Hukuk sistemimizde her yasal sürecin kendine has usul kuralları ve süreleri bulunmaktadır. Bu yazımızda konuya dair en çok merak edilen noktaları ele alacağız.

YARGITAY

10. HUKUK DAİRESİ

Esas Numarası: 2015/6695

Hüküm Numarası: 2015/9682

Hüküm Tarihi: 14.05.2015

Yargı Makamı: İş Yargı Makamı

Yasal Aşama, ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.

Mahkemece, bozma ilamına uyularak, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne hüküm verilmiştir.

Hükmün, davalı Kurum avukati vasıtasıyla temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi..... Vasıtasıyla düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki hüküm tespit edildi.

Davacı avukati,...

Boru İnş. Ltd Şti’nin borcundan dolayı 30.05.2012 tarihinde 2009/0 nolu ödeme emirleri gönderildiğini, ancak... İnş. Ltd.

Şti’nin ortağı veya hissedarı olmadığını, davacının ölen eşinin şirket ortağı olduğunu, eşinin ölümünden sonra ortaya çıkan borçtan davacının sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını belirterek ödeme emirlerinin iptalini talep etmiş, Mahkemece, yasal aşama konusu borçların davacının eşinin ölümünden sonra doğan borçlar olduğu, davacının borçtan sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle istemin kabulüne hüküm verilmiştir. Ancak, dosyada yer alan bilgi ve belgeler hüküm vermeye elverişli görünmemektedir.

01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 596/I. Maddesinde, “Esas sermaye payının, miras, eşler arasındaki mal rejimine ilişkin hükümler veya icra yoluyla geçmesi hâllerinde, tüm haklar ve borçlar, genel kurulun onayına gerek olmaksızın, esas sermaye payını iktisap eden kişiye geçer.” hükmüne, 596/II. Maddesinde ise; “Şirket, iktisabın öğrenilmesinden itibaren üç ay içinde esas sermaye payının geçtiği kişiyi onaylamayı reddedebilir.

Bunun için, şirketin, payları kendi veya ortağı ya da kendisi vasıtasıyla gösterilen üçüncü bir kişi hesabına, gerçek değeri üzerinden devralmayı, payın geçtiği kişiye önermesi şarttır.” Hükmüne yer verilmiştir. Bu düzenleme kapsamında limited şirket payının belirtilen sebeplerden dolayı el değiştirmesi halinde, devir sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması, tarafların imzalarının noterce imzalanması, genel kurulun hüküm alması, devir hususunun pay defterine kaydedilmesi gerekmeden pay iktisap edilecektir. Dolayısıyla, anılan hallerde paya ait bütün hak ve borçlar, genel kurulun onayına gerek olmaksızın hak sahibine geçecektir. Ancak, ortaklık sıfatının kazanılabilmesi için şirket genel kurulunun payın geçtiği kişiyi onaylamayı reddetmemesi gerekmektedir.

Bir başka ifadeyle, söz konusu yöntemler ile ortaklık sıfatı kendiliğinden kazanılmamaktadır. Bu vaziyette, miras, eşler arasındaki mal rejimi veya icra yoluyla payı iktisap eden kişi, payı gerçek değeri üzerinden limited şirketin kendisine, şirket ortaklarından birine ya da şirket vasıtasıyla gösterilen üçüncü bir kişiye devretmek zorundadır. Öte yandan, Kanunda miras, eşler arası mal rejimi ve icra yoluyla payı iktisap eden kişileri korumak amacıyla şirkete, onayı vermeyi belli bir süre (üç ay) içinde reddetme zorunluluğu yüklenmiştir. Eğer ki, bu üç aylık süre içinde esas sermaye payının geçişi şirket vasıtasıyla açıkça ve yazılı olarak reddedilmemişse onay verilmiş sayılacaktır. 6762 sayılı Eski TTK’da ise bu husus 520 ve 521.

Maddelerde düzenlenmiş olup, şirket sözleşmesinde farklı bir düzenleme yapılmasına ve buna göre hareket edilebilmesine imkan sağlanmıştı ve şirket payını almak üzere sadece üçüncü bir kişi önerilebilmekte, şirketin kendisi satın alamamaktaydı. Ayrıca devir için lazım gelen 1 aylık süre, ilgililerin muvafakat için şirkete müracaatı tarihinden itibaren başlamaktaydı. (..., Limited Şirket Paylarının Miras, Eşler Arasındaki Mal Rejimi ve İcra Yoluyla İntikali, Vergi Dünyası Dergisi-Mayıs 2013, Sayı:381)

Mahkemece öncelikle davacının, eşinin mirasını reddedip etmediği, miras reddedilmemiş ise, yukarıdaki mevzuat hükümleri ışığında şirket ve Ticaret sicil kayıtlarından davacının limited şirket ortağı olan eşinden dolayı payın mirasen devri yoluyla şirket ortağı sıfatı kazanıp kazanmadığı belirlenerek, kazanmış ise yasal aşama konusu ödeme emirlerine ilişkin borçtan sorumluluğunun bulunduğu göz önünde bulundurularak sonucuna göre hüküm verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davalı Kurum avukatinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

S O N U Ç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 14.05.2015 gününde oybirliğiyle hüküm verildi

Hukuk Büromuz Bürosu, Avukatlık Bürosu, Mecidiyeköy Avukatlık Bürosu,,

Yasal itilaflar hak kayıplarına yol açabileceğinden, davaların uzman bir en uygun çözüm yollarını sunacaktır.