Burada ki yazımızda Sahipli Hayvanın Mala Zarar Vermesi konusunu işlerken öncelikle belirtmek isteriz ki bahsi geçen sahipli hayvandan kasıt daha çok sahibi olup da mülkiyet tespiti yapılamayan evcil hayvanların (keçi, koyun, gibi hayvancılık üretiminde ki evcil hayvanlar) özellikle tarımsal alanlara zarar vermesi hâlinde, zarar gören tarafın başvuracağı yasal yollardan, idari ve adli başvuru ve işlemlerden bahsedeceğiz.
Dolayısıyla yazımızın amacı sahibi olan keçi, koyun gibi küçükbaş hayvanların vermiş oldukları zarar ziyanların önlenmesi için başvurulacak yollara ve bilhassa idari işlemlere ilişkindir.
Sahipsiz hayvanın ya da yukarıda ki paragrafta bahsettiğimiz anlamda Sahipli Hayvanın Mala Zarar Vermesi özellikle şehir merkezlerinde ve kırsal alanlarda, hem malvarlığına hem de vücut bütünlüğüne yönelik riskler barındırması, gerek kişilere fiziksel zarar vermesi gerekse tarım arazileri, binek araçları veya diğer özel mallara ekonomik kayıplara yol açması, hukuk sistemi içerisinde önemli bir sorumluluk ve ödenek sorununu gündeme getirmektedir.
Öncelikle sahipsiz hayvan ne demektir bunu açıklamak gerekir. Yasal terminolojide “sahipsiz hayvan,” 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun 3. Maddesinde tanımlanmıştır. Bu maddeye göreSahipsiz hayvan, “herhangi birisine ait olmayan ve yaşadığı ortamın terk edilmiş, kaybolmuş veya kaçmış hayvanlar” olarak tanımlanmaktadır.
Hayvanların Verdikleri Zarar Sonucu İzlenecek Yasal Yol Nedir?
Sahipsiz hayvanların neden olduğu zararlardan kaynaklanan sorumluluk, temel olarak ilgili kamu idarelerinin yerine getirmekle yükümlü olduğu kamu hizmetine dayanmaktadır.
5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu,Sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanların toplatılması, kısırlaştırılması, aşılanması, rehabilite edilmesi ve bakımevlerine yerleştirilmesi gibi görevleri yerel yönetimlere yüklemektedir.
Bu görevlerin eksik veya hatalı yerine getirilmesi, idarenin sorumluluğunu doğurmaktadır.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 125. Maddesi uyarınca, “İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.” Bu hüküm, idarenin faaliyet kusuruna dayalı sorumluluğunun anayasal temelini oluşturur. İdarenin sahipsiz hayvanlarla ilgili görevlerini gereği gibi yerine getirmemesi (örneğin, tehlike arz eden hayvanların toplatılmaması, kısırlaştırma ve barınma hizmetlerinin yetersizliği), “faaliyet kusuru” olarak nitelendirilir ve bu kusurdan kaynaklanan zararların idarece tazmini gerekir.
Sahipsiz Hayvanın Bir Zarar Vermesi Hâlinde İzlenecek Yasal Yol Nedir?
Sahipsiz bir hayvanın kişiye veya mala zarar vermesi hâlinde, zarar görenin başvurabileceği temel yasal yol, öncelikle ilgili idareye başvurmaktır. İdari Yargılama Usulü Kanunu Madde 13 “İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari yasal aşama açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir”Demektedir.
İşbu nedenle tam yargı yasal süreci açmadan önce ilk olarak idareye başvuru gerekmektedir.
Belediye Zabıta Yönetmeliği m.11/h gereği“Sahipsiz olup, beldede başıboş dolaşan hayvanların muhafaza altına alınmasını sağlar ve bunlardan tehlike yaratması muhtemel olanların veteriner ekiplerince usulü dairesinde etkisiz hale getirilmesine yardımcı olur ”Demektedir. Bu ilgili yönetmeliğe dayanılarak belediye ekiplerinden söz konusu hayvanların toplatılması talebinde bulunulabilir. İdare, başvurunun yapıldığı tarihten itibaren 60 gün içinde cevap vermek zorundadır. Bu süre içinde cevap verilmezse başvuru zımnen reddedilmiş sayılır.
Hayvanların Verdikleri Zararlardan Dolayı Mahkemeye Başvurulması
İdare tarafından başvuru yanıtlanmazsa yahut reddedilerse idare mahkemesinde “tam yargı yasal süreci” açma yoluna gidilecektir.
Tam yargı yasal süreci, idarenin bir eylem veya işleminden dolayı hakları zarara uğrayan kişilerin, bu zararların idare tarafından tazmin edilmesini talep etmek amacıyla İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) kapsamında açtıkları bir yasal aşama türüdür.
Bu yasal aşama belediyenin faaliyet kusuru işlemesi nedeniyle açılacaktır. Kamu idareleri yapmakla yükümlü bulundukları faaliyetleri gereği gibi ifa etmekle beraber bu hizmetin işleyişini sürekli olarak kontrol etmek ve hizmetin yürütülmesi sırasında gerekli önlemleri almakla da yükümlüdür. İdarece bu yükümlülüğünün yerine getirilmemesi suretiyle hizmetin kötü veya geç işlemesi ya da gereği gibi işlememesi sonucunda bir zarara yol açma verilmiş olmasının, idareye faaliyet kusuru nedeniyle meydana gelen maddi veya manevi zararları tazmin sorumluluğu yükleyecektir.
Sonuç olarak; sahipsiz hayvanların kişilere veya mallara verdiği zararlar karşısında, zarar görenlerin yasal hakları, idarenin faaliyet kusuru ilkesi çerçevesinde yasal güvence altındadır. Bu tür durumlarda, zarar gören kişinin öncelikle zararı belgelemesi, ardından ilgili idareye yazılı başvuru yapması ve taleplerinin karşılanmaması halinde İdare Mahkemesinde tam yargı yasal süreci açması en doğru yasal yoldur.
Hukuk devletinde, kamu hizmetlerinin gereği gibi ifa edilmemesinden kaynaklanan zararların, idare tarafından tazmin edilmesi, bireylerin can ve mal güvenliklerinin sağlanmasının bir gereğidir.