Güncel yasal düzenlemeler ve yargı kararları ışığında yasal süreçlerin işleyişini bilmek, haklarınızı korumak adına oldukça önemlidir. İşte konu hakkında bilinmesi gerekenler:
1. Hukuk Dairesi 2023/1528 E., 2024/3678 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Yargı Makamı
SAYISI: 2020/236 E., 2022/395 K.
HÜKÜM: Ret
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasında verilen hüküm hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Yargı Mercii kararının bozulmasına hüküm verilmiştir.
Mahkemece, bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda davanın reddine hüküm verilmiştir.
Yargı Mercii hükmü davacı avukati vasıtasıyla duruşma istekli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz koşulu ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 30.04.2024 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine hüküm verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davacı... Avukati Avukat...
Ile temyiz edilen davalılar... V. d. Avukati Avukat..., davalı... Avukati Avukat...
Geldi, temyiz edilen davalı... Avukati gelmedi. Gelen avukatlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne hüküm verildikten ve Tetkik Hâkimi vasıtasıyla hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.
YASAL AŞAMA
Davacı; mirasbırakanı...’ten intikal eden 68 parça taşınmazda...’e ait payları satın aldığını, taşınmazların paydaşlar arasında rızai taksim yapılması için yasal aşama dışı...’i, avukatin taşınmazlardaki pay oranını dikkate almayarak hak ve menfaatlerini gözetmeden paylaşım yaptığını ve kendisini zararlandırdığını,...’nın paylarını kendisinin almasına rağmen... Adına tescil edildiğini ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile hakkaniyet gereğince tekrar taksim yapılarak taşınmazların adına tesciline hüküm verilmesini istemiş, davacı 08.09.2022 günlü dilekçe ile taşınmaz maliklerinden...’in de davaya dahil edilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalılar; yapılan taksim işleminin davacının bilgisi dahilinde olduğunu, avukatin tüm mirasçıların haklarını gözettiğini, zamanaşımı süresinin dolduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlar, aşamada davalı...'nın ölümü üzerine mirasçıları davaya dahil edilmiştir.
2.
Dahili davalı..., davacının 1997 yılında paydaşlardan...’nın payını satın aldığını, taksim yapılırken bunun hesaba katıldığını düşündüğünü, sorumluluğun avukatde olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. YARGI MERCII KARARI
Mahkemenin 15.02.2016 günlü ve 2015/218 Esas, 2016/53 Hüküm sayılı hükmü ile; taksim işleminin davacı avukati vasıtasıyla 27.05.2004 tarihinde yapıldığı, TBK’nin 146 ncı maddesi gereğince 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine hüküm verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Hükmü
1.
Mahkemenin yukarıda belirtilen hükmüne karşı süresi içinde davacı avukati temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 01.06.2020 günlü ve 2016/18465 Esas, 2020/1954 Hüküm sayılı hükmü ile; vekâlet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayanan davaların herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye bağlı olmadığı gözetilerek işin esasının incelenmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir hüküm verilmesi gerektiği gerekçesiyle Yargı Mercii kararının bozulmasına hüküm verilmiştir.
B. Mahkemesince Bozma Hükmü Sonrası Verilen Hüküm
Mahkemenin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen hükmü ile; davacının yasal aşama dışı...'i, yasal aşama konusu taşınmazlara ilişkin, hissedarlar ve varislerle dilediği şekil ve şartlarla anlaşma ve taksim hususunda, ile 27.05.2004 günlü taksim sözleşmesinin yapıldığı, yasal aşama konusu taşınmazların rızai taksime uygun olarak taraflara devrinin gerçekleştiği ve iddianın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine hüküm verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.
Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen hükmüne karşı süresi içinde davacı avukati temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı avukati temyiz dilekçesinde özetle, kararın hukuka aykırı olduğunu, mirasçılardan...'nın yasal aşama konusu taşınmazlardaki paylarını satın aldığını, satın aldığı bu payların miras taksiminde dikkate alınmadığını, bir taksim sözleşmesi bulunmadığını, kendisine en değersiz yerlerin verildiğini, miras payını istemesine rağmen tüm taşınmazları istemiş gibi vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, tek vekalet ücreti verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Itilaf ve Yasal Nitelendirme
Yasal Aşama, vekalet görevinin kötüye kullanılması yasal sebeplerine dayalı tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.
2.
İlgili Hukuk
818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (BK) 390 ıncı maddesi,
3. Değerlendirme
1. Dosya içeriğinden; davacı...'in dedesi kök mirasbırakan...'nin 24.06.1988 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak çocukları... Ve...
Ile ölü oğlu...'in çocukları......,...,... Ve...'ın kaldığı, yasal aşama konusu 2739 ada 1 ila 12, 2740 ada 1 ila 17, 2741 ada 2 ila 8, 2712 ada 6 ila 17, 2714 ada 2 ila 18 ve 20 parsel sayılı taşınmazların tamamının, 2748 ada 10 parsel sayılı taşınmazın 282/414 payının ve 2748 ada 11 parsel sayılı taşınmazın 89/135 payının verasette iştirak halinde... Mirasçıları adına kayıtlı olduğu, mirasçılardan... Adına vekaleten......'in 14.03.1997 tarihinde 2748 ada 10 ve 11 parsel sayılı taşınmazlardaki payları hariç yasal aşama konusu taşınmazlardaki...
Paylarını......'e temlik ettiği, 27.05.2004 günlü ve 3261 yevmiye numaralı işlem ile... Adına vekaleten...'in yasal aşama konusu 2748 ada 10 ve 11 parsel sayılı taşınmazlardaki paylarını da......'e devrettiği,...,...,...... Ve...'in 2. Noterliğinin 29.04.1997 günlü 11748 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile Avukat...'i, 27.05.2004 günlü ve 3262 yevmiye numaralı resmi senet ile...,...,.........
Ve... Adına verasette iştirak halinde kayıtlı olan yasal aşama konusu taşınmazlar için kayıt maliklerinden...'in bizzat, diğerleri adına ise...'in, yapılan taksim sonucundan 2739 ada 1 ila 3, 10 ila 12, 2741 ada 2 ve 3, 2712 ada 6 ila 17 parsel sayılı taşınmazların...'a, 2739 ada 4 ila 9, 2740 ada 1 ila 17 parsel sayılı taşınmazların tamamı ile 2748 ada 11 parsel sayılı taşınmazın 89/135 payının davalı...'ya, kalan taşınmazların ise 1/3 er pay ile......,... Ve...'a isabet ettiği,...'ın 2005 yılında ölümü üzerine geriye mirasçı olarak eşi... Ile evlatlık kızı davalı... (...
Kızı)'ın kaldığı,... Ve...'nin 26.01.2006 tarihinde yaptıkları taksim sonucu yasal aşama konusu olan ve...'a isabet eden taşınmazların...'a verildiği görülmüştür.
2. Hemen belirtilmelidir ki, tapu kayıt maliklerinden... Ile eldeki davanın davalıları arasında mecburi yasal aşama arkadaşlığı bulunmadığı,...
Yönünden usulünce açılmış bir yasal aşama da olmadığı, bu nedenle davacı tarafça dahili davalı haline getirilmesinin ona dosyada taraf sıfatı kazandırmayacağı gözetilerek... Yönünden hüküm verilmesine yer olmadığı şeklinde hüküm kurulmamış olması doğru değildir.
Diğer taraftan;
6098 sayılı Türk Borçlar Yasasında (TBK) sadakat ve özen borcu, avukatin gelen borcu kabul edilmiş ve 506 ncı maddesinde (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 390 ıncı maddesi) maddesinde aynen; "avukat, vekâlet borcunu bizzat ifa etmekle yükümlüdür. Ancak avukate yetki verildiği veya durumun mecburi ya da teamülün mümkün kıldığı hâllerde avukat, işi başkasına yaptırabilir.
, vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle yürütmekle yükümlüdür.
Avukatin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alanda iş ve faaliyetleri üstlenen basiretli bir avukatin göstermesi gereken davranış esas alınır." hükmüne yer verilmiştir. Bu itibarla avukat, uygun hareket etme, onu zararlandırıcı davranışlardan kaçınma yükümlülüğü altındadır.
Vekâletin kapsamı, sözleşmede açıkça gösterilmemişse, görülecek işin niteliğine göre belirlenir. (TBK'nın 504/1) Sözleşmede vekaletin nasıl yerine getirileceği hakkında açık bir hüküm bulunmasa veya yapılan işlem dış temsil yetkisinin sınırları içerisinde kalsa dahi avukatin bu yükümlülüğü daima mevcuttur. Hatta malik vasıtasıyla avukatin bir taşınmazın satışında, dilediği bedelle dilediği kimseye satış yapabileceği şeklinde yetkili kılınması, satacağı kimseyi dahi belirtmesi, ona dürüstlük kuralını, sadakat ve özen borcunu göz ardı etmek suretiyle, makul sayılacak ölçüler dışına çıkarak satış yapma hakkını vermez. Bir eylem veya işlem yapan uyarınca sorumlu olur. Bu sorumluluk BK'de daha hafif olan işçinin sorumluluğuna kıyasen belirlenirken, TBK'de benzer alanda iş ve faaliyetleri üslenen basiretli bir avukatin sorumluluğu esas alınarak daha da ağırlaştırılmıştır.
TMK'nin 3 üncü maddesi anlamında iyi niyetli ise yani avukatin vekalet görevini kötüye kullandığını bilmiyor veya kendisinden beklenen özeni göstermesine rağmen bilmesine olanak yoksa, ve.
Dahi bu husus bir iç sorun olarak kalır, kazandığı haklara etkili olamaz.
3. Somut olayda; kök mirasbırakan...'nin üç çocuğu olduğu, dosyadaki bilirkişi raporuna göre yasal aşama konusu 68 parça taşınmazdan... Mirasçılarına isabet edenlerin değerleri toplamının 3.109.992,51 TL,...'ya isabet edenlerin değerleri toplamının 3.132.877,50 TL ve...'a isabet edenlerin değerlerinin toplamının 3.391.120,00 TL olduğu, tüm mirasçıların taksim yetkisi de içerir şekilde...'i, taksim iradesinin söz konusu olduğu gözetildiğinde sorunun kök mirasbırakan...'nin üç çocuğu temel alınmak suretiyle yapılan taksimde olmadığı anlaşılmış olup davanın davalı... Yönünden reddine hüküm verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.
Eldeki davada uyuşmazlığın, taksim sonucu...
Mirasçılarına isabet eden yerlerin... Mirasçıları arasında paylaşımından kaynaklandığı görülmüştür. Şöyle ki,... Çocuklarından...'nın yasal aşama konusu taşınmazlardaki miras paylarının tamamını davacı...'in temellük ettiği, yapılan taksim sonucu...
Mirasçılarına isabet eden yerlerden...'e 1/4, davacıya 1/2 ve davalı...'a 1/4 pay isabet etmesi gerektiği ancak... Vasıtasıyla yapılan pay temlikleri yok sayılarak gereken avukatin vekalet görevinin kötüye kullandığı ve...'e, davalı...'a ve davacıya eşit pay vererek davacıyı zararlandırdığı anlaşılmıştır.
4. Hal böyle olunca, dosyada taraf sıfatı olmayan... Yönünden hüküm verilmesine yer olmadığına, davalı...
Yönünden ise 27.05.2004 günlü ve 3262 yevmiyeli resmi senet ile 1/3 er pay ile temlik edilen taşınmazlar için davanın kabulüne hüküm verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
5. Kabule göre de, davacının taksim öncesi yasal aşama konusu taşınmazların tamamına sahip olmadığı gözetilerek vekalet ücretine hükmedilirken davacının payının dikkate alınması gerekirken davaya konu taşınmazların tamamı üzerinden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru değildir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan sebeplerle;
Davacı avukatinin değinilen yön itibariyle yerinde görülen temyiz itirazının kabulüyle hükmün, (6100 sayılı Yasa'nın geçici 3 üncü maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA,
Peşin harcın istek halinde yatırana iadesine,
21.09.2023 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz eden davacı avukati için 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin temyiz edilen davalı...'dan alınmasına, gelen temyiz edilen davalı...,... Ve...
Avukati için 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde hüküm düzeltme yolu açık olmak üzere,
21.05.2024 tarihinde oy birliği ile hüküm verildi.
Yasal itilaflar hak kayıplarına yol açabileceğinden, davaların uzman bir en uygun çözüm yollarını sunacaktır.