Islah Nedir?

Islah, iyiniyetli tarafın davayı açtıktan veya kendisine karşı bir yasal aşama açıldıktan sonra öğrendiği olgularla ilgili yanlışlıklarını düzeltmesine, eksiklikleri tamamlamasına, bu çerçevede yeni deliller sunabilmesine olanak sağlayan bir kurumdur.

6100 sayılı HMK’nın 176. Maddesine göre;
“(1) Taraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir.
(2) Aynı davada, taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir.”
Madde metninden anlaşılacağı üzere ıslah kısmen ya da tamamen yapılabilir.
6100 sayılı HMK’nın 180. Maddesi uyarınca, davasını tamamen ıslah ettiğini bildiren taraf, bu bildirimden itibaren bir hafta içinde yeni bir yasal aşama dilekçesi vermek zorundadır. Aksi hâlde, ıslah hakkı kullanılmış sayılır ve ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edilir.

Davanın tamamen ıslah edilmesi hâlinde, yasal aşama dilekçesi dâhil yapılmış olan bütün usul işlemleri yapılmamış sayılır.

Bunun doğal sonucu olarak, yasal aşama dilekçesinde yer alan ilk talep içeriği değil, ıslah yoluyla açıklanan talep içeriği nazara alınarak araştırma ve inceleme yapılması ve mahkemece verilecek hükümde de ıslahla ileri sürülen istemin karşılanması gerekir.

Kısmen ıslah ise 6100 sayılı HMK’nın 181. Maddesinde;
“(1) Kısmen ıslaha başvuran tarafa, ıslah ettiği usul işlemini yapması için bir haftalık süre verilir. Bu süre içinde ıslah edilen işlem yapılmazsa, ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edilir.” şeklinde düzenlenmiştir.
Davanın kısmen ıslahında; davada yapılmış olan belli bir usul işlemi ıslah edilir (düzeltilir) ve bundan sonraki usul işlemlerinin (ıslah edilen usul işlemi ile ilgili oldukları ölçüde) yapılmamış sayılması sağlanır (Kuru, B.: Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Baskı, C: IV, 2001 s. 4014).

Yasal Aşama veya savunmanın değiştirilmesi ve genişletilmesi yasağının istisnası olan ıslah, davanın başka bir anlatımla iddia veya savunmanın tamamen ya da kısmen değiştirmenin aracıdır ve yenilik doğurucu bir haktır.

Yasal Aşama sebebini, talep sonucunu değiştiren ve bu şekilde tamamen ıslah yoluna başvuran taraf isterse, taleplerini arttırma veya genişletme sureti ile kısmen ıslah yoluna başvurabilir.
Islah, iyiniyetli tarafın davayı açtıktan veya kendisine karşı bir yasal aşama açıldıktan sonra öğrendiği olgularla ilgili yanlışlıklarını düzeltmesine, eksiklikleri tamamlamasına, bu çerçevede yeni deliller sunabilmesine olanak sağlayan bir kurumdur.

Kısmi Yasal Aşama Nedir?

Kısmi yasal aşama ise, alacağın yalnızca bir bölümü için açılan yasal aşama olarak tanımlanmaktadır. Bir davanın kısmi yasal aşama olarak nitelendirilebilmesi için alacağın tümünün aynı yasal ilişkiden doğmuş olması ve alacağın şimdilik belirli bir kesiminin yasal aşama edilmesi gerekir. Diğer bir söyleyişle, bir alacak hakkında daha fazla bir miktar için tam yasal aşama açma imkânı bulunmasına rağmen alacağın bir kesimi için açılan davaya kısmi yasal aşama denir.

Kısmi yasal aşama açılabilmesi için talep konusunun bölünebilir olması gerekli olup, açılan davanın kısmi yasal aşama olduğunun yasal aşama dilekçesinde açıkça yazılması gerekmez(Kuru, B.: İstinaf Sistemine Göre Yazılmış Medeni Usul Hukuku, 2016, s.219). Yasal Aşama dilekçesindeki açıklamalardan davacının alacağının daha fazla olduğu ve istem bölümünde “fazlaya ilişkin haklarını saklı tutması” ya da “alacağın şimdilik şu kadarını yasal aşama ediyorum” demesi, kural olarak yeterlidir(HGK’nın 02.04.2003 günlü ve 2003/4-260 E., 2003/271 K.

Sayılı hükmü; ayrıca bkz., Pekcanıtez; H./Atalay, M./Özekes, M.: Medeni Usul Hukuku, 12. Bası, s.320; Kuru, B./Hukuk Büromuz, R./Yılmaz, E.: Medeni Usul Hukuku, 22. Bası, 2011, s. 286).

Mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasında (HUMK) açıkça kısmi yasal aşama düzenlenmediği hâlde, söz konusu Yasanın yürürlükte olduğu dönemde de kısmi yasal aşama açılması mümkün bulunmaktaydı. Çünkü alacak hakkının bir bölümünün yasal aşama edilip geriye kalan kısmının ikinci bir yasal aşama ile istenmesini engelleyen bir hüküm bulunmamaktaydı.

Kısmi yasal aşama 6100 sayılı HMK’da ise ayrıntılı olarak düzenlenmiştir(m.109). Anılan maddenin birinci fıkrasında; talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmının da yasal aşama yoluyla ileri sürülebileceği; ikinci fıkrasında ise talep konusunun miktarı, taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi yasal aşama açılamayacağı belirtilmiştir. Bununla birlikte ikinci fıkra 01.04.2015 günlü ve 6644 sayılı Yasanın 4. Maddesi ile yürürlükten kaldırılarak alacağın taraflar arasında tartışmasız ve belirli olup olmadığına bakılmaksızın kısmi yasal aşama açılması olanağı sağlanmıştır.