Bağışlama Sözleşmesi ve Bağıştan Dönme
BağışlamaVeBağıştan dönmeKonusu Borçlar Kanunu’nda düzenlenmiştir.
Bağışlama sözleşmesinin nasıl kurulduğu, geçerlilik koşulları ve bağıştan dönme konusu, yazımızda incelenmiştir.
İçerik
Toggle- Bağışlama Sözleşmesi Nedir?
- Bağış Sözleşmesinin Geçerlilik Şartları
- Bağışlama Sözleşmesi Yapabilecek Kişiler
- Bağışlama Sözleşmesinin Şekli
- Koşullu ve Yüklemeli Bağışlama
- Bağışlamanın Ortadan Kalkması ve Bağışlamadan Dönme
- Bağışlamanın Geri Alınması
- Bağışlama Sözünden Dönme
- Bağışlamadan Dönme ve Geri Almanın Süresi
- Mirasçıların Bağışlamayı Geri Alma Hakkı
- Bağışlayanın Ölümü
Bağışlama Sözleşmesi Nedir?
Bağışlama sözleşmesi, sözleşmenin taraflarından birinin, diğerine karşılıksız olarak kazandırmada bulunmayı, yani bir şey vermeyi vaadettiği bir anlaşmadır. Taraflardan birisi, bu kazandırma karşılığında bir ödeme yapmayı üstleniyorsa, artık burada bağış sözleşmesinden söz edilemez.
Bağışlama sözleşmesi, bağışlayanın sağlararası sonuç doğurmak üzere, malvarlığından bağışlanana karşılıksız olarak bir kazandırma yapmayı üstlendiği sözleşmedir.
Borçlar Kanunu m.285
Yasa düzenlemesinde, bağışlama sözleşmesinin sağ kişiler arasında yapılabileceği vurgulanmıştır. Bu nedenle vasiyetname ile yapılan kazandırmalar bağış niteliğinde değildir.Vasiyetname, ölüme bağlı bir işlemdir.
Ahlaki bir ödevin yerine getirilmesi de bağışlama sayılmaz. Örneğin 18 yaşını dolduran ve eğitimi devam eden çocuğa herhangi bir yargı mercii hükmü olmadan yapılan ödemeler bağış değil, ahlaki bir görev olarak kabul edilir.
İlginizi çekebilir:Reşit Çocuğa Eğitim İçin Yardım Nafakası
Kanunda ayrıca bağışlamanın,Eşler arasındaki mal rejimiNden veyaMiras hukukuNdan doğan sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılabileceği belirtilmiştir.
Mal rejimi tasfiyesinde, karşılıksız kazandırmalar için başvurulabilecek yasal yollar hakkında açıklamalar içinÜçüncü Kişilere Karşı Eksik Katılma Alacağı DavasıBaşlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
Bağışlamada miras hukukundan kaynaklanan kısıtlamalar ve açılabilecek davalar hakkındaMirasta Tenkis ve Denkleştirme (İade) DavasıBaşlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
Bağış Sözleşmesinin Geçerlilik Koşulları
Bağışlama Sözleşmesi Yapabilecek Kişiler
Yasa düzenlemesine göre fiil ehliyetine sahip herkesBağışlamaYapabilir. Hakkında kısıtlama hükmü bulunmayan her ergin kişi fiil ehliyetine sahiptir. Buna göre, 18 yaşını doldurmuş, ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlanmamış herkes bağışlama yapabilir.
Bağışlamadan sonra, bir yıl içerisinde açılan bir yasal aşama sonucunda, bağışlayan kişinin savurganlık nedeniyle kısıtlanmasına hüküm verilirse, bağışlama yargı mercii hükmü ile iptal edilebilir.
Fiil ehliyeti olmasa da, ayırt etme gücüne sahip kişiler bağışlamayı kabul edebilir. Buna göre 18 yaşından küçük veya kısıtlı kişiler de bağışlamayı kabul edebilir.
Ancak yasal temsilcisinin bağışlamayı kabule izin vermemesi veya bağışlanan şeyi iade etmesi halinde bağışlama ortadan kalkar.
Bağışlama Sözleşmesinin Şekli
Bağışlama sözleşmesi iki şekilde kurulabilir. Bunlardan birincisi, bağışlama taahhüdünde bulunma, ikincisi iseElden bağışlamaDır.
Bağışlama taahhüdü, bir kimsenin, diğer bir kimseye, karşılıksız kazandırmada bulunacağı yönünde söz vermesidir. Yasa bu sözün geçerli olabilmesini, yazılı yapılması şartına bağlamıştır. Eğer bağışlama konusu mal, bir taşınmaz veya taşınmaz üzerindeki ayni hak ise bağışlama taahhüdünün resmi şekilde yapılması gerekir.
Kanunda öngörülen şekle uygun olmayan bağışlama taahhüdü geçerli olmaz.
Bağışlama sözleşmesinin diğer şekli ise elden bağışlamadır. Elden bağışlama, taşınır mallar için söz konusu olur. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme veya taahhüt olmamasına rağmen, bağışlayan kişi, taşınır bir eşyasını, bağışlanan kişiye karşılıksız olarak teslim ederse, yine geçerli bir bağışlama sözleşmesi meydana gelir.
Koşullu ve Yüklemeli Bağışlama
Bağışlama, kanunda karşılıksız kazandırma olarak tanımlanmışsa da, bazı koşullara bağlanabilir. Örneğin, bağışı kabul eden kişinin, bağışlayanı ya da bir yakınını tedavi ettirmesi, bağışlayan ya da bir başkası yararına belirlenen bir davranışta bulunması gibi şartlar öngörülebilir.
Bu koşul ve yüklemelerin ahlaka, hukuka, kişilik haklarına ve kamu düzenine aykırı olmaması gerekir.
Bağışlama karşılığında kararlaştırılan yüklemeler, bağışlanan malın değerini aşar ve bu aşan kısım da bağışlanana ödenmezse, bu yüklemelerin yerine getirilmesinden kaçınılabilir. Bu durumda bağışlanan kişi, yüklenen edimden kurtulur.
Yerine getirilmesi, bağışlayanın ölümüne bağlı olan bağışlamalara, vasiyet hükümleri uygulanır.
Bağış yapan kişi, bağışlanan kişinin, kendisinden önce ölmesi halinde, bağışlanılan malın, kendisine dönmesini koşul koşabilir. Buna,Bağışlanana dönmeKoşullu bağışlama denir.
Bağışlamanın Ortadan Kalkması ve Bağışlamadan Dönme
Bağışlamanın Geri Alınması
Borçlar Kanunu 295. Maddesi, bağışlanan şeyin geri alınabileceği halleri düzenlemiştir.
Düzenlemeye göre;
- Kendisine bir şey bağışlanmış olan kişi, bağışlayan veya yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlerse,
- Bağışlanan, bağışlayan veya ailesinden bir kimseye karşı kanundan doğan yükümlülüklerini yerine getirmezse,
- Yüklemeli bağışlamalarda, bağışlanan haklı bir sebep olmaksızın, kendisine yüklenen edimi yerine getirmezse bağışlayan, elden bağışlamayı veya bağışlama sözünü geri alabilir.
Bu durumda, bağışlanan, bağış konusu malın, bağışlamadan dönme tarihindeki zenginleşmesi ölçüsünde iade ile yükümlü olur.
Bağışlama Sözünden Dönme
Bağışlama sözleşmesi, bağışlama taahhüdü şeklinde kurulmuşsa, bağışlayan aşağıdaki hallede sözünü geri alabilir ve malı teslim etmekten kaçınabilir:
- Yasa 295. Maddesinde sayılan, yukarıda belirttiğimiz, elden bağışlamanın geri alınması sebeplerinden birinin bulunması,
- Mali durumunun, bağışlama taahhüdünden sonra, taahhüdü yerine getirmesinin, kendisini ağır olarak zorlayacak şekilde bozulması,
- Bağışlama sözü verdikten sonra, kendisi için yeni aile yükümlülüklerinin doğması veya var olan yükümlülüklerinin önemli ölçüde ağırlaşması,
- Bağışlama sözü verenin ödeme güçsüzlüğü içine düşmesi veya iflasına hüküm verilmesi.
Borçlar Kanunu 296. Maddesinde sayılan bu hallerde bağışlayan, verdiği bağışlama sözünden dönebilir.
Bağışlamadan Dönme ve Geri Almanın Süresi
Bağışlayan, geri alma sebebini öğrenmesinden itibaren bir yıl içerisinde bağışlamayı geri alabilir.
Mirasçıların Bağışlamayı Geri Alma Hakkı
Bağışlayan, bağışlamayı geri alma hakkını öğrendikten sonra, bir yıllık geri alma süresi dolmadan ölürse, geri alma hakkı mirasçılarına geçer. Bu durumda mirasçılar, kalan süre içerisinde geri alma hakkını kullanabilirler.
Bağışlayan, bağıştan dönme ve geri alma sebebini ölmeden önce öğrenememişse,Mirasçılar, ölüm tarihinden itibaren bir yıl içerisinde yineGeri alma hakkıNı kullanabilirler.
Bağışlanan, bağışlayanı kasten öldürür veya onun geri alma hakkını kullanmasını engellerse, mirasçılar yine geri alma hakkını kullanabilirler.
Bağışlayanın Ölümü
Düzenli ödemeler gibi, dönemsel edim içeren bağışlama sözleşmesi, bağışlayanın ölümü ile sona erer.
Bağışlama sözleşmesinde aksinin kararlaştırılması da mümkündür. Bağışlayanın ölümünden sonra devam edecek olan dönemsel edimler için de vasiyet hükümleri uygulanır.
Bağışlayanın, şekle uygun olarak yaptığı bağışlama taahhüdü varsa, bağışlanan, taahhüdün yerine getirilmesini, mirasçılardan isteyebilir.
Avukat Hizmetleri alanında çalışan avukatlık ofisimize,Tazminat hukuku,Miras hukuku,Gayrimenkul hukuku Gibi alanlarda.
Avukatlık ofisimizin tüm çalışma alanlarınaburadanulaşabilirsiniz.
Hukuk Büromuz2 Temmuz 2024