Güncel yasal düzenlemeler ve yargı kararları ışığında yasal süreçlerin işleyişini bilmek, haklarınızı korumak adına oldukça önemlidir. İşte konu hakkında bilinmesi gerekenler:
YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ
Esas Numarası:2017/4168
Hüküm Numarası:2017/16292
Hüküm Tarihi:06.12.2017
Ödeme Emrinin Tebliğinden Sonra Borçlunun İtiraz Sebeplerini İcra Dairesine Bildirip Yasal Ödeme Süreleri Geçtikten Sonra Alacaklının Merciden İtirazın Kaldırılması ve Tahliye İsteyebileceği - Tahliye İtirazlı Ödeme Emri Tebliğ Edilmediğinden Henüz İtiraz Hakkı Doğmamış Olup İtiraz ve Ödeme Süreleri İşlemeyeceği - Borçlunun Haricen İcra Takibini Öğrenip İcra Dairesine İtiraz Etmesi Yasanın Emredici Hükümleri Karşısında Yasal Sonuç Doğurmayacağı - Bu Durumda Mahkemece İstemin Reddine Hüküm Verilmesi Gerektiği
Özeti:Ödeme emrinin tebliğinden sonra borçlunun itiraz sebeplerini icra dairesine bildirip yasal ödeme süreleri geçtikten sonra alacaklının merciden itirazın kaldırılması ve tahliye isteyebileceği öngörülmüştür. Tahliye itirazlı ödeme emri tebliğ edilmediğinden henüz itiraz hakkı doğmamış olup anılan maddedeki itiraz ve ödeme süreleri işlemez.
Borçlunun haricen icra takibini öğrenip, icra dairesine itiraz etmesi yasanın emredici hükümleri karşısında yasal sonuç doğurmaz. Bu vaziyette mahkemece, istemin reddine hüküm verilmesi gerekir.
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne hüküm verilmiş olup hükmün davalılar avukati vasıtasıyla temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
HÜKÜM: Davacı alacaklı vasıtasıyla davalı borçlular aleyhine kira alacağı ve tahliye istemli olarak başlatılan icra takibine davalı borçluların itirazı üzerine davacı icra mahkemesinden itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuş mahkemece davanın kabulüne hüküm verilmiş hüküm davalı borçlular avukati vasıtasıyla temyiz edilmiştir.
1- Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere, davalı borçlular avukatinin kefile ilişkin itirazın kaldırılması yönünden temyiz itirazlarının reddine,
2- Davalı borçlular avukatinin kefile ilişkin tahliye yönünden temyiz itirazlarına gelince; Kiracı olmayan kişi ya da kişiler hakkında tahliyeye hüküm verilmesi mümkün değildir. Davacı alacaklı avukati, yasal aşama dilekçesinde davalı kiracı şirketin tahliyesine hüküm verilmesini talep etmiş olup Mahkemece talep aşılarak davalıların tahliyesine hüküm verilmesi doğru değildir.
3- Davalı borçlular avukatinin kiracı şirkete yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Davacı alacaklı, 05/07/2011 başlangıç günlü ve beş yıl süreli yazılı kira sözleşmesine dayanarak 05/04/2013 tarihinde başlattığı icra takibi ile toplam 100.590,75 TL kira ve işlemiş faiz alacağının tahsilini talep etmiştir. Davalı borçlu şirkete ödeme emri tebliğ edilememiştir.
Borçlu şirket avukati, 19/04/2013 tarihinde İcra Müdürlüğüne ibraz ettiği dilekçe ile borca itiraz etmiştir.
İ. İ....'nun 269. maddesinde ödeme emrinin tebliğinden sonra borçlunun itiraz sebeplerini icra dairesine bildirip yasal ödeme süreleri geçtikten sonra alacaklının merciden itirazın kaldırılması ve tahliye isteyebileceği öngörülmüştür.
Tahliye itirazlı ödeme emri tebliğ edilmediğinden henüz itiraz hakkı doğmamış olup anılan maddedeki itiraz ve ödeme süreleri işlemez. Borçlunun haricen icra takibini öğrenip, icra dairesine itiraz etmesi yasanın emredici hükümleri karşısında yasal sonuç doğurmaz. Bu vaziyette mahkemece, istemin reddine hüküm verilmesi gerekirken davalı şirket yönünden yazılı şekilde davanın kabulüne hüküm verilmesi doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda (2 ) no. lu bentte açıklanan nedenle, davalı borçlular avukatinin tahliye yönünden kefile ilişkin ve ( 3 ) no. lu bentte açıklanan nedenle kiracı şirkete ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK'nun 366.
Ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. Maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. Maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. Maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde hüküm düzeltme isteğindebulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 06/12/2017 tarihinde oybirliğiyle hüküm verildi.
Her yasal vaziyet kendi içinde özel değerlendirmeler gerektirir.
Olası itilaflarda herhangi bir hak kaybına uğramamak adına yasal sürecin uzman bir hukukçu ile yürütülmesi faydalı olacaktır.