Güncel yasal düzenlemeler ve yargı kararları ışığında yasal süreçlerin işleyişini bilmek, haklarınızı korumak adına oldukça önemlidir. İşte konu hakkında bilinmesi gerekenler:
Hukuk Büromuz
Ehlibeyt Mah. Ceyhun Atuf Kansu Cd. No:112 D:30, Cevat Muratal İş Merkezi, Balgat, /
Yazı İçeriği:
Ecrimisil Davası Nedir?
Nasıl Açılır?
Ecrimisil Davasının Hukuki Niteliği
Ecrimisil Davasının Şartları
Ecrimisil süreçlerinde Haksız İşgal Kavramı
Ecrimisil süreçlerinde Kötüniyet
Ecrimisil süreçlerinde Zarar
Ecrimisil süreçlerinde İlliyet Bağı
İntifadan Men Koşulu
İntifadan Men Koşulunun İstisnaları
Ecrimisil İhbarnamesi
Ecrimisil Davası Ne Kadar Sürer?
Ecrimisil Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme
Ecrimisil süreçlerinde Zamanaşımı
Ecrimisil Bedelinin Hesaplanması
Ecrimisil Davası Nedir? Nasıl Açılır?
Ecrimisil yasal süreci, spesifik olarak kanunda düzenlenmemiştir. Varlığını uygulamada bulmuş ve sınırları Yargıtay kararları ile şekillenmiştir.
Ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal ödeneği, hak sahibi olan malikin, hak sahibi ve iyiniyetli olmayan zilyetten isteyebileceği bir ödenek olup, 08.03.1950 günlü ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Hükmünde: Fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ileHaksız bir eylemSayılması gerektiği,Haksız işgalNedeniyle oluşanZararın tazmin edilmesiGerekeceği vurgulanmıştır.
Haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklananOlumlu zararIle malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda yani olumsuz zarar, ecrimisilin kapsamını belirler.Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir. (YHGK'nin 25.02.2004 günlü ve 2004/1-120-96 sayılı hükmü)
Ecrimisil yasal süreci, haksız işgal ödeneği yasal süreci anlamına gelmektedir. Ecrimisil süreçlerinde, bir taşınmazın mülkiyetine sahip olan kişi, bu taşınmazı haksız ve kötüniyetli olarak işgal eden kimselerden bu haksız işgalden kaynaklanan zararının tazminini talep etmektedir.
Ecrimisil davasının açılabilmesi için kendinizi bir bulunmasa da, oldukça yasal ve teknik bir mesele oluşundan dolayı mutlaka alanında uzman bir gayrimenkul avukatı ile davanızı yürütmenizi tavsiye ediyoruz.
Gayrimenkul alanında çalışmalar yapan bir meslektaş ile anlaşma sağlayabileceğiniz gibi, hukuk büroları arasında bulunan avukatlık büromuzla da iletişime geçip bizimle çalışmayı tercih edebilirsiniz.
Aşağıda sizler için ecrimisil davasının şartlarını ve uygulama kurallarını derleyip, konuya ilişkin önemli olduğunu düşündüğümüz bazı Yargıtay hükümlerini ekledik.
Ecrimisil Davasının Yasal Niteliği
Ecrimisilin yasal niteliğinin saptanması, zamanaşımı ve benzeri hususların değerlendirilmesi açısından oldukça büyük önem taşımaktadır. Çünkü ecrimisilin kira sözleşmesine dair hükümler ile birlikte değerlendirilecek olması halinde kira alacaklarına uygulanması gereken 5 yıllık zamanaşımı bahsi geçen olacakken, haksız fiil olarak değerlendirilmesi halinde 10 yıllık zamanaşımına tabi olacağının kabulü gerekir.
Ecrimisilin yasal niteliği konusunda doktrin ve uygulamada çeşitli tartışmalar bahsi geçen olmuştur. Yargıtay vasıtasıyla verilmiş olan birçok kararda bu yasal terimin ve davanın tasniflendirilmesi ve yasal niteliği konusunda tartışmalar yapılmış ve kimi zaman da çelişkili hükümler verilmiştir.
Güncel olarak uygulamada ecrimisil alacaklarının 5 yıllık zamanaşımına tabii tutulduğu görülmektedir. Ancak yasal nitelendirme konusuna ilişkin olarak gayrimenkul avukatı, müvekkilin ihtiyaçlarını gözetmeli ve somut olayın şartlarına göre gerekli gördüğü savları ileri sürmelidir.
Zamanaşımı konusu aşağıda "Ecrimisil Davasında Zamanaşımı" başlığı altında detaylı olarak işlenecektir.
Ecrimisil Davasının Koşulları
Kanunda düzenlenmemiş olan ecrimisil davalarının koşulları, yargı kararlarıyla şekillenmiştir.
Yargıtay vasıtasıyla geçmiş yıllarda verilmiş olan ve emsal teşkil eden hükümler incelendiğinde, yasal nitelik açısından genel olarak "haksız fiil" olarak kabul edilen ecrimisil davalarının koşulları da haksız fiillerin koşulları ile benzeşmektedir:
Taşınmaza yönelik haksız bir işgalin varlığı,
Fuzuli şagilin/İşgalcinin kötüniyetli olması,
Haksız işgal sonucu taşınmaz malikinin zarara uğraması,
Zarar ile haksız işgal arasında nedensellik(illiyet) bağının bulunması,
Görüldüğü üzere ecrimisil davasının koşulları arasında kusur mevcut değildir. Yani şagil/işgalci kusursuz olduğunu ispat etse dahi taşınmaz malikine ecrimisil borcu doğacaktır.
A) Ecrimisil süreçlerinde Haksız İşgal Kavramı
Haksız işgal, başkasına ait bir malı haksız olarak, yani hiçbir yasal dayanak olmaksızın kullanmak suretiyle maldan yararlanmaktır. Mülkiyet, sınırlı ayni hak veya kira sözleşmesi gibi bir sözleşme ilişkisi olmaksızın bir taşınmazı kullanan kişi, taşınmaz malikinin rızası olmaksızın zilyetliği elde etmiş olacaktır ki bu vaziyette haksız işgalden söz etmek mümkündür. Haksız işgal fiilini gerçekleştiren kişiye yargı kararlarında "fuzuli şagil" dendiği görülmektedir.
Biz günümüz Türkçesine daha uygun olacağı haliyle haksız işgalci denmesinin daha sağlıklı olacağı kanaatindeyiz. Ancak yargısal kullanım alanlarında fuzuli şagil ifadesinin kullanılmasını, akademik ve yargısal dile uyum açısından şiddetle tavsiye etmekteyiz.
Haksız işgal koşulları arasında fuzuli şagilin/işgalcinin kusurlu olmasının bulunmadığından bahsetmiştik. Gerçekten de Yargıtay kararları incelendiğinde, işgalcinin haksız işgal olayından haberdar olmaması halinde dahi, sağladığı fayda nedeniyle bilirkişi raporuyla hesaplanmış olan ecrimisil bedelini ödemesi yönünde hüküm kurulmaktadır.
YargıtayHukuk Genel Kurulu 2020/720 E., 2021/802 K.Sayılı hükmünde: "Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında; yargısal uygulamada kullanımın aslî veya fer'i ya da dolaylı ve dolaysız biçimde gerçekleşmesinin mülkiyet hakkının korunmasında engel teşkil etmediği gibi,Ecrimisil getirebilecek bir taşınmazda sürekli kullanım ve uzun süreli bir işgal iradesi ile tasarruf ve yararlanma hâlinin de ecrimisil tayini için yeterli olduğu, dosya kapsamında davacı tanığı...'ın ifadesindeDolgu ve düzeltmenin davalı vasıtasıyla yapıldığının belirtildiği, davalı işletmesine gelen araçların park edebileceği davalıya ait bir alanın bulunmadığı,Müşterilerinin araçlarını başkasının taşınmazındaki bir alana park ettiğinin davalı vasıtasıyla bilinmediğinin kabul edilemeyeceği, bu konuda mülkiyet hakkı sahibinden değil karşı yanın gerekli dikkat ve özeni göstermesi, hakkı olmadığını belirlediği anda da bu yerden elini çekmesinin beklendiği, yasal düzenlemeler, yargısal uygulama ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde davalının davacının taşınmazına haksız olarak el attığı ve bu nedenle ecrimisille sorumlu tutulması gerektiğindenYerel mahkemenin direnme kararının yerinde olduğu, ecrimisil miktarının denetlenmesi için dosyanın Özel Daireye gönderilmesi görüşü ileri sürülmüş ise de, bu görüş Kurul çoğunluğunca benimsenmemiştir."
B) Ecrimisil süreçlerinde Kötüniyet
Ecrimisile hükmedilebilmesi için yalnızca haksız işgalin bulunması yeterli değildir. Ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal ödeneği, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminattır.
Haksız işgalde bulunan kişinin aynı zamanda kötüniyetli de olması gerekmektedir. Örneğin tapuda kendi adına gerçekleştirilmiş olan tescilin yolsuz olduğunu bilmeyen kişiler mevcut olabilir ya da hatalı kadastro tespiti sonucu kendi adına kayıt gerçekleştirilen kişinin kadastro öncesi hakka dair bilgisinin olmadığı vaziyetler bahsi geçen olabilir. Bu hallerde haksız işgalde bulunan kişinin kendisinin haksız işgalde bulunma bilinciyle hareket ettiğinden söz edilmesi mümkün değildir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2020/4285 E., 2021/4798 K.
Sayılı hükmünde: "Davalıların taşınmazı kullanımları eski tapu kayıtlarına istinaden adlarına yapılan kadastro tespitine dayandığına, ecrimisil talep edilebilmesi için "kötüniyetli zilyet" ve "hak sahibi olmama" koşulları birlikte arandığına, bu kapsamda somut olayda davalılar adına olan tespit kaldırılıncaya diğer ifadeyle kadastro tespitine itiraz yasal süreci kararının kesinleşinceye kadar olan kullanımınKötüniyet oluşturmayacağına göre, Yerel Yargı Mercii kararın onanması gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu bozulduğu bu defa yapılan incelemede anlaşılmakla, davalılar avukatinin hüküm düzeltme istemi kabul edilmiştir." şeklinde hüküm kurmuştur.
Aynı şekilde taşınmazı haricen satın alan iyiniyetli kişinin de ödediği bedel kendisine iade edilinceye kadar ecrimisil ödemesi beklenemez. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2019/5764 E., 2019/10696 K. Sayılı hükmünde:"...ortada geçerli bir harici satış sözleşmesi var ise, ecrimisil hak sahibi zilyedin kötü niyetli zilyetten isteyebileceği bir ödenek olduğundan veHaricen satın alan kötü niyetli kabul edilemeyeceğinden, verdiği bedel iade edilmeyen harici satın alan, parası geri verilinceye kadar ecrimisil ödemekle yükümlü tutulamayacaktır."
Yargıtay 8.
Hukuk Dairesinin 2018/9794 E., 2019/10167 K. Sayılı hükmünde:"Somut olayda, davalının yasal aşama dışı önceki pay maliklerine tebaan, 30.01.2003 günlü gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi gereğince yasal aşama konusu yeri kullandığı anlaşılmaktadır. Sözleşme içeriğine göre de, satış bedelinin tamamının davalı vasıtasıyla yasal aşama dışı önceki pay maliklerine ödendiği ve bunun karşılığında da yasal aşama konusu yerin kullanımının davalıya bırakıldığı, yasal aşama tarihi itibariyle davacılar vasıtasıyla, davalıya taşınmazı kullanımına son vermesi yönünde ihtarda da bulunulmadığı, anlaşılmaktadır.Bu vaziyette,'Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi' başlıklı sözleşmenin gerçekte harici satış sözleşmesi şeklinde olduğu ve zilyetliğin davalıya teslim edildiği veDavalının bu sözleşmeye istinaden iyiniyetli olarak yasal aşama konusu yeri kullandığı açıktır.
O halde, yukarıda bahsedilen ilkeler ve somut olay ışığında,Kötüniyeti kanıtlanamayan davalının ecrimisil ödemekle yükümlü tutulamayacağıGözönüne alınarak ecrimisil talebinin reddine hüküm verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabule hüküm verilmesi doğru görülmemiştir."
C) Ecrimisil süreçlerinde Zarar
Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle ödenek olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimidir; bu nedenle, en azı kira geliri karşılığı zarardır.
Haksız işgalden kaynaklanan zararı iki alt başlık altında incelemek daha doğru olacaktır:
Olumlu zarar,
Olumsuz zarar
Haksız işgalden doğanNormal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklananOlumlu zararIleMalik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda yaniOlumsuz zarar,Ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 25.02.2004 günlü ve 2004/1-120-96 sayılı hükmü)
D) Ecrimisil süreçlerinde İlliyet Bağı
İlliyet bağı, nedensellik bağı anlamına gelmektedir.
Ecrimisil yasal süreci da, yargı kararlarında bir nevi haksız fiil olarak kabul gördüğünden dolayı, ecrimisil davasındaki haksız fiil davranışı olan olan haksız işgal ile meydana gelen zarar arasında illiyet bağı bulunması gerekmektedir.
Mirasçılar ve Diğer Paydaşlar Arasında Ecrimisil Davası ve İntifadan Men Koşulu
Paylı mülkiyet veya elbirliğiyle mülkiyette ortaklardan veya paydaşlardan birinin mülkiyete konu malı diğer paydaşların onayı olmaksızın kullanması halinde, diğer paydaşların ecrimisil talebinde bulunabilmesi "Intifadan men" koşuluna tabii tutulmuştur. İntifadan men koşulunun gerçekleşmediği hallerde ecrimisil davasının reddine hüküm verilmektedir. Tabii bu kural da katı bir şekilde uygulanmamaktadır ve aşağıda ayrı bir başlık altında sayacağımız istisnalar dahilinde değerlendirilmektedir.
Payı ihlal edilen paydaşlar, noter aracılığıyla intifadan men koşulunu gerçekleştirmek amacıyla haksız işgalde bulunan ortağa ihtarname göndermeli ve bu koşulu sağlamalıdır.
Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri, öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan, tek başına, ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil yasal süreci açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur.
Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere görePayından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi yasal süreci açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.
Kural olarak, men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemezler.İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır.
Paydaşlar Arasında Görülecek Ecrimisil süreçlerinde İntifadan Men Koşulunun İstisnaları
İntifadan men kuralının yerleşik yargısal uygulamalarla ortaya çıkmış bir takım istisnaları vardır.Bunlar;
Davaya konu taşınmazın kamu malı olması,
Ecrimisil istenen taşınmazın (bağ, bahçe gibi) doğal ürün veren ya da (işyeri, konut gibi) kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması,
Paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu yerin tamamında hak iddiası ve diğerlerinin paydaşlığını inkar etmesi,
Paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belirli bulunması,
Davacı vasıtasıyla diğer paydaşlar aleyhine daha önce bu taşınmaza ilişkin, elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri yasal süreçler açılması veya icra takibi yapılmış olması halleridir.
Yine paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belli bulunması hâlinde, davacı paydaş vasıtasıyla davalı paydaş aleyhine bu taşınmaza ilişkin elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri yasal aşama açılması hallerinde yine intifadan men koşulu aranmaz.
Bu nedenle, davaya konu taşınmazlar yönündenSayılan istisnalar dışında intifadan men koşulunun gerçekleşmesi aranacakVeIntifadan men koşulunun gerçekleştiği iddiası, her türlü delille kanıtlanabilecektir.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.02.2002 günlü ve 2002/3-131 E, 2002/114 K sayılı ilamı)
Ecrimisil İhbarnamesi
Ecrimisil ihbarnamesi, idare vasıtasıyla düzenlenen ve idari işlem niteliğini haiz bir belgedir.
Bir taşınmazın haksız işgal altında bulunduğunu tespit eden ilgili idare vasıtasıyla taşınmaz tespit tutanağı düzenlenir. Bu tutanağın düzenlenmesi akabinde haksız işgalde bulunan işgalciye veya işgalcilere ecrimisil ihbarnamesi gönderilerek ecrimisil tutarı ve bu tutarın ödenmemesi halinde yasal yollara başvurulmak hâlinde kalınacağı bildirilir. Ecrimisil ihbarnamesinin veya dayanak taşınmaz tespit tutanağının hukuka aykırı olduğunu düşünen muhataplar idare mahkemesinde iptal yasal süreci açmak yoluyla idari işlemin iptalini talep edebilir.
Ecrimisil Davası Ne Kadar Sürer?
Ecrimisil davalarının ne kadar süreceğini kesin olarak hiç kimse bilemez. Ancak keşif, bilirkişi, tanık delillerine dayanılması gerekeceği de düşünülecek olursa; ilk derece yargı makamı, istinaf ve temyiz mercilerinde ortalama 3-5 yıllık bir sürenin geçeceğini söylemek yanlış olmayacaktır.
Tabii ki davanın kazanılması halinde aradan geçen sürede ecrimisil alacağının yasal faizi ile birlikte elde edilecektir.
Ecrimisil Davasında Görevli ve Yetkili Yargı Mercii
Görevli Yargı Mercii
Ecrimisil süreçlerinde görevli yargı mercii Hukuk Muhakemeleri Kanunumuzun 2. Maddesinde yer alan açık düzenlemeye göre asliye hukuk mahkemeleridir.
HMK 2. Madde: "Yasal Aşama konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli yargı mercii, aksine bir düzenleme bulunmadıkçaAsliye hukuk yargı makamıDir.Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk yargı makamı diğer yasal aşama ve işler bakımından da görevlidir."
Görev hususu kamu düzenine ilişkin olduğundan dolayı yargı mercii vasıtasıyla yargılamanın her aşamasında gözetilmesi gerekecektir.
Yetkili yargı mercii
Ecrimisil süreçlerinde yetki yargı mercii, sıkça hataya düşüldüğü üzere sanıldığı gibiTaşınmazın bulunduğu yer yargı makamı değildir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2018/7717 E., 2021/77 K.
Sayılı hükmünde: "Ecrimisil 08.03.1950 günlü ve 22/4 sayılı İBK'daHaksız eylemOlarak nitelendirilmiş bulunduğundanHMK'nın 16 maddesiUyarınca; haksız fiilden doğan davalarda,Haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri yargı makamı yetkilidir. Ayrıca ecrimisil yasal süreci taşınmazın aynı ile ilgili yasal aşama olmadığı içinHMK’nin 12. Maddesi uygulanmaz. Kesin yetki kuralı olmadığı için de HMK’de ki genel yetki kuralı uygulama alanı bulur ve bu bağlamda,Genel yetkili yargı mercii olan davalının ikamatgahı yargı makamı de yetkilidir."
O halde ecrimisil davasındaYetkili mahkemeler:
Haksız fiilin işlendiği yerYargı makamı,
Zararın meydana geldiğiVeyaGelme ihtimalinin bulunduğu yerYargı makamı,
Zarar görenin yerleşim yeriYargı makamı,
Ve genel yetki kuralı olanDavalının ikametgah adresiMahkemesidir.
Ecrimisil süreçlerinde Zamanaşımı
Her ne kadar Yargıtay vasıtasıyla ecrimisile konu olan haksız işgalin bir çeşit haksız fiil olduğu saptamasında bulunulsa da, ecrimisil süreçlerinde kira alacakları için geçerli olan 5 yıllık zamanaşımının dikkate alındığı görülmektedir.
25.05.1938 günlü ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hükmü ile Yargıtay'ın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca, ecrimisil davalarıBeş yıllık zamanaşımına tabi olup buBeş yıllık süre yasal aşama tarihinden geriye doğru işlemeye başlar.
Ecrimisil Bedelinin Hesaplanması
Ecrimisil bedeli açısından hakimin taleple bağlılık kuralına uygun bir şekilde hüküm vermesi gerekecektir.
Ecrimisil bedelinin bilirkişi vasıtasıyla hesaplanması gerekeceğinden dolayı yasal aşama dilekçesinde mutlaka bilirkişi deliline de dayanılmalıdır.
Taşınmaza ilişkin olarak keşif ve bilirkişi incelemesi akabinde hazırlanacak rapor üzerine ıslah dilekçesi ile talep tutarı güncellenecek ve gerekli harç ve masraflar yatırılacaktır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2020/1314 E., 2021/4866 K sayılı hükmünde görüldüğü üzere:"Ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup,Taşınmazın niteliğine uygunBilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarakVeTaleple bağlı kalınarakHaksız işgal ödeneği miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu,Somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık, değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere ve HMK'nin 266 vd. Maddelerine uygun olmalıdır.
Eğer,Özellikle arsa ve binalarda kira esasına göre talep varsa, taraflardan emsal kira sözleşmeleri istenmeli, gerekirse benzer nitelikli yerlerin işgal tarihindeki kira bedelleri araştırılıp, varsa emsal kira sözleşmeleri de getirtilmeli, yasal aşama konusu taşınmaz ile emsalin somut karşılaştırması yapılmalı, üstün veya eksik tarafları belirlenmelidir. İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın yasal aşama konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir."
Her yasal vaziyet kendi içinde özel değerlendirmeler gerektirir. Olası itilaflarda herhangi bir hak kaybına uğramamak adına yasal sürecin uzman bir hukukçu ile yürütülmesi faydalı olacaktır.