Bireysel veya kurumsal olarak karşılaşılabilecek yasal itilaflarda hakların tam olarak bilinmesi, adil bir çözümün anahtarıdır. Bu yazımızda ilgili mevzuat detaylarını mercek altına alıyoruz.
YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ, E. 2024/6901 K. 2024/8760 T. 20.05.2024 Daire: 9. Hukuk Dairesi Esas No: 2024/6901 Hüküm No: 2024/8760 Hüküm Tarih: 20.05.2024 Karara Ulaşmak İçin Tıklayınız 9.
Hukuk Dairesi 2024/6901 E., 2024/8760 K.
MAHKEMESİ:İş Yargı Makamı SAYISI: 2016/338 E., 2022/336 K.
HÜKÜM:Davanın açılmamış sayılması Taraflar arasında görülen alacak davasında verilen hüküm hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Yargı Mercii kararının bozulmasına hüküm verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın açılmamış sayılmasına hüküm verilmiştir. Yargı Mercii hükmü davacı avukati vasıtasıyla temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz koşulu ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne hüküm verildikten ve Tetkik Hâkimi vasıtasıyla hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. YASALAŞAMA Davacı avukati yasal aşama dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirkete ait Ataköy-...
Alışveriş Merkezinde 01.08.2006-07.08.2012 tarihleri arasında reyon görevlisi, şubeler arası mal teslimi, sepet toplama gibi işlerde çalıştığını, işverenin davacıyı sigortasız çalıştırdığını, davacının izinlerini kullanmadığını ve kullanılmayan izin ücretinin fesih esnasında ödenmediğini, davacının fazla çalışma yapmasına, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmasına rağmen bu çalışmaların karşılığının ödenmediğini, davacının ücretlerinin, fazla çalışma ve ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle iş sözleşmesini haklı olarak feshettiğini ileri sürerek kıdem ödeneği ile ücret, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ve sosyal yardım alacaklarının davalıdan tahsiline hüküm verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAPDavalı avukati cevap dilekçesinde; davacı ile davalı arasında iş sözleşmesi ve bu bağlamda bir iş ilişkisinin veya işçi-işveren ilişkisinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. YARGIMERCII KARARI Mahkemenin 21.10.2014 günlü ve 2012/444 Esas, 2014/364 Hüküm sayılı kararıyla; taraflar arasında iş ilişkisi bulunduğu, davacının işyerinde fazla çalışma yaptığı ve ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı, bu çalışmalarının karşılığının ödendiğine dair dosyada herhangi bir delil bulunmadığı, davacının iş sözleşmesini haklı olarak feshettiği ve kıdem tazminatına hak kazandığı, davacının yıllık ücretli izinlerinin kullandırıldığına dair herhangi bir delil sunulmadığı, işyerinde sosyal yardıma ilişkin bir uygulama olduğunun ispat edilemediği, davacının ücretini bahşiş olarak alması nedeniyle ayrıca ücret alacağı olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne hükmetmiştir.
IV. BOZMAVE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A.
Bozma Hükmü 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen hükmüne karşı süresi içinde davalı avukati temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 30.03.2016 günlü ve 2014/35451 Esas, 2016/7867 Hüküm sayılı kararıyla; davalı avukatinin sair temyiz itirazlarının reddine hüküm verilerek, davacının birinci dönem çalışmasının ne şekilde sona erdiği, ikinci dönem çalışmasının birinci dönem çalışmasının devamı olup olmadığı, ilk dönem çalışması ile ilgili olarak iş sözleşmesinin feshedilip edilmediği, feshedilmişse kim vasıtasıyla feshedildiği, ilk dönem çalışmasına ilişkin işçilik alacaklarının ödenip ödenmediği ve bu şekilde ilk dönem çalışmasının tasfiye edilip edilmediği, davacının sigorta faaliyet cetvelinde çalışması görünen ve yasal aşama dışı N. E'ye ait olduğu anlaşılan işyeri ile davalıya ait işyeri arasında organik ve yapısal bir bağın olup olmadığı, her iki işyeri arasında işyeri devri, asıl işveren alt işveren ilişkisi olup olmadığı, birlikte istihdamın söz konusu olup olmadığı hususlarının araştırılması gerektiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının yaptığı bir saatlik fazla çalışma karşılığının hem zamsız kısım hem de zamlı kısım olarak hesaplandığı, davacı bahşis usulü çalıştığından fazla çalışma ücretinin sadece zamlı kısmının hesaplanması için bilirkişiden ek rapor alınması gerektiği gerekçesiyle Yargı Mercii kararının bozulmasına hüküm verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Hüküm Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın 13.11.2017 tarihinde takip edilmediğinden işlemden kaldırıldığı, dosyanın davacı tarafça yenileme dilekçesiyle yeniden işleme konulduğu, ancak davacı tarafın mazeret bildirmeden 23.06.2022 günlü duruşmaya katılmadığı, duruşma saatinden sonra dosyaya mazeret dilekçesi sunduğu, davalı avukatinin duruşmaya katıldığı ve davayı takip etmediğini beyan ettiği, davanın ikinci kez takipsiz bırakıldığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına hüküm verilmiştir.
V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen hükmüne karşı süresi içinde davacı avukati temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı avukati; 23.06.2022 günlü duruşmaya UYAP ile oluşturulan elektronik ortam üzerinden 23.06.2022 tarihinde aynı gün ve aynı saatlerde birden fazla duruşmalarının olması, dosyada Anadolu 21. İş Mahkemesinin 2015/673 Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması nedeniyle duruşmaya katılamayacaklarına ilişkin mazeret dilekçesi gönderdiklerini, sistemsel bir sorun nedeniyle sanki duruşmaya mazeretsiz katılım sağlanmamış gibi hüküm verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, savunma haklarının kısıtlandığını, davanın açılmamış sayılması kararının yasal aşama dosyası iki kere yenilendikten ve üçüncü kez takipsiz bırakıldıktan sonra verilebileceğini belirterek Yargı Mercii kararının bozulması ve davanın kabulüne hüküm verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C.
Gerekçe 1. Itilaf ve Yasal Nitelendirme Itilaf, davanın açılmamış sayılması kararının usul ve yasaya uygun olup olmadığına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Yasa) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası. 2. 6100 sayılı Kanun'un 150 ve 320 nci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.
Somut olayda Mahkemece, 23.06.2022 tarihinde saat 14.50'de duruşma yapılmasına hüküm verilmiş; duruşma gün ve saati taraflara tebliğ edilmiştir. 23.06.2022 günlü duruşmada ise ikinci kez takipsiz bırakıldığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına hüküm verilmiştir. 2. Ne var ki dosya kapsamı incelendiğinde; davacı avukatince saat 14.54’te mazeret dilekçesi sunulduğu, duruşmanın saat 14.53'te başlayıp 14.58'de sona erdiği, duruşmanın yapıldığı esnada saat 14.57'de zabıt kâtibi vasıtasıyla UYAP ile oluşturulan elektronik ortamda davacı avukati vasıtasıyla gönderilen mazeret dilekçesinin okunduğu anlaşılmaktadır. 3. Hâl böyle olunca Mahkemece; davacı avukatinin mazeret dilekçesi değerlendirilerek, mazeret hakkında olumlu veya olumsuz bir hüküm verilmesi gerektiği gözetilmeden mazeretsiz davacı tarafın duruşmaya katılmadığı kabulü ile davanın açılmamış sayılmasına hüküm verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. HÜKÜMAçıklanan sebeple; Temyiz olunan Yargı Mercii kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz hüküm harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2024 tarihinde oy birliğiyle hüküm verildi.
Her yasal vaziyet kendi içinde özel değerlendirmeler gerektirir.
Olası itilaflarda herhangi bir hak kaybına uğramamak adına yasal sürecin uzman bir hukukçu ile yürütülmesi faydalı olacaktır.