Soylu Nisan 23, 2024 Usul Hukuku

Mahkemede Tanıklık: Çağrılmadan Dinlenmeye Tüm Aşama

Son Güncellenme Tarihi: Kasım 22, 2025

Tanık (Şahit) Kimdir?

Tanık (Şahit), taraflar arasında çekişmeli olan olaylar ve durumlarla ilgili olarak görgüsü ya da bilgisi olan kişilerdir. Tanık, gördüğü ve işittikleri şeyler hakkında bilgi verir. Tanık yalnızcaGördükleri ve duyduklarınıAktarır, yoksa tanığa görüşü sorulmaz. Bu nedenle tanık olaylarıYorumlayamaz.

Takdiri Kanıt Nedir?

Takdiri kanıtlar, yargıcın üzerinde takdir yetkisinin olduğu ve ileri sürülmesi hâlinde onuSerbestçe değerlendirebileceğiKanıtlardır.

Tanık, takdiri bir kanıttır. Tanığın ifadesini, hakim takdir eder. Tanığın beyanına istinaden hüküm veren ve hükmünde tanığın beyanına dayanan yargı mercii, bununGerekçesiniGöstermek zorundadır. Aynı biçimde, tanık beyanını hükmüne esas almayan yargı mercii yani hakim de bunun gerekçesini göstermek zorundadır.

Taraflar da tanığın beyanlarının doğru olmadığınıDiğer kanıtlarlaÇürütebilirler.

Özellikle tanığın davada yararı bulunması gibi tanıklığının doğruluğu konusunda kuşkuyu gerektiren nedenler varsa, bunu iki taraftan biri iddia ve ispat edebilir (Hukuk Muhakemeleri Kanunum. 255).

Tanık Olabilecek Kişiler

Kural olarakHerkesTanık olabilir. Çocuklar, eşler, tarafların yakınları, yanında çalışanlar tanık olabilir. Yaş, tarafa yakınlık ve davayla ilgili yararlar tanık olabilmek için önemli değildir.

Ancak bu vaziyetler, tanığın söyledikleri değerlendirilirken göz önünde tutulur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ndaAyırt etme gücüne sahip olmayanların tanık olabileceği, ancakYeminsizDinleneceği hükme bağlanmıştır (HMK m. 257/1-b).

Aynı davada, bir olaya ilişkin olarak bir kişi yaTanıkOlarak dinlenebilir ya da taraf olarakIsticvap(yargı mercii sorgusu) edilebilir; biri diğerini bertaraf eder. Bir başka vadeyle,Isticvaba tabi olan kimseler, o davada tanık olamazlar.Buna göre, örneğin bir tüzel kişiliğin taraf olduğu davada, isticvap edilen yasal temsilcileri tanık olarak dinlenemezler; buna karşılık, organ sıfatı olmayan üyeler tanık olabilirler.

Tanık olmak için taraf olmamak gerekir.” ifadesi her zaman doğru değildir.Zira bir davada taraf olarak dinlenen kişi, tanık olarak dinlenemez; ancak taraf olarak dinlenmeyen kişiler tanık olabilirler.

Örneğin yasal temsilci taraf değildir, ancak isticvap edilmişse artık taraf olarak dinlenemez. Buna karşılık ergin olmayan bir kimse taraf ehliyetine sahip değildir, isticvap edilemez; fakat tanık olarak dinlenebilir.

Tanıklık yapacak kişinin tanıklık yaptığı olayıMutlaka gören veya duyan kişi olması gerekmez. Bu nedenle tanık birBaşkasından duyduğunu, başkasının beyanını da yargı merciine aktarabilir. Ancak bizzat gören kişiye göre, aktaran, dolayısıyla bilgi sahibi olan kişinin beyanı daha zayıf olur.

Tanık Gösterilmesi

DavadaTaraf olmayan kişilerTanık olarak gösterilebilir (HMK m. 240/1).

Tanık gösteren taraf, tanık dinletmek istediği olguyu ve dinlenilmesi istenen tanıklarınAdı ve soyadıIle tebliğe elverişliAdresleriniIçeren listeyi yargı merciine sunar.

BunaTanık listesiDenir. BuListede gösterilmemişOlan kimseler tanık olarak dinlenemez veIkinci bir liste verilemez(HMK m. 240/2). Buna,Ikinci tanık listesi verme yasağıDenir. Bu yasak gereğince bir yasal aşama nedeniyle birden fazla tanık listesi verilemeyeceği gibi, liste dışından tanık dinlenilmesi mümkün değildir.

İkinci tanık listesi verme yasağı kamu düzeniyle ilgilidir ve hakimTarafından kendiliğindenDikkate alınır.

Bu yasak, yargılamanın sürüncemede bırakılmasını önlemek ve mahkemenin işini azaltmak amacıyla konulmuştur.

Mahkemece yargılamanın yönetimi ile ilgili bulunan bu emredici kural göz önünde tutulmaksızınIkinci liste ile bildirilen tanıklarDinlenerek bunların sözlerine göre hüküm kurulmuş olması,Bozma nedeniSayılmaktadır.

Tanık listesinde adres gösterilmemiş veya gösterilen adreste tanık bulunamamışsa,Tarafa adres göstermesi içinIşin niteliğine uygunKesin süreVerilir. Bu süre içinde adres gösterilmez veya gösterilen yeni adres de doğru değilse,Bu tanık dinlenilmiş sayılmaz(HMK m. 240/3).

Taraflar, dinlenmesini istedikleri tanık için mahkemece belirlenenAvansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. TaraflarBirlikteAynı tanığın dinlenmesini istemişlerse, gereken gideriYarı yarıya avansOlarak öderler.

Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi halde tanık dinletme isteğinden vazgeçilmiş sayılır (HMK m. 324/1, 2).

Ayrıca tanık listesi için kesin süre verildiği ve dinlenme gününün belirlendiği durumlarda,Liste verilmemiş olsa bileTaraf, tanıkları o duruşmada hazır bulundurursa yargı mercii tanıkları dinlemekZorundadır. (HMK m. 243/1).

Eğer tanıklar dahaSonraki duruşmalardaHazır bulundurulursaDinlenemez.

Kural olarak tanık kanıtına dayanan taraf,Karşı tarafın muvafakat ve rızasına gerek olmaksızın her zaman göstermiş olduğu tanıkların dinlenmesinden vazgeçebilir.Zira “Kanıt gösteren taraf, karşı tarafın açık izni olmadıkça, o kanıta dayanmaktan vazgeçemez” (HMK m. 196) şeklindeki düzenleme,Takdiri kanıtlar hakkında uygulanmaz.

Bununla birlikte, bir taraf karşı tarafın muvafakati aranmaksızın tanık dinletmekten vazgeçebilirse de karşı tarafDiğer tarafın vazgeçtiği tanıkların dinlenmesini kendisi isteyebilir.

Öyle ki, daha önceden tanık listesi vermiş olsa ve bu listede karşı tarafın listesinde yer almasına karşılık daha sonra vazgeçtiği tanığın adı yazılı bulunmasa bile,Diğer tarafın dinlenmesinden vazgeçtiğiTanıkların dinlenmesini isteyebilir. Bu vaziyetteIkinci tanık listesi verme yasağı uygulanmaz.

Zira karşı taraf, o tanıkları diğer tarafın kanıt listesinde bulunması nedeniyle kendi tanık listesine yazmamış olabilir. Bir tarafın dinlenmesinden vazgeçtiği tanıkların iş dinlenmesi karşı tarafça istenmemiş ise yargı mercii, kendiliğinden vazgeçilen tanığı ya da tanıkları çağırıp dinleyemez.

Tanıklığa itiraz mümkündür:Buna göre, tanığın davada yararı bulunması gibi tanıklığının doğruluğu konusundaKuşkuyu gerektirenNedenler varsa, bunuIki taraftan biri iddia ve ispat edebilir(HMK m. 255).

Tanıkların Çağrılması

TanıkDavetiyeIle çağrılır (HMK m. 243/1). Dolayısıyla tanığın, doğrudanZorla getirilmesine hüküm verilemez.

Tanıklara gönderilecek davetiyede aşağıdaki konular yazılır (HMK m. 244):

– Tanığın adı, soyadı ve açık adresi

– Tarafların ad ve soyadları

– Tanıklık yapacağı konu

– Hazır bulunması gereken yer, gün ve saat

– Gelmemesinin veya gelmesine rağmen tanıklıktan ya da yemin etmekten çekinmesinin hukuksal ve cezai sonuçları

– Adalet Bakanlığınca hazırlanan tarife gereğince ücret ödeneceği

Davetiyenin duruşma günündenEn az bir hafta önceTebliğ edilmiş olması gerekir.Acele durumlardaTanığın daha önce gelmesine hüküm verilebilir (HMK m. 243/2).

Kural, tanığın davetiye ile çağrılmasıdır (HMK m. 243/1). Tanığı davet, gerektiğinde telefon, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılarak suretiyle de yapılabilir. AncakDavete rağmen gelmemeye bağlanan sonuçlar(zorla getirme, giderleri ödetme, disiplin para cezası), bu vaziyetteUygulanmaz(HMK m. 243/3).

Tanıklık Yapma Yükümlülüğü

Kural olarak tanıklık yapmakBir yükümlülüktür(zorunluluktur). Yasada gösterilen hükümler saklı kalmak üzere,Tanıklık için çağrılan herkes gelmek zorundadır(HMK m. 245).

Tanıklık yapma yükümlülüğüÜç öğeyiIçerir: Tanık olarak çağırılan kişi, birinci olarakÇağırıldığı yargı merciine gelmek, ikinci olarakYemin etmekVe üçüncü olarak sorulan sorular üzerineBildiklerini açıklamakZorundadır.

Ancak hakim gerekli görülen durumlarda,Sözlü olarak dinlenmesi yerine, belirlenecek süre içinde yanıtlarınıYazılı olarakBildirmesi için tanığaSoru kağıdıGönderilmesine hüküm verebilir.

Bu şekilde işlem yapılması, tanığın vereceği yanıtın hükme yeterli olup olmadığı hususunu yargıcın takdir etmesine engel olamaz.

Hakim, verilen yazılı yanıtların yetersiz olması hâlinde, tanığı dinlemek üzere davet edebilir. (HMK m. 246).

TanıklığınIzne bağlı olduğuVaziyetler da vardır. ÖrneğinKamu görevlileri, görevlerinden ayrılmış olsalar bile, görevleri gereğince sır olarak saklamak zorunda oldukları hususlar hakkında, sırrın ait olduğuResmi makamın yazılı izni olmadıkçaTanık olarak dinlenemezler.

Türk yargısına tabi olmayanKişiler için tanıklık yapma yükümlülüğü yoktur. Örneğin yabancı ülkelerin diplomatik temsilcileri tanıklık yapmak zorunda değildir ve bu kişiler yargı merciine tanık olarak çağırılamazlar.

Tanıklıktan Kaçınmanın Yaptırımları

Davete Uymama

Usulüne uygun olarak çağrılıp da mazeretini bildirmeksizin gelmeyen tanıklar üç yaptırımla karşılaşır:

– Zorla getirilme

– Gelmemelerinin neden olduğu giderleri ödeme

– Beşyüz Türk Lirasına kadar disiplin para cezası ödeme

Zorla getirtilen tanık, önceden gelmemesini haklı gösterecek nedenleriSonradan bildirirse, aleyhine hükmedilenGiderler ve disiplin para cezası kaldırılır(HMK m. 245).

Tanıklık Yapmama

Tanık,Yasal bir neden göstermeden; tanıklıktan çekinir, yemin etme veya göstermiş olduğu neden mahkemece kabul edilmemesine rağmen tanıklık yapmaktan çekinirseIki yaptırımlaKarşılaşır (HMK m. 253/1):

– Beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar disiplin para cezası ödeme

– Tanıklık yapmamaktan doğan giderleri ödeme

Bu vaziyette tanıkYeniden dinlenilmek üzereYargılama başka güne ertelenir (HMK m. 253/1). Tanık kendisine sorulan sorulara yanıt vermez veya emin etmemekteDirenirse, o mahkemeceIki haftayı geçmemek üzere disiplin hapsineMahkum edilir (HMK m. 253/2).

Tanıkların Dinlenmesi

Mahkemede Tanıklık

Tanıklar kural olarak davaya bakan yargı merciinde ve hakim tarafından dinlenir (HMK m. 259/1).Yabancı ülkede bulunan tanıklarınTürk Konsoloslusunda alınan ifadelerine dayanılarakHüküm verilemez.

Gösterilen tanıklarınYabancı ülkede bu davalara bakanYetkili hukuk yargıcı tarafından dinlenilmesi gerekir.

Bu vaziyette mahkemece yapılacak iş, tanıkların hakim tarafından dinlenmesi için bulundukları ülke mahkemesiniIstinabeEtmektir.

Tanıklar kural olarakDuruşmadaDinlenir. Ancak bununIki istisnasıVardır: Öncelikle yargı mercii, gerçeğin ortaya çıkması için gerekliyse, tanığınOlayın gerçekleştiği veya şeyin bulunduğu yerdeDinlenilmesine hüküm verebilir (HMK m. 259/2). Yine yargı mercii,Hasta veya özürlüOlmasından dolayı gelemeyen tanığıBulunduğu yerdeDinler (HMK m. 259/3).

Mahkemenin yargı çevresi dışında bulunanTanığın, bulunduğu yer yargı makamı tarafından dinlenmesine hüküm verilebilir. İstinabe yolu ile dinlenilmesine hüküm verilen tanığın, nerede, hangi gün ve saatte dinleneceği hususu, istemleri hâlinde taraflara tebliğ edilir.

Bu vaziyette, tanığın, hangi hususlardan dolayı dinleneceğini hakim belirler (HMK m. 259/4).

Dinleme sırasında öncelikle tanıktan adı, soyadı, doğum tarihi, mesleği, adresi, taraflarla akrabalığının veya başka bir yakınlığının bulunup bulunmadığı, tanıklığına duyulacak güveni etkileyebilecek bir durumu olup olmadığı sorulur (HMK m. 254).

Tanığa dinlenmeden önce,

– Gerçeği söylemesinin önemi
– Gerçeği söylermemesi hâlinde yalan tanıklık suçundan dolayı cezalandırılacağı
– Doğruyu söyleyeceği hususunda yemin edeceği
– Duruşmada yargı mercii başkanı veya yargıcın açık izni olmadan yargı mercii salonunu terk edemeyeceği ve gerekirse diğer tanıklarla yüzleştirilebileceği

Anlatılır (HMK m. 256).

Tanıklar kural olarakYemin verdirilerekDinlenir. Ancak bu kuralınIki istisnasıVardır: Bu iki istisnai vaziyette tanığa yemin verdirilmez. Buna göreYeminsiz olarak dinlenecekKişiler şunlardır (HMK m. 257):

– Dinlendiği sıradaOnbeş yaşını bitirmemiş olanlarYeminsiz dinlenir. Yeminsiz dinlenecek kişininDavanın açıldığı sırada değil, tanık olarak dinlendiği sıradaOnbeş yaşını bitirmemiş olmasının arandığına dikkat etmek gerekir.

– Yeminin niteliğini ve önemini kavrayamayacak derecedeAyırt etme gücüne sahip olmayanlarYeminsiz dinlenir.

Yemin,Tanığın dinlenilmesinden önceYerine getirilir (HMK m. 258/1).

Yemin yerine getirilirken, hakim da dâhil olmak üzere hazır bulunan herkes ayağa kalkar (HMK m. 258/2).

Hakim tanığa, “Tanık sıfatıyla sorulacak sorulara vereceğiniz yanıtların gerçeğe aykırı olmayacağına ve bilginizden hiçbir şey saklamayacağınıza namusunuz, şerefiniz ve kutsal saydığınız bütün inanç ve değerler üzerine yemin ediyor musunuz?” diye sorar.

Tanık da yanıt olarak “Sorulacak sorulara, hiçbir şey saklamadan doğru yanıt vereceğime namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum.” demekle yemin yerine getirilmiş sayılır (HMK m. 258/3).

Tanık dinlenmeden önce hakkında tanıklık yapacağı olayla ilgili olarak, hakim tarafından kendisine bilgi verilir ve tanıklık edeceği konulara ilişkin bildiklerini söylemesi istenir (HMK m. 260).

Tanıklar, hakim tarafındanAyrı ayrıDinlenir ve biri dinlenirkenHenüz dinlenmemiş olanlar salonda bulunamazlar.TanıklarGerektiğinde yüzleştirilirler(HMK m. 261/1).

Tanık, bildiğini sözlü olarak açıklar ve sözü kesilmeden dinlenir.

Dinlenme sırasında, tanık, yazılı notlar kullanamaz.

Ancak tanık tarihleri ve rakamları tespit etmek veya bazı hususları açıklamak ya da hatırlayabilmek için yazılarına bakmak zorunda olduğunu yargıca söylerse, hakim derhal yazılarına bakmasına veya belirleyeceği duruşmada yeniden dinlenmesine hüküm verebilir (HMK m. 261/2).

TanıkTürkçe bilmezse çevirmenleDinlenir (HMK m. 263/1).

Tanık,Sağır ve dilsizOlup okuma ve yazmayı biliyorsa, sorular kendisineYazılı olarakBildirilir ve yanıtları yazdırılır; okuma ve yazma bilmediği takdirde, hakim, kendisini işaret dilinden anlayanBilirkişi yardımıylaDinler ((HMK m. 263/2).

Tanığın sözleri tutanağa yazılarakÖnünde okunurVe tutanağın altınaImza ettirilir(HMK m. 261/5). Tarafların,Tanığın sözünü kesmeleri,Söz veya hareketle onu övmeleri veya tahkir etmeleri yasaktır. Buna aykırı davranan taraf veya vekili, yargıcın Kanıtlar uyarmasıyla birlikte, uygun olmayan tutum ve davranışından dolayı cezalandırılabilir (HMK m. 262).

Hakim, tanığın tanıklığı sırasındaYalan söylediğiVeyaMenfaat temin ederekTanıklık ettiği hakkında yeterli kanıt veya emare elde ederse bir tutanak düzenler ve bu tutanağı derhalCumhuriyet başsavcılığınaGönderir (HMK m. 264/1).

Hakim, tanığın ve suçta ortakları varsa onlarınTutuklanmasına daHüküm verebilir ve kovuşturma yapılmak üzere Cumhuriyet başsavcılığına sevk eder (MY m. 264/2).

Yargı Mercii tarafından çağrılan tanığa, her yıl Adalet Bakanlığınca hazırlanan tarifeye göre,Kaybettiği zaman ile orantılı bir ücret verilir. 2025 yılı itibarıyla tanığa ödenecek ücret günlük 100 -150 tl olacaktır. Tanık hazır olmak için seyahat etmek zorunda kalmışsa yol giderleri ile tanıklığa çağrıldığı yerdekiKonaklama ve beslenmeGiderleri de karşılanır (HMK m. 265/1).

Bu ücret ve giderler; hiçbir vergi, resim ve harca tabi değildir (HMK m. 265/2).

Yargı Mercii, gösterilen tanıklardan bir kısmının tanıklığı ile ispat edilmek istenen husus hakkında yeter derecede bilgi edindiği takdirde,Geri kalanların dinlenilmemesineHüküm verebilir(HMK m. 241). Bu düzenleme davayı uzatma niyetiyle hareket etmek isteyen tarafın bu konudaki çabalarını önleme yolunda yargı merciine tanınmış önemli bir olanaktır.

Tanıklıktan Çekinme Hakkı

Yasada açıkça belirtilmiş olan nedenlerden biriVarsa, tanık olarak çağrılan kimse, tanıklık yapmaktanÇekinebilir(HMK m. 247/1).

Kişisel nedenlerle tanıklıktan çekinme nedenlerinin varlığı hâlinde, Hakim tanık olarak çağrılmış kimsenin çekinme hakkı bulunduğunu önceden hatırlatır (HMK m. 247/2). Diğer tanıklıktan çekinme nedenleri için böyle bir sorumluluk öngörülmemiştir.

Tanıklıktan çekinen kimse,Çekinme nedeniniVe bu nedeni haklı gösterecekKanıtını, dinleneceği günden önceYazılıVeya davet edildiği duruşmadaSözlüOlarak bildirmek zorundadır (HMK m. 252/1).

Çekinme nedenlerini ve bunun dayanaklarını önceden bildirmiş olan tanık belli gündeYargı merciine gelmek zorunda değildir(HMK m. 252/2).

Yargı Mercii, duruşmada bulunan tarafları dinledikten sonra tanıklıktan çekinmenin haklı olup olmadığına hüküm verir (HMK m. 252/3). Tanık, göstermiş olduğu neden mahkemece kabul edilmezse tanıklık yapmak zorundadır (HMK m. 253/1).

Çekinme Nedenleri

Tanıklıktan çekinme nedenleri üçe ayrılmaktadır:

1- Kişisel Nedenlerle Tanıklıktan Çekinme

Kişisel nedenlerle aşağıdaki kimseler tanıklıktan çekinebilirler (HMK m. 248/1):

– İki taraftan birininNişanlısı

– Evlilik bağı ortadan kalkmış olsa bile iki taraftan birininEşi

Kendisi veya eşinin altsoy veya üstsoyu

– Taraflardan biri ile arasındaEvlatlık bağıBulunanlar

– Üçüncü derece de dâhil olmak üzere kan veya kendisini oluşturan evlilik bağı ortadan kalkmış olsa bileKayın hısımları

– Koruyucu aile ve onların çocukları ileKoruma altına alınan çocuk

2 – Sır Nedeniyle Tanıklıktan Çekinme

Yasa gereği sır olarak korunması gereken bilgiler hakkında tanıklığına başvurulacak kimseler, bu hususlar hakkında tanıklıktan çekinebilirler.

ÖrneğinAvukatlarGörevleri dolayısıyla öğrendikleri sırları açıklayamazlar (Avukatlık Y. M. 36/1, HMK m. 249).

Bu konuda tanıklık yapabilmeleri ancakMüvekkillerinin izni ileMümkün olabilir. Ancak müvekkilinin iznine karşı, Çekinebilir(Avukatlık Y. M. 36/92).

Ayrıca,Doktor; noter gibiKimseler de öğrendikleri sırları açıklamaktan kaçınabilir.

Ancak sırrın sahibi tarafından sırrın açıklanmasınaIzin verildiği takdirde, avukatlardan farklı olarak bu kimseler tanıklıktanÇekinemezler(HMK m. 249).

3 – Menfaat İhlali Tehlikesi Nedeniyle Tanıklıktan Çekinme

Menfaat ihlali nedeniyle aşağıdaki durumlarda tanıklıktan çekinilebilir (HMK m. 250):

– Tanığın beyanı kendisine veya yasada (m. 248) sayılan kimselerden birine doğrudan doğruyaMaddi bir zarar verecekse

– Tanığın beyanı kendisinin veya yasada (m. 248) sayılan kimselerden birininOnur veya saygınlığını ihlal edecekYa da cezaSoruşturmasına veya kovuşturmasına neden olacaksa

– Tanığın beyanı,Meslek veya sanatına ait olan sırlarınOrtaya çıkmasına neden olacaksa

Tanıklıktan Çekinme Hakkının İstisnaları

TanıklıktanÇekinme koşulları oluşsa bileBazı durumlarda tanıklık yapılmasıMecburidir. Bu bakımdan tanıklıktan çekinme hakkı mutlak değildir.

Kişisel nedenlerle, sır nedeniyle veya tanığın beyanı kendisine veya yasada sayılan yakınlarından birine doğrudan doğruya maddi bir zarar vereceği durumlarda menfaat ihlali tehlikesi nedeniyle tanıklıktan çekinme (m. 250/ 1-a) koşulları oluşsa bile aşağıdaki durumlarda tanıklıktan çekinilemez (HMK m. 251):

– Bir hukuksal işlemin yapılması sırasında tanık olarak bulundurulmuş olan kimse oIşlemin esası ve içeriğiHakkında

Aile bireylerinin doğum, ölüm veya evlenmelerinden kaynaklananOlaylar hakkında

– Aile bireyleri arasında,Ailevi ilişkilerden kaynaklanan mali uyuşmazlıklara ilişkinOlgular hakkında

– Taraflardan birininHukuksal selefi veya temsilcisiOlarak kendisinin yaptığı işler hakkında

Bu konuda daha fazla yardım veya danışmanlık için bizimleiletişimegeçebilirsiniz.

Mahkemede Tanıklık