Hukuk sistemimizde her yasal sürecin kendine has usul kuralları ve süreleri bulunmaktadır. Bu yazımızda konuya dair en çok merak edilen noktaları ele alacağız.
4. Hukuk Dairesi 2021/26464 E., 2022/11237 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Yargı Makamı
Taraflar arasındaki ödenek davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü vasıtasıyla yasa yararına bozma yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı avukati, davacıya ait araca, davalıların mecburi trafik sigortacısı ve sürücüsü oldukları aracın çarpması sonucunda araçta hasar meydana geldiğini, aracın serviste kaldığı dönem boyunca kullanımdan mahrum kaldığını ve araçta değer kaybı meydana geldiğini belirterek, araç değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin tahsiline hüküm verilmesini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12/04/2019 tarih, 2016/362 esas, 2019/117 hüküm sayılı ilamında; toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile değer kaybına ilişkin olarak 1.500,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine hüküm verilmiş, hükmün Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü vasıtasıyla HMK’nın 363 maddesi gereğince yasa yararına bozulması talep edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü'nün aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan yerinde görülmeyen sair yasa yararına temyiz itirazlarının reddine hüküm vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ödenek istemine ilişkindir.
Davacı avukati, meydana gelen kazada davacıya ait aracın hasarlandığını, aracın onarım süresince aracından mahrum kaldığını açıklayıp araç mahrumiyet bedelinin davalılardan tahsiline hüküm verilmesini talep etmiş, mahkemece davaya konu aracın ticari taksi niteliğinde araç olmadığı gerekçesi ile aracın günlük kazanç kaybına ilişkin talebin reddine hüküm verilmiştir.
Varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Bir şeyin kısmen hasar görmesi halinde, kullanılamamasından doğacak zararlar sorumlu kişiden istenebilir. Motorlu araç zarar görmüş ise aracın kullanım amacına göre araçtan mahrumiyet zararı belirlenmelidir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Esas: 2015/17333, Hüküm: 2016/3648 sayılı hükmü) Somut olayda, davacı, aracının serviste kaldığı süre zarfında kendisine herhangi bir araç temin edilmediğini, aracını kullanmaktan mahrum kaldığını belirtmiştir.
Şu halde; davacının tamir süresince aracın kullanılmasından mahrum kalması nedeni ile zararının oluştuğunun kabulü gerekir. Bunun için aracın ticari olması gerekmeyip sırf kullanımdan mahrum kalmak da giderilmesi gereken zararlar arasındadır.
Ne var ki, araç mahrumiyetine ilişkin zarar dolaylı zarar olup trafik sigortasının teminatı dışında kalmaktadır.
Buna göre mahkemece, dosyada bulunan hasar tamir belgelerine göre aracın ne kadar sürede tamir edileceğini belirlemek amacıyla bilirkişiden rapor alınarak, belirlenen süre içerisinde davacının araç mahrumiyeti nedeniyle zararına ilişkin delilleri sorulmalı, ne iş yaptığı belirlenmeli, evi ile işyeri arasındaki uzaklık dikkate alınmalı, aracı ile gidip gelmesi halinde yapacağı mecburi giderler (yakıt gideri gibi) belirlenecek zararından indirilmelidir. Araç mahrumiyetine ilişkin delil sunulamaması halinde ise 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 50. Maddesinin ikinci fıkrası uyarınca mahkemece hakkaniyete uygun bir bedel tayin ve takdir edilerek anılan zarardan davalı sürücü...’ın sorumluluğuna hüküm verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı bulunmuş, Adalet Bakanlığının yasa yararına bozma isteminin kabulüne hüküm vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün sair yasa yararına temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü'nün yasa yararına temyiz itirazlarının kabulüyle 6100 sayılı HMK’nın 363. Maddesi uyarınca hükmün, yasal sonuçlarına etkili olmamak kaydı ile YASA YARARINA BOZULMASINA, bozma kararının bir örneğinin Resmi Gazete'de yayınlanmak üzere Adalet Bakanlığına gönderilmesine 29/09/2022 gününde oybirliğiyle hüküm verildi.
Yasal süreçlerin karmaşıklığı ve süre sınırları göz önüne alındığında, hak kaybı yaşamamak için alanında uzman bir avukattan profesyonel yasal yardım almanız önemle tavsiye edilir.