Tevdi Mahalli Tayini (Ödeme Yeri Belirlenmesi) Davası Ekibi28 Ağustos 2025Gayrimenkul Hukuku

Tevdi mahalli tayini davası, özellikle kiracının kira borcunu ödemek istemesine rağmen ev sahibinin banka hesabını kapatması, ödemeyi reddetmesi veya kira bedelini geri göndermesi gibi durumlarda gündeme gelen önemli bir yasal yoldur. Bu yasal aşama sayesinde kiracı, alacaklının temerrüdü nedeniyle haksız yere borçlu duruma düşmekten kurtulur ve kira ödemesini mahkemece belirlenen güvenli bir yere yatırarak yükümlülüğünü yerine getirmiş sayılır.

İçindekiler
  1. Tevdi Mahalli Tayini Nedir?
  2. Hukuki Dayanak ve Kapsamı
  3. Tevdi Mahalli Tayini Davasının Şartları
  4. Görevli ve Yetkili Mahkeme
  5. Yargılama Süreci ve Masraflar
  6. Karara İtiraz ve Kanun Yolu
  7. Uygulamada Dikkat Edilecek Hususlar
  8. Sonuç
  9. Tevdi Mahalli Tayini (Ödeme Yeri Belirlenmesi) Davası Hakkında 20 Soru ve Cevap
    1. Tevdi Mahalli Tayini (Ödeme Yeri Belirlenmesi) Ne Demektir?
    2. Tevdi Mahalli Tayini Davası Nedir?
    3. Hangi Durumlarda Tevdi Mahalli Tayini Davası Açılabilir?
    4. Tevdi Mahalli Tayini Davasının Şartları Nelerdir?
    5. Tevdi Mahalli Tayini Davasını Kim, Kime Karşı Açar?
    6. Tevdi Mahalli Tayini Davasında Görevli Mahkeme Hangisidir?
    7. Tevdi Mahalli Tayini Davasında Yetkili Mahkeme Neresidir?
    8. Tevdi Mahalli Tayini Davası Açmadan Önce Arabuluculuk Zorunlu mu?
    9. Tevdi Mahalli Tayini Davası Nasıl Açılır? (Başvuru Süreci)
    10. Tevdi Mahalli Tayini Davası Ne Kadar Sürer?
    11. Tevdi Mahalli Tayini Davası Masrafları (Harç ve Giderler) Ne Kadardır?
    12. Tevdi Mahalli Tayini Davasında Olur?
    13. Tevdi Mahalli Tayini Davası “Değişik İş” Olarak mı Açılır?
    14. Mahkeme Tevdi Mahalli Tayini Kararı Verirse Kira Bedeli Nasıl Ödenir?
    15. Tevdi Mahalli Tayini Kararına İtiraz (İstinaf) Nasıl Yapılır?
    16. Tevdi Mahalli Tayini Davasının Yasal Dayanağı Nedir?
    17. Alacaklının Temerrüdü Nedir ve Tevdi Mahalli Tayini ile İlişkisi Nedir?
    18. Ev Sahibi Kirayı Almıyorsa Kiracı Ne Yapmalı?
    19. Ev Sahibi Kirayı Almayarak Kiracıyı Tahliye Edebilir mi?
    20. Tevdi Mahalli Tayini Dava Dilekçesi Örneği Nasıl Yazılır?

Tevdi Mahalli Tayini Nedir?

Tevdi mahalli, bir borcun (örneğin kira bedelinin) ödeneceği yerin yargı mercii tarafından belirlenmesini ifade eden bir terimdir. Özellikle kiracı ile ev sahibi arasında, kiracının borcunu ödemek istemesine rağmen ev sahibinin ödemeyi kabul etmediği durumlarda gündeme gelir. Bu yasal aşama sayesinde kiracı, kira bedelini yatırabileceği yasal bir ödeme kanalı belirlenmesini mahkemeden talep eder ve belirlenen yere parayı yatırdığında borcunu hukuken ifa etmiş sayılır.

Böylece kötü niyetli ev sahiplerinin kirayı almayıp kiracıyıTemerrüde düşürme(ödemedi diye suçlu duruma düşürme) çabalarının önüne geçilir; kiracı hem kira borcundan kurtulur hem de haksız tahliye tehdidine karşı korunmuş olur.

Örnek Vaziyet:Bazı ev sahipleri, kiracıyı borcunu ödememiş duruma düşürmek için kira bedelini almaktan kaçınmakta, hatta banka hesaplarını kapatarak kirayı teslim almayı imkânsız hale getirebilmektedir. Bu gibi hallerde kiracı, doğrudan Sulh Hukuk Mahkemesi’ne başvurarak ödeme yerinin belirlenmesini (tevdi mahalli tayini) talep edebilir. Yargı Mercii, çoğunlukla bir devlet bankasında ev sahibi adına hesap açılmasına hüküm vererek kiracının kira bedelini oraya yatırmasını sağlar. Hüküm uyarınca belirlenen bu yere kira bedeli yatırıldığı anda, kiracı borcunu usulüne uygun ödemiş kabul edilir.

Yasal Dayanak ve Kapsamı

Tevdi mahalli tayini müessesesinin yasal dayanağı,Türk Borçlar Kanunu (TBK) m.107Hükmüdür.

TBK m.107, alacaklının (ev sahibinin)Temerrüde düşmesi(borcun ifasını haklı sebep olmadan reddetmesi) halinde borçluya (kiracıya) şu imkanı tanımaktadır:

TBK m.107:“Alacaklının temerrüde düşmesi hâlinde borçlu,Hasar ve giderleri alacaklıya ait olmak üzere, teslim edeceği şeyi tevdi ederek borcundan kurtulabilir.Tevdi yerini, ifa yerindeki hâkim belirler.”

Yukarıdaki yasa hükmü uyarınca, ev sahibi ödemeyi kabul etmeyerek temerrüde düşmüşse, kiracı borcunu mahkemenin belirlediği yere teslim ederek borcundan kurtulabilir. Yargı Mercii, borcun ifa edileceği yer hakimidir (örneğin kira sözleşmesinde aksi kararlaştırılmadıysa, ifa yeri genellikle ev sahibinin ikametgahı veya taşınmazın bulunduğu yerdir). Bu nedenle uygulamada tevdi mahalli tayini talepleri, itilaf konusuTaşınmazın bulunduğu yerSulh Hukuk Mahkemesi’nde yapılır.

Çekişmesiz Yargı İşlemi:Tevdi mahalli tayini, çekişmeli bir alacak davası değildir; aksineHukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m.382Kapsamında sayılanÇekişmesiz yargıIşlerindendir. Yani ortada iki tarafın bir yasal uyuşmazlığının çözümü değil, tek taraflı bir talep (ödeme yerinin belirlenmesi talebi) söz konusudur.

Bu nedenle duruşma yapılmaksızın, dosya üzerinden basit inceleme ile hüküm verilir. Yargı Mercii esas hakkındaki bir uyuşmazlığı çözmediği için yasal aşama,“değişik iş”Olarak adlandırılan özel bir esas numarasıyla kaydedilir.

Kapsam – Hangi Borçlar İçin Uygulanabilir:TBK m.107 hükmü gereğince, sadece konusuBir şeyin teslimi veya paranın ödenmesi olanEdimlerde tevdi mahalli tayini mümkündür. Başka bir deyişle, borcun konusu fiziksel olarak teslim edilebilir nitelikte olmalıdır (para, taşınır mal, belge vb.).Yapma borçlarıVeyaYapmama borçlarıGibi edimler için bu yol uygulanamaz. Örneğin, kiralanan evin boyanması gibi birYapmaBorcunda yargı mercii yoluyla “tevdi” edilecek bir şey yoktur.

Ancak kira bedeli (para) veya evin anahtarı gibi teslim edilebilir şeyler söz konusu ise tevdi mahalli hükmü istenebilir.

Tevdiin Yasal Sonuçları:Mahkemenin belirlediği yere kira bedelinin veya teslim edilmesi gereken şeyin yatırılması, kiracıyı borcunu ifa etmiş sayılmanın yasal sonuçlarından yararlandırır. Yani kiracı, parayı tevdi mahalline yatırdıktan sonra artık ev sahibine ödememekle borçlu duruma düşmez; borcun ferileri (faiz, ceza koşulu gibi yan edimler) dahil borcundan kurtulur.TBK m.109Uyarınca, alacaklı (ev sahibi) parayı kabul etmediği sürece borçlu tevdi ettiği şeyi geri alma hakkına da sahiptir. Kiracı yatırdığı parayı daha sonra geri alırsa, borç sanki hiç ödenmemiş gibiTüm ferileriyle birlikteYeniden doğar. Ancak alacaklı tevdi edilen ödemeyi kabul ederse, artık borç sona ermiş olur.

Tevdi Mahalli Tayini Davasının Koşulları

Tevdi mahalli tayini talebinde bulunabilmek için bazı şartların gerçekleşmiş olması gerekir:

  • Ev sahibinin temerrüde düşmüş olması:Kiracının kira bedelini ödemek istemesine rağmen ev sahibi haklı bir sebep olmaksızın ödemeyi kabul etmiyorsa, ev sahibiAlacaklı temerrüdüHalindedir.

    Örneğin kiracı kirasını banka havalesiyle göndermesine rağmen ev sahibi parayı iade etmiş veyaKabulden kaçınmışsaAlacaklı temerrüdü oluşur.

  • Ödeme yerinin belirsizliği:Kiracının ödemeyi nereye yapacağını bilemediği bir vaziyet olmalıdır. Örneğin ev sahibinin daha önce verdiğiBanka hesabını kapatması, yeni hesap bilgisini bildirmemesi, adresinin değişmesi veya kira bedelini almayı fiilen imkansız hale getirmesi gibi haller belirsizlik olarak değerlendirilir. Bu tür belirsizlik durumlarında da kiracı mahkemeye başvurarak ödeme yerinin tayinini isteyebilir.
  • Kira borcunun vadesinin gelmiş olması:Tevdi mahalli tayini, ödenmesiVadesi gelmişBir kira borcu için söz konusu olabilir. Henüz ödeme günü gelmemiş (muaccel olmamış) bir kira bedeli için mahkemeden tevdi yeri belirlenmesi talep edilemez.Not:Uygulamada genellikle ilgili aya veya döneme ait kira bedelinin ödenme zamanı geldiğinde ve ev sahibi ödemeyi reddettiğinde bu yasal aşama açılır.

Yukarıdaki şartlar gerçekleştiğinde kiracı vakit kaybetmeden Sulh Hukuk Mahkemesi’ne başvurarak tevdi mahalli tayini talebini sunmalıdır.

KiracınınIyi niyetli ödeme çabalarıBulunması ve bunlarınBelgelerle desteklenmesiBaşvurunun başarı şansını artırır. Örneğin ev sahibi kirayı almaktan kaçındıysa, kiracının daha önce yaptığı banka havale girişimleri, iadeli taahhütlü posta ile gönderilen ödeme ihtarları veyaPTT kanalıyla kapıda ödeme denemeleriGibi girişimler mutlaka belge olarak mahkemeye sunulmalıdır. Bu sayede yargı mercii, kiracının gerçekten ödemek istediğini ancak ev sahibinin kabulden kaçındığını net bir şekilde görebilir.

Görevli ve Yetkili Yargı Mercii

Tevdi mahalli tayini taleplerindeGörevli yargı merciiKanunenSulh Hukuk Yargı Makamı’dir. 6100 sayılı HMK’nın 4. Maddesi uyarınca kira ilişkisinden kaynaklanan davalara Sulh Hukuk Yargı Mercileri bakmakla birlikte, ayrıca HMK m.382 gereği çekişmesiz yargı işleri de Sulh Hukuk’ta görüldüğünden bu konuda görev tartışması yoktur.

Yetkili yargı merciiBakımından TBK m.107, tevdi yerini ifa yerindeki hakimin belirleyeceğini vurgulamıştır.

Kira sözleşmesinde özel bir ifa yeri kararlaştırılmamışsa, kira borcunun ödeme yeri kural olarak kiraya verenin (ev sahibinin) yerleşim yeridir. Uygulamada ise bu yer çoğu zamanTaşınmazın bulunduğu yerOlarak kabul edilir. Nitekim pek çok kaynakta tevdi mahalli tayini taleplerinde yetkili mahkemenin, itilaf konusu taşınmazın bulunduğu yer (evin bulunduğu ilçe) Sulh Hukuk Yargı Makamı olduğu belirtilmektedir. Dolayısıyla kiracı, genellikle kiraladığı evin bulunduğu yer Sulh Hukuk Mahkemesi’ne başvurarak bu talebi iletir.

Başvuru mahkemeye birDilekçeIle yapılır ve dosya“Değişik İş”Sırasına kaydedilir.

Tevdi mahalli tayini işi, çekişmesiz yargı kapsamındaBasit yargılama usulüneTabi olduğundan,Duruşma yapılmaz. Yargı Mercii, sunulan dilekçe ve belgeler üzerindenEvrak üzerinde incelemeYaparak hüküm verir. Genellikle hakim, kiracının talebini haklı bulursa kısa sürede bir tevdi mahalli (örneğin bankada hesap veya adli emanet) belirleyerek kararını verir. Bu aşama, diğer kira uyuşmazlıklarına göre oldukça hızlı ilerler.

Yargılama Süreci ve Masraflar

Davanın Süresi:Tevdi mahalli tayini talebi, mahkemelerin iş yüküne göre değişebilmekle birlikte genellikle1 ila 3 ay içindeSonuçlanmaktadır.

Özellikle gerekli belgelerin eksiksiz sunulması ve şartların açıkça oluştuğu durumlarda hakim kararını çok kısa sürede verebilmektedir. Uygulamada yaklaşık90 günIçinde hüküm alındığı görülmekle beraber yargı mercii yoğunluğu bu süreyi etkileyebilir.

Masraflar:Bu tür bir başvuru yaparken, diğer yasal aşama türlerinde olduğu gibi belli harç ve masrafların ödenmesi gerekir. Tevdi mahalli tayini için ödenmesi gereken başlıca kalemler şunlardır:

  • Başvurma harcı:Davayı (değişik iş talebini) açarken yargı mercii veznesine yatırılan harçtır.
  • Gider avansı:Tebligat giderleri ve gerekiyorsa keşif, bilirkişi gibi masraflar için peşin yatırılan avanstır.
  • Tebligat ücreti:Kararın taraflara tebliği için posta masrafları.
  • Vekalet harcı ve pulu:Davayı, vekaletnameye ilişkin harç ve pul bedeli de ödenir. ( söz konusu olmaz.)

Bu masrafların toplamı, kira bedelinin miktarına ve yapılan tebligat sayısına göre değişiklik gösterebilir. 2025 yılı itibariyle tipik bir tevdi mahalli tayini başvurusununToplam masrafı yaklaşık 2.000 – 5.000 TLAralığında olabilmektedir. Ücreti de ekleneceği için toplam tutar biraz daha yüksek olabilir.

Vekalet Ücreti (Yargılama Gideri Olarak):Tevdi mahalli tayini talebi mahkemece kabul edilirse, ilk derece yargı makamı hükmü kiracı lehine sonuçlandığındaKiracı yararına vekalet ücretiTakdir edilir.

Yani kiracının avukatı varsa, Avukatlık Ücret Tarifesi’ne göre belirlenen vekalet ücretini yargı mercii kararıyla ev sahibinden tahsil edebilir. Davanın reddi gibi bir vaziyet oluşursa (örneğin şartlar oluşmamışsa), ev sahibi lehine vekalet ücreti konusunda uygulamada tereddütler vardır. Bazı durumlarda karşı tarafa vekalet ücreti çıkartıldığı görülse de, bu konuda net bir Yargıtay içtihadı henüz bulunmamaktadır.

Arabuluculuk:Dikkat edilmesi gereken bir nokta,Tevdi mahalli tayini davası için arabuluculuğa başvurma zorunluluğunun bulunmamasıdır. 2019 sonrası pek çok kira uyuşmazlığı için yasal aşama açmadan önce arabulucuya gitmek (dava şartı olarak) gerekmekte ise de, tevdi mahalli tayini bir çekişmesiz yargı işi olduğu için bu kapsamdaArabulucuya gitmeden doğrudan yasal aşama açılabilir.

Karara İtiraz ve Yasa Yolu

Sulh Hukuk Mahkemesi’nin tevdi mahalli tayini talebi üzerine verdiği karara karşı, tebligat üzerine taraflarınIstinaf yasa yolunaBaşvurma hakkı vardır. Hüküm, ilgili tarafa tebliğ edildikten sonra2 haftaIçinde bir dilekçeyle bölge adliye mahkemesine (istinaf mahkemesine) başvurarak incelenmesini talep edebilirler.

Dosya, ilgili Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderildikten sonra orada incelenir.Bölge Adliye Mahkemesi’nin vereceği hüküm kesindir; bu karara karşı Yargıtay nezdinde temyiz yolu kapalıdır.

İstinaf yasa yolu, genellikle ev sahibi tarafından kullanılır; zira kiracı lehine tevdi yeri belirlenmesine hüküm verilmişse ev sahibi bu karara itiraz edebilir. Ancak istinaf süreci sonucunda bölge yargı makamı hükmü onarsa, kiracı artık kesinleşen bu kararla belirlenen yere ödemelerini yapmaya devam ederek sorumluluğunu yerine getirmiş olacaktır.

Uygulamada Dikkat Edilecek Hususlar

  • PTT İle Ödeme Girişimi:Eğer ev sahibi kira bedelini kabul etmeyip banka havalesini geri gönderdiyse, mahkemeye başvurmadanÖnce PTT aracılığıyla “kapıda ödeme”Yöntemiyle kira parasını göndermeyi deneyin. Pek çok Sulh Hukuk Yargı Makamı, tevdi mahalli tayini talebini incelemeden önce kiracının böyle bir girişimde bulunmuş olmasını beklemektedir. Bu yöntem, postacı aracılığıyla paranın ev sahibine elden teklif edilmesi demektir; ev sahibi almazsa bu da ispat belgesi olarak kullanılabilir.
  • Anahtar Teslimi Sorunu:Kiracı evden çıktığı halde ev sahibi evi teslim almaktan (anahtarı teslim almaktan) kaçınıyorsa, kiracı yine tevdi mahalli tayini yoluna başvurabilir.

    Bu durumda yargı mercii, evin anahtarlarının teslim edileceği resmi bir yer (örneğin adli emanet) belirleyebilir. Kiracı anahtarları bu suretle teslim ederek sorumluluğunu yerine getirmiş olur ve ev sahibi anahtarı almaktan imtina ettiği süre için ek kira bedeli talep edemez. Böylece kiracının sözleşme sona erdiği halde evi teslim edememesinden kaynaklanabilecek zararlar engellenir.

  • Ödeme Girişimlerinin Belgelenmesi:Mahkemeye başvuru aşamasında, kiracının gerçekten ödeme yapmaya çalıştığını gösterir tümBelgeleri dosyaya koymak önemlidir. Banka dekontları (ev sahibinin iade ettiği), iadeli taahhütlü posta makbuzları, PTT ödeme belgeleri gibi evraklar sunulduğunda yargı mercii kiracının iyi niyetini açıkça görecektir.

    Bu belgeler, kiracının kusurunun olmadığını ve alacaklının temerrüde düştüğünü ispat açısından güçlü delillerdir.

Sonuç

Ev sahibinin kira bedelini almaktan kaçınması hâlinde,Tevdi mahalli tayini davasıKiracının borcunu zamanında ifa edebilmesi ve haksız yere temerrüde düşürülmemesi için kritik bir yasal yoldur. Mahkemenin belirlediği ödeme yeri aracılığıyla kiracı, kira borcunu usulünce yerine getirip sorumluluktan kurtulabilir. Bu aşama, diğer kira davalarına kıyasla daha hızlı ve basit olsa da usul kurallarına uygun şekilde yürütülmesi gerekir. Özellikle başvuru şartlarının doğru değerlendirilmesi, gereken belgelerin eksiksiz sunulması ve yargı mercii kararının öngördüğü şekilde ödeme yapılması büyük önem taşır.

Kiracının hak kaybına uğramaması için yukarıda belirtilen adımları dikkatle takip etmesi tavsiye edilir.

Sürecin yasal teknik detaylar içermesi nedeniyle gerektiğindeUzman bir avukattan yasal destekAlmak, olası hataların ve hak kayıplarının önüne geçecektir. Unutulmamalıdır ki, doğru adımlar atıldığında tevdi mahalli tayini hükmü sayesinde kiracı, borcunu ifa etmiş sayılacak ve ev sahibinin ödeme kabul etmemesinden kaynaklanan tüm risklerden kurtulacaktır.

Tevdi Mahalli Tayini (Ödeme Yeri Belirlenmesi) Davası Hakkında 20 Soru ve Cevap

Tevdi Mahalli Tayini (Ödeme Yeri Belirlenmesi) Ne Demektir?

“Tevdi” kelimesi sözlükteBir şeyi teslim etme, bir yere bırakmaAnlamına gelir.Tevdi mahalli tayiniIseÖdeme yerinin belirlenmesiDemektir. Borçlu tarafından ifa edilmek istenen bir borcun, alacaklının kabul etmemesi veya ödeme yerinin belirsiz olması hâlinde, yargı mercii kararıyla paranın yatırılacağı yerin belirlenmesi anlamına gelir. Uygulamada en sık kira ilişkilerinde karşımıza çıkar: Örneğin kiracı, kirasını ödemek ister ancak ev sahibi kirayı almaktan kaçınırsa, mahkemeden birTevdi yeri(ödeme yapılacak yer) tayini istenebilir.

Bu terim, borcun ifa edilebilmesi için güvenli bir üçüncü taraf veya hesap belirlenmesini ifade eder.

Tevdi Mahalli Tayini Davası Nedir?

Tevdi mahalli tayini davası, alacaklının ödemeyi kabul etmediği veya ödeme yerinin bilinmediği durumlarda, borçlunun borcunu ifa etmek için mahkemeden yardım talep ettiği yasal yoldur. Bu yasal aşama sayesinde yargı mercii, borcun ödeneceği yeri (genellikle bir devlet bankasında açılacak hesap veya emanet) belirler.Türk Borçlar Kanunu (TBK) m.107’de düzenlenenAlacaklının temerrüdüHâlinde borcun mahkemece belirlenen yere tevdi edilerek ifa edilmiş sayılması, bu davanın temel yasal dayanağıdır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m.382Uyarınca tevdi mahalli tayini, çekişmesiz yargı işleri kapsamında olup genellikleSulh Hukuk Yargı Makamı’nin kararıyla, duruşma yapılmaksızın dosya üzerinden sonuçlandırılır. Kısaca, tevdi mahalli tayini davası borçluyu koruyan ve alacaklı tarafın haksız ödeme kabul etmeme tutumunu hukuken bertaraf eden özel bir yasal aşama türüdür.

Hangi Durumlarda Tevdi Mahalli Tayini Davası Açılabilir?

Tevdi mahalli tayini davası, özellikleAlacaklının temerrüde düşmesiOlarak nitelendirilen durumlarda açılır. En yaygın örnek,Kiracının kira bedelini ödemek istediği halde ev sahibinin ödemeyi kabul etmemesiVeya ödeme imkanını kasten engellemesidir.

Örneğin bazı ev sahipleri, kiracıyı sözleşmeye aykırı şekilde tahliye ettirmek amacıyla kirayı almaktan kaçınarak kiracıyı temerrüde düşürmeye çalışabilir. Böyle bir durumda kiracı, borcunu ifa etmek için tevdi mahalli tayini davası açarak mahkemenin belirleyeceği yere kira bedelini yatırabilir ve sorumluluktan kurtulabilir. Bunun yanı sıraÖdeme yerinin belirsizliğiDe bu davayı gerektiren bir durumdur: Eğer alacaklının banka hesabı kapanmışsa, yeni bir hesap bilgisi verilmiyorsa veya alacaklıya ulaşılamıyorsa borçlu güvenli tarafta olmak için tevdi mahalli belirlenmesini talep edebilir. Hatta kiralanan bir taşınmazı tahliye eden kiracı,Ev sahibinin anahtarı teslim almayı reddetmesiHâlinde bile tevdi mahalli tayini yoluna başvurarak anahtarları notere veya mahkemenin belirttiği yere teslim edebilir.

Kısaca,Borcun zamanında ödenmesine engel alacaklı kaynaklı her durumdaBu yasal aşama gündeme gelebilir.

Tevdi Mahalli Tayini Davasının Koşulları Nelerdir?

Tevdi mahalli tayini talebinin mahkemece kabul edilmesi için belirli şartların varlığı gerekir:

  1. Alacaklının Temerrüdü:Alacaklı haklı bir sebep olmadan borcun ifasını kabul etmiyor veya ifa için gerekli hazırlıkları yapmıyorsaAlacaklının temerrüdüDurumu oluşur. Örneğin ev sahibinin, kiracının ödediği kira bedelini iade etmesi ya da hiçbir geçerli sebep olmaksızın kirayı almaktan kaçınması alacaklıyı temerrüde düşürür (TBK m.107).
  2. Borcun Muaccel (Ödenebilir) Hale Gelmiş Olması:Tevdi mahalli tayini için öncelikle borcun vadesi gelmiş olmalıdır. Henüz ödeme zamanı gelmemiş bir borç için mahkemenin tevdi yeri belirlemesi talep edilemez. Örneğin kira ödemesinin ay sonunda yapılacağı kararlaştırılmışsa, ay dolmadan yasal aşama açılamaz.
  3. Ödeme Yerinin Belirsiz veya İfasının İmkansız Olması:Alacaklının adresi, banka hesabı gibi ödeme bilgileri bilinmiyor veya ortadan kalkmışsa (örneğin kira evi yeni birine satılmış ve yeni malike ulaşılamıyorsa) borçlu ne yapacağını bilemez durumda kalır.

    Bu belirsizlik de tevdi mahalli tayini şartlarındandır. Hatta TBK m.111, borcun kime ödeneceğinin belirsiz olduğu ya da alacaklıdan kaynaklanan kişisel sebeplerle borcun ifa edilemediği hallerde de borçluya tevdi hakkı tanır.

  4. Borçlunun İfası İçin Hazır Olması:Borçlu taraf, borcunu ifa etmeye gerçek anlamda istekli ve hazır olmalıdır. Yani kira ödemesini gerçekten yapabilecek durumda olmalı ve bunu kanıtlayabilmelidir. Örneğin kiracı, kira tutarını ödemek üzere bankaya götürmüş ancak ev sahibi parayı geri iade etmişse bu, kiracının ödeme niyetini gösterir bir kanıttır.
    Bu şartlar sağlandığında yargı mercii,Borcun ifa edileceği yeriBelirleyerek borçlunun sorumluluktan kurtulmasını sağlar.

    Borçlunun, alacaklıyı temerrüde düşüren durumu belgelendirmesi önemlidir (banka dekontları, iadeli posta, noter ihtarı vb. Deliller). Aksi takdirde yargı mercii, ödeme yerinin belirlenmesi talebini reddedebilir.

Tevdi Mahalli Tayini Davasını Kim, Kime Karşı Açar?

Bu davadaDavacıKonumunda borcunu ifa etmek isteyenBorçluTaraf bulunur. Örneğin kira ilişkisinde kiracıyı davacı olarak görürüz.DavalıIse alacağı kabul etmekten kaçınanAlacaklıTaraftır, kira ilişkisinde bu genellikleKiraya veren (ev sahibi)Olacaktır.

Kısaca, tevdi mahalli tayini davasıKiracı tarafından ev sahibine karşıAçılır. Taraflar, mevcut kira sözleşmesinin taraflarıdır. Davanın amacı bir çekişme çözmek değil, ödeme yerini belirlemek olduğundan, davalı konumundaki alacaklının fiilen davaya katılması çoğu zaman gerekmez; yargı mercii talep edenin sunduğu durumu değerlendirip hüküm verir. Ancak yine de hukuken, alacaklı taraf davalı olarak gösterilir ve hüküm ona da tebliğ edilir.

Bu sayede alacaklı, mahkemece belirlenen yere yatırılan parayı sonradan çekebilir veya teslim edilecek şeyi oradan alabilir.

Tevdi Mahalli Tayini Davasında Görevli Yargı Mercii Hangisidir?

Tevdi mahalli tayini davası,6100 sayılı HMK m.382Kapsamında Borçlar Hukukundan doğan çekişmesiz yargı işlerinden sayılır. Çekişmesiz yargı niteliğinde olduğu için bu tür işlerdeGörevli yargı mercii Sulh Hukuk Yargı Makamı’dir. Özellikle kira bedelinin ödenmesiyle ilgili tevdi taleplerinde yasa, sulh hukuk mahkemelerini görevli kılmıştır. NitekimHMK m.4Uyarınca da kira ilişkisinden doğan tüm uyuşmazlıklar ve bu kapsamdaki talepler sulh hukuk mahkemesinin görev alanındadır.

Dolayısıyla tevdi mahalli tayini için yasal aşama dilekçesi, borcun konusuna göre sulh hukuk mahkemesine hitaben yazılmalı ve orada açılmalıdır. Görev yönü kamu düzenine ilişkin olduğundan, yanlış mahkemede açılması hâlinde yasal aşama usulden reddedilebilir veya dosya görevsizlikle ilgili mahkemeye gönderilebilir.

Tevdi Mahalli Tayini Davasında Yetkili Yargı Mercii Neresidir?

Yetki, davanın hangi yer mahkemesinde görüleceğini belirler.HMK m.384’e göre kural olarak çekişmesiz yargı işlerindeki yetki, talepte bulunan kişinin veya ilgililerden birinin yerleşim yeri mahkemesindedir (aksine bir özel yetki kuralı bulunmadıkça). Bu demek oluyor ki, tevdi mahalli tayini talebini borçlu kendi ikametgahının bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesinde yapabilir. Bununla birlikte uygulamada genellikle alacaklı ile yasal ilişkiye konu yer yargı makamı tercih edilmektedir.

Özellikle kira ödemesi söz konusuysa, kiralanan taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde yasal aşama açıldığı sıkça görülür. Örneğin kiralanan ev ’da ise, kiracı ’da ikamet ediyor olsa bile Sulh Hukuk Mahkemesi’ne tevdi mahalli tayini için başvurabilir. Kanunen borcun ifa yeri de yetki konusunda önem taşır: TBK m.107 hükmü “ifa yerindeki hâkim” ifadesini kullanır, yani normalde borcun ifa edilmesi gereken yer (kira sözleşmesinde kararlaştırılan ödeme yeri veya kiraya verenin adresi) yetkili kabul edilebilir. Sonuç olarak,Yetki konusunda esneklik vardır; borçlu kendi yerinde ya da alacaklının/işin ilişkili olduğu yerde yasal aşama açabilir.

Tereddüt halinde, davanın hızlı sonuçlanması ve olası yetki itirazlarından kaçınmak içinAlacaklının (kiraya verenin) yerleşim yeri mahkemesindeAçılması tercih edilebilir.

Tevdi Mahalli Tayini Davası Açmadan Önce Arabuluculuk Mecburi mu?

Hayır,Tevdi mahalli tayini talebi için arabuluculuğa başvurmak mecburi değildir.Bu yasal aşama bir alacak tahsil davası olmadığı gibi, çekişmesiz yargı niteliğinde bir iş olduğu için kanunen arabuluculuk şartına tabi tutulmamıştır. Özellikle 01.09.2023 tarihinden itibaren kira ilişkilerinden doğan bazıTahliye davalarıVe alacak davaları için arabuluculuk yasal aşama şartı hale gelmiş olsa da, tevdi mahalli tayini bu kapsama girmemektedir. Çünkü burada borçlu, alacaklıdan bir talepte bulunmaz; sadece ödeme yapmak için mahkemenin müdahalesini istemektedir. Dolayısıyla ortada klasik anlamda bir itilaf veya çekişme bulunmadığından, yasal aşama açılmadan önce arabulucuya gitmeye gerek yoktur.

Uygulamada kiracı, doğrudan sulh hukuk mahkemesine başvurarak bu talebi iletebilir.Not:Eğer ortada kira bedeli konusunda bir anlaşmazlık varsa (örn. Zam oranı gibi), bu durumda farklı bir yol olankira tespit davasıveya diğer yasal aşamalar devreye girebilir; ancak bunlar tevdi mahalli tayini davasından ayrı konulardır.

Tevdi Mahalli Tayini Davası Nasıl Açılır? (Başvuru Süreci)

Tevdi mahalli tayini davası açmak için öncelikle birDava/istek dilekçesiHazırlanır ve görevli yetkili Sulh Hukuk Mahkemesi’ne verilir. Dilekçede, borcun aslı (örneğin kira sözleşmesi detayları), borcun ödenmek istendiği halde neden ödenemediği açıkça anlatılır. Kiracı ise kiralayanın kirayı kabul etmediği, banka hesap bilgisini vermediği veya ödemenin iade edildiği somut olarak belirtilmelidir.

Başvuruda, varsa ilgili belgeler eklenir: kira sözleşmesi, ödeme yapılmaya çalışıldığını gösteren banka dekontları, ev sahibinin iade ettiği paraya dair dekont veya ev sahibinin iletişime geçilmesine rağmen bilgi vermediğini gösterir yazışmalar, noter ihtarları vs.Sulh Hukuk Yargı Makamı, bu tür talepleri basit yargılama usulüyle ve çoğunlukla duruşma yapmaksızın dosya üzerinden inceleyerek karara bağlar.Yargı Mercii, dilekçeyi ve eklerini inceleyip şartların oluştuğunu görürse, borcun yatırılacağı yeri belirten bir hüküm verir. Bu süreçte genellikle“Değişik İş”Numarasıyla işlem yapılır (aşağıda açıklanmıştır). Yasal Aşama açılırken mahkemeye yatırılması gereken harç ve masraflar ödenir, dilekçe havale ettirilir. Ardından hüküm beklenir; çoğu zaman hâkim karşı tarafı (alacaklıyı) dinlemeden, dosya üzerinden talep hakkında hüküm verir.

Başvuru sürecinin hızlı ve doğru işlemesi için dilekçenin eksiksiz hazırlanması ve delillerin sunulması önemlidir. Bazı durumlarda yargı mercii, talebi değerlendirmeden önce eksik gördüğü noktalar olursaTensip zaptıIle ek bilgi veya belge isteyebilir. Ancak genellikle aşama, diğer çekişmeli davalara kıyasla daha az prosedürle tamamlanır.

Tevdi Mahalli Tayini Davası Ne Kadar Sürer?

Bu tür başvurular, çekişmesiz yargı kapsamında olduğu için genellikleOldukça hızlı sonuçlanır.Mahkemelerin iş yüküne göre değişebilmekle birlikte, uygulamada1 ila 3 ayArasında bir sürede hüküm verildiği görülmektedir. Bazı durumlarda, gerekli tebligatlar ve incelemeler kısa sürede yapılarakBir ay içindeBile sonuç alınabilir.

Özellikle kiracının acil olarak ödeme yapması gereken durumlarda (örneğin bir sonraki kira dönemine girilmeden) mahkemeler dosya üzerinden hızlı hüküm vermektedir. Ancak kesin bir süre vermek doğru olmaz; yargı çevresindeki yoğunluk, hakimin inceleme süresi gibi etkenler süreyi uzatabilir.Bölge Adliye Mahkemesi’ne (istinaf) götürülmesi halindeAşama uzayacaktır (istinaf süreci birkaç ay hatta bir yılı bulabilir). Fakat çoğu tevdi mahalli tayini hükmü, taraflarca kabul edilip istinaf edilmediğinden ilk derece mahkemesinin hüküm vermesiyle birlikte fiilen iş bitmiş olur. Özetle, çekişmeli bir vaziyet olmadığı içinTevdi mahalli tayini davaları, diğer yasal aşama türlerine kıyasla en kısa sürede neticelenen işlerdendir.

Tevdi Mahalli Tayini Davası Masrafları (Harç ve Giderler) Ne Kadardır?

Tevdi mahalli tayini talebinde, yasal aşama açılırken bazı yasal masrafların ödenmesi gerekmektedir.

ÖncelikleBaşvuru harcıYatırılır (Sulh hukuk yargı makamı dilekçe harcı, 2025 yılı itibarıyla yaklaşık yüz TL civarındadır). AyrıcaGider avansıAdı altında tebligat ve işlem masrafları yargı mercii veznesine yatırılır (bu avans, mahkemenin karşı tarafa tebligat yapması ve gerekirse diğer işlemler için kullanılır; genellikle birkaç yüz TL tutarındadır). Eğer başvuru bir,Vekalet harcıVeVekalet puluGibi küçük tutarlı masraflar da eklenir. Son olarak, talep kabul edildiğinde kararın uygulanabilmesi için kararda belirtilen yere paranın yatırılması gerekir ki bu zaten borcun kendisidir (örneğin kira bedelinin kendisi).

Özetle,Yargılama masrafı olarak birkaç yüz TL civarında bir maliyetSöz konusudur. Bu masraflar davanın sonunda genellikle haksız olan tarafa (yani alacaklıya) yükletilir. Kiracı davayı haklı sebeple açtığından, ödediği harç ve gider avansı yargılama sonunda ev sahibinden tahsil edilmek üzere hüküm altına alınabilir.Not:Tevdi mahalli tayini davası, alacak miktarına göre nispi harca tabi değildir, genellikle maktu harç ödenir. Bu da yüksek meblağlı borçlar için bile yasal aşama masrafının cüzi kalmasını sağlar.

Tevdi Mahalli Tayini Davasında Olur?

Tevdi mahalli tayini davasını bir, yargılama sonundaVekalet ücretiKonusunda da hüküm verilir.

Eğer yargı mercii talebi haklı bulup tevdi mahalli belirlerse, hükmünde davacı lehine (yani borcunu ödemek isteyen tarafa)Avukatlık vekalet ücretiDe hükmedilir. Bu, kaybeden taraf olan alacaklının (örneğin ev sahibinin), avukatla temsil edilen kiracının yargılama gideri olarak belli bir tutarı ödemesi demektir. Vekalet ücreti, her yıl yayınlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre belirlenen maktu bir tutardır (davanın türüne göre değişmekle birlikte sulh hukuk’taki çekişmesiz işlerde genellikle birkaç bin TL civarında olabilir). Böylece kiracı, haklı davası nedeniyle katlandığı alabilecektir.
Peki ya yasal aşama reddedilirse?

Uygulamada doğru koşullarda açılmış tevdi davaları genelde kabul edilmekle birlikte, eğer kiracının talebi haksız bulunur ve reddedilirse, yargı mercii davalı alacaklı lehine vekalet ücreti takdir edebilir. Bu durumda kiracı, ev sahibinin avukatına tarifeye göre bir ücreti ödemek zorunda kalabilir. Ancak belirtmek gerekir ki, tevdi mahalli tayini taleplerinde reddedilme genellikleŞartların oluşmamasındanKaynaklanır (mesela kiracının aslında hiç ödeme girişiminde bulunmaması gibi). Doğru şekilde hareket eden bir borçlu için red ve karşı vekalet ücreti riski oldukça düşüktür.

Yine de, bu ihtimal nedeniyleYasal aşama açmadan önce şartların tam oluştuğundan emin olmak ve mümkünse uzman bir avukata danışmakYerinde olacaktır.

Tevdi Mahalli Tayini Davası “Değişik İş” Olarak mı Açılır?

Evet. Tevdi mahalli tayini, niteliği gereği bir “dava” değil, birÇekişmesiz yargı talebiOlduğundan mahkemelerde“Değişik İş” (D. İş)Numarası ile görülür. Uygulamada bir dilekçe ile sulh hukuk mahkemesinden ödeme yeri belirlenmesi talep edildiğinde, dosya esas kaydına “Talep Eden: …” şeklinde kaydedilir ve klasik davalardaki gibi bir esas numarası yerine Değişik İş numarası verilir.

Bu teknik ayrım, hakimin bu talebi incelerkenIşin esasına (borcun miktar ve haklılığına) girmeden, yalnızca ödeme yeri belirleme konusunda bir hüküm vereceği anlamına gelir.Değişik iş dosyalarında duruşma açılması gerekmez; hakim, talep ve belgeler üzerinden değerlendirip bir hüküm (tevdi mahalli tayini hükmü) oluşturur. Bu hüküm da taraflara tebliğ edilir. Özetle, evet, bu başvuru mahkemede “tevdi mahalli tayini talebi (Değişik İş)” şeklinde işlem görür. Dilekçe hazırlanırken de başlık kısmında “Tevdi Mahalli Tayini Talebi” yazılması ve hitap kısmında ilgili sulh hukuk mahkemesinin belirtilmesi uygundur.

Yargı Mercii Tevdi Mahalli Tayini Hükmü Verirse Kira Bedeli Nasıl Ödenir?

Yargı Mercii, tevdi mahalli tayini talebini kabul ederse hükmündeBorcun yatırılacağı yeriAçıkça belirtir.

Uygulamada genellikleBir devlet bankasında (örn. Ziraat Bankası) alacaklı adına özel bir tevdi hesabı açılmasıYönünde hüküm verilir. Kararda, “Davalı adına … Bankası … şubesinde hesap açılarak kira bedellerinin bu hesaba yatırılmasına, yatırılan tutarın alacaklı tarafından çekilebileceğine” benzer bir ifade bulunur. Hüküm kesinleşmese bile (istinaf yoluna başvurulsa dahi) borçlu hükmü yerine getirebilir, yani belirtilen yere parayı yatırabilir.Borçlu, hüküm gereğince belirlenen tevdi mahalline ödemeyi yaptığı anda borcunu ifa etmiş sayılır.Bu, TBK m.107 hükmünün sağladığı bir imkandır: Hasar ve masraflar alacaklıya ait olmak üzere borcun tevdi edilmesiyle, borçlu edimini ifa etmiş kabul edilir.

Kiracı açısından bu, kira borcunun zamanında ödenmiş sayılması demektir. Yargı Mercii hükmünde genellikle “tevdi mahalline yatırılan bedeller, davalı alacaklı tarafından çekilebilir” de denir; böylece ev sahibi, sonunda parayı almak isterse mahkemenin belirlediği yere başvurarak parasını alabilir. Eğer konu para değil de eşya ise (örneğin anahtar teslimi gibi), hakim teslimin nerede ve nasıl yapılacağını belirtir veya borçluya o eşyayı notere teslim etme imkanı tanır. Özetle,Tevdi mahalli tayini hükmü çıktıktan sonra borçluya düşen, kararda belirtilen yere derhal borcunu yatırmak/tediye etmektir.Bu şekilde hem borcundan kurtulur hem de ileride alacaklının iddialarına karşı güçlü bir ispat belgesine sahip olur (bankadan aldığı dekont veya yargı mercii emaneti makbuzu gibi).

Tevdi Mahalli Tayini Kararına İtiraz (İstinaf) Nasıl Yapılır?

Sulh Hukuk Mahkemesi’nin tevdi mahalli tayini konusunda verdiği karara karşı,Istinaf yasa yoluna başvurmak mümkündür.Bu anlamda “itiraz” kelimesini, hüküm düzeltme değilBölge Adliye Mahkemesi’ne (BAM) başvuruOlarak anlamalıyız.

Hüküm, taraflara tebliğ edildikten sonra2 haftaIçinde istinaf dilekçesi verilebilir. Örneğin ev sahibi, mahkemenin ödeme yeri belirlemesine itiraz etmek isterse, kararın kendisine tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ilgili bölge adliye mahkemesine başvurur. İstinaf merci, dosyayı inceleyerek ilk derece mahkemesinin kararının yerinde olup olmadığını denetler. Çekişmesiz yargı işleri için istinaf süreci genellikle evrak üzerinden yapılır; duruşma açılması istisnaidir.

BAM, ilk hükmü hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunu esastan reddeder ve sulh hukuk mahkemesinin hükmü kesinleşmiş olur. Eğer hatalı bulursa hükmü kaldırıp yeni bir hüküm verebilir veya düzeltilmek üzere dosyayı geri gönderebilir.Uygulamada, tevdi mahalli tayini kararları çoğunlukla basit ve kanuna uygun kararlardır, bu nedenle istinaf yargı mercileri genelde ilk hükmü onamaktadır.Yine de yasa yolu açıktır. Kararın istinafa götürülmesi, borcun tevdi edilmesine engel değildir; borçlu, olası bir gecikmeyi önlemek için hükmü beklemeden de tevdi işlemini yapabilir. Unutulmamalıdır ki, tevdi mahalli tayini hükmü verildiğinde borçlunun menfaatinedir ve alacaklının olası kötü niyetini bertaraf eder.

Bu yüzden alacaklı taraf genellikle istinafa başvurmaz, başvursa bile aşama sonunda borçlu aleyhine bir vaziyet doğmaz (en kötü ihtimalle tevdi talebinin şartlarının oluşmadığına hüküm verilirse, borçlu ödemeyi doğrudan alacaklıya yapmakla yükümlü kalır).

Tevdi Mahalli Tayini Davasının Yasal Dayanağı Nedir?

Bu yasal kurumun temel dayanağı6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 107. Maddesidir.TBK m.107 şöyle der:“Alacaklının temerrüde düşmesi hâlinde borçlu, hasar ve giderleri alacaklıya ait olmak üzere, teslim edeceği şeyi tevdi ederek borcundan kurtulabilir. Tevdi yerini, ifa yerindeki hâkim belirler…”Görüldüğü üzere yasa, alacaklı temerrüdü halinde borçluya yargı mercii aracılığıyla bir yere ödeme yapıp borcundan kurtulma imkanı tanımıştır. İşte tevdi mahalli tayini davası, bu yasa hükmünün uygulanmasını sağlar.

Ayrıca yine TBK m.106-108 arasında alacaklının temerrüdü ve sonuçları düzenlenmiştir. Örneğin TBK m.108, tevdi edilen malın uygun şekilde saklanmasını ve alacaklı almaya hazır olunca teslimini öngörür. Bunlar, yasal alt yapının parçasıdır. Usul hukuku yönünden ise6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)Devreye girer.

HMK m.382/d bendinde, Borçlar Kanunu’ndaki alacaklının temerrüdü halleriyle ilgili işlerin çekişmesiz yargı işi olduğu belirtilmiştir. Devamındaki HMK m.383-386’da çekişmesiz yargı usulü genel hatlarıyla açıklanır. Özetle, tevdi mahalli tayini davası TBK m.107’deki maddi hukuk kuralına dayanır ve HMK m.382 vd. Uyarınca sulh mahkemelerince basit usulde görülür.

Bu yasal dayanaklar, borçlunun korunmasını amaçlayan ve iyi niyetli borçluya yasal güvence sağlayan düzenlemelerdir.

Alacaklının Temerrüdü Nedir ve Tevdi Mahalli Tayini ile İlişkisi Nedir?

Alacaklının temerrüdü, borçlunun ifa teklifine rağmen alacaklının edimi kabul etmemesi veya ifa için gereken işbirliğini yapmaması halidir. Bir başka deyişle, alacaklı taraf kendi üzerine düşeni yapmadığı için borçlu borcunu ödeyemez duruma gelirse, alacaklı temerrüde düşmüş olur. Örneğin ev sahibi kiracının ödediği kirayı sebepsiz yere geri göndermekte veya kira bedelini almayı reddetmektedir – bu durumda ev sahibiAlacaklının temerrüdüHalindedir. Alacaklının temerrüdü, borçluya bazı yasal imkanlar sağlar: Borçlu, alacaklının bu tutumu nedeniyle kendi yükümlülüğünü yerine getiremediğinden, yasa borçluyaTevdi hakkıTanımıştır.

İşte tevdi mahalli tayini, alacaklının temerrüdünün sonucunda başvurulan bir yoldur. TBK m.107 alacaklı temerrüdü halinde borcun tevdi ile ifa edilebileceğini hükme bağlamıştır.Alacaklının temerrüdüHâlinde borçlu, yargı mercii aracılığıyla borcunu teslim edeceği yeri belirlettirip edimini oraya tevdi ederek sorumluluktan kurtulur. Bu ilişkinin tersi de önemlidir: Eğer alacaklı temerrüdü yoksa (yani alacaklı ödemeyi kabule hazır ama borçlu ödeme yapmıyorsa), borçlunun tevdi imkanından faydalanması mümkün değildir. O halde,Tevdi mahalli tayini davasının açılabilmesi için alacaklının temerrüdü koşulu mutlaka gerçekleşmiş olmalıdır.Özetle, alacaklının temerrüdü bu davanın tetikleyici unsurudur ve yasal aşama sonucunda alınan tevdi hükmü, alacaklının temerrüde düşmüş olması nedeniyle hüküm ifade eder.

Ev Sahibi Kirayı Almıyorsa Kiracı Ne Yapmalı?

Görsel: Ev sahibinin kirayı kabul etmemesi hâlinde kiracının yasal çözüm arayışını temsil eden bir görsel.
Eğer ev sahibi (kiraya veren) kira ödemesini almaktan kaçınıyorsa, kiracının yapması gereken ilk şeyPasif kalmamak ve durumu belgelemektir.Öncelikle kiracı, kira bedelini ödemek için iyi niyetle girişimde bulunmalıdır.

Örneğin kira bedelini sözleşmede belirtilen hesaba yatırmaya çalışıp ev sahibinin iade etmesi hâlinde banka dekontlarını saklamalıdır. Eğer ev sahibi hesap bilgisini değiştirdiyse ve yenisini vermiyorsa, kiracıNoter aracılığıyla ihtar çekerekÖdeme yapma isteğini ve karşı tarafın hesap bilgisini talep ettiğini belgeleyebilir. Bu gibi hazırlık adımları, kiracının ileride kendini hukuken savunmasını kolaylaştıracaktır.
Ancak ev sahibi ısrarla kirayı almamaya devam ediyorsa, kiracının en etkili çözümüTevdi mahalli tayini davası açmakOlacaktır. Sulh hukuk mahkemesine yapılacak başvuru ile kiracı, kira borcunu yatıracağı bir hesap veya yer belirlenmesini talep edebilir.

Yargı Mercii kararıyla belirlenen yere kirasını yatıran kiracı, artık sözleşmeden doğan ödeme yükümlülüğünü ifa etmiş sayılır ve ev sahibi kirayı almayı reddetti diye kiracıyı sorumlu tutamaz. Bu sayede kiracı, “ödemedi” ithamından kurtulur ve ev sahibinin kira bedelini almamasından kaynaklanan olumsuzlukların önüne geçer.
Önemli nokta:Kiracı kesinlikle “nasılsa ev sahibi almıyor” diyerek ödeme yapmamazlık etmemelidir. Eğer kiracı hiçbir şey yapmaz ve kira borcunu ödenmemiş bırakırsa, ev sahibi daha sonra kiracıyı borcunu ödemediği gerekçesiyletahliye davasıile evden çıkarabilir. Bu nedenle ev sahibinin kirayı almaması halinde kiracı, mümkün olan en kısa sürede hukukî yollara başvurup borcunu ödeme girişimini yapmalıdır.

Noter ihtarı, posta yolu ile ödeme girişimi (PTT aracılığıyla konutta ödeme gibi) ve nihayetinde mahkemeden tevdi yeri belirlenmesi talebi, kiracının haklarını koruyacak adımlardır. Bu süreçte yapılan tüm yazışmaları, dekontları ve yargı mercii kararını saklamak, ileride doğabilecek itilaflarda kiracının elini güçlendirecektir.

Ev Sahibi Kirayı Almayarak Kiracıyı Tahliye Edebilir mi?

Bazı kötü niyetli ev sahipleri, kiracıyı çıkarmak için kirayı almama yoluna başvurabiliyor. Bu durumda akla gelen soru, “Ev sahibi bilerek kirayı almazsa, kiracı sanki ödememiş gibi temerrüde düşer mi ve tahliye edilebilir mi?” şeklindedir. Hukuken,Ev sahibinin kirayı almaması tek başına kiracıyı haklı bir tahliye sebebiyle evden çıkarmaya yetmez.Ancak burada kiracının tutumu belirleyicidir: Eğer kiracı hiçbir önlem almaz, ödemeyi yapmaya çalıştığını kanıtlamaz ve tevdi mahalli tayini gibi yasal yollara başvurmazsa, ev sahibi kiracıyıSözleşmeye aykırı olarak kira ödememekleSuçlayıp tahliye davası açabilir.

Yargı Mercii, kiracının ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini tespit ederse kiracı temerrüt nedeniyle tahliye riskiyle karşılaşabilir.
Öte yandan, kiracı hakkını kullanıp ödeme teklifinde bulunur ve son çare olarak mahkemeden tevdi mahalli tayini hükmü aldırırsa,Ev sahibinin planı boşa çıkacaktır.Çünkü kiracı kira borcunu hukuken geçerli bir şekilde ifa etmiş olduğundan temerrüde düşmüş sayılmaz. Bu durumda ev sahibinin “kira ödenmedi” iddiası dayanaksız kalır ve tahliye davası açsa bile başarıya ulaşamaz. Nitekim Yargıtay kararları da, anahtar teslimi veya kira ödemesi gibi konularda “kabul etmeyen tarafa rağmen borcun tevdi edilmesi halinde kiracının sorumluluğunun kalkacağı” yönündedir. Örneğin bir Yargıtay hükmünde,“Anahtar teslim edilmediği sürece kiracının kullanımı devam eder; yasal anahtar teslimi bizzat anahtarı vermek veya tevdi mahalli tayini suretiyle yapılır.”Denilerek, tevdi yolunun kiracıyı sorumluluktan kurtaracağı vurgulanmıştır.
Sonuç olarak, ev sahibi kirayı almamak suretiyle kiracıyı doğrudan tahliye edemez.

Kiracının yapması gereken, proaktif davranarak bu tuzağa düşmemektir. Kiracı, alacaklı konumundaki ev sahibiniAlacaklının temerrüdüDurumuna düşürüp borcunu ifa etmeli ki, kendisiKiracının temerrüdüDurumuna düşmesin. Bu nedenle, ev sahibinin kira almama taktiği karşısında kiracının en etkili kalkanı, yukarıda değinilen tevdi mahalli tayini prosedürünü işletmek olacaktır.

Tevdi Mahalli Tayini Yasal Aşama Dilekçesi Örneği Nasıl Yazılır?

Tevdi mahalli tayini talebi için yazılacak dilekçe, diğer yasal aşama dilekçelerine benzer biçimde düzenlenir ancak bazı özel hususlar içerir.Dilekçenin başlığı, görevli mahkemeye hitaben olmalıdır (örneğin: “… Sulh Hukuk Mahkemesi’ne”). Ardından“Talep Eden (Davacı)”Ve“Karşı Taraf (Davalı)”Bilgileri yazılır.

Konu kısmına “Tevdi Mahalli Tayini Talebi” şeklinde özet yazılır.Açıklamalar bölümünde, olay kronolojik ve net bir şekilde anlatılmalıdır: Kiracı ile ev sahibi arasında … günlü bir kira sözleşmesi olduğu, kiracının sözleşme gereği kira bedelini şu şekilde ödemeye çalıştığı, ancak ev sahibinin ödemeyi kabul etmediği veya hesap bildirmediği belirtilir. Somut olay neyse detaylandırılır (örn: “… günlü kira bedeli, davalıya ait banka hesabına yatırılmış, ancak davalı ertesi gün bedeli iade etmiştir” gibi). Bu durumunAlacaklının temerrüdüOluşturduğu vurgulanır veTBK m.107’ye atıf yapılarak borçlunun tevdi hakkını kullanmak istediği belirtilir. Mahkemeden, kira bedelini yatırabileceği bir tevdi mahalli belirlenmesi talep edilir.Yasal NedenlerKısmında TBK m.107, HMK m.382 ve ilgili diğer mevzuat zikredilir.DelillerKısmında kira sözleşmesi, banka dekontları, ihtarname vb.

Kanıtlar listelenir.Sonuç ve İstemKısmında ise açıkça “… nedenlerle kira bedelinin yatırılacağı yerin tayinini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ederim.” ifadesi yer alır.
Bir örnek taslak vermek gerekirse:

DAVACI:(Kiracı Adı, TCKN, Adres)
DAVALI:(Ev Sahibi Adı, Adres)
KONU:Türk Borçlar Kanunu m.107 gereğince, kira parasının yatırılacağı tevdi yerinin mahkemece belirlenmesi talebidir.
AÇIKLAMALAR:Davacı kiracı ile davalı arasında … tarihinde imzalanan kira sözleşmesi uyarınca aylık … TL kira bedelinin her ayın başında ödenmesi kararlaştırılmıştır. Davacı, … ayına ait kira bedelini davalının … Bankası nezdindeki … nolu hesabına … tarihinde göndermiştir. Ancak davalı, kira bedelini hiçbir gerekçe göstermeksizin iade etmiş, yeni bir hesap numarası da bildirmemiştir. Davacı, ödemeyi yapmak istemesine rağmen davalının bu tutumu nedeniyle edimini ifa edememektedir.

Bu vaziyet davalınınAlacaklının temerrüdüHaline düştüğünü göstermektedir (TBK m.107). Davacı kiracı, borcunu ifa etmek ve sorumluluktan kurtulmak amacıyla mahkemenize başvurma zorunluluğu duymuştur.
HUKUKİ NEDENLER:TBK m.107, 108, HMK m.382, 384 ve ilgili mevzuat.
HUKUKİ DELİLLER:Kira sözleşmesi, banka dekontları, noter ihtarı (varsa), vb.
SONUÇ ve İSTEM:Yukarıda arz edilen nedenlerle, kira bedelinin tevdi edileceği yerin tayin edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine hüküm verilmesini saygıyla talep ederim.

Bu bir şablondur ve her somut olaya göre uyarlanmalıdır.Unutmayın:Dilekçede önemli olan, kiracının ödeme isteğini ve alacaklının bunu engellediğini açık şekilde ortaya koymaktır. Eğer dilekçeyi hazırlamakta tereddüt yaşanıyorsa, yasal yardım almak faydalı olacaktır. Zira usulüne uygun hazırlanmış bir dilekçe, davanın hızla sonuçlanmasına katkı sağlar.

Bürosu olarak tevdi mahalli tayini ve benzeri kira hukuku işlemlerinde müvekkillerimize destek sağlıyor, doğru ve etkin dilekçelerle haklarını koruma altına alıyoruz.