Aldatan Kadın Nafaka Alır Mı? Ekibi1 Temmuz 2026Aile ve Boşanma Hukuku
Eşlerden birinin sadakatsizliği (aldatma, zina) evlilik birliğini temelden sarsan en ciddi boşanma sebeplerindendir.Aldatan kadın nafaka alır mı?Sorusu, boşanma aşamasındaki taraflar için önemli bir merak konusudur. Türk hukukunda aldatma fiili artık bir suç olmasa da (Türk Ceza Kanunu’ndaZina suçuOlarak düzenlenmemiştir), boşanma davasında ağır kusur olarak kabul edilir ve yasal sonuçlarıÇok ciddiOlabilir. Bu sonuçlar arasında, aldatan eşinYoksulluk nafakasıHakkını kaybetmesi,Maddi-manevi ödenekTalep edememesi veMal paylaşımıSırasında payının azaltılması gibi hak mahrumiyetleri bulunur.
İçindekiler- Nafaka Nedir?
- Nafaka Türleri
- Aldatan Kadın Yoksulluk Nafakası Alır Mı?
- Aldatan Kadın Tedbir Nafakası Alır Mı?
- Aldatan Kadın İştirak Nafakası Alır Mı?
- Aldatan Kadın Tazminat Alabilir Mi?
- Aldatan Kadının Mal Paylaşımı Hakkı
- Sıkça Sorulan Sorular
- Aldatan Kadın Nafaka Alır Mı?
- Aldatan Kadın Yoksulluk Nafakası Alabilir Mi?
- Aldatan Kadın Tedbir Nafakası Alabilir Mi?
- Aldatan Kadın İştirak Nafakası Alabilir Mi?
- Aldatan Kadın Boşanmada Tazminat Alabilir Mi?
- Aldatan Kadının Mal Paylaşım Hakkı Azalır Mı?
- Aldatan Kadın Çocuğun Velayetini Alabilir Mi?
- Aldatan Kadın Kocasına Nafaka Öder Mi?
- Aldatan Eşe Nafaka Verilir Mi?
Kısaca söylemek gerekirse,Evli kadın kocasını aldatırsa boşanma kaçınılmaz olur; kocasından nafaka ve ödenek alamaz, mal paylaşımında payı da hakkaniyete uygun oranda düşürülebilir.
Ancak nafaka kavramının farklı türleri olduğunu ve her birinde kusurun etkisinin farklı değerlendirdiğini unutmamak gerekir. Bu makalede, aldatan kadının hangi koşullardaNafaka alıp alamayacağıVe boşanmanın diğer sonuçları detaylı şekilde ele alınmaktadır.
Nafaka Nedir?
Nafaka, boşanma sürecinde veya sonrasında ekonomik olarak zor duruma düşecek kişilerin geçimini sağlamak amacıyla yargı mercii kararıyla diğer taraftan alabileceği düzenli ödemeyi ifade eder. Türk Medeni Kanunu’na göre nafaka, kan bağından veya evlilikten doğan bazı yükümlülükler çerçevesinde hükmedilen birMaddi destektir. Eşlerin boşanma sonrasında da birbirlerine karşı sınırlı da olsa yardım yükümlülüğü devam edebilir.
Örneğin ekonomik durumu kötüleşecek olan eşe, diğer eş tarafından belli koşullarla nafaka ödenmesi hukukumuzda öngörülmüştür. Nafaka dendiğinde genellikle boşanma kaynaklı ödemeler akla gelse de aslında farklı durumlar için çeşitli nafaka türleri bulunmaktadır.Nafaka nedir?Sorusunun cevabını ve nafaka çeşitlerini daha ayrıntılı öğrenmek için hukuk büromuzun ilgili bilgisinden de yararlanabilirsiniz.
Nafaka Türleri
Türk hukukundaNafaka türleri, bağlandıkları döneme ve amaca göre dört çeşittir:
- Tedbir Nafakası:Boşanma veya ayrılık davasıDevam ederken, maddi açıdan zorluk yaşayacak eş ve çocuklar için geçici önlem niteliğinde bağlanan nafakadır.Yasal Aşama açıldığı andan hükmün kesinleşmesine kadarÖdenir. Bu nafaka türünde eşlerin kusur durumu gözetilmez; amaç, aşama boyunca ihtiyaç sahibinin temel geçimini sağlamaktır. Tedbir nafakası ile ilgili detaylı bilgi için Tedbir Nafakası Nedir?
Kimler İsteyebilir? yazımızı inceleyebilirsiniz.
- Yoksulluk Nafakası:BoşanmaSonrasındaMaddi olarak yoksulluğa düşecek tarafa, diğer eş tarafından süresiz olarak ödenebilen nafakadır.Türk Medeni Kanunu m.175’e göre, yoksulluk nafakası talep eden eşin boşanmadaKusuru daha ağır olmamalıdır. Yani nafaka isteyen taraf, diğerine göre daha az veya en fazla eşit kusurlu olmalıdır. Nafaka yükümlüsü olacak eşin kusuruna ise bakılmaz; ekonomik durumu uygun olduğu ölçüde ödeme yapar.
- İştirak Nafakası:Boşanma hâlindeÇocukların bakım ve eğitimiIçin, velayet kendisine verilmeyen ebeveynin ödemesine hüküm verilen nafakadır. Bu nafaka doğrudan çocuğun hakkıdır; anne veya babanın kusuru önemli değildir.
Velayeti alan taraf (örneğin anne) çocuğun masrafları için, diğer taraftan her ay iştirak nafakası alır. İştirak nafakası, çocuk ergin olana kadar devam eden bir destektir. Boşanma davası sırasında çocuk için hükmedilen geçici nafaka da yasal aşama bitene kadarTedbir nafakasıOlarak ödenir; hüküm kesinleştikten sonraIştirak nafakasıAdını alır.
- Yardım Nafakası:Bu nafaka türü, boşanma ile ilgili olmayıp,Üstsoy-altsoy veya kardeşlerGibi yakın akrabalar arasında, bir kişinin yoksulluğa düşmesi halinde ödenen destektir. Örneğin, anne-babanın yoksul düşmesi halinde ekonomik durumu iyi olan evladın onlara yardım nafakası ödemesi gibi. (Yardım nafakası, boşanma konumuz dışında kaldığından aldatan eş bağlamında ayrıca değerlendirilmez.)
Yukarıdaki nafaka türlerinden anlaşılacağı üzere,NafakaKavramı tek boyutlu değildir ve her bir türde farklı koşullar geçerlidir.
ÖzellikleKusur durumu,Yoksulluk nafakasıBakımından belirleyici ikenTedbir ve iştirak nafakalarındaBelirleyici değildir. Bu temel bilgilerin ardından,Aldatan kadının bu nafaka türlerinden hangilerini alıp alamayacağınaTek tek bakalım.
Aldatan Kadın Yoksulluk Nafakası Alır Mı?
Yoksulluk nafakası, boşanma sonrası geçimini tek başına sağlayamayacak derecede ekonomik zorluk yaşayacak eşe, diğer eş tarafından süresiz olarak ödenen nafakadır. Yasa gereği bu nafakayı talep eden tarafın boşanmadaAğır kusurlu olmamasıŞarttır. Aldatma (zina) ise kanunda özel boşanma sebebi olarak sayılmış olup,Aldatan eşi tamamen kusurlu (tam kusurlu) kılanBir durumdur.
Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre deTam kusurlu olan eş lehine yoksulluk nafakasına hükmedilemez.
DolayısıylaAldatan kadın, boşanma davasında zina fiilinin ispatlanması halindeKocasıyla kıyasla daha ağır kusurluKabul edilecektir. Bu durumda kendi geçimi içinYoksulluk nafakası talep etme hakkı yoktur. Hakim, aldatma nedeniyle boşanmaya hüküm verdiğinde, aldatan tarafın nafaka talebi varsa bunu reddeder. Örneğin yargı mercii hükmünde “Aldatan eş, boşanmaya sebep olan olaylarda tamamen kusurlu olduğundan,Yoksulluk nafakası talebi reddedilmiştir]” gibi bir hüküm yer alacaktır.
NitekimTürk Medeni Kanunu m.175De açıkça, nafaka alacaklısının kusurunun diğer eşten ağır olmaması gerektiğini belirtir. Burada “daha ağır olmamak” ifadesi,Kusurun eşit veya daha az olmasıAnlamına gelir. Aldatma halinde ise aldatan eş genellikle bariz şekilde daha fazla kusurlu olduğu için bu koşul sağlanmaz.
Özetle,Aldatan kadın yoksulluk nafakası alamaz. Tam tersine, ekonomik durumu elveriyorsa ve boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan daha az kusurlu eşi (kocası) varsa, yargı merciiKadının kocasına nafaka ödemesineDahi hüküm verebilir.
Nafaka hukuku cinsiyete göre ayrım yapmadığından, erkek eş lehine nafaka hükmü verilmesi de mümkündür. (Bu konuda ayrıntılı bilgi için bkz. Erkek Nafaka Alabilir Mi?.)
Aldatan Kadın Tedbir Nafakası Alır Mı?
Evet,Aldatan kadın tedbir nafakası alabilir. Tedbir nafakası, boşanma davasıDevam ederkenIhtiyaç halinde bağlanan geçici bir nafaka olduğu için, bu nafakaya hükmedilirkenKusur durumu dikkate alınmaz. Boşanma süreci boyunca eşlerin evlilik birliğinden doğan yardımlaşma yükümlülüğü devam ettiği kabul edilir.
Bu nedenle yargı mercii,Yasal aşama sonuçlanana kadarMaddi sıkıntı yaşayacak olan tarafa (kusurlu olsa bile) geçici nafaka bağlayabilir.
Aldatma hâlinde, henüz boşanma hükmü kesinleşmediği için kadının kusurlu olup olmadığı yargılama sonunda belirlenecektir. Yasal Aşama süreci boyunca hakim,“tarafların kusur durumu henüz netleşmediğinden, yalnızca mevcut ekonomik ihtiyaçlarına bakarak”Tedbir nafakasına hüküm verir. Örneğin aldatan kadın çalışmıyor ve gelirsiz ise, yargı mercii geçici olarak onun ve varsa çocukların geçimini temin için kocanın gelir durumuna göre bir tutar ödenmesine hükmedebilir. Uygulamada da Yargıtay,Tam kusurlu eş lehine bile tedbir nafakası verilebileceğiniÇeşitli kararlarında vurgulamıştır.
Ancak tedbir nafakasınınGeçiciOlduğunu unutmamak gerekir.
Boşanma hükmü kesinleşince tedbir nafakası sona erer. Eğer hüküm sonunda kadın tamamen kusurlu bulunup yoksulluk nafakası almaya hak kazanamazsa, yasal aşama bittikten sonra kendisi için nafaka ödemeleri de son bulacaktır. Tedbir nafakası sadece yasal aşama sürecini kapsayanAra bir önlemDir. Bu nafaka bağlandı diye, kadının haklı olduğu veya kusursuz olduğu anlamına gelmez.
NitekimAra kararlaraTaraflar itiraz edebilse de (örneğin erkek, kadının lehine tedbir nafakası kararına itiraz edebilir), boşanma davası sonunda kusur tespiti yapıldığında nihai vaziyet ortaya çıkar. Kısaca,Aldatan kadın yasal aşama sürecinde, talep etmese bile hakimin takdiriyle tedbir nafakası alabilir; ancak yasal aşama sonunda kusuru nedeniyleSüresiz nafaka(yoksulluk nafakası) kendisine bağlanmayacaktır.
Aldatan Kadın İştirak Nafakası Alır Mı?
İştirak nafakası, ortak çocuğun ihtiyaçları için velayet kendisine verilmeyen ebeveynin ödediği nafaka olduğundan, aslındaNafaka alacaklısı çocukSayılır. Bu yüzdenAldatan kadının çocukları varsa ve velayet kendisine verilmişse, elbette çocukların masrafları için karşı taraftan iştirak nafakası alabilir. Burada kadının aldatmış olması, çocuk nafakası açısındanHiçbir engel oluşturmaz.
Çünkü Türk hukukunda çocuğun bakımı için ödenecek nafaka, ebeveynin boşanmada kusurlu olup olmamasına bakılmaksızın, çocuğunÜstün yararıGözetilerek belirlenir.
Dolayısıyla, aldatan kadın dahi olsaAnneye bırakılan çocuklarIçin baba tarafından nafaka ödenecektir. Hakim, çocuğun bakım, eğitim, sağlık giderlerini dikkate alarak babanın mali gücüne uygun birIştirak nafakası miktarıBelirler. Bu hüküm verilirken anne-babanın boşanmaya sebep olan kusurları gündeme gelmez. Örneğin yargı mercii hükmünde “müşterek çocukların velayeti anneye verilmiş olup, baba aylık … TLIştirak nafakasıÖdeyecektir” denir – burada annenin aldatan eş olması sonucu değiştirmez.
Ancak şu nokta önemli:Velayet hakkıHer somut olayda çocuğun menfaatine göre belirlenir.
Yani aldatma olayı tek başına annenin velayet hakkını ortadan kaldırmaz, fakatKısmen etkiliOlabilir. Yargı Mercii, annenin yaşam tarzının çocuğun ahlakı veya bakımı üzerinde olumsuz etkisi olacağını değerlendirirse velayeti babaya verebilir. Fakat sırf zina yaptı diye bir anne otomatik olarak çocuğundan mahrum edilmez; esas olan çocuğun fiziksel ve psikososyal iyiliğidir. Uygulamada genellikle anneler çok ağır başka kusurlar (çocuğa kötü muamele, ihmal, bağımlılık vs.) olmadıkça küçük çocukların velayetini korurlar.
Nitekim Yargıtay kararlarında,Annenin ağır kusurlu (örneğin aldatan) olması halinde bile, eğer çocuk küçükse ve anne şefkatine muhtaç ise, salt bu nedenle velayetin babaya verilemeyeceğiVurgulanmıştır.
Yine de genel bir prensip olarak,Boşanmada kusur derecesi velayet hükmünde tek başına belirleyici olmamakla birlikte, ağır kusurlu eşe karşı diğer eşin velayet şansı daha yüksek görülür. Bu konuda her olayın koşulları farklı olduğundan, yargı mercii çocuğun menfaatini merkeze koyarak hüküm verir. Sonuç olarak,Aldatan kadın çocuklarının velayetini alabilir; eğer alırsa baba iştirak nafakası ödemek zorundadır. Aldatmanın varlığı sadece, velayet tartışmasında babanın elini bir nebze güçlendiren bir faktör olabilir fakat tek kıstas değildir.
Aldatan Kadın Ödenek Alabilir Mi?
Boşanma davalarındaMaddi ve manevi ödenek, kusursuz veya daha az kusurlu eşin, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden uğradığı zararlar için talep ettiği ödeme olup, tamamenKusura dayalıBir yasal imkândır.
Bu açıdan bakıldığında, aldatma eylemiyleAğır kusurluKonumundaki bir kadının, eşinden boşanma nedeniyleManevi veya maddi ödenek talep etmesiMümkün değildir. Zira Türk Medeni Kanunu m.174’e göre, ödenek ödenebilmesi için talep eden tarafınKusursuz ya da daha az kusurluOlması aranır. Aldatan eş konumundaki kadın, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına yol açtığı için kusuru baskın taraftır ve bu nedenleBoşanmadan ötürü bir kayıp yaşamış gibi ödenek isteyemez. Aksine, aldatılan eş (koca) hem maddi hem manevi ödenek talebinde bulunabilir.
Örneğin yargı mercii, sadakat yükümlülüğünü ihlal eden kadının kocasına manevi acı çektirdiği gerekçesiyle kadınınManevi ödenek ödemesineHükmedebilir.
Yargıtay’ın kararları da,Eşit kusurlu çiftlerin birbirinden ödenek isteyemeyeceğiGibi, ağır kusurlu eşin hiç ödenek talep hakkı olmayacağını belirtir. Aldatma tek başına maddi ödenek için de zemin oluşturur: Aldatılan eş, evlilik birliğinden beklediği menfaatlerin zedelenmesi nedeniyle maddi ödenek isteyebilir. Örneğin diğer eşin ihaneti yüzünden sosyal ve ekonomik açıdan zarara uğramışsa (örneğin evi terk etmek zorunda kalmış, itibar kaybı yaşamış, vb.), hakim uygun bir maddi tazminata hükmedebilir. Bu durumdaAldatan kadın, kocasına maddi ödenek ödemekle yükümlüDuruma düşebilir.
Özetle,Aldatan kadın, boşanma davasında kendi lehine maddi veya manevi ödenek kazanamaz.
Tam tersine,Kusurlu taraf olduğu içinKocasının açtığı ödenek davasındaBorçlu tarafOlarak çıkma ihtimali vardır. Burada üçüncü kişiye (yani kadının birlikte olduğu sevgiliye) ödenek davası açılması konusuna da değinmek gerekir: 2018 yılında verilen bir İçtihadı Birleştirme kararıyla, aldatılan eşin, eşinin birlikte olduğu üçüncü kişiden sırf bu ilişki nedeniyle manevi ödenek talep edemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Bu da demektir ki, kocası aldatılan bir kadın da olsaydı, üçüncü kişiye yasal aşama açamayacaktı; aynı şekilde kocası tarafından aldatılan bir erkek de karısının sevgilisinden ödenek alamaz. Yani hukuk düzenimiz, cezai yaptırım olmamakla beraber,Aldatan eşe karşı boşanma ve ödenek imkânı tanır ama üçüncü kişiye karşı manevi ödenek yolu kapalıdır.
Konumuza dönersek: Aldatan kadın,Kusuru nedeniyle ödenek hakkından mahrumdurVe daha da önemlisi,Kocanın ödenek talepleriyle karşı karşıya kalabilir.
Aldatan Kadının Mal Paylaşımı Hakkı
Aldatma fiilinin bir diğer önemli sonucu daMal rejimi tasfiyesiAşamasında ortaya çıkar. Türkiye’de evli çiftler için yasal mal rejimiEdinilmiş mallara katılma rejimiOlduğundan, boşanma hâlinde kural olarak her iki eş de evlilik süresince edinilen malların yarısı üzerinde hak sahibidir. AncakTürk Medeni Kanunu m.236, boşanmanınZina (aldatma)Veya cana kast sebebiyle gerçekleşmesi halinde,Kusurlu eşin artık değerdeki pay oranının hakim tarafından hakkaniyete uygun biçimde azaltılmasına veya tamamen kaldırılmasına hüküm verilebileceğiniAçıkça düzenlemiştir. Bu yasa hükmü, aldatan eşin mal paylaşımından normalde alacağı %50’lik hakkın, yasal aşama koşullarına göre daha düşük bir orana indirilebileceği anlamına gelir.
Uygulamada hakimin takdirine bağlı olarak,Aldatılan eşin mal varlığından alacağı pay artırılabilir, aldatan eşinki azaltılabilir.
Örneğin Yargıtay kararlarında,“normalde evlilik içinde edinilen mallar yarı yarıya bölünürken, zina nedeniyle boşanmada hakim aldatan eşin payını 1/3’e düşürüp aldatılan eşe 2/3 pay verebilir”Şeklinde değerlendirmeler mevcuttur. YaniAldatan kadının mal paylaşım hakkı, hakimin hakkaniyet değerlendirmesine göre önemli ölçüde azaltılabilir. Bu, sadakatsizliğin yasal bir yaptırımı olarak düşünülebilir. Aldatan tarafa hiçbir pay verilmeyeceği durumlar ise çok istisnai olup, genellikle payın azaltılması şeklinde uygulanır.
Neticede,Aldatan kadının evlilik boyunca edinilmiş mallardan alacağı para veya mal miktarı, aldatılmayan duruma göre daha az olacaktır. Bu da aldatmanın mali açıdan ciddi bir sonucu olarak karşımıza çıkar.
Örnek vermek gerekirse, evlilik içinde alınmış bir ev varsa ve taraflar normalde değerin yarısını alacakken,Aldatma nedeniyleHakim kadının bu evdeki payını %20’ye düşürebilir, erkeğe %80 verebilir. Ya da kadının edinilmiş mallardan doğanKatılma alacağıTamamen kaldırılabilir (özellikle çok kısa süreli evliliklerde ve kadının ağır kusurlu olduğu hallerde görülebilmektedir). Burada her somut olayın özelliğine göre hüküm verilir; hakimin geniş bir takdir yetkisi vardır.
SonuçtaAldatan kadın, mal paylaşımı davası neticesinde “normalde alacağı” miktardan daha azını almak hâlinde kalabilir. Bu konuda daha kapsamlı bilgiler için Boşanmada Mal Paylaşımı Davasıbaşlıklı makalemizi okuyabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Aldatan Kadın Nafaka Alır Mı?
Aldatma fiili nedeniyle boşanmada, aldatan kadın kendi geçimi içinYoksulluk nafakası alamaz. Yargı Mercii, kadının diğer eşe göre ağır kusurlu olduğunu tespit ettiğinde, kadın lehine süresiz nafaka bağlanmasını reddeder. Ancak yasal aşama sürecinde, ihtiyaç halindeTedbir nafakası alabilirVe çocukların velayeti kendisinde ise onlar içinIştirak nafakası alabilir.
Aldatan Kadın Yoksulluk Nafakası Alabilir Mi?
Hayır, alamaz.
Yoksulluk nafakası, boşanmada daha az kusurlu veya kusursuz tarafa tanınan bir haktır. Aldatan kadın boşanmaya sebep olan olaylarda ağır kusurlu olduğu için, kendi adına yoksulluk nafakası talebi reddedilir. (Aksine, ekonomik durumu kötüyse kocasıDaha az kusurluOlmak şartıyla nafaka talep edebilir.)
Aldatan Kadın Tedbir Nafakası Alabilir Mi?
Evet, alabilir. Tedbir nafakası, yasal aşama süresince bağlanan geçici bir destektir ve bu aşamada kusur değerlendirmesi yapılmaz. Eğer aldatan kadın boşanma davası devam ederken gelirsiz kalıp yoksulluğa düşecekse, hakim geçici olarak kadına uygun miktarda nafaka bağlayabilir.
Bu, boşanma kesinleşene kadar sürecektir.
Aldatan Kadın İştirak Nafakası Alabilir Mi?
Evet. İştirak nafakası çocuk için ödenen bir nafaka olduğundan, annenin aldatan eş olması önemli değildir. Velayet anneye verilmişse,Baba çocuk için iştirak nafakası ödemek zorundadır. İştirak nafakası çocuğun hakkı olduğu için, aldatan kadın dahi olsa anne bu nafakayı çocuğu adına alabilir.
Aldatan Kadın Boşanmada Ödenek Alabilir Mi?
Hayır.
Boşanmada maddi veya manevi ödenek, daha az kusurlu eşe verilir. Aldatan kadın ağır kusurlu olduğu için, kocasından manevi ya da maddi ödenek alamaz. Tam tersine, yargı mercii kadını kusurlu bulursaKocanın talebiyle kadının ödenek ödemesineHüküm verilebilir (örneğin manevi acı için belirli bir tutar).
Aldatan Kadının Mal Paylaşım Hakkı Azalır Mı?
Evet, azaltılabilir. Eğer boşanma davasıZina nedeniyleSonuçlanmışsa, hakim Türk Medeni Kanunu uyarınca aldatan kadının edinilmiş mallardaki payını hakkaniyete uygun şekilde düşürebilir.
Örneğin normalde malların %50’sine hak kazanacakken, aldatan taraf olması nedeniyle %20-30 gibi daha düşük bir pay alabilir. Yani aldatan kadının mal paylaşımı hakkı kanunenDaha azına indirilebilir.
Aldatan Kadın Çocuğun Velayetini Alabilir Mi?
Aldatma tek başına annenin velayet hakkını tamamen ortadan kaldırmaz. Yargı Mercii, çocuğun yaşına ve menfaatine bakarak hükmü verir. Eğer annenin yaşam tarzı çocuğa zarar vermiyorsa, sırf aldatma nedeniyle velayeti alamaması gibi bir kural yoktur.
Uygulamada küçük çocuklar için anne bakımının önemi vurgulanır. Sonuç olarak,Aldatan kadın da çocuğun velayetini alabilir, ancak babanın daha az kusurlu olması velayet mücadelesinde ona bir avantaj sağlayabilir.
Aldatan Kadın Kocasına Nafaka Öder Mi?
Evet, bu mümkündür. Boşanmada ekonomik durumu daha zayıf olan ve daha az kusurlu taraf erkek ise, yargı mercii kocanın talebi üzerine kadın aleyhineYoksulluk nafakasıBağlayabilir. Yasa cinsiyet farkı gözetmez; önemli olan kimin boşanma sonrası yoksulluğa düşeceği ve kimin kusurunun ağır olmadığıdır.
Örneğin, aldatan kadın yüksek gelirliyse ve boşanmada daha az kusurlu olan koca geçim sıkıntısına düşecekse, kadın kocasına nafaka ödemek zorunda kalabilir (erkek lehine nafaka kararları uygulamada nadir de olsa görülmektedir).
Aldatan Eşe Nafaka Verilir Mi?
Bu soru genel olarak, aldatan tarafın nafaka hakkı olup olmadığı anlamına gelir. Cinsiyet fark etmeksizin,Aldatan eş yoksulluk nafakası alamaz. Çünkü nafaka alacaklısı olabilmek için daha az kusurlu olmak gerekir. Ancak aldatan eş, yasal aşama sürecinde tedbir nafakası alabilir ve velayeti onda olan çocuklar için iştirak nafakası alabilir.
Sonuç olarak,Aldatan kadın nafaka alır mıSorusunun cevabı,Nafakanın türüne göre değişmektedir: Kendi adına sürekli nafaka alamaz, fakat yasal aşama sürecinde geçici nafaka veya çocukları için nafaka alması mümkündür.
Bu konudaki hak kayıplarını önlemek ve en doğru stratejiyi belirlemek için birBoşanma avukatıNdanyasal destek almak her zaman faydalı olacaktır. Unutulmamalıdır ki boşanma davaları ve sonuçları, her somut olaya göre farklılık gösterebilir; uzman danışmanlığı haklarınızın korunması açısından önem arz eder.