Güncel yasal düzenlemeler ve yargı kararları ışığında yasal süreçlerin işleyişini bilmek, haklarınızı korumak adına oldukça önemlidir. İşte konu hakkında bilinmesi gerekenler:
11. Hukuk Dairesi 2021/3141 E., 2022/8503 K."İçtihat Metni"MAHKEMESİ: BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİTaraflar arasında görülen davada 5.Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 12.11.2018 tarih ve2014/45 E- 2018/1248 K. Sayılı kararın taraf avukatleri vasıtasıyla istinaf edilmesi üzerine, istinafistemlerinin esastan reddine-kabulüne dair Bölge Adliye Yargı Makamı 12. Hukuk Dairesi'nce verilen28.01.2021 tarih ve 2019/47 E- 2021/81 K. Sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davacı...
Avukati vasıtasıyla istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma içinbelirlenen 29.11.2022 günü hazır bulunan davacı avukati Av.... Ile davalı... Ve... Avukati Av....
Ile davalılar... Ve... Avukati Av.... Dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işinincelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı.
Tetkik Hakimi... Vasıtasıyla düzenlenen rapor dinlenildiktenve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işingereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı-karşı davalı avukati; davalı kişilerin daha önce müvekkili şirkette çalıştıklarını, davalı...'ın uzunyıllardan beri müvekkili şirkette çalışarak müvekkilinin iş sırlarına vakıf olduğunu, bu davalının istifa ederekayrıldıktan sonra müvekkili ile aynı sektörde faaliyet gösteren davalı şirkette müdür olarak çalışmayabaşladığını, davalının, müvekkilinin bazı çalışanlarını davalı şirkette çalışmaya ikna ederek işsözleşmelerinin feshine neden olduğunu, davalının ayrılması sonrasında müvekkilinin 15 çalışanının dahakısa bir süre içinde işten ayrıldıklarını, ayrılan kişilerin 9 tanesinin müvekkilinin iş sırlarına sahipolduklarını, bu kişilerin kısa süre içerisinde işten ayrılarak davalı şirkette çalışmaya başlamasının haksızrekabet oluşturduğunu, davalı şirketin müvekkilinin müşterileri ile irtibata geçerek müvekkili ile olansözleşmeleri ihlale yönelttiğini, bu kapsamda davalı şirket ortağı Chinderfeldt adına... Vasıtasıylagönderilen mailin haksız rekabeti ortaya koyduğunu, davalıların eylemleri sonucunda Alimex'in bir kısımişlerini müvekkili şirketten çektiğini, yine müvekkilinin tedarikçisi olan...ile GTL Spol. SRO'nun damüvekkili ile çalışmalarına son verdiklerini,...firmasının davalı şirketle çalışmaya başladığını, müvekkilininmüşterisi olan Alimex firması çalışanı vasıtasıyla davalı şirket bünyesinde çalışmaya başlayan...'agönderilen mail ile bu firmaya ait taşımaların tutulduğu excel dosyasının yer aldığını, bu dosyanıntamamen müvekkilinin ticari sırrı niteliğinde olduğunu, bu kayıt ve tabloların kullanılmasının haksızrekabet oluşturduğunu, yine müvekkilinden ayrılıp davalıyla çalışmaya başlayan...vasıtasıyla yapılanyazışmadan da müvekkilinin müşterisine ait taşımanın davalı vasıtasıyla gerçekleştirildiğinin tespitedildiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla haksız rekabetin önlenmesine, 30.000.-TLmaddi zarar, 30.000.-TL kar kaybı olmak üzere 60.000.-TL maddi ödenek ile 100.000.-TL manevitazminatın davalılardan tahsiline hüküm verilmesini talep etmiştir.
Davalı... Avukati; müvekkili ile davacı arasında rekabet yasağı sözleşmesi bulunmadığını, iş akdininmüvekkili vasıtasıyla haklı nedenle feshedildiğini, müvekkilinin sigortalı çalışan olup davalı şirketteortaklığının bulunmadığını, davacının iddialarının soyut olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı... Nakliyat avukati; müvekkilinin tamamen yurtdışı sermayeli bir şirket olduğunu, sektördemüşterilerin çalışacağı lojistik firmasını e-ihale ile seçtiklerini, bu nedenle haksız rekabetin söz konusuolamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalılar... Ve... Avukati; müvekkillerinin davacı ile olan iş akitlerini haklı nedenle feshettiklerini, davacıyakarşı rekabet yasağı sözleşmesinin bulunmadığını, davalı şirkette ortaklıklarının bulunmadığını, çalışmaözgürlüğü kapsamında işten ayrılan müvekkillerinin başka işyerinde çalışmalarının doğal olduğunubelirterek, davanın reddine hüküm verilmesini talep etmiştir. Davalı-karşı davacı...
Nakliyat avukati; birleşme ve devirler ile davacı-karşı davalının kardeş şirketi Borusan'ın sektörde öncü konumunda bulunduğunu, müvekkilinin faaliyete geçmesi sonrasında Borusanyetkilisinin müvekkilinin tedarikçilerini ziyaret ederek müvekkiline yük vermemelerini söyleyerekmüvekkilini kötülediğini, bazı müşterilere iş yapmama karşılığında para teklif edildiğini, müşterilere baskıoluşturularak müvekkilini yok etmeye çalıştığını ileri sürerek davacı-karşı davalının haksız rekabeteylemleri nedeniyle 10.000.-TL maddi ve 20.000.-TL manevi tazminatın tahsiline hüküm verilmesini talepetmiştir. Davalı-karşı davacı BLG Lojistik (Borusan) avukati; karşı davacının haksız rekabet iddiasının hiçbir somutdelile dayanmadığını savunarak karşı davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalılar... Ve...
Aleyhine açılandava ile karşı davada haksız rekabet olgusunun kanıtlanamadığı, davalı... Nakliyat aleyhine açılan davadaise, davalılardan...'ın davacı şirkette uzun süre üst düzey görevde çalıştıktan sonra sektörde edinmişolduğu bilgi ve tecrübe ile davacı şirkete ait ticari sır kapsamında vakıf olduğu bilgiler neticesinde davalı-karşı davacı...'un kuruluş aşamasında görev aldığı, şirket kurulduktan sonra aynı sektörde faaliyettebulunduğu, davacı şirkete ait bir kısım nitelikli personelin davalı şirkette çalışması hususunda aktif rol oynadığı, davacı şirketin bir kısım müşterilerinin davalı şirkete kazandırıldığı, bilirkişi heyeti vasıtasıyladüzenlenen ek raporda belirtildiği üzere yasal aşama konusu şirketlerin ortak müşterilerinden dolayı davacı tarafınmaddizararının 76.424.-TL olduğu, söz konusu zararın davalı... Ile ile davalı... Nakliyat'ın haksız rekabeteyleminden kaynaklandığı, ancak oluşan zararın tamamının münhasıran bu davalıların haksız rekabeteyleminden kaynaklandığının sabit olmadığı, hayatın olağan akışına göre müşteri ve tedarikçilerin muhtelifsaiklerle firma tercihinde bulunabilecekleri dikkate alınarak belirlenen tazminattan 1/3 oranında hakkaniyetindirimi yapılarak, davacı tarafın haksız rekabet kapsamında talep edebileceği maddi ödenek miktarının50.949.-TL olduğu, davacı tarafın haksız rekabet kapsamında manevi ödenek isteme koşullarıgerçekleşmediğinden bu talep ile haksız eyleminin önlenmesine yönelik istemin koşullarının oluşmadığıgerekçesiyle; davacı vasıtasıyla davalılar...
Ve... Aleyhine açılan davanın reddine, davalı-karşı davacı... Nakliyat vasıtasıyla açılan karşı davanın reddine, davalı... Nakliyat ile...
Aleyhine açılan maddi tazminatdavasının kısmen kabulüne, davacının haksız rekabetin önlenmesi ile manevi ödenek istemlerinin reddinekarar verilmiştir. Karara karşı taraf avukatleri istinaf yoluna başvurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince; davacı şirket çalışanı...'ın davacı ile olan iş akdini sonlandırarak ayrıldıktankısa bir süre sonra davalı şirkette müdür olarak çalışmaya başladığı, diğer davalıların da aralarındabulunduğu bir kısım davalı çalışanlarının da davacı şirketteki işlerinden ayrılarak davalı şirkette çalışmayabaşladıkları, ancak davalı şirkette kurucu veya ortak sıfatı bulunmayan davalı...'ın diğer davalıların daaralarında bulunduğu davacı şirket çalışanlarını ayartarak ve yönlendirerek iş akitlerinin feshini ve davalışirkette çalışmaya başlamalarını sağladığı yönünde hiçbir somut delil ileri sürülmediği, Alimex firmasınınher iki taraf şirketin de ortak müşterisi olduğu, salt yazışmasının haksız rekabet olaraknitelendirilmesinin mümkün olmadığı, 21.03.2014 günlü ve acente bilgilerini içeren da geçenacentelerin, nın gönderildiği 2014 yılı öncesinde 2013 yılında zaten her iki taraf şirket ile de ticariilişki içerisinde bulunduğu, hatta bu şirketlerden Chinderfeldt'in davalı şirketin kurucu ortağı olduğu, davalışirket kurucularından Chinderfeldt çalışanı olduğu belirtilen... Vasıtasıyla yasal aşama dışı...'e gönderilen03.09.2013 günlü da ise, kendisinin davacı şirketten ayrıldığı ve davalı ile çalışmaya davetedildiğinin belirtildiği, davacıyı kötüleyici veya çalışanlarını ayartma niteliğinde değerlendirilebilecek birifade bulunmadığı, bir kısım personelin davalıya geçtiği ve müşteri kaybedildiği doğru olmakla birlikte, davalıların ayrıca hukuka aykırı eylemlerine de rastlanılmadığı, tedarikçi ve müşterilerin salt çalışanlarınyönlendirmesiyle firma tercihinde bulunmayacağı, sunulan hizmetin kalitesi, fiyat politikası gibi sairekonomik nedenlerin de tercihte etkili olduğu gerçeği karşısında, asıl davada davalıların eylemlerininhaksız rekabet oluşturmadığı anlaşılmasına göre, asıl davanın tümden reddine hüküm verilmesi gerekirkenkısmen kabulünün doğru olmadığı, öte yandan mahkemece asıl davada haksız rekabetin önlenmesiisteminin reddine hüküm verilmişken, bunun aksine ve çelişki oluşturacak nitelikte haksız rekabettenkaynaklanan maddi ödenek isteminin kabulü yönünde hüküm kurulmasının da doğru olmadığı, karşıdavadaki iddiaların ise kanıtlanamadığı gerekçesiyle davacı-karşı davalı avukatinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine, davalı-karşı davacı avukatinin istinaf başvurusununkabulü ile kararın kaldırılmasına, asıl ve karşı davanın reddine hüküm verilmiştir.
Hükmü, davacı avukati temyiz etmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastanverilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut itilaf bakımından uygulanmasıgereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. Ve 371. Maddelerinin uygulanmasınıgerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Yargı Makamı kararınınonanmasına hüküm vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı avukatinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1.
Maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. Maddesiuyarınca işlem yapılmak üzere yasal aşama dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarakdavalılara verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacı...'ndenalınmasına, 30/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle hüküm verildi.
Her yasal vaziyet kendi içinde özel değerlendirmeler gerektirir. Olası itilaflarda herhangi bir hak kaybına uğramamak adına yasal sürecin uzman bir hukukçu ile yürütülmesi faydalı olacaktır.