Covid-19 pandemisi nedeniyle işyerlerinde yeni bir tartışma konusu ortaya çıktı: İşverenler çalışanlarının aşı durumlarını sorabilir mi?
Bu soru hem yasal hem de etik açıdan önemlidir. Bir yandan, işverenlerin çalışanların sağlığını ve güvenliğini korumak için gerekli önlemleri almakta haklı bir çıkarları vardır. Öte yandan, çalışanların kişisel sağlık verilerinin korunması da büyük önem taşır.
6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'na göre, sağlık verileri özel nitelikli veri olarak kabul edilir ve işlenmesi için özel koşullar bulunmaktadır. Bu nedenle, işverenler çalışanlarının aşı olup olmadığını sormadan önce bu yasal düzenlemeleri dikkatlice incelemelidirler.
İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında değerlendirmeler yapıldığında; işverenler ve Çalışanlar, diğer çalışanların sağlık ve güvenliklerini tehlikeye düşürmeme yükümlülüğü altındadır.
Bu sorumluluk çalışana alabileceği önlemleri almak ve işvereni bilgilendirmek gibi sorumluluklar da yüklemektedir. Ayrıca işverenin de kendi çalışanlarının işyerinde karşılaşabileceği sağlık ve güvenlik risklerini dikkate alarak önlem alması gerekliliği söz konusu olduğundan, işvereninin çalışanlarını korumak adına aşı bilgisinin istenebileceğini düşünüyoruz.
Bu bakış açısı ile sayıca kalabalık üretim alanlarında faaliyet gösteren işverenlerin, müşteri, tedarikçi gibi işyeri dışından çok sayıda ziyaretçi alan işyerlerinde faaliyet gösteren işverenlerin veya plaza gibi açık hava havalandırması çok da yeterli olmayan ofis ortamı olan işverenlerin veya satış veya yıllık planlama toplantısı gibi geniş kapsamlı organizasyonlar yapacak işverenlerin salgının yayılmasını önlemek ve doğru planlama yapabilmek adına çalışanlarının aşı olup olmadığını sorabileceklerini düşünüyoruz. Bu örnekler aynı mantıkla arttırılabilir ama örneğin sürekli evden çalışmaya devam edecek işverenlerin bu konuda bir menfaatinin olamayacağı açıktır.
Aşı bilgisinin; şirket ve kurumların insan kaynaklarında, müdürlükler ve diğer departmanlarda tutulup işlenmesi mümkün değildir. Sağlık verilerinin işlenebileceği haller sınırlı olarak sayılmış ve sır saklama yükümlülüğü bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından işlenebileceği düzenlenmiştir.
Sağlık verileri açısından sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler, hekim ve hastane çalışanları olabilecekken kurum ve kuruluşlar Sağlık Bakanlığı ve bakanlığın yetki verdiği kurumlardır.
Şirket çalışanları sır saklama yükümlülüğü olan kişiler olmadığı gibi, şirketler de yetkilendirilmiş kurumlar değildir.
Bu sebeple aşı bilgisinin sır saklama yükümlülüğü altında bulunan işyeri hekimi veya sağlık çalışanı gibi personel tarafından sorulup kayıt altına alınması hukuka uygun olacaktır.
KVKK Madde 10 uyarınca; veri sorumluları, veri işleme faaliyetleri konusunda veri sahiplerini aydınlatmakla yükümlü kılınmıştır. İşverenler, Covid-19 virüsünden etkilenmemek ve hastalığın yayılmasını önlemek adına işyeri için alacakları tedbirler kapsamında çalışanlarına yapacakları aydınlatma yükümlülüğünü de yerine getirmeyi ihmal etmemelidir.
Ayrıca aşı olma bilgisinin bir özel nitelikli veri olduğu dikkate alınarak bu verinin işyerinde saklanması hususlarında Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun 31/01/2018 Günlü ve 2018/10 Sayılı “Özel Nitelikli Kişisel Verilerin İşlenmesinde Veri Sorumlularınca Alınması Gereken Yeterli Önlemler” ile ilgili kararını da dikkate almak gerekecektir.