Konkordato 28.02.2018 tarihinde kabul edilerek 15.03.2018 Tarih ve 30361 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 7101 Sayılı ‘‘İcra ve İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’’da düzenlenmiştir.
Bu yasa kapsamında getirilen en temel değişiklik, ‘İflas Erteleme’nin yürürlükten kaldırılarak yerine ‘Konkordato’nun getirilmesidir.

Konkordato, mali durumu bozulan ve ödeme güçlüğü çeken borçluları belli süreler içerisinde haciz ve iflas baskısından koruyarak, mali durumlarını iyileştirmelerine ve ekonomik varlıklarını devam ettirmelerine imkân sunmaktadır.

Konkordato başvurusunda bulunan borçlu, konkordato talebiyle birlikte sunacağı ön projede alacaklılarından, borçlarını ödeme hususunda kendisine vade verilmesini ve/veya borçlarının bir kısmından tenzilat yapılmasını ister.
Konkordatoda geçici ve kesin mühlet olarak iki süre belirlenmiştir. Evrakların tam olduğu tespit edildikten sonra Yargı Mercii geçici konkordato komiseri görevlendirmesi yaparak üç aylık geçici sürede kararını vereceğini ve gerekli görürse Mahkemenin bu süreyi en fazla iki ay uzatabileceğini belirtir. Bu süreler geçici konkordato süreleridir.

Atanan komiser bu geçici süre içerisinde borçlunun faaliyetlerini takip ederek, mahkemece verilen diğer görevleri yerine getirir ve raporunu yargı merciine sunar. Alacaklıların konkordatoyu kabulü üzerine, konkordato yargı mercii tasdikine sunulur.

Mahkemenin onayından sonra komiser, kesin süre başlar. Kesin süre ise 1 yıl olup şartlara göre bu süre 6 ay daha uzatılabilir.

Bu sürede yapılacak ilanla, alacaklıları, ilan tarihinden itibaren on beş gün içinde alacaklarını bildirmeye davet etmesi ve ayrıca ilanın birer suretini adresi belli olan alacaklılara posta ile göndermesi gerekir.

Konkordato için süre verilmesi halinde bu süre içerisinde icra takibi yapılamaz(işçi alacakları gibi istisnaları bulunmaktadır) Yine bu süre içerisinde borçlunun malları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlanmaktadır.
Öte yandan mühlet sırasında rehinle temin edilmiş alacaklar nedeniyle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilir veya başlamış olan takiplere devam edilebilir ancak bu takip nedeniyle muhafaza tedbirleri alınamaz ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemez.
Borçlu, komiserin nezareti altında işlerine devam edebilir. Şu kadar ki, mühlet hükmü verirken veya mühlet içinde yargı mercii, bazı işlemlerin geçerli olarak ancak komiserin izni ile yapılmasına veya borçlunun yerine komiserin işletmenin faaliyetini devam ettirmesine hüküm verebilir. Borçlu, mahkemenin izni dışında mühlet kararından itibaren rehin tesis edemez, kefil olamaz, taşınmaz ve işletmenin devamlı tesisatını kısmen dahi olsa devredemez, takyit edemez ve ivazsız tasarruflarda bulunamaz.

Aksi hâlde yapılan işlemler hükümsüzdür. Yargı Mercii bu işlemler hakkında hüküm vermeden önce komiserin ve alacaklılar kurulunun görüşünü almak zorundadır.
Konkordatoda proje onayı için kaydedilmiş alacaklıların ve alacakların yarıdan fazlasını aşması ya da kaydedilmiş alacaklıların dörtte birinin alacağın üçte ikisine sahip olması gerekir.

Örnek vermek gerekirse ilk ihtimalde yani kaydedilmiş alacaklıların 100 kişi olduğunu ve kaydedilmiş alacak miktarının 100.000,00 TL olduğu düşünürsek, konkordato projesinin kabulü için, bunlardan 51 kişinin kabul etmesi ve kabul edenlerin alacak miktarlarının 50.000,00 TL’yi aşması gerekir.

İkinci ihtimalde ise kaydedilmiş alacaklı sayısının 120 kişi olduğunu ve kaydedilmiş alacak miktarının da 120.000,00 TL olduğu düşünürsek; konkordato projesinin kabulü için, bu kişilerden en az 31 kişinin kabul etmesi olma ve kabul edenlerin alacak miktarlarının 80.000,00 TL’yi aşması gerekir.

Konkordato için kanunda öngörülen alacaklar için yeterli teminat gösterilmiş olmalı, tasdik için gereken giderler ve harçlar depo edilmelidir.
Borçlu iyiniyetli davranmaz ya da yükümlülüklerine aykırı davranırsa yargı mercii mühleti kaldırıp iflasını isteyebilir. Mühletin kaldırılması hükmü kesinleşip kararın ilan edilmesinden itibaren 10 gün içinde alacaklılardan her biri, borçlu iflasa tabi kişilerden olmasa bile borçlunun iflasını isteyebilir.