Ülkemizde emniyet teşkilatında görev almak isteyen 4 yıllık üniversite mezunlarının sınavlarında başarılı olmaları koşulu ile eğitimlerini veren kurumun adıdır Polis Meslek Eğitim Merkezleri. (POMEM)

Geçtiğimiz yıl çok sayıda aday Polis Meslek Eğitim Merkezi Müdürlükleri Başvuru Şartlarını taşıyan, Başvuruda İstenen Belgeleri eksiksiz teslim eden ve Müracaat Kabul İşlemlerini tamamlayıp 13. Dönem mülakatlarına alındılar. Başarılı olan bay ve bayan toplam 3170 kişi POMEM kapsamında eğitime alındı. Bu kişiler kısa süreli eğitimin ardından ülkemiz emniyet teşkilatında yer alacaklar.

Aynı sınav ve mülakatlara giren ve başarılı olan ikinci bir 3170 kişi için ise Emniyet Genel Müdürlüğü o tarihte bir duyuru yayınladı; (320.) erkek yedek ile (3170.) erkek aday dahil ve (9.) bayan yedek ile (130.) bayan yedek aday dahil yedek adayların planlamaları okulların kapasiteleri göz önünde bulundurularak belirlenen kontenjan miktarı doğrultusunda 14. Dönem polis meslek eğitimi için yapılacaktır”

Emniyet Genel Müdürlüğü’nün resmi internet sitesinden yapılan bu duyuruya göre kişiler 14. Dönem için hak kazanmışlardır. EGM, zaman zaman yine resmi internet sitesinden duyurular yapmış ve kazanan bu adayların beklemelerini, gerekli tarih ve aşama açıklandığında POMEM eğitimlerine başlanacağı duyurulmuştur.

Bu aşamada askerde olan erkek adaylar EGM’nün talepleri üzerine askerden terhis edilmiş, askere gitmek isteyen adaylar ise sistemde Polis olarak göründükleri için askere alınmamışlardır.

Diğer yandan kişiler yeni iş arayışına girmemiş, hayat planlarını EGM ’nün duyurusuna göre planlamış ve sabırsızlıkla POMEM girişlerini beklemişlerdir. Aradan geçen 7 ay süre sonunda EGM 29.04.2014 tarihinde hiçbir gerekçe olmaksızın “planlamanın geri çekildiğini” ilan eden bir duyuru daha yayınlamıştır. “31/10/2013 günlü Genel Müdürlük Makam Onayına istinaden, 13. Dönem kontenjanına ek olarak 14. Dönem polis meslek eğitimleri için yapılan yedek planlaması geri çekilmiş olup, 13.

Dönem yedeklerinin adaylık statüleri ilgili mevzuat gereği sonlandırılmıştır. 13. Dönem yedeklerinin 14. Dönemle ilgili planlaması yapılmayacaktır”

Ülkemizin Emniyet Teşkilatında görev yapmak isteyen ve gerekli tüm koşulları sağlayan, zorlu koşulları ve mülakatları başarı ile geçen yüzlerce üniversite mezunu önceden haber ve bilgi dahi verilmeden aylarca bekletildikten sonra bir anda mağdur edilmiştir. Hukuk devletinin en önemli ilkeleri olan, belirlilik, öngörülebilirlik ve idareye güven ilkelerinin ihlal edildiği bu düzenlemeyi bir de yasal boyutu ile ele alalım.

İdari işlemlerin geri alınması, idari işlemlerin ileriye yönelik sona erdirilme biçimidir.

İdari işlemin geri alınması işlemi ancak ileriye yönelik olarak ortadan kaldırır. İdari işlem geri alındığı zamana kadar uygulanmakta ve nihayet bireyler lehine haklar doğması söz konusu olabilmektedir. Bu vaziyette geri alınan idari işlem geri alma anına kadar geçerlidir. Hukuk düzeni içerisinde geçerli olan ve geri alma işlemine kadar yürürlükte bulunan bir idari işleme dayanılarak bireyler lehine doğmuş olan hakların korunup korunamayacağı önemli bir sorun teşkil etmektedir.

Gerek öğretideki tanımlardan ve gerekse yargı içtihatlarında yer verilen tanımlardan hareketle kazanılmış hak: “bir yasal işleme dayanarak kazanılmış olan ve bu suretle kişisel öznel sonuçlar doğurarak subjektif ve öznel bir hak halini alan, daha sonra meydana gelebilecek yasal düzenleme değişikliklerinden etkilenmeyen, hukuk güvenliği ilkesi nazarında korunması gereken ve nihayet hukuk düzeni içerisinde yasalar ve üçüncü kişiler nazarında herkese karşı yöneltilebilen hak olarak ” tanımlamak mümkündür.

Geri alma, geri almaya sebep olan idari işlemin etkilerini geçmişe dönük olarak ortadan kaldırması durumu hukuk güvenliği ve idari istikrar ilkesini yakından ilgilendirmektedir. Yine öğretide ki görüşlere göre işlem hak doğuran bir işlem ise ve bu işlemi idare daha sonra geri almak istiyor ise iptal yasal süreci süresi içinde geri almalıdır. Diğer bir deyiş ile 60 günlük yasal aşama süresi geçtikten sonra yapılacak geri alma işlemleri hukuk devleti ilkeleri ile bağdaşmayacaktır. 03.07.1989 günlü, 1988/5 E., 1989/3 K. Sayılı Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu hükmüne göre, “Kanunların geriye yürümezliği ilkesi, bir yasal işlem veya eylemin, bir yasal ilişkinin vuku bulduğu ya da meydana geldiği dönemdeki yasanın hükümlerine tabi kalmaya devam edeceğini ifade eder.

Sonradan çıkan yasa, kural olarak yürürlüğünden önceki olaylara ve ilişkilere uygulanmaz”. Yeni yürürlüğe giren kanunlar için kabul edilen geriye yürümezlik esası, idare hukuku alanında da “idari işlemlerin geriye yürümezliği” ilkesi olarak kabul görmektedir. Böylece, kazanılmış hakları, mevcut durumu korumak ve yasal ilişkilerde istikrarı sağlamak gerekliliğinden doğan bir sosyal hayat kuralı olarak, “idari işlemlerin geriye yürümezliği” ilkesi idare hukuku alanında benimsenmiştir.

Tüm açıklamalarımız ve çalışmalarımız çerçevesinde POMEM de yapılanların hukuka ve hukuk devletinin ilkelerine ters düştüğü açıktır. Anayasa Madde 2′ye göre Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir ve hukuk devletinde yasal güvenlik vazgeçilemez bir şarttır.

Söz konusu işlem ile çok sayıda kişi bir anda mağdur edilmiştir. Bu mağduriyet “ÖNGÖRÜLEBİLİRLİK, BELİRLİLİK ve İDAREYE GÜVEN” ilkelerinin de ihlali demektir. Bu ihlale karşı işlemden etkilenen kişilerin yasal yollara başvuracağı ve yasalar çerçevesinde hukuk devleti ilkelerine göre hüküm verileceği büyük bir gerçektir.


Www.