İçerik

  1. I. Bakım Alacaklısı Tarafından Açılan Tapu İptal ve Tescil Davası
  2. II. Bakım Borçlusu Tarafından Açılan Tapu İptal ve Tescil Davası
    • 1. Borçlar Hukuku Nitelikli Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesinde Açılan Tapu İptal Tescil Davası
    • 2.

      Miras Hukuku Nitelikli Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesinde Açılan Tapu İptal Tescil Davası

  3. III. Nafaka Alacaklılarınca Açılan Tapu İptal ve Tescil Davası
  4. IV. Bakım Alacaklısının Mirasçıları Tarafından Açılan Davalar
    • 1. Tenkis Davası
    • 2.

      Muvazaaya Dayalı Davalar

  5. V. Bakım Alacaklısının Alacaklıları Tarafından Açılan Tapu İptal ve Tescil Davası

I. Bakım Alacaklısı Tarafından Açılan Tapu İptal ve Tescil Davası

Bakım alacaklısı, ölünceye kadar bak sözleşmesinin geçersiz olması nedeniyle bakım borçlusuna karşı tapu iptali ve tescil yasal süreci açabilmektedir. Bu davanın açılabilmesi için hukuken geçerli bir ölünceye kadar bakma sözleşmesi olmalıdır.

Fakat sözleşmenin geçersiz olduğu iddiasıyla tescilin yolsuz olduğuna dayanılarak yasal aşama açılmalıdır.

Bakım alacaklısı, bakım borçlusunun edimlerini tam olarak yerine getirmediğini iddia edebilir. Bu bağlamda sözleşmenin iptali ile tapu iptali ve tescili yasal süreci da açabilmektedir. Türk Borçlar Kanunu’nun 617’nci maddesinde, bakım alacaklısı henüz hayattayken bakım borçlusunun edimlerini yerine getirmediği iddiasıyla fesih isteme hakkı düzenlenmiştir.

Bakım alacaklısı, sözleşmenin iptali ile devredilen taşınmazın iadesi talebiyle yasal aşama açabilir. Bu bağlamda yasal aşama açtığında, iptal isteğinin haklı nedene dayandığını ispatlamak zorundadır.

Bakım alacaklısının davasının tapu iptal ve tescil yasal süreci açması, bakım borçlusunun kusurundan kaynaklanmalıdır. Ya da sözleşmenin bakım borçlusunun edimlerini ifa etmemesi nedeniyle iptal olması gerekmektedir.3

Yargıtay, bakım borçlusunun kusurunun bulunmaması hâlinde bakım alacaklısının açtığı tapu iptal ve tescil davalarını reddedilmesi gerektiğine hükmetmiştir. Dolayısıyla bakım alacaklısının sözleşmenin iptali ile tapu iptali ve tescil talebi hakkında davalı bakım borçlusunun kusurlu olup olmadığı ve bakım alacaklısı tarafından kusurun ispatı gerekmektedir.

Yargıtay, bakım alacaklısının bakım borçlusu ile değil de büyük oğlu ve gelini ile yaşamayı kendi arzu ve tercih ettiği vaziyette sözleşmenin feshi talebi ve sözleşmeye konu taşınmazın tapu iptal ve tescil talebi yönünden reddine hüküm vermiştir.

II. Bakım Borçlusu Tarafından Açılan Tapu İptal ve Tescil Davası

Bakım borçlusu, hukuken geçerli ölünceye kadar bakma sözleşmesine dayalı olarak tescile zorlama adına tapu iptali ve tescil yasal süreci açabilmektedir.

Ölünceye kadar bakım sözleşmesi, tek başına mülkiyetin naklini sağlamaz. Bakım borçlusuna kişisel hak sağlar. Bu nedenle bakım borçlusu, tek başına tapuya başvurarak taşınmazın mülkiyetini devralamaz. Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, açacağı tapu iptal ve tescil davasının dayanağı ve delilidir.

Eğer ki bakım borçlusunun açacağı tapu iptali ve tescil davasının dayanağı olan sözleşme hakkında bir iptal yasal süreci varsa bu yasal aşama ön sorun olarak bekletici mesele sayılmakta ve sonuçlanması beklenmelidir.

1. Borçlar Hukuku Nitelikli Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesinde Açılan Tapu İptal Tescil Davası

Borçlar hukuku nitelikli ölünceye kadar bakma sözleşmesinde bakım alacaklısı, borcunu sağlar arası tasarrufla yerine getirir. Bu sebeple sözleşmenin kurulması, devir borcunun konusu taşınmaz malın devri için yeterli değildir. Taşınmaz malın bakım borçlusuna tescil edilmesi gerekir.

Bakım alacaklısının devir borcuna ilişkin edimini bakım borçlusundan önce ifa etmesi gerekir. Bakım alacaklısı taşınmazını bakım borçlusu üzerine tescil etmezse, bakım borçlusu ödemezlik def’inde bulunabilir.

Türk Medeni Kanunu’nun 716’ncı maddesinde: “Mülkiyetin kazanılmasına esas olacak bir hukukî sebebe dayanarak malikten mülkiyetin kendi adına tescilini istemek hususunda kişisel hakka sahip olan kimse, malikin kaçınması hâlinde hâkimden, mülkiyetin hükmen geçirilmesini isteyebilir.” hükmüne yer verilmiştir. Bakım borçlusu söz konusu maddeye dayanarak taşınmazın kendi üzerine tescil edilmesini mahkemeden talep edebilir.

2. Miras Hukuku Nitelikli Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesinde Açılan Tapu İptal Tescil Davası

Miras hukuku nitelikli ölünceye kadar bakma sözleşmesinde bakım alacaklısı, mal veya malvarlığı değerini bir ölüme bağlı tasarrufla devredebilmektedir.

Ya da bakım borçlusunun mirasçı atanması suretiyle devreder. Bu sebeple bakım alacaklısı hayattayken tescile zorlama yasal süreci açılamaz. Bakım alacaklısı vefat ettiğinde, mirasçıları ve külli haleflerinin taşınmazın mülkiyetini bakım borçlusuna geçirmesi gerekir. Borçlarını yerine getirmezlerse bakım borçlusu, mirasçı ve külli haleflere tapu iptali ve tescil için yasal aşama açabilmektedir.

Bakım borçlusunun miras hukuku nitelikli sözleşmeye dayalı açtığı tapu iptal ve tescil davasında geçerli bir sözleşmenin var olması gerekir.

Bununla beraber sözleşmeye karşı bakım alacaklısının vefat etmeden önce sözleşmenin iptali için yasal aşama açmamış olması gerekir. Ayrıca bakım borçlusunun edimini ifa etmiş olması gerekir. Aynı zamanda söz konusu taşınmazın devrinde herhangi bir sebeple ifa imkansızlığı olmaması gerekir.

III. Nafaka Alacaklılarınca Açılan Tapu İptal ve Tescil Davası

Nafaka alacaklısının ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iptaline dayalı bir yasal aşama açabilmesi mümkündür.

Bunun için öncelikle kişinin nafaka alacaklısı olması gerekir. Aynı zamanda ölünceye kadar bakma sözleşmesi nedeniyle bakım alacaklısının nafaka ödeme imkanını kaybetmiş olması gerekmektedir. Nafaka alacaklısının iptal yasal süreci açabilmesi için bakım alacaklısı borcunu ifa etmeye yönelik imkanlarını kaybetmelidir. Ya da sözleşme nedeniyle elden çıkarmış olması gerekir.

Nafaka alacaklısının açmış olduğu iptal davasında hakim, nafaka alacaklısı bakım alacaklısı ve bakım borçlusu arasında üçlü bir ilişki kurar.

Böylece nafaka alacaklısına nafaka ödenmesine hüküm vererek ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iptali talebini reddedebilmektedir.

IV. Bakım Alacaklısının Mirasçıları Tarafından Açılan Davalar

1. Tenkis Davası

A) Tenkis Davası Nedir ve Kimler Açabilir?

Tenkis, saklı paylı mirasçıların saklı paylarını ihlal eden sağlararası kazandırmaların ve ölüme bağlı tasarrufların ihlali oranında saklı paylarını geri almasıdır. Saklı paylı mirasçısı bulunan miras bırakan, tasarruf serbestisi, mirasçılarının saklı payını ihlal ederse mirasçılar tenkis yasal süreci açabilirler.

Saklı paylı mirasçılar kanunda; miras bırakanın sağ kalan eşi, altsoyu, anne ve babası olarak sayılmıştır. Tenkis davasını sadece bu kişiler açabilmektedir.

Türk Medeni Kanunu’nun 560’ıncı maddesinde;“Saklı paylarının karşılığını alamayan mirasçılar, mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşan tasarruflarının tenkisini yasal aşama edebilirler. Yasal mirasçıların paylarına ilişkin olarak tasarrufta yer alan kurallar, mirasbırakanın arzusunun başka türlü olduğu tasarruftan anlaşılmadıkça, sadece paylaştırma kuralları sayılır.”Şeklinde tenkis yasal süreci düzenlenmiştir.

Sözleşmeyle bakım alacaklısı, bakım borçlusuna mirasçılarının saklı paylarını ihlal edecek şekilde tüm malvarlığını devredebilmektedir. Bakım alacaklısı vefat edene kadar saklı paylı mirasçıların yasal aşama hakkı yoktur.

Ölünceye kadar bakma sözleşmesinin saklı payı ihlal edip etmediği ve ne oranda ettiği bakım alacaklısının ölümünden sonra belirlenebilmektedir. Ardından mirasçılar, tenkis yasal süreci yoluyla haklarını arayabilmektedir.

Türk Borçlar Kanunu’nun 615’inci maddesinin üçüncü fıkrasında;“Mirasçıların tenkis ve alacaklıların iptal yasal süreci açma hakları saklıdır.”Hükmüne yer verilerek mirasçıların ölünceye kadar bakma sözleşmesine ilişkin tenkis yasal süreci açma hakkı olduğu belirtilmiştir.

B) Tenkis Davası Açılması İçin Gereken Şartlar

Ölünceye kadar bakma sözleşmesinde iki halin varlığı hâlinde tenkis söz konusu olabilmektedir. Miras bırakanın yapmış olduğu ölünceye kadar bakma sözleşmesinde bağışlama amacıyla hareket etmesi veya saklı payları ihlal etme amacıyla bu sözleşmeyi yapması durumlarında tenkis yasal süreci açılabilmektedir.

Miras bırakan, ölünceye kadar bakma sözleşmesi kurma yoluyla ivazsız olarak malvarlığını devretmiş olabilir. Bu bağlamda edimler arasında büyük oransızlık olması hâlinde bağışlama yapmış olarak kabul edilmektedir.

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile karşılıklı borç altına girilen edimler arasında doğan oransızlığın belirlenmesi gerekmektedir.

Bunun için bakım borçlusu tarafından yerine getirilen edimlerin değeri hesaplanabilmektedir. Ayrıca bakım alacaklısının tahmini yaşam süresini göz önüne alınacaktır. Bu bağlamda bakma ve gözetme ediminin ortalama kapitalize değerini hesaplamak gerekir. Bir de bakım alacaklısı tarafından üstlenilen edim ile kıyaslama yöntemine gidilerek oransızlık olup olmadığı belirlenebilmektedir.

Miras bırakanın asıl amacının bakım alacağı elde etmek değil, tasarruf özgürlüğünü kısıtlayan saklı pay kurallarını bertaraf etmek olduğunun ispatlanması gerekir.

Sözleşmenin tenkise konu olabilmesi için saklı payların mirasın açıldığı anda ihlal edilmiş olması gerekmektedir. Ölünceye kadar bakma sözleşmesinin yapıldığı andaki vaziyet göz önüne alınmaz. Bu sebeple mirasın açıldığı anda sözleşme, saklı paylara ilişkin bir ihlal taşımıyorsa tenkisine gidilemez.

Miras bırakanın, ölünceye kadar bakma sözleşmesini yaptığı andaki malvarlığı değerine bakılması gerekir. Bununla beraber sözleşmenin saklı payları ihlal edip etmediği değerlendirilmelidir.

Yapıldığı anda saklı payların ihlaline yol açmayan bir ölünceye kadar bakma sözleşmesinin, sonradan malvarlığında meydana gelen bir azalma nedeniyle ihlal oluşturması, miras bırakanın bu amaçla sözleşmeyi yaptığını göstermez. Ancak ihlalin gerçekleşeceğini öngören ve malvarlığının ileride azalacağını bilen miras bırakanın yaptığı ölünceye kadar bakma sözleşmelerinde tenkis talep edilebilmektedir. Saklı payın ihlal edilmesinden bahsedebilmek için miras bırakanın sözleşmeyi yaparken en az bir tane saklı paylı mirasçısının bulunması gerekmektedir.

C) Yargıtay’ın İçtihatları Doğrultusunda Gereken Şartlar

Yargıtay, ölünceye kadar bakma sözleşmesinin yapıldığı anda murisin bakıma muhtaç olmasının koşul olmadığını belirtmektedir. Edimler arasında oransızlığın bulunup bulunmadığının ve tenkise tabi bir kazandırma olup olmayacağını değerlendirirken;

  • Miras bırakanın yaşı,
  • Edimler arası değer farkı,
  • Miras bırakanın sözleşme yapılırken olan sağlık durumu,
  • Aile ilişkileri,
  • Ne kadar malvarlığının devredildiği önemlidir.

Ölünceye kadar bakma sözleşmesinin karma bağışlama niteliği taşıması halinde mirasçılar, tarafların edimler arasında var olan değer farkını bildiğini ve miras bırakanın bağış amacıyla hareket ettiğini ispat etmelidir.

Miras bırakanın adet üzere verdiği hediyeler dışındaki bağışlamaların ölümünden önceki 1 yıl içinde yapılması gerekir. Fakat serbestçe dönme hakkını saklı tutarak yaptığı bağışlamalar için ise bir süre söz konusu değildir.

Yargıtay;“Murisin gerçek bir bakım amacıyla değil sırf saklı pay kurallarını dolanma maksadıyla yaptığı açık olan ölünceye kadar bakma sözleşmesi uyarınca yapılmış olan kazandırmalar tenkise tabidir.”Şeklinde hüküm vermiştir.

Bakım borçlusu, ölünceye kadar bakma sözleşmesinin fiilen yerine getirir ve yükümlülüklerini yerine getirirse, edimler arasında bir oransızlığın da bulunmaması halinde tenkis talebi reddedilmektedir. Ayrıca miras bırakanın ölünceye kadar kendisine bakılması ve tedavi ettirilmesi nedeniyle minnet duyguları taşıyarak veya eğitim amacıyla hareket ederek yaptığı bağışlamaların da saklı payları ihlal etme amacıyla yapılmadığı kabul edilmektedir.

Sözleşmeyle, gizlenen bağış amacı üstün tutularak yapılan devirler için mirasçılar muvazaa nedeniyle de yasal aşama açabilirler. Bu vaziyette gerçek iradeye uygun olmadan görünürde yapılan işlem ölünceye kadar bakma sözleşmesidir.

Asıl arzulanan bağış amacı ise gizlenmiştir.

Tenkis yasal süreci, miras bırakanın yerleşim yeri mahkemesinde açılmaktadır. Asliye hukuk yargı makamı ise görevli mahkemedir. Bakım alacaklısının ölümü üzerine, ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile saklı paylarının ihlal edildiğini öğrenen mirasçılar, öğrenme tarihinden itibaren bir yıl ve herhalde mirasın açılması tarihinden itibaren on yıl içerisinde bu davayı açmalıdır.

2. Muvazaaya Dayalı Davalar

A) Muvazaa ve Muris Muvazaası Nedir?

Muvazaa ile yapılan ölünceye kadar bakma sözleşmesinde miras bırakan aslında bağışlamak istediği malvarlığını veya malvarlığı değerini sırf mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla görünüşte ölünceye kadar bakma sözleşmesiyle devrederek gerçek iradesini yansıtan bağışlama sözleşmesini gizlemek istemektedir.

Tarafların asıl iradesi ölünceye kadar bakma sözleşmesi yapmak değildir. Tarafların gerçek iradeleri devir konusunun bağışlanmasıdır.

Ölünceye kadar bakma sözleşmesinden kaynaklanan muris muvazaasında görünürdeki sözleşme olan ölünceye kadar bakma sözleşmesi, tarafların gerçek iradelerini yansıtmadığı için geçersiz olacaktır. Bununla beraber gizli sözleşme olan bağışlama sözleşmesi de gereken şekil şartını sağlamadığı takdirde geçersiz olur.

Ölünceye kadar bakma sözleşmesinden kaynaklanan muris muvazaasında, tescilin yolsuz olarak kazanılması söz konusu olabilmektedir. Eğer ki miras bırakanın saklı pay sahibi mirasçısı saklı payı ile yetinmek istemiyorsa veya saklı payı olmayan mirasçısı muvazaaya dayanarak işlemin iptalini istiyorsa muvazaaya dayalı tapu iptal ve tescil yasal süreci açılmaktadır.

Sözleşmeden kaynaklanan muris muvazaası nedeniyle açılan tapu iptal ve tescil davasının konusu malvarlığına ilişkindir.

Bu sebeple davada görevli yargı mercii asliye hukuk mahkemesidir. Yetkili yargı mercii ise taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir.

B) Kimler Muvazaa İddiasına Dayalı Olarak Yasal Aşama Açabilir?

Muris muvazaasına dayalı olarak açılacak bu davada, davacı saklı pay sahibi mirasçı olmak zorunda değildir. Tüm mirasçılar ve miras payı zedelenenler söz konusu davayı açma hakkına sahiptir. Miras bırakanın ölümü anında hayatta olan ve miras hakkı zarar görmekle birlikte yasal aşama açmasında yasal yararı bulunan kanuni veya atanmış mirasçıları, evlatlığı ve evlatlığının altsoyu yasal aşama açabilmektedir.

Muris muvazaası nedeniyle açılan tapu iptal ve tescil davasında mirasçı, kendi payına düşen miras hakkına dayanarak tapu iptal ve tescil talebinde bulunuyorsa tek başına yasal aşama açabilmektedir.

Fakat mirasçı, sadece kendi miras payının ihlali için değil de terekede yer alması gereken taşınmazın iadesi için yasal aşama açıyorsa, mirasçıların iştirak halinde veya terekeye atayacakları bir temsilci aracılığıyla yasal aşama açmaları gerekir.

C) Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesinde Muvazaa Olup Olmadığı Nasıl Belirlenir?

Miras bırakanın yaptığı ölünceye kadar bakma sözleşmesinin muvazaalı olup olmadığının belirlenirken;

  • Sözleşme tarihinde murisin yaşı, fiziki ve genel sağlık durumu,
  • Aile koşulları ve ilişkileri,
  • Elinde bulunan malvarlığının miktarı,
  • Temlik edilen malın tüm mamelekine oranı, bunun makul karşılanabilecek bir sınırda kalıp kalmadığı hususları incelenir.

Miras bırakanın yaptığı ölünceye kadar bakma sözleşmelerinde, bakım borçlusunun miras bırakanın eşi olabilmektedir. Bu vaziyette ölünceye kadar bakma sözleşmesinde Yargıtay, miras bırakanın özel bir bakım ihtiyacının varlığını aramaktadır. Ancak bakım borçlusunun miras bırakanın altsoyu veya yakın akrabası olması hâlinde sözleşmenin yapıldığı tarihte, özel bir bakım ihtiyacının olmasına gerek olmadığına hükmetmektedir.

Yargıtay, miras bırakanların taşınmazlardaki paylarının gelirleri ile kendilerine baktırmaları mümkünken, paylarını aslında bağışladıkları halde ölünceye kadar bakma akdi ile devretmiş gibi göstererek temlik etmeleri ve miras bırakanların başka malvarlıklarının da olmamasını muvazaanın belirtisi olarak görmüştür. Ayrıca Yargıtay, miras bırakanın kız çocuklardan mal kaçırmak için tüm mallarını erkek çocuklarına bırakması hâlinde da muvazaanın varlığını kabul etmiştir.

Muvazaa iddiasında taşınmazların bakım borçlusuna devredildiği tarihteki mevcut hali ile rayiç bedellerinin ve muris adına kayıtlı bulunan taşınmazların aynı tarihteki rayiç bedellerinin tespit edilmesi gerekmektedir.

Ayrıca bakım borçlusuna taşınmazlar ile mirasbırakan adına kayıtlı olan taşınmazlar arasında makul oranın aşılıp aşılmadığının belirlenmesi gerekir. Aynı zamanda murisin mal kaçırma iradesinin olup olmadığının belirlenmesi gerekir.

Davalı, muvazaalı işlemle malın devredildiği kişi olabilir. Ayrıca bu kişi ölürse mirasçılarına veya malın üçüncü bir kişiye devredilmesi halinde devralan kötü niyetli kişiye karşı da yasal aşama açılabilir. Ölünceye kadar bakma sözleşmesinden kaynaklanan muris muvazaası nedeniyle açılacak olan tapu iptal ve tescil davasında hak düşürücü veya zamanaşımı süresi yoktur.

Murisin mirasçıları, ölünceye dek bakma sözleşmesine uygun olarak bakım borçlusunun murise bakmadığını ileri sürerek tapu iptal tescil yasal süreci açamaz.

Muris yaşadığı süre boyunca bakılmadığı iddiası ile bir yasal aşama açmazsa artık murise bakım borçlusu tarafından bakıldığı kabul edilir.

V. Bakım Alacaklısının Alacaklıları Tarafından Açılan Tapu İptal ve Tescil Davası

Bakım alacaklısının ölünceye kadar bakma sözleşmesi yapması nedeniyle mal varlığının bir bölümünü veya tümünü devir borcu olarak sözleşmenin diğer tarafına devrettiğinde kendi alacaklıları bu mallar bakımından güvenceden yoksun kaldıklarından bu alacaklılar da iptal yasal süreci açabilir. Bakim alacaklısının alacaklıları ölünceye kadar bakma sözleşmesine karşı bakım alacalısının tasarrufunu iptal için yasal aşama açabilirler.

Tasarrufun iptali davaları, alacaklısına zarar vermek isteyen borçluların tasarruf işlemlerinin, alacaklılarının alacağı ölçüsünde, hükümsüz hale gelmesine imkan veren, borçlunun alacaklısını zarara uğratma ve mal kaçırma kastıyla kendi mal varlığından çıkarmış olduğu değerin yeniden borçlunun mal varlığına geçmesini sağlayan bir yasal aşama türüdür. Yargıtay kararlarında, sözleşme yüzünden alacak hakkı zarar gören alacaklının İcra İflas Kanunu’nun 277’nci maddesine dayanarak iptal yasal süreci açabileceği açıkça vurgulanmıştır.

İptal davasının açılabilmesi için, davacının elinde aciz vesikasının bulunması gerekir.

Ayrıca iptale konu tasarrufun İcra İflas Kanunu’nun 278, 279 ve 280’inci maddelerinde sayılan tasarruflardan olması gerekir. Bir de yasal aşama konusu işlemin davacının alacağının doğumundan sonra yapılmış olması gerekir.

Dipnotlar

AKYÜZ,, Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesine Dayalı Tapu İptali ve Tescil Davaları,, s.87.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 2015/13968 Esas, 2018/12601 Hüküm, 19.09.2018.)

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 2022/1500 Esas, 2023/2693 Hüküm, 18.5.2023.

POLAT,, Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmelerinde Muvazaa ve Tenkis,, 2020, s.84.

Yargıtay 1.

Hukuk Dairesi, 2017/1267 Esas, 2017/1685 Hüküm, T. 04.04.2017.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, 2008/4324 Esas, 2008/5566 Hüküm, 29.04.2008; Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 2007/8859 Esas, 2007/10138 Hüküm, 25.10.2007.

VİDİNLİOĞLU, Sema, Türk Borçlar Kanununa Göre Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi Kapsamında Muris Muvazaası,, 2022, s.63.

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, 2012/4164 Esas, 2012/4888 Hüküm, 04.06.2012.

Yargıtay 1.

Hukuk Dairesi, 2001/6173 Esas, 2007/7320 Hüküm, 27.09.2007.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2013/1-77 Esas, 2013/1007 Hüküm, 3.7.2013

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 1999/1-1002 Esas, 1999/1003 Hüküm, 01.12.1999.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 2013/21672 Esas, 2014/5815 Hüküm, 18.03.2014.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 2013/9333 Esas, 2013/9763 Hüküm, 16.06.2013.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 2021/9396 Esas, 2023/1551 Hüküm, 15.3.2023.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2021/1 Esas, 2023/168 Hüküm, 8.3.2023.

Yargıtay 4.

Hukuk Dairesi, 1967/3350 Esas, 1967/4294 Hüküm, 22.05.1967.

Kaynakça
  • AKKAN AKOL, Teslime, Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi,, 2019.
  • POLAT,, Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmelerinde Muvazaa ve Tenkis,, 2020.
  • VİDİNLİOĞLU, Sema, Türk Borçlar Kanununa Göre Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi Kapsamında Muris Muvazaası,, 2022.
  • BİRSEN,, Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi,, 2022.
  • ÖZER, Seda, Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi,, 2022.
  • AKYÜZ,, Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesine Dayalı Tapu İptali ve Tescil Davaları,, 2022.
  • DURSUN KARAAHMETOĞLU, Şeyma, Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi Kapsamında Bakım Alacaklısının Saklı Payı İhlal Kastı ile Yaptığı Sağlararası Kazandırmaların Tenkisi, Hukuk Mecmuası, Sayı: 79/4,, 2021.
Son Güncelleme: 19 Mart Ece Deniz Vardar

Ece Deniz Vardar, Barosu’na 85375 sicil numarası ile kayıtlı bir avukattır. Lisans eğitimini 2020 yılında Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde, yüksek lisans eğitimini ise 2024 yılında Bilgi Üniversitesi İnsan Hakları Hukuku alanında tamamlamıştır. Mesleki gelişimine büyük önem veren Ece Deniz Vardar, 2012 yılında Kanada King George International College’da İngilizce eğitimi almış; 2019 yılında ise Cambridge Law Studio ve King Education London bünyesinde iki ay süreyle Hukuk İngilizcesi eğitimi almıştır.

Tüm Yayınları

Sorunuz mu var? Hemen iletişime geçin.

Info@ballawfirm. com