Fiili Ayrılık Nedeniyle Boşanma *2026
Fiili ayrılık nedeniyle boşanma, evlilik birliğinin temelden sarsıldığının kabulüne dayalı bir boşanma nedenidir. Boşanma nedenleri Türk Medeni Kanunu’nun 161 ve 166. Maddeleri arasında düzenlenmiştir. Bu nedenler sırasıyla;
- Aldatma (zina) nedeniyle boşanma
- Fiziksel ve psikolojik şiddet nedeni ile boşanma(hayata kast pek kötü veya onur kırıcı davranış)
- Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme nedeniyle boşanma
- Terk nedeni ile boşanma
- Akıl hastalığı nedeniyle boşanma
- Evlilik birliğinin temelden sarsılması nedeni ile boşanma
Şeklindedir.
Boşanma davası açmak isteyen eş, sayılan bu nedenlerden birisine dayanmak ve kusura dayalıBoşanma nedenleriNde kusurun diğer eşte olduğunu kanıtlamak zorundadır.
Evlilik birliğinin temelden sarsılmasıNedeni, genel bir boşanma nedeni olup, yine kusura dayanır. Evlilik birliğinin temelden sarsılmış olmasına dayanarakBoşanma davasıAçan eş, temelden sarsılmaya diğer eşin davranışlarının sebep olduğunu kanıtlamak zorundadır.
Evlilik birliğinin temelden sarsılması nedeni ile boşanma TMK 166. Maddede düzenlenmiştir. Yine aynı maddede, evlilik birliğinin temelden sarsılmış sayılması ve başkaca araştırma yapılmaksızın boşanmaya hüküm verilmesi gereken iki vaziyet düzenlenmiştir.
Bu iki durumda olay ve kusur incelemesine girişilmeksizin boşanmaya hüküm verilmesi gerecektir.
Bunlardan birisiAnlaşmalı boşanma, diğeri ise ortak hayatın yeniden kurulmaması nedeni ile boşanma durumudur.
İçerik
Toggle- Ortak Hayatın Yeniden Kurulmaması Nedeniyle Boşanma
- Fiili Ayrılık Nedeniyle Boşanma Davasında Kanıtlar
- Bir Yıl Ayrı Kalma Nedeniyle Boşanma Davasını Hangi Eş Açabilir?
- Fiili Ayrılık Nedeniyle Boşanma Sonucunda Tazminat ve Nafaka
- Sık Sorulan Sorular
- Anayasa Mahkemesi İptal Kararından Sonra Fiili Ayrılık Süresi
Ortak Hayatın Yeniden Kurulmaması Nedeniyle Boşanma
Boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın reddine hüküm verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarakBir yılGeçmesi hâlinde, her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya hüküm verilir.
TMK 166/4 maddesi
Fiili ayrılık nedeniyle boşanmaYa hüküm verilebilmesi için;
- Herhangi bir nedene dayalı olarak açılmış ve reddedilmiş bir boşanma davasının olması
- İlk boşanma davasında verilen ret kararının kesinleşmesi tarihi üzerindenBir yılGeçmiş olması gerekmektedir.
Bir yıldan daha uzun süren bir ayrılık olsa dahi, eşlerden birisi tarafından açılmış ve reddedilmiş birBoşanma davası Bulunmuyor ise, “Fiili ayrılık” nedeni ile boşanmaya hüküm verilemez. Fiili ayrılık, tek başına boşanma nedeni olarak kabul edilmez. Bu durumda koşulları varsa ancak diğer boşanma nedenlerine göre yasal aşama açılabilir.
Boşanmanın reddiHükmü üzerinden bir yıl geçmedikçe de, “ortak hayatın yeniden kurulamaması” nedeniyle boşanma hükmü verilemez. Ancak reddedilen davadan sonra meydana gelen yeni olaylarla ilgili, başkaca nedenlerleBoşanma davasıAçılabilir.
İlginizi Çekebilir:Tek Taraflı Boşanma Davası Nasıl Açılır?
Fiili Ayrılık Nedeniyle Boşanma Davasında Kanıtlar
Ortak hayatın yeniden kurulmaması nedeniyleBoşanma davasıAçıldığında, mahkemece evlilik birliğinin temelden sarsılmasında kimin kusurlu olduğu yönünde bir araştırma yapılmaz.
İlk davada ileri sürülüp kanıtlanmamış olan vakıalarIkinci boşanma davasıNda ileri sürülemez. Bu vakıalarla ilgili kesin hüküm engeli bulunur. Ancak önceki davada kesinleşmiş hususlar, tarafların ödenek talepleri bakımından ikinci boşanma davasının görüldüğü mahkemeyi bağlar.
Bu nedene dayalıBoşanma davasıNda mahkemece araştırılacak tek konu, eşlerin, boşanmanın reddi kararının kesinleşme tarihinden sonra ortak yaşamı tekrar kurmak amacıyla bir araya gelip gelmediklerinden ibarettir. Tarafların bu süre içerisinde böyle bir amaçları olmaksızın karşılaşmaları, aynı yerde bulunmaları veya görüşmüş olması, tek başına,Ortak hayatın yeniden kurulmasıÇabası olarak değerlendirilemez.
Ancak taraflar bu süre içerisinde, evlilik birliğini sürdürme amacıyla bir araya gelmemiş olmalıdır. Bunun kanıtlanması da tanık başta olmak üzere her türlü delille mümkündür. Fiili ayrılığa sebep olmadaKusurDurumu ise boşanma bakımından değil, varsa ödenek talepleri bakımından incelenir.
Boşanma davalarında kanıtlar hakkında bilgi içinBoşanma Davasında DelillerBaşlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 28.6.2006 günlü 2006/2-488 E, 2006/480 K sayılı hükmünde, tarafların karşılıklı ikrarlarını, bu hususun kanıtlanması için yeterli saymıştır.
Fiili Ayrılık Nedeniyle İkinci Kez Boşanma DavasıDavacı koca, davalı ile evli olduklarını ancak 4 yıldan beri ayrı yaşadıklarını ileri sürerek boşanmalarına hüküm verilmesini talep ve yasal aşama etmiştir.
Davalı-karşı davacı kadın, taraflar arasında daha önce görülen boşanma davasından sonra bir araya gelmediklerini, evlilik birliğinin sona ermesinde tüm kusurun erkekte olduğunu ileri sürerek, boşanmalarına, maddi ve manevi ödenek ile nafakaya hüküm verilmesini talep ve yasal aşama etmiştir.
Mahkemece; verilen kesin süre içerisinde bir araya gelmediklerine ilişkin taraflarca bir delil sunulmaması nedeni ile, her iki davanın da ispatlanamadığından reddine hüküm verilmiştir…
Medeni Kanun’un uygulanmasında, davanın kabul edilebilmesi için yasanın amaçladığı üzere üç yılı aşan bir süre içinde müşterek hayatın kurulamaması, fiili ayrılık vakıasının gerçekleşmiş olması gerekir…
Davacı koca, daha önce görülen boşanma davasının kesinleşmesinden önceki bir tarihten başlatarak dört yıldır fiilen ayrı yaşadıklarını yasal aşama dilekçesinde beyan etmiş, davalı kadın da aynı maddi vakıayı karşı yasal aşama dilekçesinde tekrarlamış olduğu gibi, taraflar yargılama sırasında da bu beyanlarını yinelemişlerdir.
Hemen vurgulayalım ki, evlilik bir ortak yaşama duygu ve arzusuna bağlı olup; hayatın birlikte yaşanması ve paylaşılması amacını güder. Ortada hiçbir zorunluluk bulunmamasına rağmen, birlikte olmayı arzulamadıkları için eşler fiilen ayrı yaşıyorlarsa, o evliliğin sözü edilen amaç ve anlamının kalmadığının kabulü gerekir.
Diğer bir anlatımla; birlikte yaşanmayan ve şekli bir evlilikten öte gitmeyen evliliğin, gerçek anlamda evlilik olmayacağı, bu durumun eşlerden ayrı topluma da bir yarar sağlamayacağı çok açıktır.
Türk Medeni Kanunu’nun 166 /son maddesi bu sosyal sorunu çözümsüz bırakmamak suretiyle, Türk boşanma hukukunda önemli bir sıkıntıyı gidermiştir. Bu nedenle anılan maddeyi açıklanan amaç ve yaşanan gerçekler yönünde ve özüne uygun bir biçimde yorumlamak gerekir. Hal böyle olunca, dosyaya celbedilip incelenen, taraflar arasında daha önce görülüp kesinleşen boşanma dosyası içeriği ve fiili ayrılık vakıasına ilişkin olarak, davacı karşı davalı erkek ve davalı -karşı davacı kadının aksi kanıtlanamayan beyanları karşısında, artık olayda Medeni Kanun’un 166 /son maddesinde öngörülen koşullarının gerçekleştiğinin kabulü gerekir.
(Yargıtay HGK 2006/2-488 E, 2006/480 K, 28.6.2006)
Bir Yıl Ayrı Kalma Nedeniyle Boşanma Davasını Hangi Eş Açabilir?
Medeni Kanundüzenlemesine göre bu davayı eşlerden herhangi biri açabilir. BuBoşanma nedeniKusura dayalı olmadığından, kusurlu / kusursuz eş ayrımı yapılmayacaktır.
Ortak hayatın yeniden kurulmaması nedeniyle açılacakBoşanma davası, reddedilen önceki boşanma davasındaki olaylardan tamamen bağımsız bir yasal aşama olduğundan, önceki davadaki olayların da bu davada yeniden tartışılmasının yeri yoktur. Bu nedenle, önceki davanın davacısı olup, davası reddedilen eş de, önceki davada davalı hâlinde olan eş de koşulları oluştuğunda TMK 166/4. Maddesine dayanarakBoşanma davasıAçabilir.
Fiili Ayrılık Nedeniyle Boşanma Sonucunda Ödenek ve Nafaka
Bir yıl ayrılıkSonunda açılacak boşanma davasındaMaddi manevi tazminat ve nafakaTalebinde bulunulabilir. Bu durumda mahkemece, fiili ayrılığın ortaya çıkmasındaki kusur durumunu dikkate alarak maddi talepler karara bağlanır.
Reddedilen önceki davada kesinleşmiş hususlar, ikinci boşanma davasında maddi talepler bakımından bağlayıcı olur. Örneğin, önceki boşanma davası, davacının kusurlu bulunması nedeniyle reddedilmişse, ikinci davada bu tespit kesin delil niteliği taşır. Bu durumda ilk davada davacı olan eşin, fiili ayrılığı yaratmada kusurlu olduğu kabul edilir. Diğer tarafın ödenek ve koşulları varsa nafaka talep etme hakkı olur.
İlk yasal aşama, davalıya kusur yüklenemediğinden reddedilmiş ve davacının da herhangi bir kusuru tespit edilememişse, tazminata hükmedilmez.
İlk boşanma davasını açarak fiili ayrılığa neden olmak, evlilik birliğinin sona ermesinde kusur olarak kabul edilse de; diğer eşin kişilik haklarına bir saldırı teşkil etmediğindenManevi ödenekHakkı doğmaz. Bu durumda kusuru bulunmayan eş, yoksulluğa düşme durumu varsaNafakaTalep edebilir.
Davacı tarafından daha önce açılan boşanma davası reddedilmiş, ret kararının kesinleşmesinden başlayarak üç yıl geçmesi ve bu süre zarfında ortak hayatın yeniden kurulmamış olması sebebiyle tarafların boşanmalarına hüküm verilmiştir. Davalının, davacıya yönelik hakaret ve fiziki şiddeti kadın tarafından açılan ve reddedilen boşanma davası öncesine aittir. Aynı olayların bu davada manevi tazminata esas alınmasına kesin hüküm engeldir.
Reddedilen boşanma davasından sonra taraflar bir araya gelmedikleri gibi, fiili ayrılık süresi içinde davalının, eşinin kişilik haklarına saldırı niteliğinde bir eylemi de iddia ve ispat edilmemiştir. Boşanmaya sebep olan fiili ayrılık ise tek başına manevi ödenek sorumluluğunu gerektirmez. Bu durumda davacının manevi ödenek talebinin reddi gerekirken, yazılı şekilde manevi tazminata hükmedilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
(Yargıtay 2. H.D. 2011/ 12515 E, 2012/8283 K, 04.04.2012 T)
Taraflar arasında daha önce görülen ve erkeğin davasına dayanak teşkil eden boşanma davasının, “Davalı kadına atfı kabil bir kusurun varlığının ispatlanamadığı” gerekçesiyle her iki tarafa da kusur yüklenilmeden reddedilip kesinleştiği, bu tarihten sonra tarafların bir araya gelmedikleri, fiili ayrılık döneminde gerek davalı kadına gerekse davacı erkeğe kusur olarak yüklenebilecek bir olayın varlığının ve erkeğin ilk boşanma davasında, tarafların boşanmayı gerektirir kusurlu bir davranışının kanıtlanamadığı, böylece bu tarihten önceki olayların artık taraflara kusur olarak yüklenemeyeceği, dolayısıyla davacı erkeğe yüklenen “Sürekli fiziksel şiddet uygulama ve hakaret etme” vakıalarının bu dosya kapsamından erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceği, sonuç olarak Türk Medeni Kanunu’nun 166/ son maddesine dayanak teşkil eden ve retle sonuçlanan ilk davayı açarak fiili ayrılığa sebep olan ve birlikte yaşamaktan kaçınan davacı erkeğin boşanmaya neden olan olaylarda yine de tamamen kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Erkeğin gerçekleşen bu kusurlu eylemi kadının kişilik haklarına saldırı teşkil etmediğinden somut olayda davalı kadının koşulları oluşmayan manevi ödenek ( TMK madde 174/2. ) talebinin reddine hüküm verilmesi gerekirken, kabulüne hüküm verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
(Yargıtay 2. H. D. 2020/4688 E, 2020/5666 K, 12.11.2020 T)
Çekişmeli boşanmaVe anlaşmalı boşanma davaları, boşanmanın maddi sonuçları, ödenek, nafaka, velayet, mal paylaşımı, katkı payı, katılma alacağı davaları konusunda yasal desten için Aile hukuku ve boşanma avukatıAlanında faaliyet sunanHukuk büromuzA ulaşabilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Fiili ayrılık nedeniyle boşanmak için bir yıl ayrı kalma şartı hangi tarihte başlar?Fiili ayrılık nedeniyle boşanma için bir yıl ayrı kalma şartı, ilk boşanma davasında verilen ret kararının kesinleşme tarihinden itibaren başlar.
Ortak hayatın yeniden kurulmaması nedeniyle boşanmada ödenek olur mu?Ortak hayatın yeniden kurulmaması nedeniyle boşanma davalarında ödenek talebi varsa, mahkemece fiili ayrılığa hangi eşin kusurlu davranışının neden olduğu araştırılır.
Reddedilen ilk boşanma davasında ağır kusurlu taraf tespit edilmişse, ikinci boşanma davasında bu tespit kesin delil niteliği taşır. Mahkemece kusur durumuna göre tazminata hükmedilir. Evlilik birliğinin sarsılması ve ayrılığa neden olmada eşler eşit kusurlu ise tazminata hükmedilmez.
Boşanma davam reddedildi, ne yapabilirim?Boşanma davası reddedildiğinde aynı sebeplere dayanarak tekrar boşanma davası açılamaz. Ancak boşanma kararının kesinleşme tarihinden itibaren bir yıl boyunca eşler arasında müşterek yaşam tekrar kurulmamışsa ikinci kez boşanma davası açılabilir.
İkinci defa boşanma davası açabilir miyim?Boşanma davasının reddinden sonraIkinci kez boşanmaDavası ancak yeni olaylara dayanılarak açılabilir.
Bununla birlikte ilk açılanÇekişmeli boşanmaDavasının reddinden sonra eşler birlikteAnlaşmalı boşanmaDavası açabilir. Yeni nedenlerle veya anlaşmalı boşanma koşulları yoksa ancak bir yıl fiili ayrılık sonrası tekrar boşanma davası açılabilir.
Anayasa Yargı Makamı İptal Kararından Sonra Fiili Ayrılık Süresi
Medeni Yasa 166/4 düzenlemesinin önceki halinde, fiili ayrılık süresi üç yıl olarak öngörülmüştür. Anayasa Yargı Makamı 22/2/2024 tarihinde E.2023/116 numaralı dosyada, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 166. Maddesinin dördüncü fıkrasının Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline hüküm vermiş.
İptal hükmü sonrası yapılan yeni düzenlemede bu süre bir yıl olarak düzenlenmiştir. Halihazırda, ortak yaşamın yeniden kurulmaması nedeniyle boşanma davasının kabulü için aranan fiili ayrılık süresi bir yıldır.
Boşanma avukatıOlarak faaliyet veren avukatlık büromuzdan, çekişmeli ve anlaşmalı boşanma davaları ile her türlüAile hukukuUyuşmazlığı konusunda yasal destek alabilirsiniz.
Hukuk büromuzun tüm uzmanlık alanlarınaburadanulaşabilirsiniz.
Hukuk Büromuz6 Temmuz 2019