşulları sağlamadığı için tanımanın reddine hüküm verebilir. Tenfiz davası sonucunda yargı mercii, yabancı devlet yargı organı kararını duruma göre tamamen veya kısmi olarak tenfizine veya tenfiz talebinin reddine hüküm verebilir. Görüldüğü üzere yargı mercii uygun bulmadığı hususları tenfiz etmeyip yalnızca uygun bulduğu hususların tenfizine hüküm verebilir.
Tanıma davasının olumlu sonuçlanması hâlinde yabancı mahkemenin kesinleşmiş hükmü ülkemizde de kesin hüküm ve kesin delil teşkil etmektedir. Tenfiz davası sonucu tenfiz edilen hüküm da Türk makamlarınca icra edilebilir nitelikte olacaktır.
Tanıma Tenfiz Davası Ne Kadar Sürer?
Tanıma ve tenfiz davalarının ne kadar sürdüğü hakkında net bir süre öngörülememektedir. Fakat bu davalarda davalının Türkiye’de yerleşim yeri veya ikameti bulunmaması süreci daha da uzatmaktadır. Çünkü tebligatların davalının yurtdışındaki adresine gönderilmesi ve ulaşıp ulaşılmadığının takibi uzun ve zor olabilmektedir.
Bundan dolayı tarafların bu davaları avukatları aracılığıyla yapmaları, hem yasal süreci doğru takip edebilmek hem de bildirim ve tebligatların avukatların Türkiye’deki adreslerine daha hızlı yapılabilmesini sağlamak için taraflara kolaylık sağlamaktadır.
Tanıma Tenfiz Davası Yargı Mercii Harç ve Masrafları
Tanıma ve tenfiz davaları, yabancı devlet yargı kararlarına dair açılan davalar olmakla birlikte harç ve masraflarının belirlenmesinde492 sayılı Harçlar Kanunuuygulanır. Harçlar Kanunu’nda iki tür harçtan söz edilmektedir: maktu harç ve nispi harç. Maktu harç, değeri para ile belirlenmeyen davalar için alınan harçken; nispi harç, değeri belirlenebilen ve para ile ölçülebilen davalarda yasal aşama konusunun miktarına göre alınan harçtır. Harçlar Kanunu m.4’te yabancı yargı mercii kararlarının tenfizinde davanın nispi harca tabi olduğu, konusunun miktarına göre bunun Türk lirası karşılı üzerinden harcın hesaplanacağı hüküm altına alınmıştır.
Yabancı devlet hakem kararlarına karşı tanıma ve tenfiz davalarında ise Harçlar Kanunu m.3/2’de Türk hakem kararları hakkında uygulanan harç tarifesinin uygulanacağına hükmedilmiştir.
Buna göre yabancı hakem kararının Türkiye’de olsaydı hangi harca tabi olacağı bulunur ve o harç tarifesine göre harç uygulanır.
Sıkça Sorulan Sorular
Tanıma ve Tenfiz Nasıl Yapılır?
Tanıma ve tenfiz, yabancı yargı mercii kararlarının Türkiye’de geçerlilik ve icra edilebilirlik sağlaması amacıyla asliye hukuk mahkemelerinde yasal aşama açılması suretiyle yapılmaktadır. Yetkili hukuk yargı mercileri, davalının Türkiye’deki yerleşim yeri, bu yoksa mevcut ikametgâh adresinin bağlı olduğu asliye hukuk mahkemeleridir. Davalının Türkiye’de bir adresi yoksa, ve ’da bulunan hukuk Tanıma ve tenfiz yapılabilmesi için yabancı devlette alınan yargı organı kararının kesinleşmesi gerekmektedir. Ve tanıma ve tenfiz yalnızca özel hukuktan doğan haklara ilişkin yapılan yargılamalar için geçerlidir.
Bunun üzerine, yasal yararı bulunan kişiler bu davaları açabilmektedirler.
Yasal Aşama söz konusu yabancı yargı organı kararındaki karşı tarafa karşı açılır. Tanıma ve tenfiz davaları açılırken hızlı ilerleyebilmesini hem de yasal sürecin doğru ilerlemesine kolaylık sağlar.
Boşanmanın Türkiye’de Geçerli Olması İçin Ne Yapmak Gerekir?
Türk Devleti makamlarınca evli sayılan fakat daha sonra yabancı bir ülkede yasal aşama yoluyla geçerli bir boşanma gerçekleştirmiş kişilerin, kesinleşmiş boşanma kararının Türkiye’de de geçerli kılınabilmesi için, bu davalarda yasal yararı bulunan kişiler (boşanan taraflar, mirasçıları vb.) asliye hukuk mahkemesinde tanıma ve gerekiyorsa tenfiz davası açmaları gerekmektedir. Bu nitelikteki boşanmalar için tanıma veya tenfiz davası açılmaması, boşanmanın Türkiye’de geçerli olmamasına yol açar. Tanıma davası ile boşanma Türkiye’de de tanınır.
Yabancı ülke mahkemesinin boşanma hükmünde icra nitelikte bir hükmün yer alması hâlinde (nafakaya hükmedilmesi, velayetin kaldırılması, tazminata hükmedilmesi vb.) bunların Türkiye’de talep edilebilmesini sağlamak adına tenfiz davası açılır. Tenfiz davası ile tanıma davasıyla talep edilemeyen edimler talep edilir.
Tanıma ve Tenfiz İçin Gerekli Belgeler Nelerdir?
Tanıma ve tenfiz davaları için mahkemeye sunulacak dilekçeyle beraber, yabancı devlet yargı mercii kararının apostille onaylanmış hali veya hükmü veren mahkemece onaylanmış örneği ve bu onaylı kararın yeminli tercümanca yapılan tercümesi gerekir. Bu yargı mercii kararının yanında kararın kesinleştiğini gösteren o ülkede verilen kesinleşme şerhi veya belgesi ve yine bunun yeminli tercümesi sunulmalıdır. Sunulan dilekçede tenfiz ve tanıma talep eden kişi ile davalı tarafın ve varsa bunların kanuni temsilcilerinin ve vekillerinin ad, soyadı ve adresleri; tenfiz ve tanıma istenen hükmün hangi devlet mahkemesinden alındığı, hüküm numarası, tarihi ve karara özeti yer almalıdır.
Eğer yabancı yargı mercii kararının bir kısmının tanıma ve tenfizi talep ediliyorsa bunun hangi kısım olduğu açıkça belirtilmelidir.
Tanıma ve Tenfiz Davası Hangi Mahkemede Ve Nerede Açılır?
Tanıma ve tenfiz davalarına, asliye hukuk yargı mercileri bakmakla görevlidir. Asliye hukuk mahkemelerinin görev dağılımına göre ihtisaslaşmış olan mahkemelerinden Aile Yargı Makamı, Ticaret Yargı Makamı, İş Yargı Makamı vb., tanınması veya tenfizi istenen kararın esasına göre bakmakla görevli mahkemelerdir. Bununla beraber Türkiye’de nerede bulunan asliye hukuk mahkemesinin yetkili olduğu, MÖHUK (kanun) m.51/2’de hüküm altına alınmıştır. Buna göre yetkili yargı mercii davalının Türkiye’de bulunan yerleşim yeri adresidir.
Kayıtlı böyle bir adresinin olmaması hâlinde Türkiye’de sakini olduğu yer yargı makamı yetkilidir. Eğer davalının Türkiye’de hiçbir adresi bulunmuyorsa bu durumda davacı, veya şehirlerinden birinde tanıma veya tenfiz davası açabilir.
Tanıma ve Tenfiz Davası İçin Türkiye’ye Gelmem Koşul Mı?
Tanıma ve tenfiz davaları için davacı ve davalı tarafın Türkiye’ye gelmesi veya duruşmalara katılması koşul değildir. Bu süreçte yurtdışından avukatları aracılığıyla da yürütebilirler. Tanıma ve tenfiz davalarında tebligatlar tarafların adreslerine yapılmaktadır.
Taraflar adres olarak yurt dışındaki bir adresi vermeleri hâlinde tebligat süreleri uzamakta ve yasal aşama daha uzun sürede sonuçlanmaktadır. Bundan dolayı taraflar davalarını avukatları tarafından yürüttükleri takdirde, tebligatlar avukatlarının Türkiye’deki adreslerine yapılabilmekte ve tebligat sürelerinin kısa olmasını, davaların daha iyi takip edilmesini ve kısa sürede sonuçlanmasını sağlamaktadır.
Tanıma Ve Tenfiz Davasında Onay Ve Apostil Ne Demektir?
Tanıma ve tenfiz davalarında onay işlemi, apostil şerhi ile yapılmaktadır. Bu şerh uluslararası La Haye konferansına üye devletler arasında geçerli özel bir onaydır. Apostil şerhi, yabancı yargı mercii kararının Türkiye’de tanıma ve tenfiz davalarına konu olabilmesini sağlar.
Bu şerhin olmaması davanın usulden reddedilmesine sebep olur, yani yasal aşama açılmamış sayılır. Yabancı yargı mercii veya yargı hükmü, Türk yargı mercileri önüne getirilip yasal aşama açılmadan önce yabancı yargı mercii kararının verildiği ülkede, apostil ile yetkili makam tarafından apostil verilmesi gerekmektedir.
Türkiye’de Hangi Makamlar Apostil Vermektedir?
Türkiye’de kesinleşmiş yargı kararları için apostil veren makamlar, adliye komisyonları, adalet encümenleridir. Bunun için ilçelerde kaymakamlıklara, illerde ise valiliklere başvurulmalıdır.
Davanın Açılması İçin Belli Bir Süre Var Mı?
Tanıma ve tenfiz davaları açmak için kanunda belirli bir süre öngörülmemiştir. Bu durumda kişiler yabancı mahkemenin kesinleşmiş kararlarının tanıma ve tenfizini belli bir süre olmadan herhangi bir zamanda talep edebilirler.
Fakat tanıma ve tenfiz davaları aradan uzun zaman geçildikten sonra açılması halinde taraflar arasında iletişimin kopmuş olabileceği, özellikle davalının telefon numarasının veya adresinin değişmesi sonucu davanın tebliğ edilememesi veya karşı tarafın haberdar edilememesi durumları oluşabileceği için, yabancı yargı mercii kararının kesinleşmesi ile kısa süre içinde tanıma ve tenfiz davası açılması taraflara kolaylık sağlayacaktır.
Hangi Kararlar Tanıma Konusu Yapılır?
Yabancı ülkede kesinleşmiş yargı kararlarından hukuk mahkemesinin görev alanına giren, icrai nitelikte olmayıp yalnızca onaylanması yeterli olan kararlar tanıma davasına konu olurlar. Uygulamada en çok karşılaşılan, herhangi bir nafaka veya ödenek gibi uygulanması gereken bir hüküm olmayan yalnızca boşanma hükmünü içeren yabancı boşanma kararları örnek verilebilir.
Hangi Kararlar Tenfiz Konusu Yapılmaktadır?
Yabancı ülkenin yargı organları tarafından verilip kesinleşmiş kararlardan, icra edilebilir ve uygulanabilir bir şey yapmayı veya yapmamayı gerektiren kararlar tenfiz davasına konu olurlar. Örneğin alacak davası sonucu taraflardan birinin borçlu olduğuna hükmedilmesi halinde alacaklı taraf bu talebini Türkiye’de de talep edebilmek için tenfiz davası açarak alacaklı olduğunu türk yargı makamları tarafından kabul ettirip bu alacağını almasını sağlayacak yükümlülük veya tedbirleri borçluya yükletebilir.
Tanıma Tenfiz Davasında Duruşmaya Katılmak Mecburi Mu?
Tanıma ve tenfiz davalarında tarafların duruşmalara katılmak zorunluluğu yoktur. Davayı avukatlarının duruşmaya katılması aracılığıyla da yürütebilirler.
Fakat davalı ve davacı açısından bir farklılık vardır. Davacı duruşmalara gelmediği halde onu temsilen bir avukatın duruşmalara katılmaması hâlinde davanın işlemden kaldırılmasına hüküm verilmektedir. Bu da davanın açılmamış sayılması anlamına gelmektedir. Fakat davalı tarafın duruşmalara katılmaması ve bir avukatla temsil de edilmemesi davanın devam etmesine bir etkisi olmaz.
Yasal Aşama, davalının yokluğunda yürütülmesine hüküm verilir.
AKIN