Yasal itilaflarda hak kayıplarının önüne geçebilmek adına yasal süreçlerin titizlikle takip edilmesi gerekmektedir. Bu yazımızda konuyla ilgili bilmeniz gereken temel yasal esasları derledik.

9. Hukuk Dairesi 2024/666 E., 2024/4688 K."İçtihat Metni"MAHKEMESİ: Bölge Adliye Yargı Makamı 33. Hukuk Dairesi SAYISI: 2022/1562 E., 2023/2584 K.

HÜKÜM:

İstinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ: 23.

İş Yargı Makamı SAYISI: 2020/294 E., 2021/812 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesincedavanın kısmen kabulüne hüküm verilmiştir. Kararın davalı avukati vasıtasıyla istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Yargı Makamı hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanınreddine hüküm verilmiştir. Bölge Adliye Yargı Makamı hükmü davacı avukati vasıtasıyla temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz koşulu vediğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne kararverildikten ve Tetkik Hâkimi vasıtasıyla hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenipgereği düşünüldü:

I.

YASAL

AŞAMADavacı avukati yasal aşama dilekçesinde; müvekkilinin işe iade davasının kabul edildiğini ve kesinleştiğini, davalıişverence işe iadesinin gerçekleşmediği gibi işe başlatmama ödeneği ve boşta geçen süre ücretinin deödenmediğini, söz konusu alacaklar için takip başlatıldığını, davalı tarafça takibe hiçbir gerekçegösterilmeden itiraz edildiğini belirterek 30. İcra Müdürlüğü'nün 2019/354 Esas sayılı dosyasındatakibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı borçlu aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icrainkar tazminatına hükmedilmesine hüküm verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı avukati cevap dilekçesinde; davacının işe iade başvurusunu davalı Şirkete değil avukata yaptığını, yapılan bu başvurunun geçersiz olduğunu bu nedenle süresinde başvuru yapılmış kabul edilemeyeceğini, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatının da talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddiniistemiştir.

III. İLK

DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen hükmü ile; davacının açtığı işe iade davasında 7.

İş Mahkemesinin 2015/1202 Esas, 2017/647 Hüküm sayılı ilâmı ile kabul kabul hükmü verildiği vekararın Bölge Adliye Yargı Makamı 8. Hukuk Dairesinin 2018/1447 Esas, 2018/2628 Hüküm sayılı ilâmıile kesinleştiği, kesinleşen hüküm üzerine davacının 15.01.2019 günlü ihtarname ile işe başlatılma talebindebulunduğu, ihtarnamenin işe iade davasında da davalı avukati olan avukata tebliğ edildiği, işveren avukatikendisine tebligat yapıldığı hâlde ihtarnameyi iade etmediği ve 10 günlük başvuru süresinin geçmesineneden olduğu, işbu yasal aşama dosyasında, ilamsız icra takip dosyasında, işe iade dosyasında da işe iadebaşvurusu yapılan avukatın aynı, davalı işveren ile ettiği, bu nedenle davanın kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile itirazın iptalinekarar verilmiştir.

IV. İSTİNAFA

. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen hükmüne karşı süresi içinde davalı avukati istinaf başvurusundabulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı avukati; davacının işe başlaması için avukata gönderdiği ihtarnamenin geçersiz olduğunu, işe iadeninişveren vasıtasıyla gerçekleşeceğini, avukata değil Şirkete başvurulması gerektiğinden başvurunun geçersizolduğunu bu nedenle 10 günlük başvuru süresininde kaçırılmış olduğunu, avukate yapılan başvurunungeçersiz sayılacağının Yargıtay kararlarıyla da... Olduğunu belirterek İlk Derece Yargı Makamı kararınınortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur. C.

Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen hükmü ile; işe başlatılma başvurusununişverene yapılması gerektiği, işe başlatma iradesinin tamamen işverene ait olup yönetim... Kapsamındaolduğu, davayı takip için verilen vekâletin kapsamı içinde de işe başlatma konusunda avukatin özel biryetkisinin bulunmadığı, işçi avukati vasıtasıyla işverenin avukatine yapılan işe başlatılma başvurusunungeçersiz olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Yargı Makamı hükmü kaldırılarakyeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine hüküm verilmiştir.

V. TEMYİZA

. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen hükmüne karşı süresi içinde davacı avukati temyiz istemindebulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı avukati; müvekkilinin yasal süre içerisinde noter aracılığı ile işe başlatılma talebinde bulunduğunu, ihtarnamenin davalının avukatına tebliğ edildiğini ve bu esnada davalı ile, huzurdaki davada da aynı avukatın yer aldığını, başvuru için 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Yasa) özel bir usul öngörmediğini, hakkaniyet ilkesi doğrultusunda birdeğerlendirme yapılması gerektiğini, nasıl ki işçi başvurusunu debaşvuru yapılmasının mümkün olması gerektiğini, avukatin işe başlama talebini doğuracağını ve bunun iç ilişkilerini ilgilendirdiğini, işveren avukatine yapılacakher türlü başvurunun kabulü gerektiğini, davalı ile avukatinin adreslerinin aynı ilde olduğunu, başvurudanhaberdar olunmadığının kabulünün hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek hükmü temyiz etmiştir. C. Gerekçe1.

Itilaf ve Yasal Nitelendirme Itilaf; davacının süresinde ve usule uygun işe başlama talebinde bulunup bulunmadığı, boşta geçensüre ücreti ve işe başlatmama tazminatına hak kazanıp kazanmadığı hususlarında toplanmaktadır.2. İlgili Hukuk1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Yasa) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile371 inci maddesi,2. 4857 sayılı Kanun'un 21 inci maddesi.3. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yeralan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2.

Temyizen incelenen hüküm, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile yasal ilişkinin nitelendirilmesine, yasal aşama şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacıavukatince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek niteliktegörülmemiştir.

VI. HÜKÜM

Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Yargı Makamı kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrasıuyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.03.2024 tarihinde oy birliğiyle hüküm verildi. Hukuk Büromuz Bürosu, Avukatlık Bürosu, Mecidiyeköy Avukatlık Bürosu,,

Her yasal vaziyet kendi içinde özel değerlendirmeler gerektirir. Olası itilaflarda herhangi bir hak kaybına uğramamak adına yasal sürecin uzman bir hukukçu ile yürütülmesi faydalı olacaktır.