Vasiyetnameye Nasıl İtiraz Edebiliriz? Ekibi14 Haziran 2023Miras Hukuku

[vc_row][vc_column][vc_column_text]

İçindekiler
  1. Vasiyetnamenin Geçerlilik Şartları
  2. Resmi Vasiyetnamenin Geçerlilik Şartları
  3. El Yazılı Vasiyetnamenin Geçerlilik Şartları
  4. Sözlü Vasiyetnamenin Geçerlilik Şartları
  5. Vasiyetnameye Nasıl İtiraz Edilir?
  6. Vasiyetnamenin İptali Davası
  7. Vasiyetnamenin İptali Davasını Kimler Açabilir?
  8. Yargıtay Kararları

Vasiyetnamenin Geçerlilik Koşulları

Vasiyetnamenin türlerine inmeden önce genel olarak vasiyet edebilmenin şartlarını belirtmekte fayda var. Ölüme bağlı tasarruf olan vasiyet edebilmek için de tasarruf ehliyetine sahip olmak gerekir. TMK m.502’de yer alan hükme göre vasiyet edebilmek için vasiyet eden kişinin ayırt etme gücüne sahip olması ve 15 yaşını doldurmuş olması gerekir.

Ayırt etme gücüne sahip olmayan ya da 15 yaşını doldurmayan kişinin vasiyet yapma bağlamında tasarruf ehliyeti bulunmamaktadır. TMK m.531’de yer alan hükme göre vasiyetname; resmi, el yazılı ya da sözlü olarak hazırlanabilir. Ancak bu vasiyetnamelerin hazırlanabilmesi için kendi özellerinde birtakım koşulları mevcuttur. Şimdi bunları aşağıda tek tek ele alalım:

Resmi Vasiyetnamenin Geçerlilik Koşulları

TMK m.532’de resmi vasiyetname“Resmi vasiyetname, vasiyetçinin ve iki tanığın katılmasıyla resmi memur tarafından düzenlenen vasiyetnamedir.”Şeklinde tanımlanmıştır.

Yasa metninden de görüleceği üzere resmi vasiyetnamenin unsurları:

Resmi memurca düzenlenmiş olması gerekir. Resmi memur;Sulh hâkimi,NoterVeyaKanunla kendisine bu yetki verilmiş diğer bir görevliDir.(TMK m.532/2)

Resmi memurca düzenlenen vasiyetnameyeIki kişinin tanıkOlması gerekir.

Vasiyetnameyi düzenleyecekMemurun ve katılan iki tanığın bazı niteliklere sahip olması gerekir. (TMK m.536/1)

Fiil ehliyetine sahip olması gerekir

Ceza yargı makamı hükmüyle kamu görevinden yoksun kılınmamış olmalıdır

Okur-yazar olunmalıdır

Miras bırakanın eşi olmamak gerekir

Miras bırakanın üst-alt soy kan hısımları, kardeşi ve bu kişilerin eşi olmamak gereklidir.

AyrıcaTMK m.536/2’de de belirtildiği üzere resmî vasiyetnamenin düzenlenmesineKatılan memura ve tanıklara, bunların üstsoy ve altsoy kan hısımlarına, kardeşlerine ve bu kişilerin eşlerine o vasiyetname ile kazandırmada bulunulamaz.

Resmi memurca hazırlanan vasiyetname,Vasiyetçi tarafından okunarak ve imzalanarak düzenlenebileceği gibi okunmaksızın ve imzalanmaksızın da düzenlenebilir.

El Yazılı Vasiyetnamenin Geçerlilik Koşulları

Miras bırakan tarafından el yazısı ile hazırlanan vasiyetname türüdür. TMK m.538’de düzenlenen bu vasiyetname türünün birtakım koşulları taşıması gerekir

Vasiyetnamenin baştan sona kadarVasiyetçinin el yazısı ileYazılması gereklidir.

VasiyetnamedeDüzenleme tarihiNin gösterilmesi gerekir.

Vasiyetçinin, vasiyetnamenin sonunaEl yazısı ile imzasınıEklemesi gereklidir.

Hazırlanan vasiyetnameninAçıkVeyaKapalıOlarak,NotereVeyaSulh hukuk yargı makamı hakimlerineSaklanmak üzere bırakılması gerekir.

Sözlü Vasiyetnamenin Geçerlilik Koşulları

Miras bırakanın birtakım sebepler dahilinde yukarıda saymış olduğumuz iki vasiyetname çeşidini düzenleyememiş ya da düzenleyemeyecek olması halinde düzenlenen vasiyetname türüdür. Dolayısıyla sözlü vasiyetname her halde başvurulacak bir yol olmayıp istisnai bir yol olarak nitelendirilebilir.

TMK m.539/1’de istisnai haller örneklendirme usulü ile şöyle sıralanmıştır:

Yakın ölüm tehlikesi

Ulaşımın kesilmesi

Hastalık

Savaş

Ve benzeri olağan üstü durumlar

Bu gibi hallerden dolayı miras bırakan, resmi veya el yazılı vasiyetname düzenleyemiyorsa sözlü vasiyetname düzenleyebilir.

Bunun için mirasbırakan, son arzularınıIki tanığa anlatırVe onlaraBu beyanına uygun bir vasiyetname yazmaları veya yazdırmaları göreviniYükler. (TMK m.539/2)

Resmî vasiyetname düzenlenmesinde okur yazar olma koşulu dışında,Tanıklara ilişkin yasaklar, sözlü vasiyetteki tanıklar için de geçerlidir.(TMK m.539/3)

Mirasbırakan içinSonradan diğer şekillerde vasiyetname yapma olanağı doğarsa,Bu tarihin üzerinden bir ay geçince sözlü vasiyet hükümden düşer. (TMK m.541)

Vasiyetnameye Nasıl İtiraz Edilir?

Miras bırakanın hazırlamış olduğu vasiyetname kimi zaman mirasçıları ya da menfaati olan diğer kişilerce, hakları ihlal edildiği, menfaatleri zedelendiği için itiraza konu olabilmektedir. Şimdi vasiyetnameye itiraz yolu olan “Vasiyetnamenin İptali” hususuna değineceğiz.

Vasiyetnamenin İptali Davası

Ölüme bağlı tasarrufların iptali ile ilgili hükümler Türk Medeni Kanununun 557. maddesi ve devamında yer almaktadır. Anılan düzenlemeye göre aşağıdaki sebeplerden birine dayanarak vasiyetnamenin iptali için yasal aşama açılabilir:

Tasarruf, miras bırakanın tasarruf ehliyeti bulunmadığı bir sırada yapılmışsa

Yukarıda da bahsettiğimiz üzere vasiyet edecek kişinin vasiyet edebilmesi için tasarruf ehliyetine sahip olması gerekir. TMK m.502’de de yer aldığı üzere vasiyet yapacak kişinin15 yaşınıDoldurmuş veAyırt etme gücüne sahipOlması gerekir. 15 yaşını doldurmadan ya da ayırt etme gücüne sahip olmadan yapılan vasiyet geçersizdir.

Tasarruf, yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama neticesinde yapılmışsa

Vasiyetame hazırlanırkenIradeyi sakatlayan hallerDen birinin varlığı halinde vasiyetname geçersiz olacaktır.

İradeyi sakatlayan hallerden birinin varlığını ispat yükü, iddia eden kişinin üzerindedir.

Tasarrufun içeriği, bağlandığı koşullar veya yüklemeler hukuka veya ahlaka aykırı ise

Vasiyetnamenin içeriği ya da bağlandığı koşullarınHukuka veya ahlaka aykırı olmasıHalinde de vasiyetnamenin iptali için yasal aşama açılabilir.

Tasarruf kanunda öngörülen şekillere uyulmadan yapılmamışsa

Yukarıda vasiyetname türlerini veGeçerlilik koşullarıNı ele almıştık. Vasiyetnamenin şeklen geçerlilik koşulunu sağlamaması halinde de vasiyetin iptali için yasal aşama açılabilir.

Vasiyetnamenin İptali Davasını Kimler Açabilir?

TMK m.558/1’de yer alan düzenlemeye göre vasiyetin iptaline ilişkin davayı açabilcek kişiler:

Tasarrufun iptal edilmesinde menfaati olanMirasçı

Tasarrufun iptal edilmesinde menfaati olanVasiyet alacaklısı

Vasiyetnamenin İptali Davasında Görevli Ve Yetkili Yargı Mercii

Vasiyetnamenin iptali davasında görevli yargı merciiAsliye Hukuk Mahkemesidir.

Yetkili yargı mercii ise ölenin(miras bırakanın) son yerleşim yeri mahkemesidir.

Yargıtay Kararları

3. HD., E. 2012/17722 K. 2012/22760 T. 6.11.2012

“…Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı vekili dilekçesi ile; müvekkilinin eşi evlenmeden önce 14.08.2003 günlü … Noterliğinde düzenlediği vasiyetnamesi ile, mal varlığının tamamını oğlu … ‘ya bıraktığını; vasiyetnameden, … Sulh Hukuk Mahkemesinin 18.01.2011 günlü hükmü ile haberdar olunduğunu; iş bu vasiyetnamenin hukuk kurallarına aykırı olduğunu, zira oğlunun baskısı ve kandırması sonucu düzenlendiğini iddia ederek; vasiyetnamenin iptaline hüküm verilmesini talep ve yasal aşama etmiştir.

Mahkemece; davacı tarafın, vasiyetnamenin korkutma ve zorlama altında yapıldığını ispatlayamadığından bahisle; davanın reddine hüküm verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.

Vasiyetnamenin iptali isteklerinde genelde ayn’a taalluk eden bir ihtilaf mevcut değildir. Bu nedenle de, belirlenmesi gereken yön dayanılan kişisel hakkın bulunup bulunmadığı ve vasiyetnamenin geçerli olup olmadığının tespitinden ibarettir.Bir başka ifadeyle, tek taraflı yapılan yasal işlemin iptaline ilişkindir. HUMK.’nun 8. maddesi Sulh Hukuk Mahkemesinin müştereken göreceği davaları saymıştır. Bunların arasında vasiyetnamenin iptali davaları bulunmamaktadır.

Mamelek hukukundan doğmayan tüm davalara Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılır. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup re’sen dikkate alınır. Mahkemece, davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesi ile yasal aşama dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddine hüküm verilmesi gerekirken, davanın esasına ilişkin yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir…”

3. HD., E. 2012/17710 K. 2012/23053 T. 8.11.2012

“…Hükmü, davacı vekili temyiz etmektedir.

Davaya konu vasiyetname, okuryazar olmayanlara ilişkin vasiyetname şeklinde düzenlenmiştir. TMK. 535/2. maddesine göre; “Mirasbırakan vasiyetnameyi bizzat okuyamaz ve imzalayamazsa, memur vasiyetnameyi iki tanığın önünde ona okur ve bunun üzerine mirasbırakan vasiyetnamenin son arzularını içerdiğini beyan eder. Bu durumda tanıklar, hem mirasbırakanın beyanının kendi önlerinde yapıldığını ve onu tasarrufa ehil gördüklerini; hem vasiyetnamenin kendi önlerinde memur tarafından mirasbırakana okunduğunu ve onun vasiyetnamenin son arzularını içerdiğini beyan ettiğini vasiyetnameye yazarak veya yazdırarak altını imzalarlar.” Yasal Aşama konusuVasiyetnamede tanıkların “… Mirasbırakanın beyanın kendi önlerinde yapıldığını” tevsik eden beyanları yoktur.Bu beyanın yokluğu vasiyetnameyi geçersiz kılar.Vasiyetname Türk Medeni Kanununun 535. maddesindeki şekil şartlarına uygun olarak düzenlenmemiştir. Mahkemece, vasiyetnamenin iptali hakkındaki talebin kabulü gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve yazılı gerekçe ile davanın reddine hüküm verilmesi doğru görülmemiştir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. Maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.11.2012 tarihinde oyçokluğuyla hüküm verildi.

3. HD., E. 2012/18348 K. 2012/22707 T. 6.11.2012

“…Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı vekili yasal aşama dilekçesinde tarafların murisi tarafından 2.

Noterliğinde düzenlenen 02.07.2008 gün ve 10951 yevmiye nolu düzenleme şeklindeki vasiyetnameyle, murisin tüm mal varlığını, davalılara vasiyet ettiğini, murisin yasal aşama konusu vasiyetnameyi serbest iradesiyle değil, davalıların etkisiyle yaptığından iptalini talep ve yasal aşama etmiştir.

Mahkemece; yasal koşulları oluşmadığından davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir. Dava, vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir. Vasiyetçi 1939 doğumlu olup, vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte 67 yaşındadır. Davacı tanıkları vasiyet edenin 5 yıl şiroz hastalığından tedavi gördüğünü, konuşurken bazen dilinin peltekleştiğini, akıl sağlının yerinde olduğunu beyan etmişlerdir.

Ancak, yasal ehliyet durumunun doktor raporu ile kanıtlanması esastır. Mahkemece, davacıdan murisin vasiyetname tarihindeki sağlık durumunu gösterir hastane kayıt, reçete, rapor, sağlık karnesi vs. Gibi delilleri re’sen sorulup istenerek, vasiyetnamenin tazmininde alınan Sağlık Ocağı raporu da celp edildikten sonra, vasiyetnamenin tanzim tarihinde murisin yasal ehliyete sahip olup olmadığı hussunda Adli Tıp Kurumundan rapor alınarak sonucu uyarınca bir hüküm verilmelidir. (HGK. 18.07.2007 tarih ve 583-556 ve 3. H.

D. 22.06.2009 tarih ve )Belirtilen bu hususlar üzerinde durulmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. Maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.11.2012 tarihinde oybirliğiyle hüküm verildi.”

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row]