Velayet: Çocuk Kimi İsterse Velayet Ona mı Verilir? Çocuğun İsteği Velayet Hükmünde Tek Başına Belirleyici midir?

Velayet davalarında en çok merak edilen sorulardan biri şudur: “Çocuk annemi istiyorum ya da babamı istiyorum derse velayet doğrudan o tarafa mı verilir?” Bu sorunun cevabı nettir: Hayır. Çocuğun kimi istediği yargı mercii açısından önemlidir; ancak tek başına velayet kararını belirlemez. Velayette asıl ölçüt çocuğun üstün yararıdır.

Yargı Mercii, çocuğun beyanını dikkate alır; fakat bu beyanın gerçekten çocuğun özgür iradesini yansıtıp yansıtmadığını da değerlendirir.

Çocuk yönlendirilmiş olabilir, anne veya babadan birinin baskısı altında kalmış olabilir, diğer ebeveyne karşı olumsuz etkilenmiş olabilir ya da kısa vadeli isteklerle hareket ediyor olabilir. Bu nedenle hâkim, çocuğun tercihine saygı gösterirken aynı zamanda çocuğun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve sosyal gelişimini koruyacak hükmü vermek zorundadır.

Velayet davalarında temel ölçüt, anne veya babanın arzusu değil, çocuğun üstün yararıdır. Türk Medeni Kanunu m.182’ye göre yargı mercii, boşanma veya ayrılık halinde çocuğun sağlık, eğitim ve ahlaki yararını esas alarak velayet ve kişisel ilişki düzenlemesi yapar. Bu nedenle hakim, çocuğun hangi ebeveyn yanında daha güvenli, düzenli, huzurlu ve sağlıklı gelişeceğine bakar.

Çocuğun üstün yararı denildiğinde yalnızca ekonomik imkanlar anlaşılmaz.

Çocuğun sevgi, bakım, ilgi, eğitim, sağlık, güvenlik, psikolojik denge ve sosyal çevre ihtiyacı birlikte değerlendirilir. Bu yüzden çocuk bir ebeveyni istese bile, o ebeveynin yaşam koşulları çocuğun gelişimini tehlikeye sokuyorsa yargı mercii farklı hüküm verebilir.

İdrak çağındaki çocuğun görüşü yargı mercii tarafından alınmalıdır. İdrak çağı, çocuğun kendisini ifade edebildiği, olayları belirli ölçüde kavrayabildiği ve tercihini gerekçelendirebildiği olgunluk düzeyini ifade eder. Bu her çocuk için aynı yaşta başlamaz; çocuğun gelişimi, algısı ve kendini ifade becerisi önemlidir.

Yargı Mercii çocuğa yalnızca “kimi istiyorsun?” diye bakmaz.

Çocuğun neden o ebeveyni istediği, diğer ebeveynle ilişkisi, okul düzeni, sosyal çevresi, korkuları, baskı altında olup olmadığı ve tercihinin tutarlı olup olmadığı değerlendirilir. Çocuğun beyanı, sosyal inceleme raporu, tanık anlatımları, okul kayıtları ve diğer delillerle birlikte ele alınır.

Hakim çocuğun isteğine uymak zorunda değildir. Yargıtay uygulamasında da açıkça kabul edildiği üzere, çocuğun üstün yararı gerektiriyorsa çocuğun görüşünün aksine hüküm verilebilir. Çünkü çocuk, özellikle çekişmeli boşanma süreçlerinde duygusal baskı altında kalabilir.

Bir ebeveyn çocuğu diğerine karşı doldurabilir veya çocuk kısa vadeli rahatlık nedeniyle uzun vadede kendisi için daha riskli bir ortamı seçebilir.

Örneğin çocuk, daha az kural koyan ebeveyni isteyebilir. Fakat o ebeveyn çocuğun okulunu, sağlığını, güvenliğini veya psikolojik gelişimini ihmal ediyorsa yargı mercii çocuğun bu isteğini tek başına esas almaz. Buna karşılık çocuk tercihinin nedenlerini sağlıklı, tutarlı ve baskıdan uzak biçimde açıklıyorsa bu beyan velayet hükmünde güçlü bir veri olur.

Velayet davalarında anne veya babanın çocuğu diğer ebeveyne karşı yönlendirmesi sık görülen bir sorundur. Çocuk, kendi doğal isteğiyle değil, bir ebeveynin telkiniyle konuşuyor olabilir.

Yargı Mercii bu nedenle uzman raporlarına, sosyal incelemeye ve çocuğun beyanındaki tutarlılığa önem verir.

Çocuk diğer ebeveyn hakkında yaşına uygun olmayan ağır ifadeler kullanıyorsa, gerekçesiz şekilde bir ebeveyni tamamen reddediyorsa, sürekli aynı kalıp cümleleri tekrarlıyorsa veya bir ebeveynin etkisinde kaldığı anlaşılıyorsa yargı mercii bunu dikkate alır. Böyle durumlarda psikolog, pedagog veya sosyal çalışmacı raporu çok önemli hale gelir.

Sosyal inceleme raporu, velayet davalarında en etkili değerlendirme araçlarından biridir. Uzmanlar anne, baba ve çocukla görüşerek çocuğun hangi ortamda daha sağlıklı gelişeceğini değerlendirir. Ebeveynlerin yaşam koşulları, çocuğa yaklaşımı, bakım kapasitesi, psikolojik durumu, iletişim biçimi, çocuğun ihtiyaçlarına duyarlılığı ve ev ortamı incelenir.

Çocuğun tercihi sosyal inceleme raporunda ayrıca değerlendirilir.

Uzmanlar çocuğun beyanının doğal mı yoksa yönlendirilmiş mi olduğunu, çocuğun hangi ebeveynle daha güvenli bağ kurduğunu ve hangi düzenin çocuğun gelişimine daha uygun olduğunu yargı merciine bildirir. Hakim raporla bağlı değildir; ancak çoğu dosyada bu rapor hüküm üzerinde ciddi etki yaratır.

Evet, çocuğun yaşı velayet hükmünde önemlidir. Küçük yaştaki çocuklarda bakım, şefkat, düzen, uyku, beslenme ve duygusal güvenlik daha ön plandadır. Daha büyük çocuklarda ise okul düzeni, sosyal çevre, arkadaş ilişkileri, kişisel tercih ve psikolojik ihtiyaçlar daha fazla önem kazanır.

İdrak çağındaki çocuklarda görüş alınması daha önemlidir.

Ancak küçük çocuklarda doğrudan tercih beyanı sağlıklı olmayabilir. Bu vaziyette yargı mercii daha çok sosyal inceleme raporuna, bakım düzenine, ebeveynlerin tutumuna ve çocuğun mevcut yaşam koşullarına bakar.

Çocuk babayı istiyorsa bu beyan dikkate alınır; ancak tek başına velayetin babaya verilmesi sonucunu doğurmaz. Yargı Mercii babanın çocuğa fiilen bakıp bakamayacağını, çalışma düzenini, ev koşullarını, çocuğun okul ve sağlık ihtiyaçlarını karşılayıp karşılayamayacağını, anneyle kişisel ilişkiye izin verip vermeyeceğini değerlendirir.

Eğer baba çocuğun gelişimi için daha istikrarlı ve güvenli ortam sunuyorsa, çocuk da bilinçli ve tutarlı şekilde babayı istiyorsa velayet babaya verilebilir. Fakat baba çocuğu anneye karşı yönlendiriyor, çocuğun anneyle ilişki kurmasını engelliyor veya bakım sorumluluğunu fiilen başkalarına bırakıyorsa çocuğun baba yönündeki tercihi tek başına yeterli olmaz.

Çocuk anneyi istiyorsa yargı mercii bunu da önemser.

Özellikle çocuk uzun süredir anne yanında yaşıyor, okul düzeni devam ediyor, bakım ihtiyaçları anne tarafından karşılanıyor ve çocuk anne yanında huzurluysa bu vaziyet anne lehine güçlü bir değerlendirme oluşturabilir.

Ancak annenin çocuğun gelişimini tehlikeye atan davranışları varsa, çocuğun eğitim veya sağlık ihtiyaçlarını ihmal ettiği somut delillerle ortaya konmuşsa ya da çocuğu babaya karşı sistematik şekilde yabancılaştırıyorsa yargı mercii çocuğun anne yönündeki isteğine rağmen farklı hüküm verebilir.

Çocuğun beyanı, yaşına ve olgunluğuna uygunsa daha güçlü kabul edilir. Çocuk tercih nedenlerini somut şekilde açıklayabiliyorsa, bu tercih uzun süredir değişmeden devam ediyorsa, okul ve yaşam düzeniyle uyumluysa, baskı altında olmadığı anlaşılıyorsa yargı mercii bu görüşe daha fazla önem verir.

Örneğin çocuk “okulum burada, arkadaşlarım burada, annem/babam derslerimle ilgileniyor, kendimi burada güvende hissediyorum” gibi somut gerekçeler sunuyorsa bu beyan daha güçlüdür. Buna karşılık “babam bana daha çok telefon alıyor” veya “annem ders çalıştırmıyor” gibi kısa vadeli rahatlığa dayalı gerekçeler tek başına belirleyici olmaz.

İdrak çağındaki çocuğun görüşü alınmadan hüküm verilmesi, birçok dosyada eksik inceleme tartışması doğurabilir. Yargıtay uygulamasında idrak çağındaki çocuğun dinlenmesi, görüşünün alınması ve gerekirse uzman raporuyla desteklenmesi gerektiği vurgulanmaktadır.

Bu nedenle velayet davasında çocuk yeterli olgunluktaysa, taraflar çocuğun görüşünün alınmasını talep edebilir.

Ancak çocuğun yargı mercii ortamında örselenmemesi için bu sürecin dikkatli yürütülmesi gerekir. Çocuk, anne-baba kavgasının tarafı haline getirilmemeli; görüşü baskısız ve güvenli şekilde alınmalıdır.

Velayet hükmünde yargı mercii yalnızca çocuğun kimin yanında kalacağına değil, diğer ebeveynle sağlıklı ilişki kurup kuramayacağına da bakar. Bir ebeveyn çocuğu diğer ebeveyne göstermiyor, görüş günlerini engelliyor, çocuğu diğer ebeveyne karşı dolduruyor veya kişisel ilişki kararlarına uymuyorsa bu vaziyet velayet açısından aleyhe değerlendirilebilir.

Çünkü velayet sahibi ebeveynin görevi yalnızca çocuğa bakmak değildir; aynı zamanda çocuğun diğer ebeveynle sağlıklı bağ kurmasını da engellememektir. Çocuğun anne veya babadan tamamen koparılması, çoğu vaziyette çocuğun ruhsal gelişimine zarar verir.

Yargı Mercii çocuğun beyanını tek başına değil, tüm dosyayla birlikte değerlendirir.

Sosyal inceleme raporu, okul kayıtları, sağlık belgeleri, tanık anlatımları, çocuğun mevcut düzeni, ebeveynlerin ekonomik ve sosyal koşulları, dijital yazışmalar, kişisel ilişki ihlali belgeleri ve varsa şiddet veya ihmal kayıtları birlikte incelenir.

Burada amaç, anne veya babadan birini ödüllendirmek ya da cezalandırmak değildir. Amaç, çocuğun geleceği için en doğru ortamı belirlemektir. Bu yüzden velayet davasında güçlü dosya, “çocuk beni istiyor” demekten ibaret olmamalı; çocuğun üstün yararını somut delillerle göstermelidir.

Hayır. Çocuğun tercihi önemlidir ancak tek başına belirleyici değildir.

Yargı Mercii çocuğun üstün yararına göre hüküm verir.

Kanunda kesin bir yaş sınırı yoktur. Çocuğun idrak gücü, olgunluğu ve kendini ifade edebilmesi önemlidir. Genellikle kendini sağlıklı ifade edebilen çocukların görüşü alınır.

Evet. Çocuğun üstün yararı bunu gerektiriyorsa hakim çocuğun tercihine aykırı hüküm verebilir.

Sosyal inceleme raporu, uzman görüşü, çocuğun beyanındaki tutarlılık, tanıklar ve ebeveyn davranışları birlikte değerlendirilir.

Babanın çocuğa uygun ortam sağlayıp sağlamadığı araştırılır.

Çocuğun baba yönündeki tercihi güçlü bir veri olabilir ama tek başına yeterli değildir.

Çocuğun anne yönündeki tercihi önemlidir. Ancak yargı mercii annenin bakım kapasitesini, yaşam koşullarını ve çocuğun üstün yararını ayrıca değerlendirir.

Velayet davalarında çocuk kimi isterse velayet otomatik olarak ona verilmez. Çocuğun beyanı önemlidir, özellikle idrak çağındaki çocukların görüşü mutlaka dikkate alınmalıdır. Ancak nihai hüküm çocuğun üstün yararına göre verilir.

Yargı Mercii, çocuğun isteğini sosyal inceleme raporu, uzman görüşü, okul ve sağlık kayıtları, tanık anlatımları, ebeveynlerin yaşam koşulları ve çocuğun mevcut düzeniyle birlikte değerlendirir.

Bu nedenle velayet davasında en güçlü yaklaşım, yalnızca çocuğun tercihini değil, çocuğun hangi ortamda daha sağlıklı, güvenli ve istikrarlı gelişeceğini somut delillerle ortaya koymaktır. Velayet: Çocuk Kimi İsterse Velayet Ona mı Verilir?

Δ

İsminiz*

Telefon Numaranız*

İl*

Mesajınız*

Δ

Gönderin

"İnsanları İyi Yapan Yasalardır."

Copyright © | |