Yurtdışı Çıkış Yasağı Nedir? Nasıl Kaldırılır? Ekibi4 Haziran 2026Ceza Hukuku

Yurt dışına çıkış yasağı, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 109. maddesinde adli kontrol tedbirlerinden biri olarak düzenlenmiştir. Adli kontrol, bir suç nedeniyle yürütülen soruşturmalar veya kovuşturmalar sırasında, tutuklama koşulları mevcut olduğunda şüphelinin cezaevine kapatılmasından ziyade, dışarıda denetim altında tutulmasını sağlamaya yönelik bir uygulamadır.

Suç şüphesi taşıyan bir kişi için tutuklama yerine getirilebilecek denetim yöntemlerinden biri de yurt dışına çıkış yasağı getirilmesidir. CMK m.109 gereği, yargı mercii, suç şüphesi taşıyan bir kişi hakkında tutuklama kararının ağır bir hüküm olduğu sonucuna vardığında ve adli kontrol tedbirlerinin yeterli olacağına inanıyorsa, o kişi için adli kontrol tedbirleri uygulanacaktır. Şüpheli veya sanık hakkında, işin önemi, beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile orantılı değilse tutuklama hükmü verilemeyecektir.

İçindekiler
  1. Yurtdışı Çıkış Yasağı Nedir?
  2. Yurtdışı Çıkış Yasağı Kimlere Uygulanır? Şartları
  3. Yurt Dışına Çıkış Yasağı Vermeye Yetkili ve Görevli Mahkeme
    1. 1.

      Soruşturma Aşamasında Yetkili Mahkeme

    2. 2. Kovuşturma Aşamasında Yetkili Mahkeme
  4. Adli Kontrol Kararı ve Hükmedecek Merciler
  5. Yurt Dışına Çıkış Yasağı Süresi
  6. Hangi Suçlarda Yurt Dışına Çıkış Yasağı Kararı Verilebilir?
  7. Yurt Dışı Çıkış Yasağına İlişkin İdari Tahdit Kararı ve Şerh İşlemi
  8. Yurt Dışı Çıkış Yasağı Nasıl Kaldırılır?
    1. 1. Yurt Dışı Yasağının Süre Bitimiyle Kaldırılması
    2. 2. Talep Üzerine Yasağın Kaldırılması (Süre Dolmadan)
    3. 3.

      Adli Kontrol Kararına İtiraz Hakkı ve Süresi

    4. 4. Alternatif Yükümlülük Getirme ve Adli Kontrolün Değiştirilmesi
    5. 5. Hangi Aşamada Hangi Mahkeme Kaldırabilir?
  9. Yurtdışı Çıkış Yasağının Kaldırılması
  10. Yurt Dışına Çıkış Yasağının Kaldırılması Talebinde Gösterilebilecek Haklı Nedenler
  11. Yurt Dışı Çıkış Yasağına İtiraz Süreci ve Hukuki Yollar
  12. Yurtdışı Çıkış Yasağının Pasaport Üzerindeki Etkileri
  13. Yurt Dışı Çıkış Yasağı Nasıl Sorgulanır?
  14. Yurtdışı Çıkış Yasağının İhlali
  15. Yurt Dışı Yasağının Sona Ermesi
  16. Sıkça Sorulan Sorular
    1. Yurt dışına çıkış yasağı var mı nasıl öğrenebilirim?
    2. Yurtdışı çıkış yasağı hangi durumlarda olur?
    3. Yurtdışı çıkış yasağı nasıl kaldırılır?
    4. Yurt dışı yasağı en fazla kaç yıldır?
    5. Mahkemesi olan biri yurtdışına çıkabilir mi?
    6. Yurtdışı çıkış yasağı varken pasaport alınır mı?
    7. Yurtdışına Çıkış Yasağının Süresi Ne Kadar Olabilir?
  17. Azami Süre Dolmadan Yurtdışı Çıkış Yasağının Kaldırılması Talebi
  18. 7 Yıllık Azamı̇ SüRe Dolması Nedenı̇Yle YurtdışI ÇIkış YasağI Tedbı̇Rı̇Nı̇N Kaldırılması Talebı̇
  19. Yurtdışına Çıkma Yasağı Kararına İtiraz Dilekçesi Örneği

Yurt dışına çıkış yasağındaki temel amaç, şüphelinin ülkeden kaçmasını önlemektir. Dolayısıyla şüphelinin ülkenin egemenlik alanı içerisinde kalması sağlanmaya çalışılır çünkü ülkesellik ilkesine göre, bir suçun işlendiği devletin sınırları içinde o devletin ceza kanunu geçerli olur.

Keza TCK m.8’e göre, Türkiye’de kime karşı hangi suç işlenirse işlensin Türk yasaları uygulanacaktır.

Yurtdışı Çıkış Yasağı Nedir?

Yurt dışına çıkış yasağı, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 109. maddesinde yer alan ve şüpheli ya da sanığın kaçmasını engellemek amacıyla uygulanan adli kontrol tedbirlerinden biridir. Yurt dışına çıkma yasağı hükmü alınırken, şüpheli veya sanığın kaçma olasılığı, delilleri karartma ihtimali, tanık ya da bilirkişilere yönelik tehdit veya yıldırma durumu ve suçu tekrar işleme riski gibi unsurlar dikkate alınır. Yurt dışına çıkış yasağı tedbiri, savcılığın talebi üzerine sulh ceza hakimi tarafından, soruşturmanın her aşamasında veya kovuşturmanın sürdüğü yargı mercii tarafından uygulanabilir.

Yurt dışına çıkış yasağı, kanunda suç işleme şüphesi bulunan veya suç işleyen bireylere karşı ceza kanunlarının uygulanmasını sağlamak amacıyla, gecikmesinde sakınca bulunan durumlarda geçici olarak başvurulan bir adli kontrol tedbiridir. Bu tedbir, ilgili ceza davasının hükmü verilmeden önce uygulanır.

Yurt dışı çıkış yasağı

Yurtdışı Çıkış Yasağı Kimlere Uygulanır?

Koşulları

Yurtdışına çıkış yasağı, yasa kapsamında suç işleme şüphesi bulunan ya da suç işlemiş kişilere yönelik bir adli kontrol tedbiridir. Bu tedbir, ceza kanunlarının etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla, ilgili ceza davasının sonucunu beklemeden, gecikmesinde sakınca bulunan durumlarda geçici olarak uygulanır.

Soruşturma aşamasında, suç işlediği iddia edilen kişiler hakkında kuvvetli şüphe bulunduğunda, Cumhuriyet Savcısı’nın talebi üzerine Sulh Ceza Hakimi, yurtdışına çıkış yasağı getirebilir. Bu yasak, yargılama sürecinde kaçma veya delilleri karartma ihtimali olan sanıklar için de geçerlidir.

Yurtdışına çıkış yasağının uygulanması, tutuklamaya alternatif bir tedbir olarak değerlendirildiğinden, bu kararın verilebilmesi için aşağıdaki tutuklama şartlarının gerçekleşmesi gerekmektedir:

  • Kuvvetli suç şüphesi:Yurt dışına çıkma yasağı şeklindeadli kontrol kararıverilebilmesi için ilk koşul, şüpheli veya sanık hakkında kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin bulunmasıdır. Kuvvetli suç şüphesi, şüpheli veya sanığın suçu işlediğine dair yüksek bir ihtimalin olduğunu ifade eder.
  • Tutuklama sebebinin olması:CMK m.100 uyarınca yurt dışına çıkma yasağı verilebilmesi için kuvvetli suç şüphesinin varlığının dışında bir de tutuklama nedeninin bulunması gerekmektedir.

Yurt Dışına Çıkış Yasağı Vermeye Yetkili ve Görevli Yargı Mercii

1.

Soruşturma Aşamasında Yetkili Yargı Mercii

Soruşturma evresindeYurt dışına çıkış yasağı hükmü verme yetkisi Sulh Ceza Hakimliği’ne aittir.5235 sayılı Kanun’un 10. Maddesi veCeza Muhakemesi Kanunu (CMK) 110/1. MaddesiUyarınca, şüpheli hakkında Cumhuriyet savcısının talebi üzerineSulh ceza hâkimiAdli kontrol hükmü verebilir. Bu kapsamda, şüphelinin yurtdışına çıkmasını engelleyen tedbir, soruşturmanın her aşamasında uygulanabilir.

Öte yandan, soruşturma aşamasında tutukluluğa itiraz edilmesi hâlinde, itirazı inceleyenAsliye Ceza Yargı Makamı, tutuklamanın kaldırılmasına hüküm verirkenYurt dışı çıkış yasağını adli kontrol tedbiriOlarak uygulayabilir.
Bu nedenle, bazı özel durumlardaAsliye Ceza Yargı MakamıDe bu yetkiyi kullanabilir.

Yetkili sulh ceza hâkimliği, kural olarak suçun işlendiği yerin sulh ceza mahkemesidir.

Bu nedenle adli kontrol hükmü verilecekse, bu hüküm suçun işlendiği yerdeki sulh ceza hâkimi tarafından verilmelidir.

2. Kovuşturma Aşamasında Yetkili Yargı Mercii

Yargılamanın kovuşturma aşamasına geçildiğinde ise,Yurt dışına çıkış yasağı kararını verme yetkisi ceza davasına bakan mahkemeye aittir.Bu yargı mercii, dosyaya bakanAsliye Ceza Yargı Makamı,Ağır Ceza Yargı MakamıVeya başka bir ceza yargı makamı olabilir.

Yargılama sürerken yargı mercii, sanığın yurtdışına çıkmasını sınırlamak amacıylaCMK 109 ve devamı hükümleriÇerçevesinde adli kontrol hükmü verebilir. Ayrıca, mahkemece verilen adli kontrol kararına itiraz edilmesi halinde, itirazı inceleyen yargı mercii deYurt dışına çıkış yasağıHükmü verebilir ya da mevcut yasağı kaldırabilir.

Sonuç olarak, yurt dışına çıkış yasağı hem soruşturma hem de kovuşturma evresinde uygulanabilen bir tedbirdir ve hangi aşamada olunduğuna göre yetkili yargı mercii farklılık göstermektedir.

  • Soruşturma aşamasında:Sulh Ceza Hâkimliği

  • Kovuşturma aşamasında:Yargılamayı yürüten ceza yargı makamı (örneğin Asliye veya Ağır Ceza Yargı Makamı)
    Hüküm verme yetkisine sahiptir.

Adli Kontrol Hükmü ve Hükmedecek Merciler

Madde 110 –(1) Şüpheli, Cumhuriyet savcısının istemi ve sulh ceza hâkiminin hükmü ile soruşturma evresinin her aşamasında adlî kontrol altına alınabilir.

(2) Hâkim, Cumhuriyet savcısının istemiyle, adlî kontrol uygulamasında şüpheliyi bir veya birden çok yeni yükümlülük altına koyabilir; kontrolun içeriğini oluşturan yükümlülükleri bütünüyle veya kısmen kaldırabilir, değiştirebilir veya şüpheliyi bunlardan bazılarına uymaktan geçici olarak muaf tutabilir.

(3) 109 uncu madde ile bu maddenin birinci ve ikinci fıkra hükümleri, gerekli görüldüğünde, görevli ve yetkili diğer yargı mercileri tarafından da, kovuşturma evresinin her aşamasında uygulanır.22

(4)(Ek:8/7/2021-7331/16 md.)Şüpheli veya sanığın adli kontrol yükümlülüğünün devamının gerekip gerekmeyeceği hususunda en geç dört aylık aralıklarla; soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi, kovuşturma evresinde ise resen yargı mercii tarafından 109 uncu madde hükümleri göz önünde bulundurularak hüküm verilir.

Yurt Dışına Çıkış Yasağı Süresi

Bu konuya ilişkin düzenleme CMK m.110/A’da düzenlenmiştir:

  • Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işler için adli kontrolSüresi en fazla iki yıldır. Mecburi durumlarda bu süre bir yıl daha uzatılabilir.
  • Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işler için adli kontrol süresiIse en fazla üç yıldır.

    Mecburi hallerde uzatılabilir; ancak toplam uzatma süresi, belirli suçlar için dört yılı geçemez.

  • Çocuklar için bu süreler yarı oranında uygulanmaktadır.

Hükmün kesinleşmesinden sonraki süreçte yurt dışına çıkış yasağı tedbiri otomatik olarak sona erecektir. Kesinleşen hükmün infaz aşamasında, yargılama sürecine ilişkin yurt dışına çıkış yasağına dair adli kontrol hükümleri uygulanamaz.

Hangi Suçlarda Yurt Dışına Çıkış Yasağı Hükmü Verilebilir?

Yurt dışına çıkış yasağı genellikle her türlü suçlar için verilebilir. Yurt dışına çıkış yasağının verilebilmesi için, kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin bulunması ve kişinin kaçma, saklanma veya bu durumu yaratacak somut olguların varlığı gereklidir. Kanunda, belirli suç tipleri için somut delillere dayanan kuvvetli suç şüphesi bulunduğunda, tutuklama nedeninin var sayılabileceği belirtilmiştir.

Yurt dışına çıkış yasağına sıkça başvurulan bu suçlardan bazıları şunlardır:

Göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti, kasten öldürme, cinsel saldırı, yağma, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, terör ve anayasal düzene karşı suçlar ile kaçakçılık suçları gibi ciddi suçlar için yurtdışına çıkış yasağı verilebilir. Bu suçlar, kuvvetli suç şüphesinin bulunduğu durumlarda, yurt dışına çıkış yasağını gerektiren koşulları oluşturmaktadır.

Yurt Dışı Çıkış Yasağına İlişkin İdari Tahdit Hükmü ve Şerh İşlemi

Yukarıda da açıkladığımız üzere yurt dışı çıkışına engel kararların hakim kararıyla alınması gerekmekte ise de Anayasaya aykırı bir düzenleme ile Pasaport Kanunu 22. Maddesi ile idareye genel güvenlik bakımından mahzurlu gördüğü kişilere pasaport verilmemesi ve tahdit uygulanmasına ilişkin hüküm getirilmiştir. Özellikle 15 Temmuz sonrası çok sayıda vatandaş hakkında bu maddeye dayanılarak işlem tesis edilmiştir.

Hakkında ceza soruşturma ya da kovuşturması olmayan kişiler pasaportunun iptal edildiği ve hakkında şerh konulduğunu gümrük kapılarında öğrenmiştir.

Idari bir işlem olan tahdit hükmü pasaport iptali işlemlerine karşı İdare Mahkemelerinde yasal aşama açılması gerekmektedir. Hakkınızda yurt dışına çıkışa engel tahdit olup olmadığını e-devlette protokol belge sorgulama ile öğrenebilirsiniz. Bu sorgulamada Nüfus Müdürlüklerine başvurmanız gerektiği yazıyorsa hakkınızda tahdit işlemi olduğunu anlayabilirsiniz.

Yurt Dışı Çıkış Yasağı Nasıl Kaldırılır?

Yurt dışına çıkış yasağı,Adli kontrol tedbiriKapsamında uygulanan bir kısıtlama olup, hemMahkemenin kararıyla kaldırılabilirHem de yasal süreler dolduğunda otomatik olarak sona erebilir. Uygulamanın hangi aşamada olduğu, yasağın kaldırılması sürecini de belirler.

1.

Yurt Dışı Yasağının Süre Bitimiyle Kaldırılması

Ceza Muhakemesi Kanunu’na göre, adli kontrol süresi dolduğundaYargı mercii yasağı kendiliğinden kaldırmakla yükümlüdür.
Ancak çoğu durumda bu işlem içinAyrıca bir başvuru yapılması gerekebilir.Bu nedenle, adli kontrol süresi sona erdiğinde bile ilgilinin veya avukatının mahkemeye başvurarak kararın kaldırılmasını talep etmesi tavsiye edilir.

2. Talep Üzerine Yasağın Kaldırılması (Süre Dolmadan)

Şüpheli veya sanık,Adli kontrol süresi dolmadan daYurt dışına çıkış yasağının kaldırılmasını talep edebilir. Bu talep, ilgiliSoruşturma veya kovuşturma aşamasında görevli mahkemeyeYapılır.

  • Soruşturma aşamasında:Sulh Ceza Hâkimliği
  • Kovuşturma aşamasında:Yargılamayı yapan ceza yargı makamı (Asliye veya Ağır Ceza)

İlgili talep üzerine, hâkimCumhuriyet savcısının görüşünü aldıktan sonra en geç 5 gün içindeBaşvuru hakkında hüküm verir.
Bu aşamaCMK madde 111Kapsamında düzenlenmiştir.

3. Adli Kontrol Kararına İtiraz Hakkı ve Süresi

Yurt dışına çıkış yasağı hükmü verildikten sonra, bu karara karşı2 hafta içinde itiraz edilebilir.Bu süre, kişinin hüküm hakkında bilgilendirildiği tarihten itibaren başlar.

İtiraz süresi geçmiş olsa dahi, ilgili mahkemedenYurt dışına çıkış yasağının kaldırılması talep edilebilir.
Bu durumda da yargı mercii savcılık görüşünü aldıktan sonra, dosya üzerinden veya gerekirse duruşmalı olarak hüküm verir.

4.

Alternatif Yükümlülük Getirme ve Adli Kontrolün Değiştirilmesi

CMK 110/2Uyarınca, yargı mercii yurt dışına çıkış yasağını kaldırarakYerine farklı bir adli kontrol yükümlülüğü getirebilir.
Örneğin:

  • Belirli aralıklarla karakola imza atma
  • Belirli bir bölgeyi terk etmeme gibi
    Yargı Mercii, adli kontrol kapsamındaki yükümlülükleriKısmen veya tamamen kaldırabilir, değiştirebilir ya da geçici olarak muafiyet tanıyabilir.

5. Hangi Aşamada Hangi Yargı Mercii Kaldırabilir?

  • Soruşturma aşamasında:Şüpheli, yurt dışına çıkış yasağının kaldırılmasınıSulh ceza hâkimliğindenTalep edebilir. Cumhuriyet savcısının görüşü alınarak hüküm verilir.
  • Kovuşturma aşamasında:Sanık, yasağın kaldırılması içinYargılamayı yapan ceza mahkemesineBaşvurur. Yargı Mercii, savcılık görüşünü aldıktan sonra yasağın devamına ya da kaldırılmasına hüküm verir.

Sonuç olarak, yurt dışına çıkış yasağı, hem süresi dolduğunda hem de tarafların talebi üzerine kaldırılabilir.

Adli kontrolün kaldırılması için mutlaka usulüne uygun dilekçe ile başvuru yapılması ve ilgili aşamada görevli mahkemeye yöneltilmesi gerekir. Bu sürecin profesyonel bir şekilde yürütülmesi için bir ceza avukatından yasal destek alınması büyük önem taşır.

Yurt dışı çıkış yasağı kaldırılması avukata sor

Yurtdışı Çıkış Yasağının Kaldırılması

Adli mercilerce hakkınızda CMK hükümlerine göre konulan yurtdışı çıkış yasağının kaldırılmasını hüküm kesinleşinceye kadar (dosya Yargıtay’da olsa dahi) yerel mahkemeden talep edebilirsiniz. Yerel Mahkemeler dosyanın İstinaf veya Yargıtay’da olduğundan bahisle hüküm vermemezlik edemezler. Diğer taraftan en ağır suçlarda dahi yurtdışı çıkış yasağı maksimum 7 yıl uygulanabilir.

7 yıllık azami sürenin dolup dolmamasına göre (bu süre istisna suçlar dışında maksimum 6 yıldır) hakkınızdaki tedbirin kaldırılmasını mahkemenizden mutlaka talep edin.

Normalde en geç 4 ayda bir değerlendirme yapmaları gerekir ama uygulamada riayet edilmiyor.

NOT: Bazı yer yargı mercileri kararın infazı tamamlansa dahi adli kontrol kararını kaldırmayı unutuyorlar. Yasa gereği Yargıtay’ın Onama hükmü ile tedbir kendiliğinden kalkar. Bunu siz takip edin böyle durumlarda mahkemeden ilgili yerlere yazı yazıp tedbirin kaldırıldığını bildirmesini isteyin.

Yurt Dışına Çıkış Yasağının Kaldırılması Talebinde Gösterilebilecek Haklı Nedenler

Kişinin, alacağı eğitim, ticari faaliyetleri veya yurt dışında gerçekleştireceği akademik çalışmaları nedeniyle yurt dışına çıkması mecburi olabilir.

Bu durumda, ilgili sebeplerin gerekçeli bir şekilde dilekçeye eklenmesi ve delillerle desteklenerek kaldırma talebinde bulunulması gerekmektedir. Buradaki haklı nedenler sınırlı değildir; somut olayın özelliklerine göre ilgili merci değerlendirme yapacaktır.

Aynı zamanda, yeni düzenlemeyle birlikte vergi, askerlik gibi bazı ödevlerin yerine getirilmemesi nedeniyle yurda giriş-çıkış hakkının kişilerin elinden alınması politikasından vazgeçilmiştir. Buna göre, kişiye yalnızca bu Anayasal ödevleri nedeniyle yurt dışı çıkış yasağı getirilemeyecektir. Böyle bir durumla karşılaşan kişi, haklı bir neden göstererek yasak kaldırma talebinde bulunabilir.

Yurt Dışı Çıkış Yasağına İtiraz Süreci ve Yasal Yollar

Yurt dışına çıkış yasağına ilişkin kararlar, soruşturma aşamasında sulh ceza hâkimi, yargılama aşamasında ise yargı mercii tarafından verilir. CMK m.111’e göre, adına yurtdışına çıkma yasağı bulunan şüpheli veya sanık, 1 Haziran 2024 tarihinde yürürlüğe giren 8.

Yargı Paketiyle birlikte kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde hüküm merciine bir itiraz dilekçesi sunarak itiraz edebilir. Ayrıca, uygulamada savcıların sanık lehine adli kontrol kararlarına itiraz ettikleri de gözlemlenmektedir. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 111. Maddesi gereği, itirazlar hâkim veya yargı mercii tarafından beş gün içinde karara bağlanır.

Yurt dışı çıkış yasağı nasıl kaldırılır

Yurtdışı Çıkış Yasağının Pasaport Üzerindeki Etkileri

Yurt dışına çıkış yasağı, kişinin yurtdışına çıkmasını ve aynı zamanda pasaport almasını engeller.5682 sayılı Pasaport Kanunu‘nun 22.

Maddesine göre, yurtdışı çıkış yasağı bulunan kişilere pasaport veya seyahat belgesi verilmez. Mevcut bir pasaport varsa, yenileme işlemleri de bu süre boyunca yapılamaz. Bu nedenle, yurt dışına çıkış yasağı olan kişiler, yasak kalkana kadar pasaport işlemlerini gerçekleştiremezler.

Yurt Dışı Çıkış Yasağı Nasıl Sorgulanır?

Yurt dışına çıkış yasağı sorgulama, bir bireyin hakkında herhangi bir yurt dışına çıkış yasağı olup olmadığını öğrenmesini mümkün kılan bir işlemdir. Yurt dışına çıkış yasağı sorgulamak isteyenler, soruşturma aşamasında soruşturma dosyasını, kovuşturma aşamasında ise yargı mercii dosyasını inceleyerek bu bilgiyi edinebilirler.

Ceza dosyasının soruşturma aşamasında olması ve dosyaya gizlilik hükmü alınması hâlinde, yurt dışına çıkış yasağı sorgulama işlemi gerçekleştirilemez. Bu kapsamda, terör suçları veya örgütlü suçlar gibi ciddi suçlar da yer almaktadır.

Eğer ilgili kişilerin inceleme imkânları yoksa, İl Emniyet Müdürlüğü Pasaport Şube Müdürlüğü’ne başvurarak Bilgi Edinme Kanunu kapsamında yurt dışına çıkış yasağı sorgulaması yaparak öğrenebilirler. Ve de yurt dışına çıkış yasağı sorgulamak konusunda, E-Devlet sistemi üzerinden doğrudanhttps://www. turkiye. gov. tr/emniyet-yurda-giriscikis-belge-sorgulamaadresini kullanarak yurt dışına çıkış yasağı sorgulamak da mümkündür.

Yurtdışı Çıkış Yasağının İhlali

Yurt dışına çıkış yasağını ihlal eden kişi, adli para cezası veya hapis cezası ile cezalandırılabilir. Adli kontrol hükümleri, tutuklamaya alternatif olarak uygulanır.

Bu nedenle, hakkında yurt dışına çıkma yasağı bulunan şüpheli veya sanık, yasağı ihlal ederse hâkim veya yargı mercii derhal tutuklama hükmü alabilir.

Yurt Dışı Yasağının Sona Ermesi

Yurt dışına çıkış yasağı, soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının kovuşturmaya yer olmadığına dair hüküm vermesi hâlinde kendiliğinden sona erer. Ayrıca, savcı, bu tür kontrol tedbirlerinin gereksiz olduğunu düşündüğünde yasak kaldırılabilir. Kovuşturma aşamasında ise, sanığın talebi üzerine Cumhuriyet savcısının görüşü alındıktan sonra, sulh ceza hâkimi veya yargı mercii, 5 gün içinde bu tedbirleri kaldırabilir. Yine, yasağa uyulmaması hâlinde, şüpheli veya sanık hakkında tutuklama hükmü verilerek yasak sona erdirilebilir.

İTİRAZ DİLEKÇESİ

… SULH CEZA HAKİMLİĞİ’NE

Gönderilmek Üzere

SULH CEZA HAKİMLİĞİ’NE

Sorgu No:

Soruşturma No:

ADLİ KONTROL KARARINA İTİRAZ EDEN SANIK:Adı ve Soyadı, (T.

C. Kimlik No)

Adres

SUÇ:

TALEP KONUSU:… Sulh Ceza Hakimliğinin../…/… tarih ve 20../… Sorgu sayılı hükmü ile verilen yurt dışına çıkış yasağının kararına karşı itiraz.

İTİRAZ NEDENLERİ:

1- … Sulh Ceza Hakimliği verilen 20…/…. Sorgu sayılı yurtdışı çıkış yasaklı adli kontrol kararına itiraz ediyorum. İşlenen olayla benim herhangi bir ilgim yoktur.

Üzerime atılı suçlama iftiradan ibarettir, herhangi bir delil yoktur. Yurt dışına şirketimin faaliyetleri kapsamında giriş çıkış yapmam gerekmektedir işlerimi yürütebilmem amacıyla yurt dışına çıkış yasağının kaldırılması gerekmektedir, aksi halde bu vaziyet mağduriyetime yol açma verecektir.

2- ………………… (Bu kısımları kendinize uygun uyarlayarak maddeler halinde sıralayabilirsiniz.) belirttiğim bu nedenlerle itiraz etme gereği hasıl olmuştur.

HUKUKİ NEDENLERİ:CMK 109, 110. Md. Ilgili mevzuat.

SONUÇ VE İSTEM:Yukarıda kısaca açıklanan nedenlerle, hakkımda verilen yurtdışı çıkış yasağı kararının kaldırılmasına, bunun mümkün olmaması halinde hakkımda uygun olacak başka adli kontrol hükümlerinin uygulanması şeklinde kararın düzeltilmesine hüküm verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim. (Tarih)

İtiraz eden Adı ve Soyadı

İmza

Avukat

Sıkça Sorulan Sorular

Yurt dışına çıkış yasağı var mı nasıl öğrenebilirim?

Hakkında yurt dışına çıkış yasağı sorgulama yapmak isteyen kişi E-Devlet üzerinden kolaylıkla yurt dışına çıkış yasağı sorgulama yapabilir.

Ancak tedbiren konmuş ve henüz E-Devlet sistemine aktarılmamış bir yurt dışına çıkış yasağı da bulunabilir. Bu durumda yurt dışı yasağını sorgulamak isteyen kişi, İl Emniyet Müdürlüğü Pasaport Şube Müdürlüğü’ne giderek ve yurt dışına çıkış yasağı sorgulama konusu ile ilgili bir dilekçe yazarak yurt dışına çıkış yasağı sorgulama talebinde bulunabilmektedir.

Yurtdışı çıkış yasağı hangi durumlarda olur?

Yurtdışı çıkış yasağı, ceza kanunlarının uygulanmasını sağlamak amacıyla, gecikmesinde sakınca bulunan durumlarda geçici olarak başvurulan bir adli kontrol tedbiridir. Suç işlediği veya işlemesi muhtemel olan kişiler hakkında, tutuklama nedenleri mevcut olmasına rağmen tutuklama hükmü yerine uygulanan bu tedbir, kuvvetli suç şüphesi, kaçma riski veya delil karartma ihtimali olduğunda devreye girer.

Yurtdışı çıkış yasağı nasıl kaldırılır?

Kişi hakkında verilen yurtdışı çıkış yasağı, Cumhuriyet Savcısının talebiyle Sulh Ceza Hâkimi kararıyla veya şüpheli veya sanığın talebi üzerine, savcının görüşü alındıktan sonra hâkim kararıyla kaldırılabilir. Cumhuriyet Savcısının yurt dışı çıkış yasağının kaldırılmasını istemesi nadir görülen bir durumdur; genellikle şüpheli veya sanığın kendisinin bu karara itiraz etmesi beklenir.

Yurt dışı yasağı en fazla kaç yıldır?

Bir suç, Ağır Ceza Yargı Makamı kapsamına girmiyorsa, en fazla iki yıl yurtdışı çıkış yasağı hükmü verilebilir ve bu süre mecburi durumlarda en fazla bir yıl uzatılabilir.

Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen işlerde ise yurt dışına çıkış yasağı süresi üç yılı aşamaz; mecburi hallerde, gerekçeleri gösterilerek uzatılması mümkündür.

Yargı Makamı olan biri yurtdışına çıkabilir mi?

Şüpheli veya sanık konumundaki bir kişi hakkında, CMK m. 109/3-a uyarınca “yurt dışına çıkamamak” şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına hüküm verilirse, yasak kaldırılıncaya kadar bu kişinin yurtdışına çıkması mümkün değildir.

Yurtdışı çıkış yasağı varken pasaport alınır mı?

Pasaport Kanunu’nun 22. Maddesine göre, yargı mercii tarafından “yurt dışına çıkamamak” şeklinde yasak konulan kişilerin pasaport veya seyahat belgesi alamayacağı belirtilmiştir. Bu nedenle, yurt dışı çıkış yasağı olan kişilere pasaport verilmesi, adli kontrol tedbirinin amacını zedeleyeceği için yasalar gereği mümkün değildir.

Yurtdışına Çıkış Yasağının Süresi Ne Kadar Olabilir?

Adli kontrolün verilebileceği süreler Ceza Muhakemesi Kanunu 110/A’da düzenlenmiştir.

Adli kontrol altında geçecek süre MADDE 110/A –(1) Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde adli kontrol süresi en çok iki yıldır. Ancak bu süre, mecburi hâllerde gerekçesi gösterilerek bir yıl daha uzatılabilir. (2) Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde, adli kontrol süresi en çok üç yıldır.

Bu süre, mecburi hâllerde, gerekçesi gösterilerek uzatılabilir; uzatma süresi toplam üç yılı, Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlarda dört yılı geçemez.
(3) Bu maddede öngörülen adli kontrol süreleri, çocuklar bakımından yarı oranında uygulanır.

Azami Süre Dolmadan Yurtdışı Çıkış Yasağının Kaldırılması Talebi

………..AĞIR CEZA MAHKEMESİ’NE

Esas No: 2021/0000

Konu: Yurt Dışı Çıkış Yasağı Adli Kontrol Tedbirinin Kaldırılması Talebi

Mahkemenizin 2021/0000 Esas sayılı dosyasında sanık sıfatıyla yargılanmaktayım. Bahse konu dosyada hakkımda ……… tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK’nun 109/3-a maddesi uyarınca Yurtdışı çıkış yasağı adli kontrol tedbirinin uygulanmasına devam edilmektedir.(Burada haklarında soruşturma aşamasında Sulh Ceza Hâkimliğince tedbir hükmü verilip de bu tedbir kaldırılmadan yine Mahkemesince de tedbir uygulanması yönünde hüküm verilenler Sulh Ceza Hakimliği kararının tarihini, ilk defa Yargı Mercii tarafından tedbir uygulananlar da Mahkemenin hüküm tarihini yazsınlar.)

Bilindiği üzere 14.07.2021 günlü Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7331 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 16. Maddesi ile 5271 sayılı CMK’nun 110. Maddesine“(4) Şüpheli veya sanığın adli kontrol yükümlülüğünün devamının gerekip gerekmeyeceği hususunda en geç dört aylık aralıklarla; soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi, kovuşturma evresinde ise resen yargı mercii tarafından 109 uncu madde hükümleri göz önünde bulundurularak hüküm verilir.”Hükmü eklenmiştir.

Yine 7331 sayılı Yasa’nın 17. Maddesi ile de CMK’na 110/A maddesi eklenerek adli kontrolde geçirilebilecek sürelere ilişkin sınırlama getirilmiştir.

AyrıntılarıYargıtay 9. Ceza Dairesi’nin 20.02.2014 gün ve 2014/1494 Esas, 2014/2310 HükümSayılı hükmünde(Ek-1)Açıklandığı üzere adli kontrol kararının kaldırılması veya değiştirilmesi talebinin kovuşturma evresinin her aşamasında ileri sürülebileceği ve Mahkemesince bu taleple ilgili olarakOlumlu veya olumsuz bir hüküm verilmesi gerektiğiBelirtilmiştir.

CMK’nun 2/1-f maddesinde de kovuşturma evresi; iddianamenin kabulüyle başlayıp, hükmün kesinleşmesine kadar geçen evre olarak tanımlanmıştır. Mahkemenizin 2021/0000 Esas sayılı dosyasının henüz kesin hükümle sonuçlanmamış olması nedeniyle kovuşturma aşamasının halen devam ettiği ortadadır.

Anayasa Yargı Makamı, bireysel başvuru yoluyla incelediği ve ihlal tespiti yaptığı birçok hükmündeYurt dışı çıkış yasağı adli kontrol koruma tedbirinde olduğu gibi tüm koruma tedbirlerinin geçici olduğunu,Herhangi bir tedbirin ilânihaye veya herhangi bir kriterden bağımsız olarakSüreklilik arz eder biçimde uygulanmasının mümkün olmadığınıVurgulamaktadır.

Yargı Mercii, süregelen bir koruma tedbirinin durumun gerektirdiğinden daha uzun sürdüğünün anlaşıldığı durumlarda tedbir nedeniyle müdahale edilen anayasal hakların ihlalinin söz konusu olabileceğini belirtmektedir.

Ayrıca mahkemelerin koruma tedbiri kararlarında lehte ve aleyhte ileri sürülen bütün delilleri incelemek ve temel hak ve özgürlüklere yapılan müdahaleye katlanmayı gerektirecek nitelikte kamu yararını haklı kılan gerçek bir ihtiyacın varlığını göstermek zorunda olduklarını, süregelen koruma tedbirlerinin devamına ilişkin olarak verilen kararlarda da tedbirin devamını haklı kılan gerekçelerin gösterilmesi ve çatışan menfaatler arasında adil dengenin korunması gerektiğini ifade etmektedir.(Bkz.Latife Akyüz,B. No: 2016/50822, 07.09.2021;Hakkı Gök,B. No: 2017/33469, 03.11.2022;Yavuz İrişti,B. No: 2019/10850, 02.03.2023,Yağmur Erşan[GK], B.

No: 2018/36451, 27.10.2021;Onur Can Taştan[GK], B. No: 2018/32475, 27.10.2021)

Anayasa Yargı Makamı, yürütülen bir soruşturma veya kovuşturma kapsamında alınan koruma tedbiri ile hedeflenen amaca ulaşmak için hakların daha az sınırlanmasını sağlayacak alternatif yolların bulunup bulunmadığının da dikkate alınması gerektiğini belirtmektedir(Latife Akyüz,§ 58,Yavuz İrişti, § 14).

Yurt dışına çıkış yasağı öngören adli kontrol tedbirinin esas olarak Anayasanın 23. Maddesiyle koruma altına alınan “Yerleşme ve seyahat hürriyeti” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ortadadır. Temel hak ve özgürlüklere yönelik bir müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun kabul edilebilmesi için mecburi bir toplumsal ihtiyacı karşılaması ve söz konusu müdahalenin gerek kapsamı gerek süresi itibarıyla orantılı olarak uygulanması gerekir.

Buna göre yerleşme ve seyahat hürriyetine ve bu temel hakla bağlantılı olarak özel hayata ve aile hayatına saygı hakkına yapılan bir müdahale, mecburi bir toplumsal ihtiyacı karşılamıyorsa ya da mecburi bir toplumsal ihtiyacı karşılamakla birlikte orantılı değilse demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun bir müdahale olarak değerlendirilemez.

Koruma tedbirinin süresinin uzamasının anayasal haklar üzerinde giderek ağırlaşan bir baskıya neden olacağı açıktır.

Yurt dışı çıkış yasağı adli kontrol koruma tedbiri nedeniyle açılan bir ödenek davasındaYargıtay 12. Ceza Dairesi 12.12.2022 gün ve 2021/4879 Esas, 2022/9807 HükümSayılı(Ek-2)Hükmünde özetle; her ne kadar 5271 sayılı CMK’nun 141. Maddesinde yurt dışı çıkış yasağı adli kontrol tedbiri nedeniyle ödenek ödeneceği öngörülmemiş ise de davacının uzun süre uygulanan adli kontrol tedbiri nedeniyle manevi olarak zarar gördüğünün hayatın olağan akışına göre aşikar olduğunu,

Adli kontrolün amacının tutuklama koruma tedbirinde de genel olarak öngörülen, şüpheli veya sanığın kaçmasını, saklanmasını veya delilleri karartmasını önlemek, tanık ve mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişimine engel olmak ve yargılamanın sağlıklı şekilde yapılmasını sağlamak olduğunu, bir koruma tedbiri olması nedeniyle, adli kontrol tedbirinin de geçici olup, bunu haklı kılan şartlar ortadan kalkınca bu tedbirin de kaldırılması gerektiğinin kuşkusuz olduğunu,

Ödenek talebine konu edilen yasal aşama konusu somut olayda, davacı hakkında uygulanan adli kontrolün Anayasanın 13. Maddesinde öngörülen temel hakların sınırlandırılmasında geçerli olan ölçülülük ilkesini ihlal ettiğini, davacı hakkında uygulanan yurtdışı çıkış yasağı adli kontrol tedbiri nedeniyle oluştuğu anlaşılan zararın CMK’nın 141/1.

Maddesi kapsamında açıkça lafzi olarak belirtilmediğini, ancak 18.06.2014 tarih ve 6546 sayılı Yasanın 70. Maddesiyle CMK’nun 141. Maddesine eklenen 3. Fıkradaki “Birinci fıkrada yazan hâller dışında, suç soruşturması veya kovuşturması sırasında kişisel kusur, haksız fiil veya diğer sorumluluk hâlleri de dâhil olmak üzere hâkimler ve Cumhuriyet savcılarının verdikleri kararlar veya yaptıkları işlemler nedeniyle ödenek davaları ancak Devlet aleyhine açılabilir

Şeklindeki düzenleme nazara alındığında, davacı (sanık) hakkında uzun süre uygulanan yurtdışı çıkış yasağı adli kontrol tedbirininSeyahat özgürlüğünü kısıtlama tedbirini aştığı ve davacıyı özgürlükten yoksun bıraktığı,Oranlılık ilkesini ihlal ettiği,Yasa ile belirlenen amacın dışına çıkıldığı ve uygulanan tedbirin ölçüsüz hale geldiği tespiti yapılarak davacı yararınaMakul oranda manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesi ile BozmaHükmü verilmiştir.

Yukarıda bahsedilen Anayasal ve yasal mevzuat hükümleri ve konuya ilişkin yargısal içtihatlar da dikkate alınarak; hakkımdaki adli kontrol tedbirinin ……..

Tarihinden beri uygulanıyor olması nedeniyle tedbirden beklenen fayda ile sınırlanan temel hak arasındaki dengenin temel hakkın ihlaline yol açacak şekilde aleyhe bozulması ve böylelikle orantılılık ilkesinin ihlal edilmesi, üzerime atılı suçlama ile ilgili savunmamın alınmış olması, bugüne kadar gerek yargılama aşamasında istenilen hususlar ile gerekse tedbir nedeniyle tarafımdan beklenen tüm sorumlulukları yerine getirmiş olmam, uygulanmakta olan yurtdışı çıkış yasağı tedbirin artık tedbirin amacını aşacak şekilde benim açımdan bir nevi cezaya dönüşmüş olması,

Uygulanmakta olan tedbir nedeniyle; yurt dışı ticari faaliyetlerimi gerçekleştiremediğim için ekonomik anlamda olumsuz etkilenmem, mesleğimle ilgili uluslararası kongrelere davet edilmem, yurt dışındaki mesleki faaliyetlerim ve yurt dışında bulunan üniversitelerdeki eğitim faaliyetlerimi yerine getiremiyor olmam, yurt dışında bulunan ailemle uzun süredir görüşemiyor olmam, sağlık sorunlarım nedeniyle yurt dışında tedavi olma zorunluluğumun bulunması(Buraya herkes yurt dışına çıkması için özel sebepleri var ise onları ekleyip varsa buna ilişkin belgeyi eklerse daha etkili olur) da dikkate alındığında aradan geçen süreye rağmen halen hakkımda yurt dışı çıkış yasağı tedbirinin uygulanmaya devam edilmesinin Anyasanın 20. Ve 23. Maddeleri ile CMK’nun 109 ve 110/A maddelerine aykırı olduğu değerlendirilmekle;

TALEP:Yukarıda belirtilen sebeplerle;

Hakkımda uygulananYurt Dışı Çıkış Yasağı Adli Kontrol TedbirininKALDIRILMASINAVe verilecek kararın da tarafımaTEBLİĞİNEHüküm verilmesi hususunda,

Gereği arz ve talep olunur. …/…./202.

Sanık ……Adı Soyadı

İmza

EKLER:

  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin 20.02.2014 gün ve 2014/1494 E. 2014/2310 K.

    Sayılı hükmü

  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 12.12.2022 gün ve 2021/4879 E. 2022/9807 K. Sayılı hükmü

7 Yıllık Azamı̇ SüRe Dolması Nedenı̇Yle YurtdışI ÇIkış YasağI Tedbı̇Rı̇Nı̇N Kaldırılması Talebı̇

……AĞIR CEZA MAHKEMESİ’NE

Esas No: ……….

Konu: Azami Sürenin Dolması Nedeniyle Yurtdışı Çıkış Yasağı Adli Kontrol Tedbirinin Kaldırılması Talebi

Mahkemenizin ………….. Esas sayılı dosyasında sanık sıfatıyla yargılanmaktayım.

Bahse konu dosyada hakkımda 7. Sulh Ceza Hâkimliğinin 16.07.2016 gün ve 2016/3707 D. İş sayılı hükmü uyarınca 16.07.2016 tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK’nun 109/3-a maddesi kapsamındaYurtdışı çıkış yasağıAdli kontrol tedbirinin uygulanmasına devam edilmektedir.(Burada haklarında soruşturma aşamasında Sulh Ceza Hâkimliğince tedbir hükmü verilip de bu tedbir kaldırılmadan yine Mahkemesince de tedbir uygulanması yönünde hüküm verilenler Sulh Ceza Hakimliği kararının tarihini, ilk defa Yargı Mercii tarafından tedbir uygulananlar da Mahkemenin hüküm tarihini yazmalıdır.)

Bilindiği üzere 14.07.2021 günlü Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7331 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 17. Maddesi ile 5271 sayılı CMK’naAdli Kontrol Altında Geçecek SüreBaşlıklı 110/A maddesi eklenmiştir.

Maddenin 2. Fıkrasında; Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde adli kontrol süresininEn çok üç yılOlduğu, bu süreninMecburi hâllerdeGerekçesi gösterilerekUzatılabileceği;Uzatma süresininToplam üç yılı,Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar yönünden iseDört yılı geçemeyeceğiHüküm altına alınarak adli kontrolde geçirilebilecek sürelere ilişkin sınırlama getirilmiştir.

7331 sayılı yasanın 17. Maddesine ilişkin teklif gerekçesinde; düzenlemede öngörülen sürelerin kişilerin mecburi olarak adli kontrol yükümlülüğüne tabi tutulmaları gereken süreler olmayıp, belirtilen süreler dolmadan da her zaman yurtdışı çıkış yasağı adli kontrol yükümlülüğüne son verilebileceği, düzenlemeyle kişilerin özgürlüklerinin güvence altına alınması veAdli kontrol tedbirinin ölçüsüz olarak uygulanmasının önüne geçilmesininAmaçlandığıVurgulanmıştır.

AyrıntılarıYargıtay 9. Ceza Dairesi’nin 20.02.2014 gün ve 2014/1494 Esas, 2014/2310 HükümSayılı hükmünde(Ek-1)Açıklandığı üzere adli kontrol kararının kaldırılması veya değiştirilmesi talebinin kovuşturma evresinin her aşamasında ileri sürülebileceği ve Mahkemesince bu taleple ilgili olarakOlumlu veya olumsuz bir hüküm verilmesi gerektiğiBelirtilmiştir.

CMK’nun 2/1-f maddesinde de kovuşturma evresi; iddianamenin kabulüyle başlayıp, hükmün kesinleşmesine kadar geçen evre olarak tanımlanmıştır.

Mahkemenizin 2017/62 Esas sayılı dosyasının henüz kesin hükümle sonuçlanmamış olması nedeniyle kovuşturma aşamasının halen devam ettiği ortadadır.

Anayasa Yargı Makamı, bireysel başvuru yoluyla incelediği ve ihlal tespiti yaptığı birçok hükmündeYurtdışı çıkış yasağı adli kontrol koruma tedbirinde olduğu gibi tüm koruma tedbirlerinin geçici olduğunu,Herhangi bir tedbirin ilânihaye veya herhangi bir kriterden bağımsız olarakSüreklilik arz eder biçimde uygulanmasının mümkün olmadığınıVurgulamaktadır. Yargı Mercii, süregelen bir koruma tedbirinin durumunGerektirdiğinden daha uzun sürdüğünün anlaşıldığı durumlardaTedbir nedeniyle müdahale edilen anayasal hakların ihlalinin söz konusu olabileceğini belirtmektedir.(Bkz.Latife Akyüz,B. No: 2016/50822, 07.09.2021;Hakkı Gök,B. No: 2017/33469, 03.11.2022;Yavuz İrişti,B.

No: 2019/10850, 02.03.2023,Yağmur Erşan[GK], B. No: 2018/36451, 27.10.2021;Onur Can Taştan[GK], B. No: 2018/32475, 27.10.2021)

Koruma tedbirleri ile anayasal haklara yapılan müdahalelerin keyfî veya öngörülemez olmaması için bazı güvenceler sağlanmalıdır. Müdahale teşkil eden tedbirlerin özellikle yasa dışı veya keyfî ya daMakul olmayan şekilde uygulandığına ilişkinSavunma veItirazlarınıSorumlu makamlar önünde etkin bir biçimde ortaya koyabilme olanağının kişilere tanınmış olması gerekir.

Söz konusuUsul güvencelerinin mevzuatta yer almaması,Yer aldığı hâlde uygulanmamasıVeya etkisizleşmesi koruma tedbirlerinin müdahale ettiği anayasal hakları ihlal eder (Latife Akyüz, § 52,).

Yurt dışına çıkış yasağı öngören adli kontrol tedbirinin esas olarak Anayasanın 23. Maddesiyle koruma altına alınan “Yerleşme ve seyahat hürriyeti” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ortadadır. Temel hak ve özgürlüklere yönelik bir müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun kabul edilebilmesi için mecburi bir toplumsal ihtiyacı karşılaması ve söz konusu müdahalenin gerek kapsamıGerek süresiItibarıylaOrantılıOlarak uygulanması gerekir. Buna göre yerleşme ve seyahat hürriyetine ve bu temel hakla bağlantılı olarak özel hayata ve aile hayatına saygı hakkına yapılan bir müdahale, mecburi bir toplumsal ihtiyacı karşılamıyorsa ya da mecburi bir toplumsal ihtiyacı karşılamakla birlikteOrantılı değilseDemokratik toplum düzeninin gereklerine uygun bir müdahale olarak değerlendirilemez.

CMK’nun 111.

Maddesine göre Adli Kontrol kararının kaldırılması talebinin şüpheli veya sanığın istemi üzerine, Cumhuriyet savcısının görüşünü aldıktan sonra hâkim veya yargı mercii tarafından beş gün içinde hüküm verileceği hüküm altına alınmıştır. İlk derece mahkemesince nihai hükümle sonuçlanan dosyalarda CMK’nun 111. Maddesi uyarınca adli kontrol kararını kaldırma taleplerinin ilk derece yargı merciince mi yoksa yasa yolu merciince mi hükme bağlanacağı ceza usul yasamızda açık olarak düzenlenmemiştir. Ancak dilekçeye ekliYargıtay 9.

Ceza Dairesi’nin 20.02.2014 gün ve 2014/1494 Esas, 2014/2310 HükümSayılı hükmü uyarınca bu talebin yargılamanın her aşamasında yerel yargı mercii tarafından karara bağlanması gerektiği ortadadır.

Diğer taraftan evrensel bir hukuk kuralı olan kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi ve 5237 sayılı TCK’nun 2. Maddesi uyarınca ceza hukuku yönünden kıyas yolu kapatılmış ve sadece dar yorum yapılabileceği kabul edilmiş ise de ceza muhakemesi hukukunda yorum ve kıyas mümkündür. Kıyas, yasa koyucunun öngörmediği bir kuralı hakimin belirli bir muhakeme tarzıyla icad etmesini ifade eder. Yani saiklerdeki benzerliğe dayanarak kanunda mevcut bir kuralın yasa tarafından öngörülmüş olmayan bir hale uygulanması demektir.

Kıyas yasanın lafzını yorumlamak değil boşluklarını doldurmak için yapılan bir genişletme faaliyetidir. Özetle kıyas birbirinin aynı olmayan fakat birbirine benzeyen olaylara aynı kuralın uygulanması demektir.

15.04.2020 günlü Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı yasanın 15. Maddesi ile değişik CMK’nun 109. Maddesinin 4.

Fıkrası uyarınca ağır hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen şüpheli ile gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren altı ay geçmemiş bulunan kadın şüphelinin tutuklanması yerine adlî kontrol altına alınmasına hüküm verilebileceği, bu kişiler hakkında mahkûmiyet hükmü verilmiş ve bu hükümle ilgili olarakIstinaf veya temyiz yasa yoluna başvurulmuş olması hâlinde,UYAP kayıtlarını incelemek suretiyle hükmü veren ilk derece mahkemesinin de yurtdışı çıkış yasağı adlî kontrol hükmüVerebileceğiHüküm altına alınmıştır.

Yine 7242 sayılı yasanın 16. Maddesi ile CMK’nun 112. Maddesinin birinci fıkrasına “HakkındaMahkûmiyet hükmü verilmiş ve bu hükümle ilgili olarak istinaf veya temyiz yasa yoluna başvurulmuş olması hâlinde, UYAP kayıtlarını incelemek suretiyle hükmü veren ilk derece yargı makamı de tutuklama hükmüVerebilir.” hükmü eklenmiştir.

7242 sayılı yasanın 15. Ve 16.

Maddeleri birlikte değerlendirildiğinde yasa koyucunun; özellikle istinaf veya temyiz yasa yolları aşamalarının uzun sürmesi nedeniyle her ne kadar ilk derece yargı makamı nihai hükümle dosyadan el çekmiş olsa da yargılama aşamasında ani gelişen durumlara bağlı olarak yurtdışı çıkış yasağı adli kontrol kararına uyulmaması halinde tedbirin tutuklamaya çevrilebileceği, tutuklama tedbirinin de değişen şartlara bağlı olarak kaldırılıp yerine adli kontrol tedbirinin uygulanabileceği bu konuda tasarrufta bulunma yetki ve görevinin de hükmü veren ilk derece mahkemesine ait olduğu yönündeki iradesini net olarak ortaya koyduğu görülmektedir.

Ayrıca yasa koyucunun 14.07.2021 Resmi Gazete günlü 7331 sayılı yasanın 17. Maddesi ile adli kontrolde geçirilebilecek sürelere ilişkin sınırlama getirerek temel hak ve hürriyetlere sınırsız süre ile müdahale edilmesini önlemek istediği açık olup bu husus madde gerekçesinde de net olarak ifade edilmiştir.

5271 sayılı yasanın 109/4 ve 112/1 maddelerine 2020 yılında eklenen değişiklikler ve Yasaya 2021 yılında eklenen 110/A maddesi ile Yargıtay 9. Ceza Dairesinin yukarıda bahsedilen hükmü birlikte değerlendirildiğinde ilk derece mahkemelerinin dosyadan hükümle el çekmiş olsalar bile yasa yollarına başvurulması halinde kovuşturma aşamasının halen devam ediyor olması nedeniyle gelişen durumlara bağlı olarak yurtdışı çıkış yasağı adli kontrol hükmü verme, değiştirme veya kaldırma konusunda görev ve yetkili oldukları, ceza muhakemesi hukukunda kıyas yasağı bulunmadığından Mahkemenizin iş bu taleple ilgili olarak CMK’nun 109/4 ve 112/1 maddelerini kıyasen somut olaya uygulayarak talebi karara bağlama yetkisinin bulunduğu kuşkusuzdur.

Her ne kadar hakkımda 7. Sulh Ceza Hakimliği tarafından verilen yurt dışı çıkış yasağı tedbiri soruşturmanın sonuna kadar geçerli olsa da Mahkemenizce 22.06.2017 günlü iddianamenin kabulü kararına ilişkin düzenlenen tensip tutanağında tedbirle ilgili herhangi bir değerlendirme yapılmadığı için tedbirin 16.07.2016 tarihinden beri uygulanmaya devam ettiğinin açık olduğu(Yargıtay 12.

Ceza Dairesinin 12.12.2022 gün ve 2021/4577 Esas, 2022/9798 Hüküm sayılı hükmü),Atılı suç nedeniyle tedbir için CMK’nun 110/A maddesinde öngörülen azami 7 yıllık sürenin de16.07.2023 tarihi itibariyle dolduğuOrtadadır.

Yukarıda bahsedilen Anayasal ve yasal mevzuat hükümleri ve konuya ilişkin yargısal içtihatlar da dikkate alınarak; hakkımdaki adli kontrol tedbiri için kanunda öngörülen azami sürenin dolması nedeniyle halen tedbirinin uygulanmaya devam edilmesinin Anyasanın 20. Ve 23. Maddeleri ile CMK’nun 109. Ve 110/A maddelerine açıkça aykırı olduğu değerlendirilmekle;

TALEP:Yukarıda belirtilen sebeplerle;

  • Öncelikle hakkımda uygulananYurt Dışı Çıkış Yasağı Adli Kontrol Tedbiri için kanunda öngörülen azami sürenin dolduğunun TESPİTİNE,
  • Yapılan tespit doğrultusunda sistem kayıtlarının güncellenmesi amacıyla Adli Kontrol Kararının CMK’nun 110/A-2 maddesi uyarıncaKALDIRILMASINA,
  • Kararın gereğinin ifası için ilgili Cumhuriyet BaşsavcılığınaMÜZEKKERE YAZILMASINA,
  • Karardan bir suretinin tarafımaTEBLİĞİNEHüküm verilmesi hususunda,

Gereği arz ve talep olunur. …/…./……

Sanık ……Adı Soyadı

İmza

EK:

  • Yargıtay 9.

    Ceza Dairesi’nin 20.02.2014 gün ve 2014/1494 E. 2014/2310 K. Sayılı hükmü

YURTDIŞI ÇIKIŞ YASAĞI NEDİR NASIL KALDIRILIR

Yurtdışına Çıkma Yasağı Kararına İtiraz Dilekçesi Örneği

NÖBETÇİ SULH CEZA HAKİMLİĞİ’NE

Sorgu No:2020/… Sorgu

Adli Kontrole İtiraz Eden
(Şüpheli):………… (TC:…….) /

Müdafi:

Konu: Sulh Ceza Hakimliğinin …/…/2020 tarih ve 2020/… Sorgu numaralı yurtdışı çıkış yasağı adli kontrol tedbiri kararına ilişkin itirazlarımızın sunumudur.

Açıklamalar:

Müdafiliğini yaptığım şüpheli hakkında, Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2020/… soruşturma sayılı dosya kapsamında, Sulh Ceza Hakimliği tarafından yurtdışına çıkma yasağı şeklinde asli kontrol hükmü verilmiştir. Bu hüküm hukuka aykırı olup kaldırılarak şüphelinin koşulsuz salıverilmesi gerekmektedir.

Şüpheli savcılıkta verdiği ifade de samimi bir şekilde beyanlar da bulunmuş ve tüm gerçekleri anlatmıştır. Ayrıca şüphelinin hakkında suç unsurları oluşmadığı ve soruşturmaya konu olan suçun şüpheli tarafından işlenmediği gayet açıktır.

Şüphelinin yerleşim yeri sabittir.

Kaçma ihtimali yoktur. Şüphelinin delilleri karartma gibi bir tehlikesi de mevcut değildir. Mevcut durumlar göz önüne alındığında şüpheli hakkında verilen yurtdışı çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri aşırı bir tedbir olup müvekkilimi mağdur etmektedir.

Sonuç ve İstem:

Yukarıda sayılan nedenlerden, şüpheli hakkındaki yurtdışı çıkış yasağı adli kontrol tedbirinin İTİRAZEN KALDIRILMASINA ve şüphelinin koşulsuz serbest bırakılmasına hüküm verilmesini saygılarımızla vekaleten arz ve talep ederiz.

Şüpheli Müdafi:

Şeymanur Güney