Hukuk Büromuz& Arabuluculuk olarak, yasal süreçlerde güven, şeffaflık ve çözüm odaklı yaklaşımımızla yanınızdayız.
Esnaf ve Sanatkâr Nedir?
Esnaf ve Sanatkârın Tanımı
- İster gezici ister sabit bir mekânda bulunsun,
- Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup,
- Ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedeni çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan,
- Basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak tanımlanmıştır.
Ticari Taksi Şoförleri Üzerinden Değerlendirme
Çalışan ile Esnaf Arasındaki İş İlişkisinin 4857 Sayılı İş Yasası Kapsamında Olmasının Faydaları
- Kıdem ödeneği,
- İhbar ödeneği,
- Kötü niyet ödeneği,
- Ayrımcılık ödeneği,
- Yıllık ücretli izin,
- Ulusal bayram ve genel tatil ücretleri,
- Fazla mesai,
- Hafta tatili
Bu işletmelerde çalışanlar İş Kanunu kapsamında sayılı olan haklara sahip midir?
4857 Sayılı İş Kanunu madde 4/ı gereğince:
“…507 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Kanununun 2. Maddesinin tarifine uygun üç kişinin çalıştığı işyerlerinde…”
Iş ve iş ilişkilerinden kaynaklanan itilaflarda İş Kanunu hükümleri uygulama alanı dışında kalacaktır.
507 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Kanunu, 21/06/2005 tarihinde Resmî Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu’nun 76. Maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Yine aynı yasanın ikinci cümlesinde, diğer yasaların 507 sayılı Yasaya yaptıkları atıfların 5362 sayılı Yasaya yapılmış sayılacağı hüküm altına alınmıştır.
Dolayısıyla yasa değişikliği nedeniyle İş Kanunu’nun 4/ı maddesinde 507 sayılı Yasaya yapılan atıf bundan sonra 5362 sayılı Yasaya yapılmış sayılacaktır.
Yasa değişikliği sonrasında 5362 sayılı yasanın 3. Maddesi ile esnaf ve sanatkârlar şu şekilde tanımlanmıştır:
Esnaf ve sanatkârlar için yapılan bu tanımlama, 21/06/2005 tarihinden sonraki iş ve iş ilişkilerinden kaynaklanan itilaflarda, uyuşmazlığın İş Kanunu kapsamında olup olmadığı noktasında dikkate alınacaktır.
Bahse konu yasa maddeleri dikkate alındığında, çalışan ile esnaf arasındaki iş ve iş ilişkisinin yasal anlam sonuçlarını Ticari Taksi Şoförleri üzerinden özetlemek gerekirse:
İşletmenin esnaf faaliyeti sayılabilmesi için ticari taksi sahibinin, çalışan şoför ile birlikte işletmenin faaliyetini bedeni çalışmasına dayandırması gerekmektedir.
Ticari taksi sahibinin bizzat taksinin işletilmesi noktasında herhangi bir bedeni çalışması yoksa, taraflar arasındaki iş ve iş ilişkisi İş Kanunu kapsamında değerlendirilecek olup; itilaf bu yasa hükümlerine göre çözümlenecektir.
Burada anlatılmak istenen, ticari taksinin sahibinin belli aralıklarla değil, devamlı olarak çalışması gerektiğidir.
Yine işletmenin esnaf faaliyeti sayılabilmesi için, işletmede en fazla üç (3) kişinin (çalışmasını bedeni gücüne dayandıran esnaf ve sanatkâr da dahil) çalışması gerekmektedir.
Bu çalışan sayısını aşan işletmelerin esnaf işletmesi sayılabilmesi mümkün değildir.
Diğer bir ifadeyle, çalışmasını bedeni gücüne dayandıran esnaf ve sanatkâr da dahil en fazla 3 çalışanın bulunduğu işletmeler, diğer şartların da sağlanması koşuluyla esnaf faaliyeti kapsamında kalacaktır.
Yine işletmenin esnaf faaliyeti kapsamında kalabilmesi için yukarıda belirtilen 5362 sayılı yasanın 3.
Maddesinde sayılan diğer şartların da sağlanması gerekmektedir.
Sayılı olan şartların sağlanmaması halinde taraflar arasındaki iş ve iş ilişkisi 4857 Sayılı İş Kanununa tabi olacak ve taraflar arasındaki uyuşmazlıklara bu yasa hükümleri uygulanacaktır.
4857 Sayılı İş Kanunu’nda işçi lehine birçok düzenleme bulunmakta olup bu düzenlemelerle birlikte işçi lehine birçok alacak ve ödenek hakkı tanınmıştır.
İş Kanununa tabi olarak çalışan işçilerin en başta:
Gibi birçok ödenek ve alacak hakları bulunmaktadır.
Yine haklı ve geçerli bir neden olmaksızın işten çıkarılan işçilerin belirli şartlar dahilinde işe iade yasal süreci açma hakkı bulunmaktadır.
4857 Sayılı İş Kanunu’nun 4/ı maddesi gereğince İş Kanunu’nun uygulanamadığı hallerde, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 393. Ve devamı maddelerinde tanımlanan genel faaliyet sözleşmesi gündeme gelecektir.
Bu halde taraflar arasındaki itilaf, genel faaliyet sözleşmesi hükümleri gereğince çözüme kavuşturulacaktır.
Her ne kadar 6098 sayılı yasadaki genel faaliyet sözleşmesine ilişkin kanuni düzenlemeler birçok hususta İş Kanunundaki düzenlemelerle paralel olsa da; söz konusu düzenlemeler İş Kanunundaki kadar kapsamlı ve işçi lehine değildir.
© 2025 Hukuk Büromuz& Arabuluculuk Bürosu. Designed by| OXIT