Sigortalılık Başlangıç Tarihinin Tespiti Davası Ekibi17 Temmuz 2026İş Hukuku

Sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davası,Bir kişinin kanunen sigortalı sayılacağı ilk çalışma günününMahkemece belirlenmesi için açılır.

İçindekiler
  1. Sigortalılık Başlangıçı Nedir?
  2. Sigortalılık Başlangıç Tarihinin Tespiti Nasıl Yapılır?
  3. Sigortalılık Başlangıç Tarihinin Tespiti Davasında Kuruma Başvuru Şartı
  4. İşe Giriş Bildirgesinin Bulunması Şartı
  5. Geriye Dönük Sigorta Girişi Yapılabilir Mi?
  6. Çıraklıkta veya Stajda Geçen Süre ve Sigorta Başlangıcı Sorunu
  7. Sigortalılık Başlangıç Tarihinin Tespiti Davasının Tarafları
  8. Sigortalılık Başlangıç Tarihinin Tespiti Davasında Davalı Kimdir?
  9. Sigortalılık Başlangıç Tarihinin Tespiti Davası Dava Açma Süresi Nedir?
  10. Hizmet Tespit Davasında Zamanaşımı İstisnaları
  11. Sigortalılık Başlangıç Tarihinin Tespiti Davası Nasıl Açılır?
  12. Sigortalılık Başlangıç Tarihinin Tespiti Davası Görevli ve Yetkili Mahkeme
  13. Sigortalılık Başlangıç Tarihinin Tespiti Davasında Deliller ve İspat
  14. Sigortalılık Başlangıç Tarihinin Tespiti Davası ve Hizmet Tespit Davası Arasındaki Farklar
  15. İş Hukuku Hizmetlerimiz
  16. Sıkça Sorulan Sorular
    1. Sigorta başlangıç tarihini nasıl öğrenebilirim?
    2. 1999 öncesi çalıştığımı nasıl ispat edebilirim?
    3. Sigorta başlangıç tarihi nasıl öne çekilir?
    4. Geçmişte sigortasız çalıştım, ne yapmalıyım?
    5. Sigorta girişi zamanaşımına uğrar mı?
    6. Geçmişe yönelik sigorta primi ödenir mi?
    7. Hizmet tespit davası için ne gerekli?
    8. 1999 öncesi askerlik sigorta başlangıcı sayılır mı?
    9. Askerlik borçlanması sigorta başlangıcından sonra yapılırsa sigorta başlangıç tarihini geri çeker mi?
    10. Sigorta başlangıç tarihi geriye çekilebilir mi?
    11. Geriye dönük sigorta girişi yapılıyor mu?
    12. İşe giriş bildirgesi 15 gün önce verilebilir mi?
    13. Geriye dönük SGK cezası ne kadar?
    14. 1 günlük sigorta girişi nasıl yapılır?
    15. 1 günlük sigorta girişi işe yarar mı?
  17. Sigortalılık Başlangıç Tarihinin Tespiti Davası Dilekçe Örneği

Bu tarihin tespiti, sosyal güvenlik haklarından yararlanma ve emeklilik yaşının doğru hesaplanması açısından önemlidir. Çalışma ilişkisinin varlığı sigorta başlangıç tarihiyle kanıtlanır. Kayıtlarda bu tarih bulunmuyorsa yasal aşama yoluyla tespit talep edilebilir.

Sigortalılık Başlangıçı Nedir?

Sigortalılık başlangıcı, kişinin kanunen sigortalı sayılabileceği şekilde çalışmaya başladığı tarih olarak özetlenebilir. Kişinin sigortalılık durumunun başlandığı tarih, çalıştığı kurumun kayıtlarında bulunan işe sigortalı olarak değerlendirilebilecek şekilde başladığı ilk tarihtir.

Kuruma bağlı olarak sigorta sistemi 3’e ayrılmaktadır.

  1. SSK
  2. BAĞKUR
  3. Emekli Sandığı

Sigortalılık başlangıç tarihinin bilinmesi, kişi için hem sosyal güvenlik haklarından yararlanma hem de emeklilik yaşını belirleme açısından fayda sağlar.

Sigorta başlangıç tarihi, kademeli emeklilik hesaplamasında da belirleyici bir unsurdur.

Sigortalılık Başlangıç Tarihinin Tespiti Nasıl Yapılır?

Sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti, kişinin sosyal güvenlik haklarından yararlanabilmesi ve emeklilik yaşının doğru tespit edilebilmesi için oldukça önem arz eder. Bu tespit en doğru ve kolay şekilde çalışanın çalıştığı kurumun kayıtlarına bakılarak yapılabilir. Sigortalı çalışan, çalıştığı kurumda işe ilk giriş bildirgesine dair kayıtlara baktığında sigortalılık başlangıç tarihini öğrenebilir.

Kişi eğer sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davası açmış ise ilk işe giriş bildirgesindeki tarihi sigortalılık başlangıç tarihi konumuna getirmek istemektedir.Bu yasal aşama 1 günlük faaliyet tespiti davası olarak da adlandırılabilmektedir.Görülen sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davası sonucunda sigortalılık başlangıç tarihi kesin olarak tespit edilmiş olacaktır.

SİGORTALILIK BAŞLANGIÇ TARİHİNİN TESPİTİ NASIL YAPILIR?

Sigortalılık Başlangıç Tarihinin Tespiti Davasında Kuruma Başvuru Şartı

Kanunumuzda sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davasında kuruma başvuru şartıyla ilgili kesin bir düzenleme bulunmamaktadır. Yakın geçmişte bu şartın aranıp aranmayacağı konusunda netlik bulunmamaktaydı.

Yargıtay kararlarının bazılarında bu koşul aranırken bazılarında aranmamaktaydı. Fakat son dönemde Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından alınan kararda, yasal aşama kuruma başvuru yapılmadan açılmış iseKesin yasal aşama şartı yokluğuSebebiyle davanın reddedilmesi hatalı bulunmuştur.

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunukonuyla ilgili düzenlemede bulunmuştur.

Sosyal Güvenlik Kurumuna başvuru zorunluluğu

MADDE 4- (1)31/5/2006 günlü ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile diğer sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan itilaflarda, faaliyet akdine tabi çalışmaları nedeniyle mecburi sigortalılık sürelerinin tespiti talepleri hariç olmak üzere, yasal aşama açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna başvurulması zorunludur. Diğer kanunlarda öngörülen süreler saklı kalmak kaydıyla yapılan başvuruya altmış gün içinde Kurumca cevap verilmezse talep reddedilmiş sayılır. Kuruma karşı yasal aşama açılabilmesi için taleplerin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması şarttır.

Kuruma başvuruda geçirilecek süre zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz.

(2)Faaliyet akdine tabi çalışmaları nedeniyle mecburi sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile işveren aleyhine açılan davalarda, yasal aşama Kuruma resen ihbar edilir. İhbar üzerine davaya davalı yanında ferî müdahil olarak katılan Kurum, yanında katıldığı taraf başvurmasa dahi yasa yoluna başvurabilir. Kurum, yargılama sonucu verilecek hükmü kesinleştikten sonra uygulamakla yükümlüdür.

Yargı Mercii tarafından yapılması gereken ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 115 gereğince belirtilmiştir.

Yasal Aşama şartlarının incelenmesi

MADDE 115- (1)Yargı Mercii, yasal aşama şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da yasal aşama şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.

(2)Yargı Mercii, yasal aşama şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine hüküm verir.

Ancak, yasal aşama şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde yasal aşama şartı noksanlığı giderilmemişse davayı yasal aşama şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.

(3)Yasal Aşama şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki yasal aşama şartı noksanlığından ötürü, yasal aşama usulden reddedilemez.

İşe Giriş Bildirgesinin Bulunması Şartı

Kişinin sosyal sigorta yükümlülüklerinden faydalanabilmesi için ortada bir iş ilişkisinin varlığı gereklidir. Sosyal güvenlik hukuku bakımından işverenin bazı yükümlülükleri bulunmaktadır. Bu yükümlülüklerin en önemli olanlarından birisi de işyerini ve sigortalılığı bildirme yükümlülüğüdür.

Kuruma yapılan bildiriler kurucu nitelikte değil bildirici niteliktedir. Bu bildirim işlemi var olan durumu tescil etmeye yöneliktir.

Sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davasında, kurum kayıtlarında bulunmasına rağmen faaliyet bildiriminin bulunmaması sebebiyle işe giriş bildirgesinde bulunan tarihin sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi talep edilmektedir. Bu istemin sağlanabilmesi için kurum kayıtlarında mevcut olan işe giriş bildirgesinin varlığı aranmaktadır.

Geriye Dönük Sigorta Girişi Yapılabilir Mi?

İşveren, işe giriş bildirgesini işe başlamadan en az 1 gün önce Kuruma bildirmelidir[1]. Bu süre geçtikten sonra bildirge sisteme geriye dönük olarak girilemez.

Yalnızca ilk defa işyeri açanlar gibi sınırlı istisnalarda bir aylık ek süre tanınır. Süresinde bildirilmeyen çalışma idari para cezasına da tabidir[2]. Bu nedenle geçmişte bildirilmemiş bir çalışma, ancak sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davasıyla kayıt altına alınabilir. Bildirge yükümlülüğüne ilişkin ayrıntılar SGK’nın “İşverenin Yükümlülükleri” resmi sayfasındayer almaktadır.

Çıraklıkta veya Stajda Geçen Süre ve Sigorta Başlangıcı Sorunu

Sosyal sigorta türleri mevzuatımıza göre ikiye ayrılır: uzun vadeli ve kısa vadeli.

Yaşlılık, ölüm ve maluliyet uzun vadeli sigorta kollarına dahildir. İş kazası, hastalık, annelik ve meslek hastalığı kısa vadeli sigorta kollarına dahildir. Çırakların sigortalılığına dair düzenleme Sosyal Sigortalar Yasasında bulunmaktadır. 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu’nun 25. Maddesinde çıraklıkta ve stajda geçen süre hakkında düzenleme bulunmaktadır.

Çıraklık döneminde yaşlılık, ölüm, malullük sigorta kolları mevzubahis olmadığı ve prim alınamadığı için bu dönemi sigortalılık başlangıcı olarak göstermek mümkün değildir.

Çıraklar ile yapılan sözleşme faaliyet sözleşmesi olarak değerlendirilmemektedir. Çıraklar işçi olarak görülmediğinden ortada bir iş görme borcu yoktur. Çıraklar ile yapılan sözleşmede amaç mesleki yeterliliğin öğrenilmesidir.

Stajda geçen süreler için esas alınacak unsur yaş unsurudur. Kanunumuza göre bir kişi 18 yaşından önce sigortalı olamayacaktır.

Bu sebeple 18 yaşından önce yapılan staj sigortalılık başlangıç tarihi olarak gösterilemez. Fakat kişinin sigortalılık başlangıç tarihi gerekli şartlar sağlandığında 18 yaşını doldurduğu tarih esas alınarak başlatılabilir.

Ücret ve Sosyal Güvenlik

Madde 25 –(Değişik: 2/12/2016-6764/45 md.) Aday çırak ve çıraklar ile işletmelerde mesleki eğitim gören, staj veya tamamlayıcı eğitime devam eden öğrencilere işletmeler tarafından ödenecek ücret ve bu ücretlerdeki artışlar, düzenlenecek sözleşme ile tespit edilir.

Ancak, işletmelerde mesleki eğitim gören öğrenciler ile mesleki ve teknik ortaöğretim okul ve kurumlarında staj veya tamamlayıcı eğitim gören öğrencilere asgari ücretin net tutarının; yirmi ve üzerinde personel çalıştıran işyerlerinde yüzde otuzundan, yirmiden az personel çalıştıran işyerlerinde yüzde onbeşinden, aday çırak ve çırağa yaşına uygun asgari ücretin yüzde otuzundan, kalfalık yeterliğini kazanan mesleki eğitim merkezi 12’nci sınıf öğrencilerine asgari ücretin yüzde ellisinden aşağı ücret ödenemez. Bu amaçla kamu kurum ve kuruluşları gerekli tedbirleri alır. Staj yapacak işletme bulunamaması nedeniyle stajını okulda yapan ortaöğretim öğrencileri ile yükseköğretim kurumları ve birimlerinde yapan yükseköğretim öğrencilerinin yaptıkları stajlar bu fıkra hükmü kapsamı dışındadır.

Aday çırak, çırak ve öğrencinin eğitimi sırasında işyerinin kusuru halinde meydana gelecek iş kazaları ve meslek hastalıklarından işveren sorumludur.

Aday çırak, çırak ve öğrencilere ödenecek ücretler her türlü vergiden müstesnadır.

(Değişik: 2/12/2016-6764/45 md.) Aday çırak, çıraklar, işletmelerde mesleki eğitim gören öğrenciler ile mesleki ve teknik ortaöğretim okul ve kurumlarında okumakta iken staja, tamamlayıcı eğitime veya alan eğitimine tabi tutulan öğrencilerin sigorta primleri asgari ücretin yüzde ellisi üzerinden, Bakanlık ile mesleki ve teknik eğitim yapan yükseköğretim kurumlarının bağlı olduğu üniversitelerin bütçesine konulan ödenekten karşılanır.

Aday çırak, çırak ve işletmelerde mesleki eğitim gören, staj veya tamamlayıcı eğitime devam eden öğrenciler ile mesleki ve teknik eğitim okul ve kurumlarında alan eğitimine başlayan öğrenciler hakkında 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 23, 24, 35 ve 42 nci maddeleri hükümleri uygulanmaz.

Ayrıca bunlara aynı Kanuna göre işgöremezlik ödenekleri bağlanacak sürekli işgöremezlik gelirine esas olacak günlük kazançların tespitinde sigorta primine esas tutulan ücret dikkate alınır.

Sigortalılık Başlangıç Tarihinin Tespiti Davasının Tarafları

Kurum kayıtlarında bulunan ilk işe giriş bildirgesinde, çalışanın işe ilk başladığı tarih bulunmaktadır. Sigortalı olarak sayılan kişi için bu, sigortalılık başlangıç tarihi anlamına gelir.

Sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davasında davacının talebi, kurum kayıtlarında bulunmasına rağmen faaliyet bildiriminin bulunmaması sebebiyle işe giriş bildirgesinde bulunan tarihin sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilmesidir. Davacı bu istemle davayı açacaktır. Davacı, sigortalılık başlangıç tarihinin tespitini talep eden taraftır.

Davalı ise son Yargıtay kararları doğrultusunda Sosyal Güvenlik Kurumu (Kurum) olarak kabul edilmiştir. Mevzuatta davalı tarafa ilişkin bir düzenleme bulunmadığı için Yargıtay kararlarını esas almaktayız. Faaliyet tespit davası ile sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davası arasındaki farklardan birisi de budur.

Sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davası 1 günlük faaliyet tespiti davası şeklinde de ifade edilebilmektedir. Faaliyet tespit davasının bir çeşidi olarak kabul görmektedir.

Sigortalılık Başlangıç Tarihinin Tespiti Davasında Davalı Kimdir?

Sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davasında davacı taraf, tarafına işe giriş bildirgesi verilen ve en az 1 günlük çalışma eyleminde bulunduğunu savunan kişidir.

Sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davasında faaliyet tespiti davasından farklı olarak davalı taraf Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığıdır. Kanunda açıkça bir düzenleme bulunmasa da Yargıtay’ın kurumun davalı taraf olarak bulunması gerektiğine yönelik kararları ve uygulamaları devam etmektedir.

Sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davasını faaliyet tespiti davasından ayıran yönlerden birisi de budur. Bu farklılıklar davanın seyrini de etkilemektedir.

Sigortalılık Başlangıç Tarihinin Tespiti Davası Yasal Aşama Açma Süresi Nedir?

Sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davası bildirime dayalı olarak açılacak bir davadır. Faaliyet tespit davası mevzuat hükümleri gereği 5 yıllık hak düşürücü süreye tabi tutulmuştur.

Fakat bu süre bildirimsiz iş görme için işleyecektir. SBTD işe giriş bildirgesine dayalı olarak açılacağından bu hak düşürücü süreye tabi olmayacaktır. Hak düşürücü süreye bildirgeye dayalı olmayan faaliyet tespit davaları tabi tutulacaktır.

SBTD için yasal aşama açma süresi belirlenmemiştir. Eğer SBTD faaliyet davası olarak nitelendiriliyor ise kanunda öngörülen zamanaşımı süresine tabi olur.

Gerekli şartların sağlandığı durumlarda yasal aşama açılabilir.

Faaliyet Tespit Davasında Zamanaşımı İstisnaları

Faaliyet tespit davası hak düşürücü süreye tabi tutulmuştur. Fakat Yargıtay kararlarında konuya ilişkinhak düşürücü süreninistisnaları belirtilmiştir. Bunlar:

  • Çalışanın iş görme borcunu fiilen yerine getirdiği müfettiş tespit tutanakları ya da tahkikat raporları ile tespit edilmişse,
  • Asgari işçilik incelemesi sonucunda işverenden sigortalı çalışanın primleri kurum tarafından icra yoluyla tahsil edilmişse,
  • İşveren, sigortalı çalışandan sigorta primini kestiğini imzalı ücret tediye bordrosunda açıkça gösterdiği halde sigorta primini Kuruma yatırmamış ise.
  • Çalışan kişi sigortalı hâlinde iken memurluğa geçiş yapar ise,
  • İşe giriş bildirgesi Kuruma belirtilen süre içerisinde verilmiş fakat bordrosu ve primi SGK’ya bildirilmemiş ise,
  • İşçilik hakları tazminatlarına dair o döneme ait kesin hüküm niteliğini taşıyan yargı kararları varsa

Sigortalılık Başlangıç Tarihinin Tespiti Davası Nasıl Açılır?

Sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davası öngörülen şartların sağlanmasıyla (işe giriş bildirgesinin varlığı ve gerekli hallerde kuruma başvurma zorunluluğu) açılabilir. Davanın açılabilmesi için öncelikle kişinin yararlanabileceği haklarının neler olduğu konusunda bilgiye ihtiyacı vardır.

Yasal danışmanlık alarak sahip olduğu haklar hakkında bilgi ve tavsiye alabilir. Kişi gerekli bilgiyi edindikten sonra kanunda öngörülen şartların sağlanmasıyla yine kanunda öngörülen şekilde sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davasını açabilir.

Davayı açmak isteyen, hakları ve yetkileri hakkında doğru bilgiye sahip olmalıdır. Yanlış edinilen bilgi neticesinde kişi birçok hakkından yararlanabilecek durumdayken bu yarardan mahrum kalabilir. Bu sebeple sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davasını açmak isteyen kişiye iyi bir yasal danışmanlık alması tavsiye edilmektedir.

Sigortalılık Başlangıç Tarihinin Tespiti Davası Görevli ve Yetkili Yargı Mercii

Bir günlük sigorta girişi tespiti, yani diğer adıyla sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davası, faaliyet tespit davasının bir türü olarak değerlendirilebilir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 86.

Maddesinin 9. Fıkrasındaki hükümler gereği faaliyet tespit davalarında görevli ve yetkili yargı mercii İş Yargı Mercileri olarak kararlaştırılmıştır. İş Mahkemelerinin bulunmadığı bölgelerde Asliye Hukuk Yargı Mercileri yetkili ve görevli kabul edilmiştir.

İş Yargı Mercileri Kanunu’nun 5. Maddesi hükümlerinde konuya ilişkin düzenleme bulunmaktadır.

Madde 5– İş mahkemelerinde açılacak her yasal aşama, açıldığı tarihte yasal aşama olunanın Türk Medeni Kanunu gereğince ikametgahı sayılan yer mahkemesinde bakılabileceği gibi, işçinin işini yaptığı işyeri için yetkili mahkemede de bakılabilir.

Bunlara aykırı sözleşme muteber sayılmaz.

Sigortalılık Başlangıç Tarihinin Tespiti Davasında Deliller ve İspat

Sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davasında talep edilen tespitin yapılabilmesi için deliller doğrultusunda ispat yapılmalıdır. Yargıtay kararlarında işe giriş bildirgesinin tek başına yeterli olmadığı kabul görmektedir. İşe giriş bildirgesinin tek başına ispat olarak kabul görmemesinin nedeni, adına bildirge verilen kişinin fiili olarak çalışmış olmasının, yani yapılan sözleşmede iş görme borcunu fiilen yerine getirmiş olmasının aranmasıdır.

Sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davası kamu düzenine dayalı bir yasal aşama olduğu için hakimin genişleterek yargılama yapması gerektiği savunulmaktadır. Yine Yargıtay kararlarına göre kurumda bulunan kayıt ve belgeler incelenmeli, işyerinde tutulması icap eden dosyalara bakılmalı, ücret bordroları, varsa müfettiş raporları, o dönemde aynı işyerinde çalışan çalışanların tanıklıklarına başvurulmalı, davacının hangi işte ne kadar süre çalıştığı detaylı olarak incelenmeli ve yasal aşama kapsamlı bir araştırma sonucu inandırıcı ve somut delillere dayandırılarak sonuçlandırılmalıdır.

Sigortalılık Başlangıç Tarihinin Tespiti Davası ve Faaliyet Tespit Davası Arasındaki Farklar

Sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davası faaliyet tespit davasının bir türü olarak kabul edilmektedir.

Sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davasında davacı, ilk işe giriş bildirgesindeki tarihin çalışmaya başlandığı tarih olarak tespit edilmesini talep etmektedir. Faaliyet tespit davasında ise işveren tarafından kuruma bildirilmeyen ya da kurum tarafından tespit edilemeyen, uzun ya da kısa fark etmeden bu hususa dair bütün çalışmalar konu edilir.

Sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davaları arasında davalı bakımından farklılık gözükmektedir. Faaliyet tespiti davasında davalı taraf işveren iken (kurum feri müdahil durumundadır) sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davasında davalı Kurum’dur.

Faaliyet tespit davası kanunda öngörülen 5 yıllık hak düşürücü süreye tabidir. Sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davası faaliyet tespit davasının bir türü olarak görülse de bildirgeye dayalı olarak açılan bir yasal aşama olduğu için bu hak düşürücü süreye tabi değildir.

SİGORTALILIK BAŞLANGIÇ TARİHİNİN TESPİTİ DAVASI

Bürosu İş Hukuku Hizmetlerimiz

İş hukukualanındaki anlaşmazlıklar, her bir durumun kendine has yasal özelliklerini taşır ve bu nedenle, işverenlerden talep edilecek tazminatlar da her olaya özgü olarak değişkenlik gösterir.

İşçiler, karşılaştıkları durumları yasal açıdan doğru bir şekilde tanımlamalı ve mevcut yasal seçenekleri dikkatlice değerlendirmelidir, çünkü her vaka farklı sonuçlar doğurabilir.

İş hukukunda, arabuluculuk sürecinden başlayarak, dilekçe hazırlama, yasal aşama açma ve sürecin takibi gibi aşamalar, işçinin zayıf konumunu göz önünde bulundurarak ve hak kaybına uğramamasını sağlamak amacıyla bir “İş Hukuku Avukatı” tarafından yönetildiğinde daha verimli sonuçlar alınabilir.

Sıkça Sorulan Sorular


Sigorta başlangıç tarihi, sigortalı olarak çalıştığınız kurumdaki kayıtlarda mevcut olabilir. İşe ilk giriş bildirgesi kurum kayıtlarında mevcut ise buna bağlı olarak sigorta başlangıç tarihi öğrenilebilir. Kişi, kurum kayıtlarına ulaşmakta güçlük çekiyorsa e-devlet üzerinden sigorta başlangıç tarihine ulaşabilir. E-Devlet üzerinden sigorta başlangıç tarihini öğrenmek için şu adımlar takip edilmelidir: E-Devlet bilgilerinizi girerek SGK birimine giriş yapın, 4Ahizmet dökümükısmını seçin.

Bu şekilde bilgileriniz sorgulanabilir ve istenirse çıktı olarak da alınabilir.


1999 öncesi çalıştıysanız o yılda 1 günlük sigorta girişiniz bulunmadığı için sigortalılık başlangıç tarihiniz daha geç bir tarih olarak gözükmektedir. Bu durumu düzeltmek sanıldığı kadar zor değildir. Sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davası açılarak sigortalılık başlangıç tarihiniz değiştirilebilir. Ancak iddia ettiğiniz yılda çalıştığınızı yargı mercii önünde ispat etmeniz gerekmektedir.

Çalışan, 1999 öncesi çalıştığını çeşitli şekillerde ispat edebilir. Aynı dönemde aynı işyerinde çalıştığı çalışanların tanıklıkları, iddiayı kanıtlar nitelikte resmi belge, tutanak gibi somut deliller davacı için ispat niteliği taşıyabilmektedir.


Sigorta başlangıç tarihi, açılacak sigortalılık başlangıç tespiti davası ile ilk işe giriş bildirgesindeki tarihe uygun olarak mahkemenin vereceği hüküm ile öne çekilebilir. Açılan yasal aşama sonucunda davacı, sigorta başlangıç tarihinden önce çalıştığını kanıtlarsa ve sigortalılık başlangıç tarihinin tespitini bu doğrultuda talep ederse, sigorta başlangıç tarihi somut delillerin varlığıyla öne çekilebilir. Çalışan, faaliyet sözleşmesindeki gibi sigortasız çalıştığı bütün zamanların tespitini değil, 1 günlük sigorta girişi kapsamında yalnızca sigortalılık başlangıç tarihinin tespitini talep eder.

Çalıştığını iddia ettiği dönemde çalıştığını kanıtlayabilirse ve yasal aşama lehine sonuçlanırsa sigortalılık başlangıç tarihi alınan karara göre öne çekilebilir. Örneğin davacı, mahkemeye sunduğu kanıtlarda ilk işe giriş bildirgesi gibi geçerli ispatlarda bulunursa ve yargı mercii de bu kanıtları yeterli bulursa sigorta başlangıç tarihi ilk işe giriş bildirgesine çekilebilir.


Geçmişte sigortasız olarak çalışan kişi faaliyet tespit davası ile kanunda öngörülen haklarından faydalanabilir. Faaliyet tespit davası ile çalışan, sigortasız çalıştığı dönemde iş görme borcunu yerine getirdiğini kanıtlayarak sigortalılığının başlatılmadığı zamanları ve prime bağlı kazançları tescil ettirebilir. Elbette iş görme borcunun karşılandığını ispat edebilmek için bir faaliyet sözleşmesine ihtiyaç vardır.

İşveren ile işçi arasında yapılan faaliyet sözleşmesinde, işçinin üzerine düşen iş görme borcunu yerine getirdiğini ispat etmesi gerekir. Ancak her sigortasız çalışan için aynı sonuç ortaya çıkmayabilir. Öncelikle faaliyet tespit davası hak düşürücü süreye tabidir. Bu süre göz önünde bulundurularak davanın açılabilmesi için gerekli şartların sağlanıp sağlanmadığına bakılır.


Geçmişte sigortasız olarak çalışan kişi, eğer çalıştığını yargı mercii huzurunda somut delillerle ispat ederse sigortalılık başlangıç tarihi çalışanın ispat ettiği doğrultuda tespit edilir.

Sigortasız çalışan yalnızca sigortalılık başlangıç tarihini tespit ettirmek istiyorsa, yani 1 günlük sigorta girişi için tespit yaptırmak istiyorsa, açacağı sigortalılık başlangıç tarihi tespit davası hak düşürücü süreye tabi olmaz. Ancak çalışan, çalıştığı zamanların tamamının tespitini yaptırmak istiyorsa faaliyet tespit davası açacaktır ve yasa bu yasal aşama için 5 yıllık hak düşürücü süre öngörmüştür.


İşçi, yapılan faaliyet sözleşmesi gereği iş görme borcunu yerine getirmiş ancak işveren üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmeyerek çalışanın sigorta girişini kuruma bildirmemiş ya da primlerini ödememiş ise primin ödenmesi için yalnızca işçinin beyanı yeterli olmaz. İşçi, faaliyet tespit davası açma yoluna gidebilir. Faaliyet tespit davasının koşulları ve hak düşürücü sürenin varlığı göz önünde bulundurularak mahkemeye sunulacak deliller ile işçinin haklarından faydalandırılabilmesi sağlanabilir.

Faaliyet tespit davası davacı, yani işçi lehine sonuçlanırsa işçinin geçmişe yönelik sigorta primlerinin yatırılması talep edilebilir.


Sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davasının görülmesi için gerekli bazı unsurların varlığı gereklidir: işçi ile işveren arasında faaliyet sözleşmesinin kurulmuş olması, işçinin bu faaliyet sözleşmesi kapsamında iş görme borcunu yerine getirmiş olması, işçinin sigorta primlerinin eksik ödenmesi ya da işçinin sigortasız çalıştırılması ve bu durumun Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından önceden tespit edilmemiş olması. Faaliyet tespiti davasının görülmesi için öncelikle ortada bir faaliyet sözleşmesinin varlığı aranır. Bu sözleşmede işçiye iş görme borcu yüklenir. İşçi kendisine yüklenen bu borcu yerine getirmiş olmalıdır ki işverenden gördüğü işin karşılığını talep edebilsin.

İşçinin sigortasız çalıştırılması veya sigorta primlerinin eksik ödenmesi, işçinin sosyal güvenlik hakkını ihlal etmektedir. SGK tarafından durumun daha önce tespit edilmemiş olması gerekir.


Askerlik görevi kamu hizmeti olarak kabul edilmektedir. Bu görev neticesinde kişiler sigortalı sayılmazlar. Askerlik borçlanması, sigortalılıktan sayılamayan bu zamanların borçlanılarak sigortalı çalışılmışçasına kabul edilmesidir. 5510 sayılı Yasanın 41.

Maddesi konuya ilişkin hükümler barındırmaktadır[3]. Askerlik borçlanması neticesinde askerlikte geçen süre kadar süre sigortalı olarak çalışılmış gibi kabul edilecektir. Askerlik borçlanması e-devlet üzerinden kolaylıkla yapılabilmektedir.


Askerlik borçlanması, borçlanılan sürenin sigortalılık başlangıç tarihinden önce mi sonra mı kaldığına göre farklı sonuç doğurur[4]. Borçlanılan süre mevcut sigortalılık başlangıcından önceki bir döneme aitse, başlangıç tarihi bu süre kadar geriye gider.

Borçlanılan süre sigortalılık başlangıcından sonraki bir döneme denk geliyorsa tarih değişmez, borçlanma yalnızca toplam prim gün sayısını artırır.


Sigorta başlangıç tarihi kanunda öngörülen borçlandırma işlemleri ile geriye çekilebilir. Her borçlandırma sigorta başlangıç tarihini geri çekmez. Askerlik borçlandırmasında sigorta başlangıç tarihi, askerlik borçlanmasının yapıldığı zamana kadar geri çekilebilir. Sigorta başlangıç tarihi 1 günlük sigorta girişinin tespiti ile ya da elde edilen ilk işe giriş belgesi, resmi belge ve tutanakların varlığı ya da geçerli tanıkların şahitlikleri ile yargı mercii hükmü neticesinde geriye çekilebilmektedir.

Mahkemenin somut deliller doğrultusunda vereceği hüküm neticesinde kişinin sigortalılığının başlangıç tarihi ispat edilen tarihe doğru çekilebilmektedir.


Geriye dönük sigorta girişi yalnızca çalışanın istemi ya da beyanıyla yapılamaz. Çalışan, 1 günlük sigorta girişinin geçmişe dönük yapılmasını istiyorsa, yani sigortalılık başlangıç tarihinin tespit edilmesini istiyorsa, sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davası açmalıdır. Bu davanın hak düşürücü süreye tabi olup olmadığını yukarıdaki bölümlerde ayrıntılı anlattık. Açılan yasal aşama neticesinde davacı, yani çalışan haklı bulunursa sigortalılık başlangıç tarihi davacının iddia ettiği ve kanıtladığı doğrultuda geriye dönük olarak düzeltilebilir.

Burada önemli olan davacının inandırıcı ve somut delillerle mahkemeyi ikna edebilmesidir.


İşe giriş bildirgesi işe başlamadan en az 1 gün önce Kuruma verilir[5]. 15 günlük bir süre bulunmamaktadır. Bu süre geçtiğinde bildirge geriye dönük olarak sisteme işlenemez, yalnızca ilk defa işyeri açanlar için bir aylık ek süre tanınmıştır.


İşverenin sigortasız işçi çalıştırması ya da işçi ile yapılan faaliyet sözleşmesi kapsamında işverenin üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmeyerek işçinin sigortalılığını kuruma bildirmemesi belirli yaptırımlara tabi olacaktır. Denetim sırasında sigortasız işçi çalıştırıldığı tespit edilirse asgari ücretin 2 katına kadar cezai işlem uygulanabilmektedir. Geriye dönük olarak uygulanacak SGK cezası 5510 sayılı Yasanın 102.

Maddesinde belirlenmiştir[6].


1 günlük sigorta girişi özellikle kısa süreli ya da gündelikçi çalıştıran kişiler bakımından önem arz etmektedir. İşveren kısa süreli çalışanına 1 günlük sigorta girişi başlatmak istiyorsa öncelikle kendisi kayıt yaptırmalıdır. Teknolojinin ilerlemesiyle bu işlemler oldukça hız kazanmıştır. İşveren kendisine ait T.

C. Kimlik numarasını 5510’a SMS olarak göndermelidir. Gönderilen mesaj onaylandıktan sonra çalıştırılacak kişinin T. C.

Kimlik numarası ve bir ayda hangi günlerde çalıştırılacağı yine 5510’a kısa mesaj olarak gönderilmelidir. İşveren kendine ait kaydı bir defa gerçekleştirdiğinde kaydı sürekli yenilemek zorunda değildir. Ancak çalışanın çalışacağı günler her seferinde ayrı ayrı belirtilerek kısa mesaj yoluyla gönderilmelidir.


1 günlük sigorta girişi, faaliyet tespit davası için gereklidir. İşçinin işverenle kurduğu faaliyet sözleşmesi kapsamında iş görme borcu vardır.

İşverenin de yine aynı sözleşme kapsamında sigortalılığı bildirme yükümlülüğü vardır. 1 günlük sigorta girişi, çalışanın ilk işe giriş bildirgesi ile ilk kez çalışmaya başladığı güne dair hizmetine ilişkin tespitin yapılmasında önem arz etmektedir. Sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davasında sigortalılığın bildirilmesindeki tarih ile çalışan adına verilen işe giriş bildirgesindeki tarihin örtüşmesi gerekmektedir. Bunun tespiti için 1 günlük sigorta girişi oldukça yararlı olacaktır. Bir günlük sigorta priminin tutarı günlük kazanca ve toplam prim oranına göre değişir, güncel hesaplama için Kurumun ilan ettiği asgari ücret esas alınır.


Sigortalılık Başlangıç Tarihinin Tespiti Davası Dilekçe Örneği

Bu dilekçe, 1 günlük faaliyet tespiti davası için de kullanılabilir.

….

X….. İŞ MAHKEMESİNE

DAVACI:X

VEKİLİ:Y

Adres:

DAVALI: Z

KONU:Sigortalılık Başlangıç Tarihinin Tespiti İsteminden ibarettir.

AÇIKLAMALAR:

  1. Müvekkilim davacı X, E A. Ş. Işyerinde ……..

    Tarihinde işe başlamış ve işten ……… (haklı sebep)… ayrılıncaya kadar ……. Tarihine kadar çalışmış bulunmaktadır. Çalıştığı bu dönem E A. Ş.

    Kayıtlarında ……. Tarih ve ….. Sigortalı ilk İşe Giriş Bildirgesi (EK-1) ile E A. Ş.

    Bildirilmiştir.

  2. Müvekkilimin işe giriş bildirgesinin verilmesine karşın müvekkilim tarafına prim ödenmediği ……..sicil sayılı E A. Ş. Bildirgede yer alan ve işe giriş tarihi olan ……… tarihinde bir gün süre iş sözleşmesi uyarınca çalışması nedeniyle sigortalılığının ……sayılı yasanın …. Maddeleri gereği sigortalılık süresi başlangıcının ……..

    Olduğunun tespiti için iş bu davayı açma gereği duymaktayız.

YASAL DAYANAK:

……… Sayılı Yasa, ……. Sayılı Yasa, …… mevzuat.

DELİLLER:

1-……. Sigorta Sicil ve ………T. C.

Kimlik numaralı müvekkile ait Sosyal Güvenlik Sicil Dosyası.

2-…… sicil sayılı işyeri dosyası ve dönem bildirimleri.

3-…….. Günlü İşe Giriş Bildirgesi. (EK-1)

SONUÇ VE TALEP:

Yukarıda sunmuş bulunduğumuz ve Sayın Mahkemenizce re’sen gözetilecek bir başka nedenlerle müvekkilin işe giriş bildirgesi verildiği halde kurum kayıtlarında yer almayan…….. Sicil sayılı…… E A. Ş.’de, Yargıtay kararları gereğince İşe Giriş Bildirgesinde belirtilen işe başlama tarihi …… tarihinden bildirgenin verildiği ……..

Tarihine kadar çalıştığı karinesi doğrultusunda müvekkilin, …..sayılı yasanın ….. Maddesi gereği, sigortalılık başlangıç tarihinin ……… olduğunun TESPİTİNE…. Yargılama giderleri ve Avukatlık vekalet ücretinin davalı Z tarafından tahsil edilmesine hüküm verilmesini saygılarımla vekaleten arz ve talep ederim…….

Davacı Vekili

Yazan: Ecenur Baysal

Kaynaklar

  1. 5510 sayılı Yasa m.8↩
  2. 5510 sayılı Yasa m.102↩
  3. 5510 sayılı Yasa m.41↩
  4. 5510 sayılı Yasa m.41↩
  5. 5510 sayılı Yasa m.8↩
  6. 5510 sayılı Yasa m.102↩